İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen menfi tespit davası, ticari satımdan kaynaklanan edim ihlali ve teslim edilmeyen klima nedeniyle uğranılan 44.000 TL zararın tazminatını konu almaktadır.
Özet: Davacı şirket, internet üzerinden anlaştığı davalıdan satın aldığı iki klimadan birinin bedeli ödenmesine rağmen teslim edilmemesi üzerine, ihtiyacını karşılamak amacıyla aynı model klimayı başka bir satıcıdan 44.000 TL daha yüksek fiyata temin etmek zorunda kaldığını belirterek, bu "menfi zarar"ın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı ise kendisine karşı başlatılan icra takibine konu borcun tamamına, faizine ve tüm ferilerine itiraz ederek herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmuştur.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan Tazminat)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
: Davacı vekili █████/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil Şirket davalı ile davalının internet sitesinde yer alan ----- hattı üzerinden iletişime geçmiş ve 2 klima için fiyat teklifi almıştır. Gelen teklif neticesinde Müvekkil -----model 2 klima için klima başına 105.000 TL olmak üzre 27.03.2024 tarihinde toplam 210.000 Türk Lirası ödemiştir. Bir süre klimaların tedarik edilmesi beklenesine rağmen davalı şirket tarafından klimaların tedariği gerçekleştirilmemiştir. Müvekkil Şirket davalı ile iletişime geçmiş ancak davalı şirket sürekli Müvekkili oyalamıştır. Davalı ile tarafımızdan yapılan görüşmelerde davalı tarafından şifaen stokta hata olduğu; iki ürünün stoklarında olmamasına rağmen satışın gerçekleştiği belirtilmiş tarafımızdan ek süre istenmiştir. Kendilerine ek süre vermemize rağmen hala klimaların teslim edilmemesi üzerine 22.04.2024 tarihinde ----. İcra Dairesi'nin ----- Sayılı dosyası üzerinden ödenen paranın iadesine yönelik icra takibi açılmıştır. İcra takibi neticesinde davalı şirket klimalardan birini teslim etmiş ancak diğer klimayı teslim etmemişlerdir. Müvekkil şirkete ait inşaatın devam etmesi ve tavanın tamamlanması adına klimanın tesliminin elzem olması ve uzun bir süre de geçmesi nedeniyle Müvekkil başka bir klima satın almıştır. Bu kapsamda davalı tarafından edimin yerine getirilmemiş olması nedeniyle Müvekkilin uğradığı menfi zararı işbu dava ile talep etme zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Sonuç olarak Müvekkilin yeni aldığı Klima 149.000 TL tutarında olup davalı Şirket edimini yerine getirse idi Müvekkilin 44.000 TL maddi zararı olmayacaktı. Bu kapsamda davalı ile klima başına 105.000 TL tutarında anlaşma sağlayan Müvekkil teslim edilmeyen klima yerine aynı model klimayı başka bir yerden almak zorunda kalarak 44.000 TL daha fazla ödemiştir. Netice itibariyle menfi zararımız olan 44.000 TL tutarın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işlemek üzere avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz. Yukarıda izah edilen sebeplerle ve sayın Makamınızca resen takdir edilecek sair sebeplerle, her türlü maddi ve manevi tazminat ve sair talep ve ava haklarımız saklı kalmak üzere ; Müvekkilin satın aldığı klimanın Davalı tarafından teslim edilmemesi neticesinde Müvekkilin uğradığı 44.000 TL menfi zararın avans faizi ile birlikte Davalıdan alınarak Müvekkile ödenmesine, Her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir." denmiştir.
CEVAP
: Davalı tarafça -----İcra Müdürlüğüne verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin alacaklı olduğu iddia edilen karşı tarafa hiçbir borcu bulunmamaktadır. Alacaklının icra takibine konu ettiği borcun tamamına, faiz oranına, faize ve borca tüm fer'ileri ile birlikte itiraz etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın dayanağını teşkil eden akdi ilişkinin, hukuki nitelik itibariyle satım sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan 13.01.2025 tarihli raporda davacı kayıtlarına göre davacının ----- aldığı klimayı ticari defterlerine kaydettiği dayanak belge olarak ödeme dekontunun sunulduğu davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan kesin süreli ihtara rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı bu haliyle davalının dava konusu ürünün zilyetliğinin devri borcunu yerine getirmediği davacı alıcının bu yüzden zarara uğradığı davalının bu zararı gidermek durumunda olduğu, davacının 3.kişiden aldığı ürün ile davalıdan almak istediği bedel arasında ki farkın 44.000 TL olduğu bilirkişi raporu ile her iki ürününde eşdeğer özellikte olduğunun rapor edildiği böylelikle davacının davalıdan uğramış olduğu zarar miktarı olan 44.000 TL yi almaya hak kazandığı görülmekle davanın kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulü ile 44.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.005,64‬ TL harçtan, peşin yatırılan 751,41 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.254,23‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 751,41 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 7.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 560,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.839,01‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!