Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin, şirket müdürünün usulsüzlük iddialarıyla açılan ticari şirket ortaklıktan çıkma davasında davacıların feragat etmesiyle sonuçlanan gerekçeli kararı.
Özet: Birleşen dosyalarla birlikte, bir ortağın şirketin yöneticisi tarafından yapılan usulsüzlükler, muhasebe hataları ve varlık eksiltmeleri iddialarıyla, ortaklığın sürdürülemez hale gelmesi nedeniyle ticari şirketten çıkma, müdürün geçici olarak görevden alınması ve ayrılma akçesi talebiyle açtığı davalarda, yargılama sürecinde keşif ve bilirkişi incelemeleri yapılmasına, davalı tarafın şirketin sektördeki kriz nedeniyle gelir kaybı yaşadığı yönündeki beyanlarına rağmen, davacının hem asıl hem de birleşen davalardan feragat etmesi üzerine, feragatin kesin hüküm sonuçları doğurması nedeniyle davanın konusu kalmamıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: 2019/
KARAR NO
: 2025/
BAŞKAN
:
ÜYE
:
ÜYE
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
BİRLEŞEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/... E. SAYILI DOSYASINDA;
DAVACI
:
VEKİLİ
:Av.
DAVALI
:
VEKİLİ
: Av.
DAVA
: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
ASIL DOSYADA;
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin kurucu ortaklarından olup, şirketin 980 payına (%24,5 hisse ) sahip olduğunu, şirketin amaç ve konusu yenilenebilir ve çevre dostu termal, rüzgar, hidrojen, güneş ve su gibi enerji kaynaklarından ısı ve elektrik üreten tesislerin ve bunlarda kullanılan malzemelerin imalatı, temsilciliği satış ve pazarlaması, bakım ve servis hizmetlerinin verilmesi ile şirket esas sözleşmesinde ayrıntıları yer alan diğer konularda faaliyet gösterdiğini, şirketin 06.08.2014 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile ...'ın seçildiğini, bu tarihten sonra başkaca Genel Kurul yapılmadığını, halen ...'ın şirket müdürü olduğunu, ...'ın şirket müdürlüğüne seçilmesinden sonra şirketin yönetimi ve tüm akçeli işleri kendisi tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin şirkette kendisine verilen görevleri yerine getirmiş olup parasal konularda herhangi bir eylemi olmadığını, müvekkiline şirketin gelirleri ve giderleri ile ilgili kendisine bilgi verilmesi talep ettiğinde direnç ile karşılaştığını, zoraki bilgi alabildiğini, muhasebe ilkeleri ve usulüne aykırı çok fazla sayıda işlemlerin yapıldığını tespit ettiğini, şirket müdürü ... tarafından 9 ay içinde şirketin aktiflerinin 5.175.584,00 TL azaltıldığını, müvekkilinin de zarara uğradığını, şirket müdürü ... tarafından delillerin karartılmasının önlenmesi ve şirket mal varlıklarının şirket dışına çıkartılmasının önlenmesi bakımından, şirket müdürünün geçici olarak görevden alınmasıyla ... Enerji Ltd.Şti. ne konusunda uzman bir kayyum ya da kayyum heyetinin atanmasını ya da mahkemece TTK 638/2 maddesi ruhuna uygun başkaca tedbirlerin alınmasını, müvekkilinin şirket ortaklığının devamının mümkün olmadığından ortaklıktan çıkmasına izin verilmesi, fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ayrılma akçesine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2019/... E. SAYILI DOSYASINDA;
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı davalı şirketin %24,5 oranında hissedarı olduğu davalı şirketin ortaklarından ... tarafından ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyası üzerinden ortaklıktan çıkma davacı açıldığını, davalı şirket ortaklarının firmayı birlikte yürütme imkanının kalmadığını, bu nedenlerle davacının fesih davası açma hakları saklı bırakılmak üzere ilk olarak ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini, ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... esas sayılı dosyasının derdest olduğu dava dosyasıyla birleştirilmesini talep ve dava etmişlerdir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇELERİNDE;
Açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkili ...'ın müdürlüğü döneminde usulsüz işlemler yapmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce tanıklar dinlenilmiş, keşif yapılarak bilirkişi raporları aldırılmıştır.
19.02.2025 tarihli duruşmada davalı vekili, '..Usul hukukunda inceleme gerekçesi ile daha sonradan rapora beyanda bulunma şeklinde bir rapora itiraz bulunmamaktadır. Dava 6 yıla yaklaşmıştır. Davacı tarafın amacı davayı sürüncemede bırakmaktır. Rapor hukuka uygundur. Sektörde kriz vardır. Teşvikler kaldırıldı o yüzden şirketin gelir ve kazancı düştü çalışanların da yarıya yakını işten çıkarılmıştır davanın kabulüne karar verilsin ' şeklinde beyanda bulunmuştur.Asıl davada davacı vekili █████/2025 tarihli duruşmadaki beyanında sözlü yargılamaya geçilmesi kararından rücu edilmesini talep ettiklerini, bilirkişi raporuna karşı itirazlarına ilişkin bir karar verilmediğini, öncelikle bu hususta karar verilmesini, bu talepleri kabul edilmeyecekse HMK 307. mad. uyarınca davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.Birleşen dava da ise █████/2020 tarihli oturumda davacı vekili davadan feragat etmiştir.Dava açıldıktan sonra davadan feragat edilebilir. Davadan feragat, iki taraftan birinin (davacının) talep sonucundan vazgeçmesidir.Davadan feragat kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğurur.Diğer yandan sayılı HMK’nun 308. maddesi gereğince, kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre, kabul, ancak, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur. Öte yandan davayı kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK’nun 311/1). Davalının davayı kabul etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer.HMK`nun “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.Dava konusu somut olayda, 19.02.2025 tarihli duruşmada davalı vekilinin alınan beyanıın son kısmında davanın kabulüne karar verilsin ifadesinin yukarıda değinilen HMK 308.madde gereğince kabul olarak değerlendirilip değerlendirilemeyecek olması öncelikle ele alındığında ; davalı vekilinin anılan beyanının davayı kabul beyanı olarak nitelendirilebilecek bir kesinlik içermediği kanaatine varılmakla, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin 05.03.2025 tarihli feragat beyanı doğrultusunda, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Asıl ve birleşen dava da davacının davasından (tamamen) feragat etmesi nedeniyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Ancak kısa karar yazdırılırken asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine şeklinde hüküm kurulacakken sehven feragat nedeniyle davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup; bu açık yazı hatası HMK 305/A maddesi uyarınca resen düzeltilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre:
Asıl ve Birleşen dosyada;
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
ASIL DAVADA;
2-Harçlar Kanunun 22.maddesi gereğince gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden sonra vuku bulması sebebiyle 2/3'i olan 410,27-TL'nin peşin alınan 44,40 -TL den mahsubu ile 365,87‬ TL harcın davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVADA;
5-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden sonra vuku bulması sebebiyle 2/3'i olan 410,27-TL'nin peşin alınan 44,40 -TL den mahsubu ile 365,87‬ TL harcın davacıdan tahsiline,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan 191,80 TL yargılama giderinin asıl ve birleşen dosya davacılarından alınarak davalıya verilmesine,
8-Davalı yararına ölçümlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair; Asıl dosyadaki taraf vekillerinin yüzüne karşı, birleşen dosyada davacı vekilinin yokluğunda Başkan ...'ın muhalefetiyle oy çokluğuyla, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere karar verildi. █████/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
MUHALEFET ŞERHİ
: Bilindiği üzere feragat veya davayı kabul davaya son veren taraf işlemlerindendir. HMK 309 maddesi uyarınca feragat veya davayı kabul dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak da yapılabilir. Herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Bu iradeler açıklandığı anda sonuç doğurur. Karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir.
Davalı vekili █████/2025 tarihli oturumda açıkça davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacının feragat beyanı ise █████/2025 tarihinde davalının kabul beyanından sonradır. Dolayısıyla davalının, davacının feragat beyanından önce davayı kabul ettiği gözönüne alınarak ve davalının aleyhine bile olsa davalı yönünden usulü müktesep hak teşkil ettiğinden davanın kabulune karar verilmesi gerekirdi. Bu nedenle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
Bu açıklamalar asıl dava yönündendir. Birleşen dava da, davacının feragati davalının kabul beyanından çok önceden olduğundan birleşen dava yönünden çoğunluk görüşüne katılmaktayım.
Başkan ...
¸e-imzalıdır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!