8. Ceza Dairesi, meraya tecavüz suçunda hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi halinde tekerrür hükmü uygulanamayacağına, maliye hazinesinin suçtan zarar görmeyen taraf olarak davaya katılamayacağına ve vekalet ücreti talep edemeyeceğine, ayrıca bitişik parsellerdeki tecavüz eyleminin tek suç oluşturduğuna hükmetti.
Özet: Yüksek Mahkeme, hakkı olmayan yere tecavüz suçunda verilen hükümlülük kararlarını değerlendirirken, bir sanık için hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağını ve her iki sanık için de köy merasına tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olduğundan Maliye Hazinesine katılan sıfatı verilerek vekalet ücreti hükmedilemeyeceğini belirterek, bu hataları düzelterek ilk hükmü onamış; diğer sanık hakkında ise birbirine bitişik mera parsellerine tecavüzün farklı zamanlarda gerçekleştiğine dair kanıt bulunmadığından tek suç oluşturması gerektiğini ve Maliye Hazinesine katılan sıfatı verilemeyeceğini tespit ederek hükmü bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Hakkı olmayan yere tecavüzHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre C.Savcılarının tekerrür koşullarının oluşmadığına; sanığın ise suç kastı bulunmadığına yönelik yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak:1- Hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına çevrilmesi karşısında, sanık hakkında TCK.nun 58. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,2- Köye ait meraya tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olup, suçun niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden katılma kararı verilip, hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına'' ve katılan hazine vekili lehine vekalet ücreti verilmesine ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),II- Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesine gelince;Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak:1- Oluşa, dosya kapsamına ve keşif tutanağı içeriğine göre, sanığın birbirine bitişik iki ayrı mera parseline tecavüz suçunu farklı zamanlarda gerçekleştirdiğine dair kanıt bulunmadığı ve olayda TCK.nun 43. maddesinin uygulanma koşullarının da gerçekleşmediği, eyleminin tek suç oluşturacağı gözetilmeden, yazılı biçimde iki ayrı suç olarak kabulü ile uygulama yapılması,2- Köye ait meraya tecavüz suçunun mağduru köy tüzel kişiliği olup, suçun niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya katılma hakkı bulunmadığı gözetilmeden katılma kararı verilip, hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.