İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin, otelcilik sektöründeki marka tecavüzü ve tazminat davasında coğrafi isim barındıran markaların benzerliğine ilişkin ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir turizm şirketi, tescilli markasının ana ibaresini içeren benzer bir işletme adını kullanan başka bir şirketin marka hakkına tecavüz ettiğini, karışıklığa yol açtığını iddia ederek tecavüzün önlenmesi ve tazminat talep etmiş; davalı ise bu ibarenin coğrafi bir yer adı olduğunu, tek başına tescil edilemeyeceğini ve markalar arasında logo, yazım ve ek unsurlar açısından karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunmuştur; ilk derece mahkemesi, tarafların karma markalarını bir bütün olarak değerlendirerek, tanımlayıcı unsurlar ve coğrafi adın ortaklığına rağmen genel tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali yaratacak düzeyde bir benzerlik olmadığına hükmederek davayı reddetmiş, davacı ise bu kararı usul eksiklikleri ve eksik inceleme gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C.
İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ11. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ███████ Esas - ███████ KararDAVANIN KONUSU
: Markaya Tecavüzün Önlenmesi, TazminatKARAR TARİHİ
: █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025İzmir Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2022 tarih ███████ Esas - ███████ Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili, davacı şirketin turizm alanında faaliyet gösterğini, ... otel işletmesinin sahibi olduğunu, davacının 28.04.2014 tarihinde ... markasını ██████████ tescil numarasını tescil ettirdiğini, davacının markasını iş yerlerinde, reklam panolarında, tanıtım ilanlarında uzun süredir kullandığını, tescilli markası ile turizm sektöründe ticari faaliyetine halen devam ettiğini, davalı şirketin, " ... "' ünvanı ile davacı ile aynı bölgede faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin " ... " ibaresini evrak, reklam ve tanıtım vasıtalarında kullanmakta olduğunu, bu durumun karışıklığa neden olduğunu, davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ihtara rağmen davalının mevcut kullanımı sonlandırmadığını, belirterek; markaya tecavüzün önlenmesi ve men'ine, kaldırılması ve toplatılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000.-TL maddi 50.000-TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili, davacının tescilli markasının "..." ibaresi olmadığını, markanın "... " ibaresi olduğunu, tek başına "..." ifadesinin davacı tarafından tescil ettirilmediği, ... ifadesinin müvekkilinin işlettiği otelin olduğu koyun adı olduğunu, maruf bir yer adı olduğunu, herkesçe bilinen, tanınan (maruf) bir yerin adının tek başına davacı tarafından kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davalının logosuyla davacının maraksı arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre,taraf markalarının ikisi de kelime ve şekilden oluşan karma markalar olduğu, markalarda yer alan ağaç, gemi, güneş şeklindeki logolar ile yazı karakterleri birbirine benzemediği, davacının markasında bulunan ve asli unsur/asli unsurlardan biri olan ... kelimesi ile beach ve spa ibareleri davalı kullanımında bulunmadığı gibi davalının kullanımında bulunan ve asli unsur/asli unsurlardan biri olan ... kelimesi de davacının markasında bulunmadığı, taraf markalarında ortak olan hotels/hotel ibaresi sunulan hizmetin yerini belirten, tanımlayıcı bir ibare olup söz konusu ibarenin benzerliğinin markaların benzerliğine herhangi bir etkisi olmadığı, taraf marka ve kullanımında ortak olan ... ibaresi ise İzmir'de bulunan bir köyün adı olup, köyün adı günümüzde ... ismini aldığı, coğrafi kaynak bildiren işaret ve adlandırmaları ihtiva eden markaların tek başına tescili mümkün olmayıp, bu tür markaların yanlarına bir ek veya ürün ismi alarak farklı kişilerce tescil edilmesi mümkün olduğu, taraf markalarında salt ... ibaresinin yer almasının markaları benzer kılmayacağı, taraf markaları bütün olarak değerlendirildiğinde ise markalarda yer alan logo farklılığı ile davacının markasındaki ... kelimesi ile beach ve spa ibareleri ile davalının markasındaki ... kelimelerinin varlığı nedeniyle geçici konaklama hizmetlerinin ortalama tüketicileri nezdinde taraf markaları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığı, belirterek; davanın reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF NEDENLERİ
: Davacı vekili, taraf delillerini toplamadığını, bilirkişi raporunun eksik araştırma ve incelemeye dayandığını, raporun hükme esas alınamayacağını, benzerlik değerlendirmesi yapılırken görsel, işitsel ve anlamsal benzerliğin yanında bir bütün olarak tüketici nezdinde uyandırdığı izlenim önemli olduğunu, her hangi bir sebeple halk gözünde başka bir markayla bağlantısı varmış intiba, yaratarak onu çağrıştırıyorsa ve bu yüzden halkın mal ve hizmet tercihinde etkili oluyorsa marka olarak kullanımı engellenebildiğini, bu kuralların ihlal edilip, edilmediği her dava özelinde ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, bu husustaki tanıkların dinlenmediğini, davacı şirketin kargolarının davalı şirkete teslim edilip edilmediği iddiasının araştırılmadığını, halk nezdinde halkın hizmet tercihinde etkili ve yoğun bir karışıklık olup olmadığı zabıta veya belediyeden sorulmadığını, "..." adının bilinen yer adı olarak kabul edilemeyeceğini, "..." kelimesinin, dava konusu mal ve hizmetlerin hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde bilinir olmadığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat, istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine, karar verilmiştir.1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.2. Toplanan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olmasına, davaya konu markaların tescilli olduğu sınıf ile mal ve hizmetlere ilişkin karşılaştırma ve ayrıştırma yapılmasına, davacının markası ile davalının markasının arasında bezerlik bulunmadığının tespit edilmesine, zayıf nitelikte ibareler olan coğrafi yer adlarının sonradan üçüncü kişilerce de kullanılmaya müsait işaretler olduklarının başvuru sahiplerince de baştan kabul edilmesi gerekmesine, bu şekildeki işaretlerin dürüstlük kurallarına aykırı olmamak ve bir başkasının tescilli markasının birebir aynısının kullanımını içermemek koşuluyla herkesin kullanımına açık olmasına, davalının tescilli marka kullanımın davacının tescilli markası ile birebir aynı olmamasına, kendi markasına ekleme yapılmak suretiyle kullanılmasına, davacının markasına yanaşacak şekilde tescil edildiği sınıfın dışında bir kullanımın varlığının tespit edilememesine, davalının tescili marka kullanımının davacının tescilli markasından doğan hakkı ihlal etmemesine, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildirBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştirH Ü K Ü M
: Yukarıda açıklanan nedenlerle1-Davacının istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere █████/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.