7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan verilen mahkumiyeti, sanığın ek savunma hakkı tanınmaması, lehe kanun hükümlerinin karşılaştırılmaması ve etkin pişmanlık ihtarının yapılmaması gerekçeleriyle bozdu.
Özet: Kaçakçılık suçundan verilen mahkumiyet kararında, sanığın suçu işlediğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamasına rağmen, 5271 sayılı CMKnın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Kanunun farklı fıkralarının uygulanması, suç tarihinde yürürlükte olan kanun değişiklikleri karşılaştırılmadan lehe kanunun belirlenmemesi ve 7242 sayılı Kanun ile değişik etkin pişmanlık hükümlerinin usulüne uygun uygulanmayarak sanığa ihtarat yapılmaması gibi hukuka aykırılıklar tespit edildiğinden, yerel mahkemenin hükmü bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefetHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: BozmaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;1. Sanık hakkında 56 07 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı anlaşılmakla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle anılan Kanun'un 3. maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları gereği uygulama yapılması kanuna aykırı görülmüştür.2.Suç tarihine yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10 ve 3/23. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Kanun'un belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı görülmüştür.3. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.