T.C. İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin, müdür vefatı sonucu ortaklar pay defteri zayii belgesi istemini TTK 82/7 koşulları oluşmadığından reddi.
Özet: Davacı, ticari işletmesinin müdürünün vefat etmesi sebebiyle ortaklar pay defterine ulaşılamadığını ve zayi olduğunu belirterek Türk Ticaret Kanununun 82/7 maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep etmişse de, mahkeme, söz konusu maddenin yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi afetler veya hırsızlık gibi sınırlı hallerde zayi belgesi verilmesini öngörmesi ve vefatın bu haller kapsamında mücbir sebep teşkil etmemesi, ayrıca davacının evrakların muhafazasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği gerekçesiyle, zayi belgesi talebini reddetmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Zayi Belgesi VerilmesiDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Tarafına ait ---, --- Cad. No: --- adresindeki ... isimli ----- ticaret sicil nolu ticaret sicil nolu işletmeleri müdürü ---- █████/2018 tarihinde vefat ettiği söz konusu olay nedeniyle ticari işletmelerinde bulunan ortaklar pay defteri zayi olduğundan taraflarına zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, davacı tarafından şirkete ait evrakların zayi olduğuna ilişkin TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesinin verilmesi davasıdır.TTK'nın 82/7 maddesine göre, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava ... açılır.Tacirin, bahsedilen madde hükmünden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin korunması amacıyla gereken dikkat ve özeni göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. Mücbir nedenlerin ispatı, bunu iddia eden tacire aittir.İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve belgelerin tamamen veya kısmen kaybı ya da yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmelidir.----Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında: "Somut olayda; davacı vekili müvekkili şirkette █████/2023 tarihinde yapılan hisse devri sırasında şirkete ait 2019 yılına ait defterlerin eski ortak tarafından yeni ortağa teslim edilmediğini, defterlerinin akıbetinin bilinmediğini ileri sürerek, eski ve yeni ortak tarafından bu hususta tutulan █████/2014 tarihli tutanağı delil olarak göstermiş ise de tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamı göstermesi gerekmektedir. Zayi olgusunun Kanun'un 82 maddesinde belirtilen yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık gibi bir nedenden dolayı gerçekleştiğine dair bir iddia ileri sürülmediği gibi şirkette hisse devri yapılmasının ve önceki ortak tarafından defterlere ulaşılamamış olmasının TTK'nın 82. maddesi kapsamında zayi belgesi verilmesini gerektiren nedenler arasında kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece zayi belgesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklinde, ----Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında: "Somut uyuşmazlıkta dava dilekçesinde, davacı şirkete ait karar defterinin tek ortağı olan ---- vefatından sonra yaşanan karışık olaylar ve şirket merkezinin taşınması sırasında zayi olduğu, yaşanan olayların mücbir sebep oluşturduğu, defterin zayii olduğunun tespiti üzerine gazetede ilan verildiği belirtilmiş, başkaca bir iddia ileri sürülmeyip, başkaca bir delil sunulmamıştır. Buna göre davacı tarafından ileri sürülen yaşanan olağanüstü olayların ne olduğu açıklanarak mücbir sebep oldukları ispat edilmediği, şirket ortağının vefatı ile şirket merkezinin taşınması ise mücbir sebep teşkil etmediğinden, davacının ticari belgelerin saklanması hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği, yeterli muhafaza tedbirlerini almayarak kusurlu davrandığı ve TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir." şeklinde açıklanmıştır.Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafça zayi belgesi verilmesi talebi ile dava açılmış ise de; TTK md. 82/7'de zayi belgesi verilmesi için "yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık" sebebi gibi bir sebebin bulunması gerektiğinin belirtilmesi karşısında, dava konusu olayda bu sınırlı sebeplerden hiçbirisinin gerçekleşmediği, davacı tarafın dilekçesinde belirtiği vefat nedeniyle defterlere ulaşılamamasının TTK md. 82/7 gereğince zayi belgesi verilmesini gerektiren sebepler arasında yer almadığı, talep konusu tüm evrak ve defterinin muhafazasında davacı tarafından gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, zayi durumunun davacının iradesi dışında bir nedenle meydana gelmediği ya da mücbir sebep halinin bulunmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alınan 427,60 TL harcın düşümü ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının davacıya İADESİNE,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.