Patlayıcı madde bulundurma suçundan hükümlülük kararının, suç vasfı, ceza oranının alt sınırdan uzaklaşmaması ve TCK 53 hak yoksunluğu hataları nedeniyle bozulması.
Özet: Yargıtay, asliye ceza mahkemesinin sanık hakkında patlayıcı madde bulundurma suçundan verdiği mahkumiyet kararını, sanığın üç el bombası ve bir aydınlatma fişeği bulundurma eyleminin 5237 sayılı TCKnın 174/1. maddesi kapsamındaki suç olduğunu, ancak ele geçen patlayıcı miktarına göre orantılılık ilkesi çerçevesinde cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerekirken suç vasfında yanılgıya düşülerek hatalı hüküm kurulması ve 5237 sayılı TCKnın 53. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının süresinin eksik veya hatalı uygulanması gerekçeleriyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Patlayıcı madde bulundurmaHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:1- Sanığın üç adet el bombası ve bir adet aydınlatma fişeği bulundurmaktan ibaret eyleminin, 5237 sayılı TCK.nun 174/l. maddesine uygun suçu oluşturduğu ve ele geçen patlayıcı miktarına göre orantılılık ölçütü nazara alınarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 23.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.