Yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddine karşı yapılan temyiz başvurusunda, yurt dışı borçlanması ve 5510 sayılı Kanunun geçici 95. maddesi ışığında emeklilik şartlarının incelenmesi.
Özet: Bu hukuki metin, davacının yurt dışı borçlanmasıyla birlikte yaşlılık aylığı tahsis talebinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından reddedilmesi üzerine başlayan bir yargı sürecini özetlemektedir; ilk derece mahkemesi davacının talep tarihinde aylık koşullarını sağlamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddederek bu kararı onamıştır, böylece uyuşmazlık, davacının başvuru tarihinde yaşlılık aylığı şartlarını sağlayıp sağlamadığı ve yurt dışı borçlanmasına ilişkin hukuki düzenlemelerin uygulanışı meselesi olarak Yargıtayın incelemesine sunulmuştur.

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.KARAR
: Esastan redİLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 4. İş MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı tahsisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili, müvekkilinin 28.11.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğunu, davalı Kurumun talebi haksız yere reddettiğini belirterek davacıya yurt dışı borçlanması yaparak ödediği sürelerle beraber mevcut hizmetleri kapsamında, yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı Kurum vekili, dava konusu Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, davacının yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi itibariyle aylık bağlanması koşullarının taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B.İstinaf SebepleriDavacı vekili, davanın kabulü gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle, davacı tarafından istinaf edilen kararda; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmediği, İlk Derece Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V.TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili, davanın kabulü gerektiğini, kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.C.Gerekçe1.Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, yaşlılık aylığı tahsisi istemine ilişkindir.2.İlgili Hukuk1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,2- 3201 sayılı Kanun'un 5. maddesinin 5. bendinde sosyal güvenlik sözleşmesi yapılmış ülkelerdeki hizmetlerini, bu Kanuna göre borçlananların, sözleşme yapılan ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin ilk işe giriş tarihi olarak dikkate alınmayacağı ancak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmelerinde Türk sigortasına girişinden önce âkit ülke sigortasına girdiği tarihin Türk sigortasına girdiği tarih olarak kabul edileceğine ilişkin özel hüküm bulunan ülkelerdeki sigortalılık sürelerini borçlananların âkit ülkede ilk defa çalışmaya başladıkları tarihin, ilk işe giriş tarihi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.506 sayılı Kanun'un Geçici 81/(l).maddesinde, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sigortalılık süresi 7 (dahil) yıldan fazla, 8 yıldan az olan kadınlar 20 yıllık sigortalılık süresini ve 51 yaşını doldurmaları ve en az 5750 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunmaları şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilineceği düzenlenmiştir.03.03.2023 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un Geçici 95.maddesi "Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi, 1479 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin ikinci fıkrası, 2925 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205. maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları halinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez." düzenlemesini içerir.3.DeğerlendirmeDosya içinde bulunan bilgi ve belgelere göre 13.11.1973 doğumlu davacının, 28.11.2019 tarihinde yaşlılık aylığı tahsis talebinde bulunduğu yaşlılık aylığı talep tarihi itibariyle;Türkiye'de 21.07.2014-08.08.2014 tarihleri arasında 19 gün 4/1-a kapsamda bildiriminin bulunduğu, 3201 sayılı Kanun kapsamında borçlanarak ödediği sürelerin 4048 günün 4/1-b kapsamında, 1709 gününün 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak alındığı, 2007/9.ay ile 2011 yılı aralığında bulunan 1265 gün 4/1-a kapsamda hizmetleri nedeniyle yaşlılık aylığı koşullarının 2829 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereği 506 sayılı Kanun'un geçici 81.maddesine göre belirlenmesi gerektiği, buna göre de ... Sigortasına giriş tarihi 21.10.1994 olan davacının Türkiye'de sigorta başlangıç tarihinin 21.10.1994 olarak alınması ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 81.maddesinin (l) bendi ve 5510 sayılı Kanun'un Geçici 95.maddesinin 03.03.2023 yürürlük tarihi itibariyle yaşlılık aylığı koşullarını taşıdığı anlaşılmaktadır.İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek, tahsis yapılmasına ilişkin eldeki davada, Kuruma başvuruda bulunulduğu tarih veya dava tarihi itibarıyla tümüyle oluşmayan tahsis koşullarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141. maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanun'un “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30. maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek, yapılacak değerlendirme ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.VI.KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.