Taşınmazın tapu kayıtları incelenmeden vasfının belirlenmemesi ve cezaların içtimaında, alt sınırdan uzaklaşmada hatalar nedeniyle hakkı olmayan yere tecavüz hükümlülüğünün bozulması.
Özet: Yargıtay, hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen mahkûmiyet kararını, suça konu taşınmazın kadastral vasfı ile sanığın kendi adına tescilli olduğu yönündeki beyanının tapu kaydı getirtilerek netleştirilmemesi, temel hapis cezasının alt sınırdan belirlenmesine rağmen adli para cezasının aynı gerekçelerle alt sınırdan uzaklaştırılarak tayin edilmesi ve 5237 sayılı TCKda cezaların içtimaının düzenlenmediği halde adli para cezalarının toplanması gibi usul ve yasalara aykırılıklar nedeniyle sanık lehine bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Hakkı olmayan yere tecavüzHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:1- Kadastro çalışmaları sırasında 466 parsel numarası ile mera vasfında yer olduğu belirtilen suça konu taşınmaza yönelik sanığın temyiz dilekçesinde kendi adına tescil edildiğini beyan etmesi karşısında, denetime olanak verecek şekilde tapu kaydı getirtilerek suça konu yerin vasfı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,2- Kabul ve uygulamaya göre de
:a) Temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zaman ile fiilin diğer özellikleri gözetilerek hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine karşın, ha- pis cezasının yanında hükmolunan adli para cezasının aynı gerekçelerle alt sınırdan uzak- laşılarak tayini,b) 5237 sayılı TCK.nda cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilme- den, hükmolunan adli para cezalarının toplanması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş oldu- ğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygu- lanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi