Hakkı olmayan yere tecavüz suçunda, suç konusu taşınmazın niteliğinin tespiti ile adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşması ve içtima hataları nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Yargıtay, sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan verilen mahkumiyet kararını, yerel mahkemenin öncelikle suça konu devlet arazisinin TCK 154/2 kapsamında öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bir yer olup olmadığını tarafsız bilirkişi ve tanıklar eşliğinde kesin olarak saptamadan hüküm kurması, ayrıca hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine karşın adli para cezasının aynı gerekçelerle alt sınırdan uzaklaştırılarak belirlenmesi ve TCKda cezaların içtimaı düzenlenmemesine rağmen adli para cezalarının toplanması gibi hukuka aykırılıklar nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Hakkı olmayan yere tecavüzHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:1- Kadastro çalışmaları sırasında kadastro harici kayalık ve çalılık olarak tescil dışı bırakılan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yer olduğu belirtilen suça konu taşınmazın TCK.nun 154/2. maddesinde sayılan öteden beri köylünün ortak yarar- lanmasına terk edilmiş mera, harman yeri, yol ve sulak gibi yerlerden olup olmadığı ve niteliği, suça konu taşınmaz üzerinde yeniden keşif yapılarak tarafsız bilirkişi ve tanık- lardan sorulup kesin olarak saptandıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerek- tiğinin gözetilmemesi,2- Kabul ve uygulamaya göre de
:a) Temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, işlendiği yer ve zaman ile fiilin diğer özellikleri gözetilerek hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine karşın, ha- pis cezasının yanında hükmolunan adli para cezasının aynı gerekçelerle alt sınırdan uzak- laşılarak tayini,b) 5237 sayılı TCK.nda cezaların içtimaının düzenlenmediği gözetilme- den, sanığa hükmolunan adli para cezalarının toplanması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş oldu- ğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygu- lanması gereken CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 26.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi