Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı ihlali suçlarında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesine, mala zarar verme suçunda ise temyiz talebinin reddine karar verdi.
Özet: Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen hükme yönelik temyiz, cezanın kesin nitelikte olması sebebiyle reddedilirken; hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin temyiz incelemesinde, ilk mahkûmiyet tarihinden hüküm tarihine kadar olan süreçte bu suçlar için öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmış, dolayısıyla zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi gereken kamu davalarında yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunarak, ilgili hükümlerin bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davalarının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesine karar verilmiştir.

BOZMA ÜZERİNE
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., █████████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Ret - düşmeI - Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2023 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE,II - Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde,Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:Sanığın üzerine atılı eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b ve 116/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları için öngörülen cezaların üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımı süresinin, 26.05.2015 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden 15.12.2023 olan karar tarihine kadar geçtiği nazara alınarak açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.