Taksirle öldürme suçunda, bilinçli taksir koşulları oluşmayan sanığın ehliyetsiz ve 0.63 promil alkolle neden olduğu kazada verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay tarafından onanması.
Özet: Yargıtay, sanığın ıslak ve virajlı yolda 0,63 promil alkolle araç kullanarak yolcunun ölümüne neden olduğu taksirle öldürme suçundan verilen ilk mahkumiyet kararını, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle bozduktan sonra, yerel mahkemenin basit taksirle öldürme suçundan yeniden kurduğu 1 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve taksitlendirilmesi hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık tespit etmeyerek, sanık müdafiinin cezanın fazla olduğu yönündeki tüm temyiz itirazlarını reddedip oy birliğiyle onamıştır.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: 2020/ 448 E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaDairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece taksirle öldürme suçundan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50, 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiş, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 08.09.2020 tarihli █████████ Esas, 2020/ 4410 Karar sayılı ilamı ile;'' ....Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği, somut olayda sanığın kaza saatinden sonra yapılan ölçümde 0,63 promil alkollü olduğunun tespit edildiği ve sadece ehliyetsiz olmanın bilinçli taksirle hareket ettiğini göstermeyeceği dikkate alındığında, sanık hakkında bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayininin'' hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50, 52. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ve taksitlendirilmesine karar verilmiş, sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz istemi; cezanın fazla olduğuna, sanık hakkında TCK 51. maddesindeki ve ya CMK'nın 231. maddesindeki hükümlerin uygulanmasına gerektiğine ve saire ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARDairemizce verilen bozma kararı üzerine, yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;Olay günü saat 23
:20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahal dışında, ıslak, eğimsiz, virajlı, tehlikeli viraj levhasına 9, 65 metre mesafeli yolda seyir halindeyken aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıktığı, yaklaşık 25,75 metre banket üzerinde ilerledikten sonra gidiş istikametine doğru yolun sağındaki şarampole yuvarlanarak birkaç takla attığı, kaza nedeni ile ön yolcu koltuğunda bulunan ...'ın vefat ettiği, alkolmetre ile yapılan ölçümde sanığın 0,63 promil alkollü olduğu tespit edilen olayda; sanığın suçu sabit görülerek mahkumiyetine karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARYargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, Aksaray 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.02.2025 tarihinde karar verildi.