Kanun Yararına Bozma talebiyle 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunda Seri Muhakeme Usulü uygulamasında TCK 62. maddesi tartışılmamasını gerekçe göstererek itirazın kabulünün hukuka aykırılığı.
Özet: Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan seri muhakeme usulüyle verilen hükme yönelik itirazın, Ağır Ceza Mahkemesince Türk Ceza Kanununun 62. maddesinin tartışılması gerektiği gerekçesiyle kabul edilmesinin hatalı olduğu iddiasına dayanmaktadır; zira seri muhakeme usulünde Cumhuriyet Savcısının Türk Ceza Kanununun 61. maddesine göre cezayı belirleyip yarı oranında indirim uygulayarak hazırladığı talepnamenin, yargılamanın hızlandırılması amacına uygun olarak mahkemece esas alınması gerektiği, Savcılığın takdir yetkisinde olan bu hususun itiraz mercii tarafından yeniden değerlendirilmesinin usule aykırı olduğu belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: █████████ D.İşSUÇ
: 6136 sayılı Kanun'a aykırılıkİNCELEME KONUSUKARAR
: İtirazın kabulüKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıAnkara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 10.01.2023 tarihli talepnamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13/1.maddesi yarınca cezalandırılması talebine istinaden Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli kararı ile; 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250/4. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz üzerine, Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2023 tarihli kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin tartışılması gerektiği gerekçesiyle itirazın kabulüne kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 Kanun’un 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-███████████ Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/1. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar..." şeklindeki, Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 8/4. maddesinde yer alan, ''Kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmesi üzerine kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde, seri muhakeme usulü uygulanır." şeklindeki, anılan Yönetmeliğin 14. maddesinde yer alan, "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." şeklindeki ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesinde yer alan, "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında,Her ne kadar mercii Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararı ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına dair değerlendirme yapılmadığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de;Somut olayda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen █████/2023 tarihli ve ██████████ soruşturma, ████████ esas, ███████ sayılı talepname ile 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesi uyarınca cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edildiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/4. Maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapıldığı, seri muhakeme usulünün soruşturma aşamasında ilgili savcılık tarafından düzenlenecek talepname doğrultusunda mahkemenin aynı gün karar vermesi ve yargılamaların hızlı bir şekilde yürütülmesi amacı ile getirildiği değerlendirildiğinde, Cumhuriyet savcısının takdir yetkisinde olan bir durum çerçevesinde talepname düzenlendiği, mahkemenin talepname doğrultusunda hüküm kurması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir."Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250/4. maddesi ve devamı;"(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61'inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler.(5) Dördüncü fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50'nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51'inci maddesine göre ertelenebilir(6) Bu maddeye göre belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları hâlinde 231'inci madde kıyasen uygulanabilir.(7) Bu madde kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez...(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar...(14) Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir." şeklinde düzenlenmiştir.2. Belirtilen düzenlemeler gereği mahkeme, şüphelinin dinlenmesi sonunda üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa Cumhuriyet savcısı tarafından belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kuracaktır. Mahkemenin belirlenen yaptırımı değiştirme ya da ağırlaştırabilme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak anılan Kanun hükmünde “…düzenlenen talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kuracaktır” denildiğine göre mahkeme belirlenenden daha hafif bir yaptırım da belirleyebilecektir.3.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesince hükümlü hakkında düzenlenen Talepnamede 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddesi, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası doğrultusunda hüküm kurulduğu ve seri muhakeme usulüne ilişkin anılan Kanun düzenlemesinde, 5237 sayılı Kanun'da yer alan ve takdiri indirimi düzenleyen 62. maddenin seri muhakeme usulü kapsamında gönderilen talepnameler doğrultusunda kurulan hükümlerde uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, Ankara Batı 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.01.2023 tarihli kararına yapılan itirazın, hükümlü hakkında takdiri indirim uygulanıp uygulanmayacağının hükmün gerekçesinde tartışılması gerektiği sebebiyle kabulü Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi bu nedenle yerinde görülmüştür.III. KARAR1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2023 tarihli █████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.