6136 Sayılı Kanuna Aykırılık Suçunda Seri Muhakeme Usulünün Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Kesinleşmiş Hükme Uygulanabilirliği Üzerine Kanun Yararına Bozma Talebi
Özet: Bu hukuki evrak, 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmünün infazının, Anayasa Mahkemesinin seri muhakeme usulü hakkındaki iptal kararı gerekçe gösterilerek kaldırılmasına dair ek karara karşı yapılan kanun yararına bozma başvurusunu değerlendirmekte olup; Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi uyarınca, iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulünün uygulanamayacağını ve bu nedenle infazın kaldırılması kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
8. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ███████ D.İş
    SUÇ
    : 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık
    İNCELEME KONUSU
    KARAR
    : İtirazın kabulü ile aynen infaza ilişkin ek kararın kaldırılması
    KANUN YARARINA
    BOZMA YOLUNA
    BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 09.09.2016 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.03.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında önceki tarihte açılmış ve kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğundan aynı eylemi nedeniyle yeniden soruşturma yapılamayacağından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli, hükümlü hakkındaki infazın aynen devamı kararına karşı hükümlünün itirazı üzerine İstanbul Anadolu 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulüne ve aynen infazına dair ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2024 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;
    “5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklindeki,
    5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile,
    Anayasa Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,
    Sanığın mahkûmiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesince kararın █████/2019 tarihinde verildiği ve █████/2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ sayılı kararının █████/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış veya kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
    1. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir.
    2. Dava dosyası kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2019 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 12.03.2021 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    2. Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.04.2023 tarihli ve ███████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!