Ticari satıştan kaynaklanan 176.663,70 TL alacak için başlatılan icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile inkar tazminatı talepli ve bilirkişi raporuyla desteklenen ticari dava.
Özet: Davacı şirket, davalı şirketle aralarındaki ticari satış ilişkisinden kaynaklanan 176.663,70 TL alacağının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının borcu olmadığı gerekçesiyle haksız itiraz etmesi üzerine, itirazın iptali ve %20 oranında icra inkar tazminatı talebiyle dava açmıştır. Davalı ise arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini veya borcunun bulunmadığını savunmuştur; mahkemece alınan bilirkişi raporu, davacı şirketin ticari defter kayıtlarına göre davalıdan belirtilen miktarda alacaklı olduğunu tespit etmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendiGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ----- isimli yapı malzemesinin ticareti amacıyla ticari iş ilişkisi kurulmuş olup; söz konusu ürüne ilişkin fiyat teklifi(EK1) Davalı’ya iletilerek 19.11.2020 tarihi ile ticarete başlanmıştır. Cari hesap ekstresi ve dayanak faturalarımız(EK2,3) nezdinde oluşan bakiye borcun ödemesi Davalı şirket tarafından gerçekleştirilmemiş; temerrüde düşüldükten sonra geçen süre içerisinde oluşan kur ve vade farkı da dahil olmak üzere borç bakiyesinin kapatılması noktasında Davalı ile yürütülen görüşmeler sonuçsuz kalmıştır. İş bu sebeple müvekkil şirket adına ---- İcra Müdürlüğü’nün-----Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmıştır. İlgili icra dosyasında ödeme emri █████/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak Davalı Şirket herhangi bir borcu olmadığından bahisle █████/2024 tarihinde haksız bir şekilde icra takibine itiraz etmiştir. Her ne kadar müvekkil şirketin muhasebe kayıtlarında, Davalı şirketin müvekkil şirkete karşı 176.663,70 -TL borçlu olduğu anlaşılmış olsa da; icra takibi öncesi ve sonrasında Davalı Borçlu borcunu ödememekte ısrar etmiştir. davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksızdır. Cari hesap ekstre ve taraflarin defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açikça görülecektir. Davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksundur. Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımaktadır. Alacak likit bir alacak olup, davalınin kötü niyetli itirazi sonucu takip durmuş, müvekkil șirket mağdur olmuștur. Bu nedenle alacağin %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz. 6102 sayili Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu çerçevede, ---- Numarasıyla başvuruda bulunulmuş, ancak yapılan görüșmeler sonucunda anlașma sağlanamamıștır. Anlaşma sağlanamadığından dolayı mahkemeye başvuru zorunluluğu doğmuştur. Yukanda detaylıca açıklandığı üzere borçlunun yapmış olduğu itiraz gerçeklikten uzak, borcun aynı ile ilgisiz, süreyi uzatmakla alakalı olduğu açıktır. Bu nedenle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Takibe konu icra dosyasinda davalı tarafindan yapilan itiraz haksız ve kötü niyetli olup, iptali gerekmekte ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk dava şartının gerçekleştirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatteyse davanın esastan reddine, kötü niyetli alacaklı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten ve saygıyla talep ederiz.DELİLLER
:-----.icra Dairesinin ------ esas sayılı dosya, ticari defter ve belgeler, ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.█████/2024 tarihli ara karar ile -----. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak; dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve █████/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen inceleme tespit ve değerlendirmelere göre davacı ...nin davalı ----- Şirketinden ---- İcra Dairesinin ----- Esas nolu İcra Takip Dosyasındaki toplam 176.663,70TL cari hesap asıl takip alacak talebinden, davacı şirket adına delil olma niteliğini taşıyan 2020, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yılları ticari işlemlerine ait defterler kayıtlarına göre, davacı şirketin davalı şirketten █████/2021 icra takip ve █████/2024 dava tarihi itibariyle 176.663,70TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatına varıldığı görülmüştür.DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE
:Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 176.663,70 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 176.663,70 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği anlaşılmıştır. Davacı yanca 2021 yılında düzenlenen vade ve kur faturası bulunduğu, davalının defterlerini ibraz etmediğinden taraf defterlerinin karışlaştırılmasının yapılamadığı, bu haliyle taraflar arasında ticari teamül oluştuğunun kanaatine varılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 176.663,70 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 176.663,70 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 35.332,74 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 12.067,89 TL harçtan, peşin yatırılan 3.688,73 TL harcın düşümü ile geri kalan 8.379,16 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,5-Davacı tarafından yapılan 3.688,73 TL harç, 427,60 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 85,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.201,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,8-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.