Ticaret Mahkemesi, kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacak davasında eski ortağın icra takibi sonucu ödediği borcun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalı şirketten iadesine karar verdi.
Özet: Şirketteki hisselerini devrederek ayrılmasına rağmen, banka kredisine müteselsil kefil olması nedeniyle şirket borcunu ödemek zorunda kalan eski ortağın açtığı alacak davasında mahkeme, bilirkişi raporu ve haksız zenginleşme ilkeleri uyarınca, davacının şirketten ayrılması ve kredinin şirket lehine kullanılması sonucu şirketin fayda sağlaması göz önünde bulundurularak, davacı tarafından ödenen 41.565,00 TLnin faiziyle birlikte davalı şirketten tahsil edilmesine ve yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine hükmetmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı dava dilekçesinde özetle; █████/2013 yılına %50 ortak olduğu ....Tic. Limited. Şti için .... Bankası nezdinde 40.000-TL kredi başvurusunda bulunduklarını 2014 yılında eski ortakları olduğu .... yolsuzluklar yapmaya başlandığını, █████/2014 tarihinde şirketi borçları ve alacakları ile şirketi devrettiğini ilişiğini kestiğini, .... devirden sonra rızası olmadan krediyi kullanmaya devam ettiğini, kredi borçlarını ödemediğini, şirketin tasfiye halinde olduğunu, .... Bankası tarafından, tarafına icra takibi başlatıldığını, 40.000,00-TL olan borcu müteselsiz kefil olması sıfatıyla masraflarla birlikte 41.565,50-TL olarak tahsil edildiğini, tahsil edilen bedelin davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davacının alacağı olmadığının icra hukuk mahkemesince tespit edildiğini, davaya itiraz edilmediğini, davanın kesinleştiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
:
Dava, kefalet sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir, bankacı, şirketler hukuku alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle;'' Bankanın kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında
İstanbul ... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla takip başlattığı,
takip sonucunda davacıdan 07.12.2021 tarihinde 41.565,50 TL tahsil edildiği, sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davacının ödemiş olduğu bedeli davalıdan talep edebileceği, ödenen 41.565,50 TL’lik bedele 30.12.2021 tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmesi gerektiği...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Davalının icra mahkemesinde aynı konuda açılmış davanın reddine karar verildiği yönündeki itirazı icra mahkemelerinin sınırlı inceleme yapması ve kararlarının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmemesi nedeniyle bu itirazına itibar edilmemiştir. Mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı taraf inceleme gününde defterlerini sunmamıştır. Davalı şirketin iki ortaklı olduğu, 29.07.2013 tarihinde ....
Bankası’ndan kredi çektiği, davacı ortağın krediye kefil olduğu, davacının
05.09.2014 tarihinde hisselerini diğer ortağa devrederek şirketten ayrıldığı,
anılan bankanın kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında
İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyasıyla takip başlattığı,
takip sonucunda davacıdan 07.12.2021 tarihinde 41.565,50 TL tahsil edildiği anlaşılmıştır. Davacının yapmış olduğu 05.09.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi
incelendiğinde, hisse devir tarihi itibariyle oluşacak her türlü borçlardan
davacının sorumlu olmayacağının kararlaştırılmış olduğu görülmektedir.
Ancak hisse devir sözleşmesinde davalı şirket taraf olmadığından bu
sözleşme davalı şirketi bağlamasa da sözleşme dikkate alındığında, sözleşme tarihi itibariyle davacının
şirketten ayrılmış olması, kredinin dolayı şirket lehine kullanılması, kredinin
ödenmesiyle birlikte bu ödemeden davalı şirketin yarar sağlamış olması gibi
hususlar birlikte değerlendirildiğinde sebepsiz zenginleşme hükümleri
uyarınca davacının ödemiş olduğu bedeli davalı şirketten talep edebileceği değerlendirilerek davanın kabulüne dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının müteselsil kefil sıfatı nedeniyle ödemiş olduğu 41.565,00TL'nin ödeme tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya iadesine,
2-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 2.839,34-TL ilam harcından peşin alınan 709,83TL harcın mahsubu ile bakiye 2.129,50-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
3-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.120,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
4-Davacı tarafından sarf edilen 12.000,00-TL bilirkişi ücreti, 767,50-TL posta masrafı, 269,85-TL başvuru harcı, 709,83-TL peşin harç olmak üzere toplam 13.747,18-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair,tarafların Yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. █████/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!