TTK 410/2 Uyarınca Anonim Şirket Genel Kurulunu Toplantıya Çağırma İzni Talebinin, Başka Pay Sahibinin Benzer Davasının Kabulüyle Konusuz Kalmasına Rağmen Davacının Hukuki Yararı Sebebiyle Yargılama Giderlerinin Davalıya Yüklenmesi.
Özet: Bu hukuki evrak, yönetim kurulunun toplanamaması nedeniyle şirket genel kurulunun toplantıya çağrılamaması üzerine, bir pay sahibinin mahkemeden toplantı izni talep etmesini konu almakta olup; yargılama devam ederken, başka bir mahkemece diğer bir pay sahibinin benzer talebinin kabul edilerek genel kurulun toplantıya çağrılmasına kesin olarak izin verilmesiyle mevcut davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş, ancak davacının dava açmakta başlangıçta hukuki yararı bulunduğu değerlendirilerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalıdan tahsil edilmiştir.

T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Anonim Şirket Genel Kurulunun Toplantıya Çağrılmasına İzin
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkilinin dava şirkette 1/3 oranında pay sahibi olduğunu, diğer ortak olan 2/3 pay sahibi ...ile münferiden temsile yetkili olarak şirket yönetim kurulunu oluşturduklarını, görev süreleri ve temsil yetkilerinin 12.07.2024'te sona erdiğini, davalı şirketin 2024 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının yapılamadığını, genel kurul çağrısı için yönetim kurulunun toplanıp karar alamadığını, müvekkilinin yazılı ve sözlü çağrıların sonuçsuz kalması üzerine, davacı tarafından, şirkete ve diğer ortağa 19.07.2024 tarihinde Noter'den "genel kurulun toplantıya çağrılması ve gereken ilanların yapılması" çağrısının yapıldığını, ihtarnamenin tebliğine rağmen genel Kurulun toplantıya çağrılmadığını, bu durumda TTK.m.530 gereği şirketin feshi tehlikesinin doğduğunu, yönetim kurulunun toplanamaması ve genel kurulun toplantıya çağrılmaması sebebi ile TTK.'nun 410/2 maddesi gereğince davalı şirket Genel Kurulunu toplantıya çağırma izni verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı tarafça her ne kadar genel kurulu toplantıya çağırma izni talepli bu davayı ikame etmiş olsa da, müvekkili şirketin %66,33 pay sahibi diğer hissedarı dava dışı ...'in 22.07.2024 tarihinde aynı talebe ilişkin olarak .... .... .... . sayılı kararı ile müvekkili şirketin olağanüstü genel kurul toplantısına çağrılmasına kesin olarak hükmedildiğini, bu davaya konu talep hakkında verilmiş kesin bir hükmün mevcut olduğunu belirterek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep etmiş.
3. Deliller
: Tarafların dayandıkları tüm deliller, ticaret sicil kaydı ve .... .... .... E. sayılı dosyası getirtilmiştir.
4.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; TTK 410/2 maddesi uyarınca tek pay sahibinin, anonim şirketi mahkeme izni ile toplantıya çağırması taleplidir.
... .... .... Esas sayılı dosyası Uyap sisteminden getirtilmiş, yapılan incelemede, dava dışı diğer ortak olan ...tarafından 22.07.2024 tarihinde, TTK.'nun 410/2 maddesi gereğince davalı Şirket Genel Kurulunun toplantıya çağrılmasına izni verilmesi talepli açtığı dava olduğu, 10.10.2024 tarihinde verilen kesin kararla davanın kabul edildiği görülmüştür.
Dava konusuna ilişkin yasal düzenleme incelendiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 410. maddesinde; "Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. Tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konular için, genel kurulu toplantıya çağırabilirler.
Yönetim kurulunun, devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarında, mahkemenin izniyle, tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir. Mahkemenin kararı kesindir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda tüm deliller ve yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, davalı şirketin ortağı olduğu, dosyamızda dava tarihi olan 20.08.2024 itibari ile davalı şirketin 2024 yılı olağan genel kurul toplantısının, şirketi toplantıya çağıracak olan yönetim kurulu toplantısının yapılamaması sebebi ile yapılmadığı, bu sebeple davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu görülmüştür.
Davalı taraf her ne kadar kesin hüküm sebebi ile dava şartı bulunmadığı itirazında bulunmuşsa da, .... .... .... Esas sayılı dosyasında kararın 10.10.2024 tarihinde verildiği, dava tarihinde kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığından kesin hüküm itirazının yerinde olmadığı, ... .... .... bu dava, her ne kadar Mahkememizde görülen davada önce açılmış olsa da, dosyamız davacısının, o davada taraf olmaması sebebi ile derdestlik dava şartının da noksan olmadığı kanaatine varılmıştır.
.... .... .... Esas sayılı dosyasında verilen, davalı Şirket Genel Kurulunun toplantıya çağrılmasına izni verilmesi kararı ile Mahkememizdeki dava, yargılama sırasında konusuz kalmıştır. Bu sebeple davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, dava tarihi itibariyle, davalı şirketin 2024 yılı olağan genel kurul toplantısının, şirketi toplantıya çağıracak olan yönetim kurulu toplantısının yapılamaması sebebi ile yapılamadığı anlaşılmakla, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu görülmekle, davacının yaptığı yargılama giderinin davalıdan tahsiline ve yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM
: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Dava konusuz kaldığından DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç başta alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan 47 TL yargılama giderlerinin ve 916 TL harçların toplamı 963 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,
5-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, TTK. 410/2 maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!