İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin, kötü niyetli tescil edilen markanın hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada ilk derece mahkemesi kararını onayan istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki süreç, tarafların ilişkili olduğu eski bir markanın yenilenmediği için hükümsüz hale gelmesinin ardından, davalının bu markaya benzer bir ibareyi kötü niyetle kendi adına tescil ettirmesi iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi, davalının eski markanın devir sürecinde yer almasına rağmen benzerini tescil ettirmesini kötü niyetli bularak davalının markasını hükümsüz kılmış, istinaf mahkemesi ise ilk derece kararının usul ve esas yönünden yasaya uygun olduğuna hükmederek davalının itirazını reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ16. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IDOSYA NO
:█████████ EsasKARAR NO
:████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2023NUMARASI
:███████ Esas, ███████ KararDAVANIN KONUSU
:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
:█████/2025İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... numaralı ... markasının 1949 yılından beri dava dışı ... A.Ş ye ait olduğunu 2015 yılında şirketin tasfiye edilmesi ile markanın davacıya devredildiğini fakat devir işleminin TPMK ya bildirilmediğini, markanın sehven █████/2019 tarihinde yenilenmemesi sebebiyle hükümden düşmesi üzerine davalının kötü niyetli olarak davaya konu ... numaralı "... " markasını kendi adına tescil ettirdiğini, söz konusu markasının gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davalının tescilinin kötü niyetli tescil olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli ...numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının son beş yıl içinde markayı kullanmadığını, kullanmama definde bulunduklarını ayrıca davalının başvurusunun kötü niyetli olmadığını, davacı itirazının reddedildiğini, markalar arasında benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu ██████████ numaralı markanın 25.sınıfta ... ibaresi ile davalı adına tescil edildiği, davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ... numaralı markanın 1989 yılında 25.sınıfta dava dışı ... A.Ş. adına tescil edildiği, tarafların dava dışı tasfiye edilmiş ... A.Ş' nin ortağı oldukları şirketin tasfiye edilip terkin edildiği, dosya içerisinde mevcut İstanbul ... Noterliğinin █████/2015 tarih ... yevmiye numaralı marka devir sözleşmesi ile ... numaralı ... ibareli markanın 1.000-TL karşılığında davacı ... ve dava dışı...'a devredildiği, markayı devreden kısmında da davalının isim ve imzasının bulunduğu yine alınan tanık beyanlarına göre de ... markasının 1/2 oranında paylaştırılmasının kararlaştırıldığı fakat davalının bütün bu olanlardan haberdar olması kaldı ki bizzat markayı da noterde sözleşme ile devretmesine rağmen dava dışı tasfiye edilmiş şirkete ait markanın bir takım şekil ve yazı eklemek suretiyle benzerini kendi adına tescil ettirmesinin iyi niyetli bir davranış olarak görülmediği, ... markası üzerinde davacı ve davalının eşit oranda hak sahibi oldukları buna rağmen davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, 6769 sayılı SMK'nın 6/9.maddesi uyarınca davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacınıın her ne kadar koruma süresinin sonu olan █████/2019 tarihinden sonra iki yıl daha markanın koruma altında olduğunu ileri süresine rağmen, SMK 6/8 maddesi uyarınca iki yıllık sürede markanın kullanılmış olması şartı arandığını, █████/2019 tarihi itibariyle hükümsüz olan bir marka bulunduğundan ve söz konusu marka hiçbir şekilde kullanılmadığından müvekkilininin yaptığı marka tescil başvurusunun tümüyle yasaya ve hukuka uygun olduğunu, davacının tescil başvurusu sırasında yapttğı itirazın TPMK tarafından reddine ilişkin kararı dahi verilen kararın hatalı olduğunu ve kararın kaldırılması gerektiğini ortaya koyduğunu, olayda müvekkilinin kötü niyetli bir başvurunun söz konusu olmadığını, davacı iddiasının aksine markalar arasında benzerlik olmadığını, müvekkili adına tescil edilen markanın özgün olduğunu, davacının yenilememe gerekçesi olarak ileri sürdüğü Covid 19 hastalığına ilişkin hususun geçerliliği olmadığı savunarak, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı,mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava dışı dava dışı Tasfiye Halinde ... AŞ.adına 25.sınıfta tescilli olan daha sonra yenilenmediği için geçersiz hale gelen ... numaralı ...markasının █████/2015 tarihinde marka devir sözleşmesi ile davacı ve dava dışı ...'a devredildiği, devir sözleşmesini ...AŞ'yi temsilen davalının imzaladığı, davalının söz konusu devirden haberdar olmasına rağmen ... numaralı ... +Şekil markasını adına tescil ettirdiği, her iki markadaki ... ibaresi üzerinde 2 aslan figürü bulunduğu, markaların benzer olduğu, davalının tescilinin kötü niyetli olduğu, somut olayda hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesince SMK'nın 6/9 maddesi gereğince kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük kararı verildiği, bu nedenle davalı vekilinin SMK'nın 6/8 maddesine dayalı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, ilk derece mahkemesince SMK'nın 6/9 maddesi gereğince kötü niyetli tescile dayalı olarak davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025