2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, HAGB sonrası zamanaşımının yanlış değerlendirilmesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerektiği gerekçesiyle bozdu.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, daha önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ve akabinde yeni bir suç işlenmesiyle dava zamanaşımının yeniden işlemeye başlamasına karşın, ilgili suç için kanunda öngörülen on beş yıllık zamanaşımı süresinin ilk mahkûmiyet tarihinden itibaren dolduğu belirlendiğinden, kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunarak, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılmaksızın kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir.

BOZMA ÜZERİNE
MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: HırsızlıkHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaSanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre sanık bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 02.01.2014 günü itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 18.09.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;Sanığın üzerine atılı eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-g, 143 ve 35. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-d maddesi uyarınca hesaplanan 15 yıllık zamanaşımı süresinin, 13.04.2006 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden 05.04.2022 olan karar tarihine kadar geçtiği nazara alınarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.