Kanun yararına bozma talebiyle incelenen uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet kararının, kamu davasının ertelenmesi tebligatının usulsüzlüğü ve itiraz süresinin tamamlanmaması nedeniyle hatalı olduğu gerekçesiyle bozulması.
Özet: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkumiyet alan hükümlü hakkında, adli mercilerce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve yasal itiraz süresi dolmadan sanığın yeni bir uyuşturucu madde kullanma eylemi gerçekleştirdiği iddia edilerek, söz konusu mahkumiyet hükmünün kanun yararına bozulması talep edilmiştir; zira önceki erteleme kararının henüz kesinleşmemesi nedeniyle yeni eylemin ihlal sayılmayacağı, dolayısıyla kamu davası açma şartının oluşmadığı ve davanın durması gerektiği halde mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
    İNCELEME KONUSU KARAR
    : Mahkûmiyet
    KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
    : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
    Başsavcılığı
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : İlgili kararın kanun yararına bozulması
    Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 08.04.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
    Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
    I. İSTEM
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.09.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
    “Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu █████/2015 tarihli eylemi sebebiyle Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen █████/2015 tarihli ve ██████████ soruşturma, ████████ sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın şüphelinin mernis adresine tebliğe çıkartılmasını ve █████/2016 tarihinde mahalle muhtarına bırakılmak suretiyle tebliğ edilmiş sayılmasını müteakip, 15 günlük itiraz süresi dolmadan █████/2016 tarihinde askerlik yaptığı kışlada uyuşturucu madde kullandığı sırada yakalanması üzerine, yapılan test sonucunda Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nin █████/2016 tarihli raporuyla uyuşturucu madde kullandığının tespiti sebebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de,
    Yargıtay 20. Ceza Dairesinin █████████ esas, █████████ sayılı karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç; bu aşamadan sonra ilk kullanma/bulundurma eyleminin ihlal; iddianame düzenleninceye kadar gerçekleşen kullanma/bulundurma şeklindeki birden fazla eylemin ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği nazara alındığında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı tebligatının öncelikle şüphelinin bilinen en son adresine çıkartılması, önceki adresine tebliğ yapılamaz ise bu defa adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi olup olmadığının araştırılması, mernis adresinin tespiti halinde 7201 sayılı Kanunu'nun 21. maddesine göre tebliğ yapılması gerektiği, doğrudan şüphelinin mernis adresine çıkartılan tebligatın usulüne uygun kabul edilemeyeceği gibi, 15 günlük itiraz süresi dolmadan, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmeden işlenen eylemin ihlal kabul edilemeyeceği cihetle, dava şartının gerçekleşmediği gözetilmeden, açılan kamu davasının durmasına karar verilmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
    Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
    II. GEREKÇE
    A. Şüpheli hakkında, 10.12.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2015 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolu süre ve merciinin gösterildiği,
    B. Şüphelinin, erteleme süresi zarfında 08.01.2016 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediğinin anlaşılması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli ve ██████████ Soruşturma, ████████ Esas, ████████ sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
    C. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 31.05.2016 tarihinde kesinleştirildiği,
    D. İhbar üzerine, Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 08.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen hüküm açıklanarak, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. ve 53. maddeleri uyarınca hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
    Anlaşılmıştır.
    E. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesinde; "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." düzenlemesi ile
    gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntemin benimsendiği dikkate alındığında; tebligatın öncelikle bilinen en son adrese, MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8. maddelerinin ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği dikkate alındığında,
    Dosya kapsamına göre;
    10.12.2015 tarihli eylemi nedeniyle verilen 18.12.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan MERNİS adresine çıkarılarak muhtara teslim edilmesi nedeniyle tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla usulüne uygun tebligat yapılmadığı için erteleme kararı şüpheli tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlsüz olarak verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, bu nedenle bu nedenle ihlâl kabul edilen 08.01.2016 tarihli eylemin erteleme süresi içinde işlendiğinden söz edilemeyeceği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre "iki hafta" içinde ilgili sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarı ile birlikte usûlüne uygun bir şekilde tebliğ edilmesinin sağlanması ve usûlüne uygun şekilde kesinleştirilmesini takiben geçerli tebligat işlemleri yapılarak erteleme ve denetimli serbestlik kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi,
    Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
    III. KARAR
    A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
    B. Elazığ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
    5271 sayılı CMK'nın 309/4-b. maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    18.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!