Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, Japon uyruklu davacının inanç sözleşmesinden kaynaklanan tehdit ve hileyle imzalatıldığı iddia edilen senetlere ilişkin menfi tespit davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki metin, davacının eski arkadaşı olan davalıya tehdit ve hileyle imzalattığını iddia ettiği bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin durdurulması ve senetlerin iadesini talep etmesine karşılık, davalının ise davacıya kişisel ve işyerine yönelik finansal destek sağladığını ve borçların bu sebeple gerçek olduğunu ileri sürdüğü iddialarını sunmakta olup, mahkemenin daha önce asıl ve birleşen davaları reddetmesine rağmen, üst mahkemece birleşen dava yönünden gerekçenin yetersiz bulunması üzerine tekrar değerlendirildiği bir aşamayı aktarmaktadır.

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ... ...
KATİP
: ... ...
-ASIL DAVA -
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVA
: Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DAVA
DAVACI
: ... - TC:... - ...
VEKİLİ
: Av. ... ...
DAVALI
: ... - TC:... -...
DAVA
: Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin Japonya vatandaşı olduğunu, anne ve babasının yıllardır arkeolojik kazı yapan bilim adamları olduğunu, bu nedenle davacının yaklaşık 30 yıldır Türkiye'de yaşadığını, tüm okullarını burada bitirerek ... bölümü mezunu olduğunu, müvekkili ile davalı arasında arkadaşlık ilişkisi sonucu birliktelik sebebiyle aynı konutta yaşanmaya başlandığını, müvekkilinin 6 adet 50.000,00-TL bedelli toplam 300.000,00-TL senet imzaladığını, bu senetlerin davalı tarafından müvekkiline tehdit ve hile ile imzalatıldığını, davalının senetlerden birini icra takibine koyduğunu belirterek imzalanan 50.000,00-TL senet nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve senedin teslimine, teminatsız olmadığı taktirde %15 teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Taraflar arasında 06.2013 yılı ile başlayan flört'ün 02.2014 yılında bittiğini, aynı konutun paylaşılmadığını, müvekkilinin ikametgah adresinin hiç değişmediğini, davacının, taraflar arasında borç ilişkisi olduğunu ikrar ettiğini, davacı tarafın... kredi kartını ödeyemediğinden dolayı kapandığını, bu süreçte davacının şahsi borçları ve yine davacının işyerinin ihtiyaçları doğrultusunda müvekkilinin 02.04.2014 tarihinde ... A.Ş.'den 10.500 TL ve ... A.Ş.'den 12.000 TL olmak üzere 20.000 TL'nin üzerinde kredi çektiğini ve aynı gün davacıya bu miktarların gönderdiğini, müvekkilinin davacıya güvendiği için daha sonrasında da krediler çekmeye devam ettiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen senetlerin tehdit ve şantajla imzalatıldığı iddia edilmişse de; bu anlamda davacının herhangi bir yasal şikayet yoluna gitmemesi ve sonrasında müvekkili ile borç hususunda görüşmelerinin devam etmesi ve akabinde diğer senetleri imzalamış olması, davacının tehdit ve şantaj iddiasını çürütmekte olduğunu belirterek icra takibine konu 50.000 TL'lik senet için açılan haksız menfi tespit davasının reddine, kötüniyetli açılan dava nedeniyle asıl alacağın en aşağı %20'si tutarında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı ile 2013-2014 yıllarında tanıştıklarını, aralarında borç para alışverişleri olduğunu, davalının baskı ve şantaj ile müvekkilinden para sızdırmaya çalıştığını, davalının bu tacizleri karşısında müvekkilinin 6 adet senedi davalıya teslim ettiğini, davalının bedelsiz senedi kullanması sebebi ile savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının bedelsiz senetleri müvekkilinin ailesinin mali gücüne güvenerek tahsil etmek için hileyle ele geçirmek sureti ile tahsilatlar yaptığını ileri sürerek toplamda 260.000,00 TL bedelli 5 adet senet hakkında davacının borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptali ve teslimine, davalının kötüniyetli olması nedeniyle %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı iş bu davaya konu senetlerin dışında ... sayılı dosyasında takibe konan senet sebebi ile ..... esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının iş bu dava ile birleştirilmesini istemiştir.
DELİLLER
-...esas sayılı dosyası
-... esas nolu soruşturma dosyası
: davacının müşteki davalının şüpheli olduğu, dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma suçlamasıyla yapılan soruşturma sonunda taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı/şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, korkutma ve tehdit nedeniyle düzenlenen bonolardan dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce ... Esas sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, ... sayılı ilamı ile; " Mahkemece; birleşen dava dosyasına yönelik iki tarafın iddia ve savunmaları sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepler gösterilmemiştir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı bir gerekçe oluşturulmadan, asıl davaya yönelik gerekçe oluşturularak davanın reddedildiği anlaşılmaktadır. Birleşen dava ve asıl davanın bağımsızlıklarını koruduğu gözetilerek HMK'nin 294 ve 297. Maddesine uygun olmayan, denetlenemeyen, davacı tarafın taleplerinin hangi hukuki nedenlerle reddedildiğine yönelik herhangi bir gerekçe ihtiva etmeyen, maddi ve hukuki denetime elverişli bir gerekçe bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemenin birleşen davaya uygun bir kısım senetlerin kambiyo senedi bir kısmın vade tarihinin tanzim tarihinden önce olduğu ve imzası inkar edilmeyen adi senetler de olduğu gözetilerek, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bir hüküm verildiği söylenemeyecektir. Mahkemece birleşen dava yönünden usulüne uygun gerekçe kurulması gerekmektedir. "kaldırma kararı verilerek yargılamaya iş bu esas üzerinden devam olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının asıl ve birleşen dava konusu ettiği bono nedeniyle davalıya karşı borçlu olup olmadığı ile bononun iptalinin gerekip gerekmediği hususlarına ilişkindir.
... 17.12.2003 gün ve ... 12.10.2011 gün ve ... sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir.
Yerleşik ...kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Davaya konu bonoda bir bedel kaydı bulunmamaktadır.
Menfi tespit davalarında genel ispat yükü alacaklı konumunda olan davalı tarafta bulunmaktadır. Ancak menfi tespit davasının kambiyo senedinden kaynaklanmış olması durumunda ispat yükü yer değiştirerek ...'nun █████/2018 tarihli ... sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere menfi tespit davacısının üzerindedir.
Davacının müştekisi olduğu ....esas nolu soruşturma dosyasında, dolandırıcılık, bedelsiz senedi kullanma suçlamasıyla yapılan soruşturma sonunda taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf olması nedeniyle davalı/şüpheli hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.
Mahkememizin asıl dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafından davacı aleyhine ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı belgenin █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu, davacı tarafça iş bu dava açılarak senedin korkutma ve tehdit ile imzalatıldığı ileri sürülerek borçlu almadığının tespitinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği görülmüştür. Davacının şikayetçi olduğu ...esas nolu soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Davacı irade bozukluğuna dair iddiasını ispata eleverişli objektif, denetime açık herhangi bir delil sunamamıştır. Davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesi açıkça tanık ve yemin deliline daynamamış olması nedeniyle tanık dinlenilmemiş ve yemin hakkı hatırlatılmamış, davacının davasını yazılı şekilde ispat edemediği kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiş, davacının davasının reddedilmiş olması nedeniyle tazminat talebininde İİK'nın 72/5. maddesindeki koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunmuş ise de İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca alacaklının yani davalının tazminat talebinde bulunabilmesi için mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın infaz edilerek alacaklının alacağına geç kavuşmuş olması gerekmektedir. Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle de İİK'nın 72/4. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Birleşen dosya yönünden yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafından davalının tehdit ve korkutma ile kendisinden altı adet senet aldığını, bir tanesini takibe koyduğunu ve o senet nedeniyle mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açtığını, diğer beş adet senet için borçlu almadığının tespitinin talep edildiği, davalı tarafça davanın reddinin talep edildiği görülmüştür. Birleşen davanın konusu teşkil eden senetlerin incelenmesinde; █████/2017 düzenleme tarihli █████//2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu, █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu, █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu, █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli senet olduğu, █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli senet olduğu görülmüştür. █████/2017 düzenleme tarihli █████//2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu, █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senet olduğu, █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 50.000,00 TL bedelli senetlerin vade tarihinin tanzim tarihinden önce olduğu, bu haliyle bu belgelerin kambiyo vasfında olmadığı, imzası inkar edilmeyen adi senetler olduğu anlaşılmıştır. İmzası inkar edilmeyen senetlere karşı açılan menfi tespit davasında ispat yükü davacı borçludadır. İmzası inkar edilmeyen adi yazılı senetten kaynaklanan borçtan dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacının, borcun olmadığını yazılı belge ile ispat edemediği görülmüştür. █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli senet ile █████/2017 düzenleme tarihli █████/2017 vade tarihli 55.000,00 TL bedelli senettin kambiyo vasfında olduğu, yukarıda da belirtildiği üzere davacının şikayetçi olduğu ... esas nolu soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Davacı irade bozukluğuna dair iddiasını ispata eleverişli objektif, denetime açık herhangi bir delil sunamamıştır. Davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği kanaatine varılmıştır. Yine her ne kadar ödeme yapıldığı belirtilmiş ise de ödeme belgesinin açıklama kısmında elden alınan borçlar nedeniyle yapıldığının yazılı olması nedeniyle ödemenin senetler için yapılmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin dava dilekçesi açıkça tanık ve yemin deliline daynamamış olması nedeniyle tanık dinlenilmemiş ve yemin hakkı hatırlatılmamış, davacının davasını yazılı şekilde ispat edemediği kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiş, davacının davasının reddedilmiş olması nedeniyle tazminat talebininde İİK'nın 72/5. maddesindeki koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde tazminat talebinde bulunmuş ise de İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca alacaklının yani davalının tazminat talebinde bulunabilmesi için mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın infaz edilerek alacaklının alacağına geç kavuşmuş olması gerekmektedir. Mahkememizce ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle de İİK'nın 72/4. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin asıl dosyası yönünden;
-Davanın reddine,
-Davacının tazminat talebinin reddine,
-Davalının tazminat talebinin reddine,
1/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 913,64 TL harçtan mahsubu ile bakiye 643,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
1/b-DavaIı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
1/c-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
1/d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
1/e-HMK 333. maddesi gereğince gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
2-Birleşen ...Esas sayılı dosyası yönünden;
-Davanın reddine,
-Davacının tazminat talebinin reddine,
-Davalının tazminat talebinin reddine,
2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 4.440,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.170,30 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2/b-DavaIı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 41.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
2/c-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
2/d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2/e-HMK 333. maddesi gereğince gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!