Kadastro tespitine itiraz davasında, orman harici bırakılan alanın zeytinli tarla olarak tescili, mirasçılar ile hazine arasındaki mülkiyet uyuşmazlığı, önceki bozma kararı sonrası taraf teşkilinin sağlanarak doğal sit alanındaki taşınmazın değerlendirilmesi temyizi.
Özet: Bu hukuki metin, 1972de tapulama harici bırakılıp 2019daki kadastro çalışmalarıyla zeytinli tarla vasfıyla tespit edilen Muğladaki taşınmazlara ilişkin bir mülkiyet uyuşmazlığını ele almaktadır; uzun süreli zilyetliğe dayanarak tescil isteyen mirasçıların açtığı asıl davanın reddine, hazinenin hatalı tespiti ileri sürerek kendi adına tescilini talep ettiği birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş olup, bu sonuca önceki bozma kararı ve görevsizlik süreçlerinin ardından varılmıştır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.KARAR
: Asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüneTaraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya davacıları-birleşen dosya davalıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:K A R A R1972 yılında 766 sayılı Tapulama Kanunu'na göre yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazların bulunduğu alanın orman (tapulama harici) olarak tescil harici bırakıldığı, Muğla ili Bodrum ilçesi Çiftlik Mahallesi, Kargıçak Mahallesi çalışma alanında 2019 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) geçici 8 nci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 354 ada 6 parsel sayılı taşınmaz 1274,74 m2 yüzölçümlü tarla vasfı ile belgesizden Hazine adına tespit edildiği, beyanlar hanesinde "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... oğlu ..., ... oğlu ..., ... kızı ..., ... oğlu ...'a aittir. Bu parsel 1 derece doğal sit sınır içinde kalmaktadır." şerhi yazıldığı, mirasçıların ve Milli Emlak Müdürlüğünün itirazı üzerine Milli Emlak Müdürlüğünün muhdesatın terkini yönündeki talebin reddine, mirasçıların mülkiyete yönelik itirazının kabulü ile zeytinli tarla vasfıyla ... evlatları ..., ..., ... ve ... adlarına tespitine karar verildiği, 354 ada 5 parsel sayılı taşınmaz hakkında 27.12.2019 tarihli kadastro tutanağı düzenlenerek 3752,62 m2 yüzölçümlü zeytinli tarla vasfı ile beyanlar hanesinde "Bu parsel 1 derece doğal sit sınır içinde kalmaktadır." şerhi yazıldığı, davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak tutanağın mahkemeye devredildiği anlaşılmıştır.Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ve mirasçılarının 1947 yılından beri Bodrum ilçesi Çiftlik Kargıcık mevkinde bir tarafının 1163 parsel, diğer tarafının 2324 parsel, alt kısmının yol yukarısının tapulama harici bırakılan yaklaşık 5.000 m2'lik taşınmazı fiilen nizasız fasılasız malik sıfatıyla kullandığını, 1989 yılından beridir mirasçılar tarafından vergilerinin ödendiğini ve taşınmazın davacı mirasçıları tarafından halen ekilip biçilmeye devam edildiğini ileri sürerek davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.Birleşen ████████ Esas sayılı dosyasında davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Bodrum ilçesi, Çiftlik Mahallesi, Kargıçak mevki 354 ada 6 parselin davalılar adına tespitinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın üzerinde herhangi bir kullanım olmadığını, imar ihyanın gerçekleşmediğini belirterek kadastro tespitine yapılan itirazın kabulü ile dava konusu taşınmazın ... adına tescilini istemiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, fen ve orman bilirkişileri tarafından hazırlanan 05.05.2015 havale tarihli rapor ve eki haritada (A) harfi ile gösterilen bölümün davacılar adına, Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı mirasçılık belgesindeki hisseler oranında kayıt ve tesciline, davalı ... Belediyesi aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi 19.02.2020 tarihli ve ██████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamıyla: "...yasal hasım konumunda olan ... davaya dahil edilmiş ise de, ...'nın da davada yer alması gerektiği, taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesinin mümkün olmadığı, Muğla Büyükşehir Belediyesi'ni davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulması, bildirdiği takdirde delillerinin toplanması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Mahkemenin 2 nolu celsesinde davacılar vekili beyanı doğrultusunda taşınmazın 354 ada 5 parsel numarasını almış olup Milas Kadastro Mahkemesi ███████ esas sayılı dosyasında gönderilmiş olduğu..." gerekçesiyle Mahkemenin görevsizliğine, karar verilmiş olup dosya Kadastro Mahkemesine aktarılmış, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; "...keşifte dinlenen yöreyi iyi bilen, yaşlı, tarafsız mahalli bilirkişi ile bir kısım tanık beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1972 yılında orman olduğu gerekçesiyle tescil harici bırakıldığı, mahkememizce alınan raporda dava konusu 354 ada 5 ve 6 parselin klizemetre ile yapılan ölçümde %18 eğimli olması nedeniyle toprak muhafaza karakteri taşıdığı (her ne kadar Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama esnasında %10-12 denilmişse de ne ile ölçüm yapıldığına dair belirtme olmadığı ve denetime elverişli olmadığı anlaşıldığından bu hususta ek rapor aldırılmasına gerek duyulmamıştır.), nitekim keşif mahallinde dinlenen bilirkişilerinde dava konusu yerin evveliyatının çalılık-makilik olduğunu belirttiği, davacıların murisi ... tarafından açılarak içerisindeki delicelerin aşılandığı, nitekim tarımsal faaliyet yapılmasına elverişli toprak yapısının bulunmadığı, bu kapsamda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1/j maddesinde tanımlanan orman sayılan yerlerden olduğu ve 3402 sayılı Kanun'un 14, 17 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 maddesi gereğince zilyetlikle kazanılamayacağı..." gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 354 ada 5 parsel sayılı taşınmazın 3752,62 m2 yüzölçümü ve zeytinli tarla vasfı ile ... adına tespiti ile tapuya tesciline, 10.02.2022 tarihli rapora ekli krokide (A1) ile gösterilen kısım yönünden birleşen ████████ Esas sayılı dosyada hüküm kurulduğundan yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, birleşen ███████ Esas sayılı dosya talep edeni Kadastro Müdürlüğü yönünden; davanın mahiyeti gereği kadastro tutanağı devredildiği anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, birleşen ████████ Esas sayılı dosya yönünden; davanın kabulü ile, 354 ada 6 parsel sayılı taşınmazın █████/2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespitinin iptali ile taşınmazın 1274,74 m2 yüzölçümü ve zeytinli tarla vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm asıl dosya davacıları-birleşen dosya davalıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacıları-birleşen dosya davalıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz edenden alınmasına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi