Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarma suçunda, sanığın otomobilini yakma eyleminin genel güvenliği tehlikeye atıp atmadığının keşif yapılmadan tartışılmaması ve gerekçesiz hüküm kurulması nedeniyle mahkumiyetin bozulması.
Özet: Yüksek mahkeme, genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarma suçundan verilen hükmü, yerel mahkemenin kararının anayasal ve usuli gerekliliklere uygun olarak yeterli gerekçe içermemesi, iddia ve savunmaları, kanıtları değerlendirmemesi, sanığın kendi aracını yaylada yakma eyleminin başkalarının can, sağlık veya mal varlığı açısından nasıl tehlike oluşturduğunu somut olarak tartışmaması ve olay yerinde keşif yapmaması gibi eksiklikler nedeniyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ
: Genel güvenliği tehlikeye sokacak şekilde kasten yangın çıkarmaHÜKÜM
: HükümlülükGereği görüşülüp düşünüldü
:Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sının 141/3, CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin yazılması, kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtlar ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu veya oluşturmadığı sabit görülen fiillerinin belirtilmesi ve bu fiillerin nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, olay yeriyle ilgili bir keşif veya saptama yapılmaksızın ve sanığın kendine ait otomobili yaylada yakmaktan ibaret eyleminin ne suretle başkalarının hayatı, sağlığı veya mal varlığı bakımından tehlike oluşturduğu karar yerinde tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması,Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 19.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.