Yaşlılık aylığı iptali ve yersiz ödeme borcu tespitine dair dava sonucu, mahkemece bozmaya uygun kararın kurum temyiz itirazları reddedilerek onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, alt mahkemenin, bir emeklinin yaşlılık aylığının kurum tarafından iptali işlemini geçersiz kılan ve yersiz ödeme borcundan sorumlu olmadığını tespit eden kararını onamıştır; bu karar, daha önceki bir bozma kararı uyarınca, emeklinin başlangıçtaki sakatlık raporunun gerçekliği, engellilik durumunun zaman içindeki değişimi ve kazanılmış haklar dikkate alınarak detaylı tıbbi değerlendirmeler yapılmasının ardından verilmiş olup, alt mahkemenin bozma kararına uygun davrandığı ve hukuk kurallarını doğru uyguladığı kanaatine varılmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl dava davalısı Kurum tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; yaşlılık aylığını iptal eden Kurum işleminin iptali ve yersiz ödemeden kaynaklı borçtan sorumlu olmadığının tespitini asıl davada talep etmiş olup birleşen davada ise Kurumca borçtan kaynaklı takibe itirazın iptali talep edilmiştir.
    II. CEVAP
    Asıl dava davalısı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 01.10.2014 tarihli kararı ile asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    Mahkemenin kararının süresi içinde, asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; "Mahkemece yapılacak iş; öncelikle sakatlık sebebiyle vergi indiriminden yararlandırma kararına dayanak alınan Devlet Hastanesinin 04.03.2002 tarihli raporunda yer alan sigortalının arazları da dikkate alınarak %65’lik iş gücü kaybını gerektiren bulguların başlangıçta var olup olmadığı (diğer bir deyişle anılan raporun gerçek dışı düzenlenmiş olup olmadığı) konusunun üzerinde durularak, yöntemince araştırılıp irdelenmek suretiyle açıklığa kavuşturulması, raporun gerçek dışı olduğu sonucuna varılması halinde asıl davanın reddine karar verilmesi; ikinci olarak, bu ilk raporda yer alan bulguların o tarih itibariyle mevcudiyeti halinde, bu bulguların sonradan tedavi ile iyileşme gösterip gösteremeyeceği, iyileşme gösterebilecek niteliğe sahip ise, o takdirde, sonradan alınan raporlarda yer alan bulgular ve işgöremezlik dereceleri de irdelenmek suretiyle sakatlık nedeniyle bağlanan aylığın kesildiği tarih (2007) itibariyle tıbbi durumun belirlenerek, sigortalıdaki mevcut arazların kesilme tarihine kadar devam edip etmediği veya azalıp azalmadığı hususunda da irdeleme yapılarak, saptanacak bulguların davalının sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlandırıldığı ilk tarih itibariyle ve kazanılmış hakların korunması ilkesinden hareketle o tarihte yürürlükte bulunan, diğer bir anlatımla 18.03.1981 tarih ve 8/2620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen ”Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecesinin Tesbit Şekli ile Uygulaması Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre değerlendirmeye alınarak anılan yönetmeliğin değişik 3. maddesine göre çalışma oranı kaybı ve sakatlık derecesinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gereği vardır. Bu yönde önce Yüksek Sağlık Kurulundan, buna sigortalının itirazı olması halinde Adli Kurumu ihtisas Dairesinden ve iki rapor arasında sigortalı lehine çelişki olup sigortalının itirazı olması halinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınarak durum açıklığa kavuşturulduktan sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir." gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine dair karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davanın kabulüne dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Asıl dava davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!