İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin yayıncı ile yazar arasındaki telif sözleşmesinin haksız feshinden kaynaklanan tazminat davasının reddine dair ilk derece kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir yayıncı, yazarla imzaladığı telif sözleşmesinin yazar tarafından baskı adedi ve tanıtım eksikliği gerekçeleriyle haksız feshedilmesi ve yazarın benzer bir kitabı başka bir yayınevinden çıkarması sonucu uğradığı maddi zararın tazminini talep etmiş, ilk derece mahkemesinin davanın reddine karar vermesi üzerine davacı yayıncı, kendisinin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve bilirkişi raporuyla zararın tespit edilmesine rağmen davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
:█████████ Esas
KARAR NO
:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ
:█████/2022
NUMARASI
:████████ E. - ███████ K.
DAVANIN KONUSU
:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
: Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: █████/2013 tarihli Telif Eser Sözleşmesi ile davalının "..." isimli kitabının basım ve satış haklarını 3 yıl boyunca müvekkiline devrettiğini, bu sözleşme sonrasında müvekkilinin kitabı baskıya hazır hale getirerek basım, dağıtım ve tanıtım çalışmalarını üstlendiğini, ulusal kanallarda ve internet platformlarında reklam vererek tanıtım faaliyetlerinde bulunduğunu , davalının, ... Yayınevi adı altında kitap yayımlamaya başladığını ve müvekkili ile yaptığı telif sözleşmesini feshetmek için bahaneler aradığını, müvekkilinin bastığı kitap ile benzer konuyu işleyen “...” isimli kitabını farklı bir yayınevinden yayınladığını ileri sürmüştür. Davalı taraf, Beyoğlu ... Noterliğinin 13 Kasım 2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle, sözleşmede belirtilen 50.000 adet baskının yerine 20.000 adet basıldığını iddia ederek sözleşmeden caydığını bildirmiştir. Ancak, sözleşmede baskı süresinin belirtilmediğini, kitabın satış durumuna göre baskı adedinin tamamlanmasının öngörüldüğünü, yayımcı meslek birliğinden alınan görüş doğrultusunda öncelikle 20.000 adet basıldığını, müvekkilinin, davalıya 60.000,00 TL telif ödemesi yaptığını, ayrıca telif stopajı, baskı, bandrol, reklam ve tanıtım çalışmaları için toplamda 122.334,35 TL harcadığını, buna rağmen kitap satışlarından yalnızca 56.903,00 TL kazanç elde edebildiğini, davalının haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, davalının cayma hakkını haksız ve geçersiz olarak kullandığını, hakkın kötüye kullanıldığını, somut olayda yayıncının sözleşmeyle kazandığı hakları kullanmama gibi bir durumun olmadığını belirterek, davalının haksız caymasının tespitini ve müvekkilinin uğramış olduğu zarar nedeniyle fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili █████/2017 tarihli dilekçesi ile 10.000,00-TL maddi tazminat talebini 74.839,00-TL olarak ıslah etmiş, ıslah harcını yatırmıştır.Davalı vekili dava dilekçesinde özetle, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5.2. maddesi gereğince, “Eserin tanıtım ve pazarlamasını yayınevi yapacak olup, bu faaliyet ile ilgili giderler yayın evine aittir denildiğini”, bu madde ile ilgili olarak müvekkili ile şirket yetkilisi arasında geçekleşmiş olan █████/2014 tarihli mail yazışmasında, detayların bildirildiğini, yapılması gereken ekşi sözlük reklamı, ulusal gazetelerde yayınlanması gereken reklamlar ve billboard reklamlarının hiçbirinin ifa edilmediğini, davacının ihtarnameye rağmen kitabın tanıtımı ile ilgili üzerine düşen edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini ve taleplerin yersiz olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı
:Mahkemece; "DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili Yayınevi ile davalı yazar arasında "..." isimli kitabın 3 yıllık telif sözleşmesi ile yayımlanmasına ilişkin bir anlaşma yapıldığını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin kitabı baskıya hazır hale getirerek basım, dağıtım ve tanıtımını üstlendiğini, sözleşmede ilk baskının 50.000 adet olacağı belirtilmiş olmasına rağmen bu adedin hangi sürede bastırılacağına dair bir düzenleme olmadığını, ilk etapta 20.000 adet basım yaptığını, satış durumuna göre bu sayının 50.000 adede tamamlanmasının öngörüldüğünü, ancak basılan kitaplardan yalnızca 7.087 adet satılabildiğini , davalının, sözleşmenin 10. ayında, 50.000 yerine 20.000 adet basılması ve reklam yükümlülüklerinin yerine getirilmediği gerekçesiyle cayma ihtarnamesi gönderdiğini, aynı zamanda benzer içeriğe sahip olan “...” adlı ikinci kitabını başka bir yayınevinden çıkardığını, Twitter üzerinden kendi bastığı kitabın okunmasını tavsiye ettiğini ve müvekkili tarafından basılan kitabı öne çıkarmadığını, bu nedenle dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, müvekkilinin cayma kararına itiraz davası açmadığını ancak sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle tazminat davası açtığını, bilirkişi raporunda, davacı yayınevinin kusurlu olmadığı ve müvekkilinin 74.839,69 TL zarara uğradığının tespit edildiğini, buna rağmen mahkemenin dosya içeriğine ve hukuka aykırı şekilde davanın reddine karar verdiğini, kitap basılmadan önce davalıya 60.000 TL telif ücreti ödediğini, davalının sözleşmenin henüz 10. ayında ve kitabın üçte biri bile satılmadan eksik baskıyı gerekçe göstererek sözleşmeyi feshettiğini, hem telif ücretini aldığını hem de müvekkilini zarara uğrattığını savunarak, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu ve müvekkilinin zararının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu bu nedenle, istinaf taleplerinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, aksi takdirde yeniden karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap
:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; █████/2013 tarihli Telif Eser Sözleşmesinin gerekliliklerinin yerine getirilmesi için Beyoğlu ... Noterliği’nin 17.09.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davacı ...'ye gönderildiğini, ihtarname ile davacının 15 gün içinde sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiği, aksi takdirde cayma hakkının kullanılacağı ve maddi-manevi kayıplarla ilgili yasal yollara başvurulacağı uyarısında bulunulduğunu, ancak davacının bu ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacıya Beyoğlu ... Noterliği’nin 13.11.2014 tarih ve. ...yevmiye sayılı ikinci ihtarnamenin gönderildiğini, davacının sözleşmeye aykırı şekilde kitabın ilk baskısını 50.000 adet basması gerekirken 20.000 adet bastığını, ancak kapak sayfasına "1. Baskı 50.000 Adet" ibaresini yazarak müvekkilini ve okuyucuları yanılttığını, bunun davacının kusurlu ve hukuk dışı uygulamalarını ortaya koyduğunu , müvekkilinin sözleşmeden caymasının haklı ve yerinde olduğunu, davacının cayma hakkına itiraz davası açmayarak müvekkilinin şüphelerini doğruladığını, davacının hiçbir şekilde sözleşme şartlarını yerine getirme iradesi göstermediğini, müvekkilinin, sözleşme şartlarının açıkça ihlal edilmesi ve sözleşmeye uygun hareket edilmemesi nedeniyle zarar gördüğünü ve bu sebeple cayma hakkını kullandığını belirterek, davacının istinaf talebinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Davacı vekilinin taraflar arasında, ... isimli eser için düzenlenen █████/2013 tarihli telif sözleşmesinden, davalının haksız olarak caydığı iddiasıyla, davalı yanın caymasının haksız olduğunun tespiti ve maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesinin ███████ E. ████████ K. ve █████/2017 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. BAM 16. H.D.'nin █████████ E. █████████ K. ve █████/2020 tarihli ilamı ile; "Mahkemece iki ayrı heyetten bilirkişi raporu alındığı , her iki bilirkişi raporunun çelişkili olduğu, ilk derece mahkemesince çelişkileri giderecek ek rapor yada yeni bir heyetten rapor alınarak, tarafların kusur durumlarının ve tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, gerekçesi kararda gösterilmeksizin, raporlara neden itibar edilmediği açıklanmaksızın, davacının edimini yerine getirmediğinden bahisle feshin haklı olduğu sonucuna ulaşılarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece yargılamaya devamla yeni bir heyetten bilirkişi raporu alınmıştır. █████/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle : " davaya konu “...” isimli eserin, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (FSEK) 1/B-a maddesi kapsamında ilim ve edebiyat eseri olduğu, eser niteliği açısından bir çekişme bulunmadığı, 21.12.2013 tarihli Telif Eser Sözleşmesi incelendiğinde, davalı yazarın eserin çoğaltma ve yayma mali haklarını üç yıl süreyle sınırsız baskı adediyle devrettiği, davalının ,17.09.2014 ve 13.11.2014 tarihli noter ihtarnameleri ile sözleşmeden caydığını bildirdiği , davacı tarafın ise sözleşme gereği kitabın basımını, dağıtımını ve tanıtımını gerçekleştirdiğini, mali haklardan faydalandığını, dolayısıyla cayma hakkının haksız olduğunu iddia ettiğini, bilirkişi raporlarında, davacı tarafından kitabın tanıtımının yapıldığı, bunun 27.108 adet kitabın satışından anlaşıldığı, aylık satış rakamlarının e-kitap formatında mümkün olsa da, iadeler nedeniyle basılı kitaplar için sağlıklı veri oluşturmayacağını , 50.000 adet kitabın tek seferde basılmasının ticari açıdan risk taşıdığı, bu nedenle parti parti basım yönteminin doğru olduğu, davalı yazara satılan kitapların telif ödemesinin yapıldığı, öte yandan, FSEK 58. maddesi uyarınca, caymaya karşı itiraz süresi olan 4 haftalık sürede davacı tarafından herhangi bir dava açılmadığı, davacının süresi içinde itiraz etmemesi nedeniyle sözleşmenin feshinin kesinleştiği, davacının zararın artışına kendi kusuruyla sebebiyet verdiği, ayrıca, davacı şirketin kitap dağıtımlarını devrettiği ... A.Ş.’nin de satışlardan fayda sağladığına dair davalı tarafın iddialarının değerlendirilmesinin mahkemeye ait olduğu , davacının mali haklardan yeterince faydalandığı,mali inceleme sonucunda, davacı şirketin zararının 35.660,57 TL, ... A.Ş.'nin zararının 39.179,12 TL olduğunun belirlendiği , ancak, satılmayan kitapların ilerleyen dönemlerde maliyetine satılabileceği göz önüne alındığında, 2.949,22 TL kar edilebileceği,"belirtilmiştir. █████/2013 tarihli telif eser sözleşmesinde : konusu "..." isimli eser olan sözleşmenin 6/2 maddesinde ilk baskısının 50.000 adet yapılacağının telif bedelinin 20.000,00 TL.'lik ilk kısmının sözleşmenin imzalanmasını müteakiben 7 gün içerisinde, bakiyesinin ise bu maddede belirtilen surette satışlar yapıldıktan sonra ödeneceği, sözleşmenin süresinin 7. maddede gösterildiği üzere 3 yıl olduğunun hüküm altına alındığı görülmektedir.Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen █████/2014 tarihli ihtarnama ile sözleşme gereğince edimlerin yerine getirilmesinin talep edildiği, █████/2014 tarihli sözleşmeden caymaya yönelik ihtarnamenin davacıya █████/2014 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.5846 Sayılı Kanunun 58. Maddesinde cayma hakkı düzenlenmiş olup, noter vasıtası ile yapılacak ihtar ile caymanın tamam olacağı, cayma ihbarının tebliğinden itibaren 4 hafta geçtikten sonra caymaya karşı itiraz davası açılamayacağı, iktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap edenin münasip bir tazminat isteyebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda cayma ihbarının davacıya tebliğinden itibaren kanunda öngörülen 4 haftalık süre içerisinde caymaya itirazı davası açılmadığı bu durumda , caymanın haklı olduğunun ve sözleşmenin cayma ile sona erdiğinin kabulü gerektiği, davacının artık caymanın haksız olduğunun tespitini isteyemeyeceği ancak davacının tazminat talebi bulunduğundan FSEK 58/4 madde düzenlemesi gereği, tarafların kusur durumlarının değerlendirilerek, davacının kusurunun olmaması yada daha az kusurlu olması halinde, hakkaniyet gerektiriyorsa münasip bir tazminat talep edebileceği gözetilerek talebinin değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. FSEK mad.58/4 “iktisap edenin mali hakkı kullanmamakta kusuru yoksa veya eser sahibinin kusuru daha ağır ise hakkaniyet gerektiği hallerde iktisap eden, münasip bir tazminat isteyebilir”Davalı yanın cayma gerekçeleri; kitabın tanıtımının gerektiği gibi yapılmaması, kendisine bilgi verilmemesi, ilk baskı adedinin sözleşmede 50.000 adet olarak kararlaştırılması ve kitap kapağında bu rakam yazılmasına rağmen 20.000 adet basılmasıdır.Davacı vekili de dava dilekçesinde, feshin haksız olduğunu göstermek üzere; davacının bastığı kitap ile benzer konuları işleyen davalıya ait "..." isimli kitabı kendisine ait yayın evinden yayınlayarak, tweet 'lerinde bu kitabın okunmasını tavsiye ettiğini, ilk baskının 50.000 adet kararlaştırılmışsa da hangi sürede bu baskının yapılacağının belirlenmediğini, ne kadar satılacağını bilmedikleri kitap için baskı depolama ve diğer maliyetler nedeniyle, yayımcı meslek birliğinden de baskı adedinin bölünebileceğine yönelik görüş alarak 20.000 adedinin basıldığını, sadece 7.087 adedinin satıldığını, reklam tanıtımlarının yapıldığını, satışı yapılan kitap bilgilerinin yazarla paylaşıldığını ileri sürmüştür.Dosya kapsamına göre , dava konusu "..." isimli kitabın FSEK 2/1.maddesi anlamında dil ve yazı ile ifade olunan ilim ve edebiyat eseri olduğu, söz konusu ... isimli kitabın 1909 yılında İstanbul'un işgal döneminde yaşanan olayları ilgili belgeler ve fotoğrafları da konumlandırarak anlatıldığı roman niteliğinde olduğu , davacının sözleşmedeki edimini tam olarak yerine getirmediği, davalı eser sahibinin FSEK 58.maddesi kapsamında cayma hakkını noter ihtarnameleriyle usulüne uygun şekilde kullandığı, taraflar arasındaki sözleşmede, ilk baskının 50.000 adet olacağı açıkça kararlaştırılmış olup, davacının 20.000 adet basım gerçekleştirdiği, davacının yasal süresi içinde caymaya itiraz etmediği bu durumda caymanın haklı olduğu, kesinleştiği ve sözleşmenin sona erdiğinin kabulü gerektiği, davacının tazminat talep edebilmesi için davacının kusurunun olmaması yada daha az kusurlu olması gerektiği, bu kapsamda olmak üzere davalı tarafından yazılan ve ... Yayıncılık tarafından basımı yapılan ...'nın ... isimli kitabın, 1876'dan itibaren yaşanan gelişmeleri anlatan belgesel içerikli bir kitap olduğu, davalının ... isimli kitabın satışını engeller bir tutumunun bulunmadığı, davalının ...'nın ... İsimli kitabını yayınlatmasının ve buna bağlı eylemlerinin sözleşmenin ihlali ve davalının kusuru olarak nitelendirilemeyeceği , ancak bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, sözleşme ile davaya konu “...” isimli eseri, kitap ve e-kitap formatında basım ve satışını gerçekleştirme hakkını devralan davacının kitabı baskıya hazır hale getirerek, basımını, dağıtımını ve tanıtımını yaptığı ve bu şekilde mali haklarını kullanıldığı , davaya konu kitabın tanıtımının yapıldığı, bunun da 27.108 adet kitabın satışından anlaşıldığı, aylık satış rakamlarının e-kitap satışında mümkün olsa da dağıtım ağında geriye dönüş (iadeler olacağından) sağlıklı bir veri oluşturamayacağını, aylık bildirimlerin yazar için bir hak kaybı olmayacağı, 50.000 adet kitabın bir kerede basılıp piyasaya sürülmesinin büyük risk olacağını, bu nedenle parti parti basılmasının daha doğru olacağı, davalı yazara satılan kitapların telif ödemesininde yapıldığı, baskının ilk etapta 20.000 adet olmasının davalı açısından yaratacağı bir olumsuzluk tespit edilmediği, bu durumda davacı yayınevinin bir kusurunun olmadığı caymanın haklı olmadığı anlaşılmaktadır. Öte yandan yukarıda belirtildiği üzere davacının süresinde caymaya itiraz etmemiş olması nedeniyle caymanın kesinleştiği, sözleşmenin sona erdiği dikkate alındığında devir alınan mali hakların tekrar davalı eser sahibine döndüğü, bu nedenle davalının artık söz konusu mali hakları kullanması ve kitabı satmaya devam etmesinin mümkün olmadığı, davacının devraldığı mali hakları basım, tanıtım satış gibi edimlerle kullandığı ve vaki caymada kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında FSEK 58/4 maddesi gereği hakkaniyet gereği tazminat talep hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile davacının talep edebileceği tazminat miktarı 35.660,57 TL olarak hesaplanmıştır. Davacı şirketin kitap dağıtımlarını devrettiği farklı bir tüzel kişi olan ... A.Ş. yönünden raporda hesaplanan tazminat miktarını talep hakkının bulunmadığı ise açıktır.Tüm bu açıklamalara göre, davacının haklı olmayan cayma nedeniyle kitap satışına devam edemeyeceği ve kusurunun bulunmadığı dikkate alındığın hakkaniyet gereği tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının talep edebileceği tazminat miktarı 35.660,57 TL olduğu, dava dilekçesinde 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep eden davacının █████/2017 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00-TL maddi tazminat talebini 74.839,00-TL olarak ıslah etmiş ve sözleşmenin feshinden itibaren faiz yürütülmesini talep etmiş ise de, davacı tarafından dava açılmadan önce davalının temerrüde düşürülmediği bu nedenle kısmi dava açılarak dava dilekçesi ile talep edilen 10.000,00 TL için dava tarihinden, 25.660,57 TL için ıslah tarihinden itibaren faiz talep edebileceği dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin █████/2022 tarih, ████████ E. ███████ K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın kısmen kabulüne, 35.660,57 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'si için 05.02.2015 dava tarihinden itibaren, 25.660,57 TL'si için █████/2017 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,- Fazlaya ilişkin talebin reddine 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.435,97 TL karar harcından ıslah ve peşin harç olmak üzere alınan 1.138,00-TL+170,78 TL'nin mahsubu ile 1.127,19‬ TL bakiye harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,70 TL başvurma harcı, 1.138,00-TL+170,78-TL ıslah ve peşin harç, 4,10 vekalet harcı olmak üzere toplam 1.340,58‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.300,00 TL bilirkişi ücreti, 353,5‬0 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 3.653,50‬ TL'nin, davanın kabul red oranına göre, 1.717,14‬ TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 21,00 TL posta giderinin, davanın kabul red oranına göre, 9,87 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 35.660,57-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat davası yönünden 35.660,57-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 91,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 312,2‬0 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!