İş mahkemesince verilen hizmet tespiti davası kararının, eksik inceleme, taraf teşkili ve delil toplama yetersizlikleri nedeniyle birden çok kez Yargıtayca bozularak yeniden yargılanma süreci.
Özet: Davacının, davalı işyerinde belirli tarihler arasında çalıştığının tespiti talebiyle açtığı hizmet tespiti davasında, yerel mahkemenin davanın kabulü veya reddine dair kararları, işyerine ait dönem bordroları ve diğer kayıtların getirtilmeden eksik inceleme yapılması, tanıkların bordro tanığı olup olmadığının denetlenmemesi, davalı taraf teşkilinin sağlanmaması ve savunma hakkı ihlali gibi kamu düzenini ilgilendiren eksiklikler nedeniyle Yargıtay tarafından tekrar tekrar bozulmuş, yargılamanın genişletilerek tüm delillerin değerlendirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır.
10. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    SAYISI
    : █████████ E., ████████ K.
    Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I.DAVA
    Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalılardan işverene ait işyerinde 01.09.1995 – 15.05.1996 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    II.CEVAP
    1.Davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifi tarafından davaya cevap verilmemiştir.
    2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süreden ve esastan reddini istemiştir.
    III.MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 21.09.2011 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 01.09.1995 - 15.05.1996 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığı ve toplam 255 gün hizmet süresinin kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
    IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 30.05.2013 tarihli kararı ile somut olayda, davacının 01.09.1995 tarihinde davalı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 26.09.1995 tarihinde Kuruma verildiği, ancak davalı işyerinden bildiriminin bulunmadığı,davacı tanıklarının davacının davalıya ait işyerinde fayans işi yaptığını söylediği, dönem bordroları istenmediği için tanıkların bordro tanığı olup olmadıklarının tespit edilemediği, hal böyle olunca, Mahkemece işyerine ait dönem bordroları getirtilmeden, gerektiğinde davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş başkaca bordro tanıklarının ya da komşu işverenlerin bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurulmadan sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğu, yapılacak işin, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davalı iyerine ait dönem bordrolarını getirtmek, dinlenen tanıkların bordro tanığı olup olmadığını denetlemek, gerektiğinde davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş başkaca bordro tanıkları ya da komşu işverenlerin bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını veya işverenleri tespit edip beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibaret olduğuna işaret edilerek, eksik inceleme ve araştırma sonucu verilen hüküm bozulmuştur.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
    Mahkemenin 17.01.2019 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
    C. İkinci Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 02.06.2020 tarihli kararı ile somut olayda, davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifini temsilen tasfiye memuruna dava dilekçesi tebliğ edilip, taraf teşkili sağlanmadan ve savunma hakkı tanınarak ibrazı halinde delillerinin toplanması yoluna gidilmeksizin, davanın esası hakkında karar verilmesinin savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğu, Mahkemece yapılacak işin, davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifini temsilen tasfiye memuruna dava dilekçesi tebliğ edilip, yargılamadan usulüne uygun olarak haberdar olması sağlandıktan sonra, iş bu davalının delil ve itirazları dikkate alınmak suretiyle yargılamanın esasına girerek bir karar vermekten ibaret olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
    D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
    Mahkemenin 20.01.2021 tarihli kararı ile bir önceki karardaki gerekçelerle aynı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
    E. Üçüncü Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 20.04.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, davacının, davalı SS ... Konut Yapı Kooperatifi işyerinde 01.09.1995-15.05.1996 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istediği eldeki davada, davacı adına düzenlenen 01.09.1995 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı işverence Kuruma verildiği, ancak hizmet bildiriminde bulunulmadığı, bordro tanığı sıfatıyla beyanı alınan ...’un davacının çalışmasını doğruladığı dikkate alındığında, davalı Kooperatif işyerine ait tüm kayıt ve belgeler getirtilip irdelenmeden, çalışmanın varlığı, niteliği yönünde yeterli ve gerekli araştırma yapılmaksızın, yazılı şekilde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm bozulmuştur.
    F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Dördüncü Karar
    Mahkemenin 09.05.2022 tarihli kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
    G. Dördüncü Bozma Kararı
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine dairece; Mahkemece bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğinden hükmün eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, somut olayda, davacının davalı işyerinden bildiriminin bulunmadığı, davacı tanıkları ile dönem bordro tanığı ...’un davacının davalı işyerinde fayans işi yaptığını beyan etmeleri karşısında, bordro tanığı sıfatıyla dinlenen ve davalı Kooperatif işyerinde çalışmadığını ve davacıyı tanımadıklarını ifade eden tanıklar ile bozma sonrası dinlenen yetersiz tanık beyanları ile karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu, yapılması gereken işin, SGK’dan getirtilen ve davalı kooperatif işyerinde 1995-1996 yılları arasında çalışanlara ilişkin listede adı geçen ve beyanı alınmayan çalışanlar tespit edilerek, davacının çalışmasının niteliği ile süresi ve gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünden beyanları alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki olması halinde giderilerek, toplanan deliller değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiği belirtilerek, kabule göre de, davacı adına verilen ve Kurum kayıtlarına giren 01.09.1995 tarihli işe giriş bildirgesi göz önüne alındığında, eylemli çalışmanın varlığı halinde, en azından 1 günlük çalışmanın tespiti yönünden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesinin doğru olmadığından bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    H. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Beşinci Karar
    Mahkemenin 03.06.2024 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait 10577 sicil nolu iş yerinde 01.09.1995 tarihinde 1 gün süreyle hizmet akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden sigortalı çalıştığının tespitine, bu hususta fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
    V.TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    1.Davacı vekili; Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini, dosya kapsamındaki delillerle davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek, usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
    2.Davalı Kurum vekili; öncelikle davanın hak düşürücü süreden reddinin gerektiğini, davacının çalışmasının somut ve inandırıcı belgelerle ortaya konulamadığını, Kurum resmi kayıtlarının esas olduğunu, salt tanık anlatımları ile hüküm kurulamayacağını belirterek, eksik inceleme ve araştırma ile verilen kararın bozulmasını istemiştir.
    B. Değerlendirme ve Sonuç
    Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
    Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    24.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!