Yargıtay 10. Ceza Dairesi, uyuşturucu ticareti mahkumiyetinde TCK 188/4-b maddesinin hatalı uygulanması ve tekerrür araştırması eksikliği sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararını bozdu.
Özet: Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkumiyet kararlarında, suçun araç içinde gerçekleşmesi sebebiyle umuma açık yer kabul edilerek TCKnın 188/4-b maddesi uyarınca fazla ceza tayini ile bir sanık hakkında tekerrüre esas alınan tehdit suçuna ilişkin hükümlülüğün uzlaşma kapsamında olup olmadığının araştırılmaması gibi hukuka aykırılıklar tespit edilerek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Uyuşturucu madde ticareti yapmaHÜKÜMLER
: Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanmasıSanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi ve 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanmaması gerektiğine,3. Hükmün gerekçesiz olduğuna,4. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,6. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,2. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,İlişkindir.III. GEREKÇEİlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, sanıklar arasındaki iştirak iradesine, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin 5271 sayılı CMK'nın aradığı şartları taşıdığı, Bölge Adliye Mahkemesince de İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine dayanıldığı anlaşılmakla, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.1. Dosya kapsamına ve olay tutanağı içeriğine göre, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen ve mahkemece tanık olarak dinlenen Selçuk'un, sanıkların içinde bulunduğu aracın yanına gelerek araç içerisine para uzatıp araç içinden uyuşturucu maddeyi aldığı, sanıkların uyuşturucu madde satma eyleminin araç içerisinde gerçekleştiği, araçların “umumi veya umuma açık yer” kapsamında olmadığı ve 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanıklar hakkında hükmedilen temel cezanın birden fazla nitelikli hal bulunduğu gerekçesiyle alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenip 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesi uyarınca da artırım yapılması suretiyle sanıklar hakkında fazla cezaya hükmedilmesi,2. Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan ikinci kez tekerrüre esas alınan hükümlülüğünün tehdit suçuna ilişkin olduğu ve 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı, bu nedenle tekerrüre esas alınan ilamla ilgili olarak yasal değişiklik sonrası bir uzlaşma işlemi yapılıp yapılmadığının araştırılarak sonucuna göre ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Hukuka aykırı görülmüştür.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,17.12.2024 tarihinde karar verildi.