Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, iş kazası sonucu kalp krizinden vefat eden sigortalının mirasçılarının maddi tazminat davasında kusur ve illiyet bağı uyuşmazlığını temyizen inceliyor.
Özet: Bu hukuki evrak, iş kazası sonucu vefat eden bir işçinin yakınlarının açtığı maddi tazminat davasının temyiz incelemesini kapsamaktadır. İlk derece mahkemesi, işvereni %50, işçiyi %30 kusurlu bularak eşin tazminat talebini kabul edip çocuğunkini reddetmişti. Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurularını esastan reddetmesinin ardından, hem davacı hem de davalı vekilleri kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili, müteveffanın sağlık kontrollerinde kalp rahatsızlığı tespit edilemediğini, işverenin kusursuz olduğunu ve olayın kaçınılmaz olduğunu iddia ederken; davacı vekili ise lehine verilen karardaki aleyhe unsurlara karşı hak mahrumiyeti yaşamamak adına temyiz başvurusunda bulunmuştur.
10. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : İstanbul Anadolu 10. İş Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davacı ...’ın maddi tazminat isteminin reddine, davacı ...’in maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.
    Kararın davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 26.11.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı adına Av. ... ve Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Feri müdahil adına gelen olmadı, vekilinin mazeret dilekçesi gönderdiği görüldü. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisinin iş kazası sonucu vefat ettiğini kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğundan bahisle davacı eş ... için 610.453,84 TL maddi, davacı çocuk ... için 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; sigortalının davalı şirketin Cezayir ülkesi Setif'de bulunan tramvay yapım işlerinde çalışmakta iken 27.03.2016 tarihinde geçirmiş olduğu kalp krizi soncunda vefat ettiği, davalı işverenin olayın meydana gelmesinde %50 oranında, ... işçinin %30 oranında kusurlu oldukları, bünyesel faktörlerin % 20 oranında etkili olduğu kabulünden hareketle davacı eşin maddi tazminat isteminin kabulüne, davacı çocuğun maddi zararının Kurum ödemeleri ile karşılandığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı eş ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, İlk Derece Mahkemesinde müvekkili lehine kurulan hükmün karar dayanağı yapılan bilirkişi raporundaki aleyhe olabilecek tüm unsurlarına yönelik olan ileride doğabilecek hak mahrumiyetine yol açmaması açısından ve her türlü artıştan meydana gelen hakları saklı kalmak kaydı ile temyiz ettiklerini ileri sürmüştür.
    Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, müteveffanın işe giriş aşamasında yapılan sağlık kontrollerinde kalbi ile alakalı bir olumsuzluk tespit edilemediğini, müteveffanın şantiye içindeki şikayeti doğrultusunda yapılan muayenesinde de bu şekilde bir bulguya rastlanılmadığı gibi müteveffanın da şikayetlerini dillendirmekten geri durduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, olayda kaçınılmazlığın söz konusu olduğunu, ... işçiye Cezayir'deki hastahanede müdahale eden uzman doktorun da, işçide belirti göstermemiş bir kalp rahatsızlığı olabileceğini belirttiğini, bütün bu hususların yanında, Bilirkişi Raporlarında da tüm dosya kapsamı tetkik edilerek yapılan değerlendirmeler ve Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan müteveffanın otopsisi neticesinde tanzim ettiği 31.07.2017-3752 tarih sayılı raporu içeriklerinde "kişinin travmatik tesisle öldüğüne dair tıbbi delil bulunmadığı, zehirlendiğine dair tıbbi delil bulunmadığı, kişinin ölümüm ani kardiyak ölüm olarak değerlendirildiği, metilprednizolon isimli iğne nedeniyle öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, ölümle işyeri hekimi ve sağlık görevlisine atfı kabil kusur bulunmadığı" hususunun belirtildiği, keza yine SGK Müfettişinin 13.03.2017-█████████/İR/05 tarih sayılı raporuyla "ölüm olayına her hangi bir etken davranışının sebebiyet verdiği yönünde bir tespit yapılamadığından işverenini iş sağlığı ve güvenliği mevzuatı hükümlerine aykırı bir hareketinin tespit edilmediğinin belirtildiği", yapılan incelemede işverenin yasal İSG mevzuat hükümlerine riayet ederek hareket ettiği, iş başı sağlık kontrollerinin mevcut olduğu ve her hangi bir kalp sağlığı sorunu bulunmadığının ve kalp hastalığının bulunmadığının belirtildiği, ağır ve tehlikeli işlerde çalışmasına uygunluk verildiği, işe alım sürecinde herhangi bir hastalığı bulunmayan müteveffanın kalp krizi geçirmesinden önce kalp krizini tetikleyecek herhangi bir çalışması ve/veya olayı bulunmadığının tespit edildiğini, müteveffanın müvekkilince tespiti mümkün olmayacak biçimde kalp krizi geçirerek vefat etmiş olduğunu, olayın meydana gelmesinde müvekkiline atfı kabil hiç bir kusurun bulunmadığını, müvekkili şirket personelinin her nevi ihtiyacını azami özenle karşıladığını, OHSAS18001 iş güvenliği sertifikasına haiz müvekkili şirketin, süregelen üst düzey İSG eğitimlerine ilaveten pandemi sürecinde de kamp ve şantiye alanlarında azami önlemleri aldığını, somut olayda kaçınılmazlık ilkesinin hakimiyeti ve bu durumun uygun illiyet bağını kestiği açıkça görüldüğünden müvekkile atfedilir bir kusurun bulunmadığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
    Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
    Dosyanın ilk derece mahkemesine,kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    26.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!