Eski çalışanın rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ederek rakip firmada işe başlaması üzerine açılan cezai şart ve tazminat davasında ret kararının Yargıtay incelemesi.
Özet: Bir şirket, Ar-Ge birimi yöneticisi olarak çalışırken şirket sırlarına vakıf olduğunu ve rakip firmada çalışmaya başlayarak haksız rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ettiğini iddia ettiği eski çalışanından cezai şart ve tazminat talep etmiş; ancak davalı çalışan, sözleşmenin baskı altında imzalandığını, çalışma özgürlüğünü kısıtladığını, coğrafi ve iş alanı sınırlamalarının oluşmadığını, mevcut işinin farklı olduğunu savunması üzerine, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın esastan reddine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ
:Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk DairesiSAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: İskenderun Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, ... isimli kişinin şirket bünyesinde 24.10.2007 tarihinden 29.02.2016 tarihine kadar şirket yöneticisi olarak çalıştığını, şirkete Ar-ge birimi kurulmasının kararlaştırıldığı tarihlerde davalı kişinin bu birimin başına geçirilmek üzere müvekkili davacı şirket tarafından eğitime gönderildiğini, kursu bitirmesinin ardından işten kendi rızası ile ayrıldığını, bu tarihe kadar Ar-ge birimi yöneticisi olarak çalıştığını, daha sonra rakip firmada çalışmaya başladığını, bu eğitimi alan personelin müvekkil şirketin rakibi olan başka firmada çalışıyor olmasının müvekkili zarara uğrattığını, çalıştığı dönem ve şirket yöneticisi olarak çalıştığı dönemlerde davalı tarafın, şirketin teknolojik ve ticari sırlarına vakıf olduğunu, bu nitelikler sebebiyle kendisi ile şirkette rekabet etmeyeceğine dair 20.000,00 TL cezai şart içeren bir sözleşme imzalandığını, çalışma süresinin iş sözleşmesinin bitiminden itibaren iki yıl ile sınırlandırıldığını, sözleşmeye aykırılığın haksız rekabet sonucu doğuracağını, davalı ile imzalanan haksız rekabet sözleşmesi'nin 3 üncü maddesi gereği rakip şirkette olan iş akdinin sonlandırılması gerektiğini, sözleşmeye aykırılık sebebiyle kararlaştırılan 20.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, müvekkili şirketin sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan zararı için fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesini ve haksız rekabetin sonlandırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde, işçi işveren ilişkisi kapsamındaki işbu davada İş Mahkemesi'nin görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesini, müvekkilinin işçi statüsünde davacı şirkette çalıştığını, davacı tarafından iddia edildiği üzere davalı işçinin Ar-ge birim yöneticisi olarak çalışmadığını, delil olarak gösterilen Ar-ge sözleşmesi ve ilgili evraklardan esasen davacı şirkette ilgili bölümün kağıt üzerinde kurulması ve teşvik alınması amacıyla düzenlendiğini ve hatta davalının proje elemanı olarak göründüğünü, rekabet yasağı sözleşmesinin işçiye baskı ile imza atılmış olduğunu, eğitim tarihi ile rekabet yasağı sözleşmesi tarihi arasında çok uzunca bir zaman olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkili işçinin çalışma hürriyetini kısıtladığını, geçersiz olduğunu ve bağlayıcı olmadığını, davacı firmanın Adana ilinde faaliyet gösterdiğini, rekabet yasağı sözleşmesinde işverenin faaliyet gösterdiği bölgeler olarak sınırlama getirildiğini ancak davalı tarafın son çalıştığı yerin Hatay il sınırları içerisinde olduğunu, sözleşmede açık bir sınırlama getirilmediğini, sözleşmenin davacının üretim faaliyetleri ile ilgili olduğunu, ancak müvekkilin şu anda çalıştığı işyerinde ise satış ve pazarlama safhasında görev yaptığını, rekabet yasağı sözleşmesinin koşullarının oluşmadığını, davalı işçinin bu iş yerinden ayrıldıktan sonra hayatını idame ettirebilmek amacıyla Adana'da İmtek Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nde lojistik elemanı olarak çalıştığını, işi öğrendikten sonra halen çalışmakta olduğu Metal At Limited Şirketi'nde işe başladığını, bu şirketteki görevinin de pazarlama elemanı olduğunu, iş akdinin feshinden sonra davacı şirkete dava açmaması temin için davacı şirket tarafından imzalatılan teminat senedinin 33.900,00 TL yazılarak bu tutar üzerinden Adana 3. İcra Dairesi'nin █████████ sayılı dosyasıyla takibe başladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının dava dışı Metalat Tel ve Tel ürünleri Demir Çelik Mamülleri İth. İhr. Ltd. Şti'nde Pazarlama Müdürlüğünde pazarlamacı sıfatıyla işe başlamış olduğu ve ilgili şirketin imalatçı olmadığı, her ne kadar davalının davacı şirketteki pozisyonu itibari ile davacı şirketin sır niteliğinde sayılabilecek bilgilerine sahip olduğu ihtilafsız olsa bile imalat aşamasına ilişkin bu sırların imalat yapılmayan bir şirkette kullanılmasının mümkün olmaması, davalının dava dışı şirkette pazarlamacı olarak çalışmadığı iddiasının dava dışı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile dayanaksız kalması, sadece rakip firmada çalışmanın haksız rekabet koşullarını oluşturmaması, davacı şirketin çelik-tel gibi malzemelerin üretiminde kullanılan sırlarının üretim yapmayan başka bir şirkette çalışan davalı tarafça bilinmesinin davacı şirkete zarar verebilme risk ve ihtimalinin olmaması hususları göz önüne alınarak davalının haksız rekabet yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve davalının bu davranışı nedeniyle davacı şirketin uğradığı bir zararın mevcut olduğu hususunun ispat edilemediği, davalının yalnızca aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmasının haksız rekabette bulunduğu anlamına gelmeyeceği ve cezai şartın koşullarının ve tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ve dava dışı şirketin davalıyı rekabet yasağı ve sorumluluktan kurtarmak için pazarlama bölümünde çalıştırılıyor gösterildiği kanaatinde olduklarını, davalının vasıfsız işçi olmadığını, davalının kendi şirketlerinde AR-GE müdürü olarak çalıştığını, Ticaret Sicil Gazetesi'nde AR-GE müdürü olarak atandığının ilan edildiğini, bu nedenle davalının daha az teknik bilgi gerektiren pazarlama bölümünde çalıştığı iddiasının olağan akışa aykırı olduğunu, bu hususun yeterince araştırılmadığını, rapora göre davalının çalıştığı şirkette imalat yapıldığını, ayrıca davalı şirketin AR-GE bölümünün olup olmadığı ve kimlerin imalattan sorumlu olduğu ve teknik detaylarla ilgili olduğunun da araştırılmadığını, davalının fiili çalışma durumunun araştırılmadığını, dava dışı şirketin harici alım bilgilerine göre bu şirkette ham madde aldığını ve makine ve ekipman konusunda başkaca şirketlerle görüştüğünü, davalının AR-GE'de çalıştığını, müşteri bilgileri dahil her şeyi bildiğini, gittiği şirkette ne olarak çalışırsa çalışsın önceki bilgileri götürme ihtimalinin bulunduğunu, imalat yapmıyor olmasının rekabet yasağı ihlalinin olmadığı anlamına gelmeyeceğini, mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olayın saptanmasında ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre ilk derece mahkeme kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklı cezai şart ve sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.2. İlgili Hukuk6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.3. Değerlendirme1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.