8. Ceza Dairesi, 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından verilen hükümlülüğün, yanlış yasa maddesi uygulanması ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında HAGBnin yeterince değerlendirilmemesi nedeniyle bozulması.
Özet: Sanık hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükmü, suça konu silahı taşıma eyleminin 6136 sayılı yasanın 13/1. maddesi yerine hatalı olarak 13/3. maddesiyle değerlendirilmesi ve adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları ile yaralama suçundan oluşan zarar yeterince değerlendirilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle uygulanmamasına karar verilmesi nedenleriyle yasaya aykırı bulunarak bozulmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve kasten yaralamaHÜKÜM
: Hükümlülük, erteleme ve müsadereGereği görüşülüp düşünüldü
:Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık ve müdafiinin, suçun sabit olmadığına yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak:1- Sanığın suça konu silahı taşıdığının anlaşılması karşısında; eylemin 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrasına uyduğu gözetilmeden, aynı yasanın 13/3. maddesiyle uygulama yapılması,2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında da belirtildiği üzere “sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliği itibariyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisi olduğu" kabul edilmiş;Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce mahkemece değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, öncelikle uygulanacak, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirmesine ilişkin diğer hükümlerin uygulanmasının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.Somut olayda; adli sicil kaydı bulunmayan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu değerlendirilip, ayrıca yaralama suçu yönünden oluşan zarar açıklanmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nun 321.ve 326. maddeleri gereğince (BOZULMASINA), 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.