Webhelp markasının ayırt edici niteliği bulunmadığı gerekçesiyle YİDK tescil ret kararının iptali davasının temyiz incelemesi.
Özet: Bir şirket, müşteri ilişkileri ve çağrı merkezi hizmetleri için "webhelp" markasının tescilini talep etmiş, ancak TürkPatent tarafından ibarenin "internet/teknik yardım" anlamı taşıması ve bu hizmetlerle doğrudan ilgili olması nedeniyle ayırt edicilikten yoksun ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle reddedilmiş; bu ret kararı, ilk derece ve istinaf mahkemelerince de onanarak, "webhelp" ibaresinin tüketiciler nezdinde ilgili hizmetleri diğer ticari kaynaklardan ayıracak soyut ayırt edici niteliğe sahip olmadığı ve bu nedenle marka olamayacağı ifade edilmiştir.
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
    SAYISI
    : █████████ Esas, ████████ Karar
    HÜKÜM
    : Esastan ret
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ███████ K.
    Taraflar arasındaki ... (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip
    gereği düşünüldü
    :
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Fransız menşeili bir şirket olup, tüm dünyada 2000 yılından bu yana müşteri ilişkileri alanında danışmanlık yaptığını, Türkiye’deki ticari faaliyetlerinin de 2008 yılında başladığını, faaliyet alanlarının operatör ve çağrı merkezi hizmetleri, dış kaynaklı müşteri ilişkileri ve yenilikçi çözüm stratejileri geliştirmek olduğunu, dünyanın pekçok ülkesinde “WEBHELP” markasının tescilli bulunduğunu, müvekkilinin davalı Kurum nezdinde de ██████████ numaralı "webhelp" ibareli marka tescil başvurusunun, YİDK tarafından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca reddedildiğini, oysa anadili İngilizce olan ülkelerde bile markanın tescil edilmesinde bir sakınca görülmezken, Türkiye’de tescilinin, dava konusu marka başvurusunun ayırt edici niteliğinin olmadığı ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin haksız olduğunu, davacının markasının ortalama tüketiciye değil, kendi sektöründe lider olan şirketlere hitap ettiğini, “WEBHELP” ibaresinin tek başına bir anlamının olmadığını, orjinal bir kelime olduğunu, markada geçen kelimelerin Türkçe anlamları düşünüldüğünde dahi müvekkilinin internetten yardıma ihtiyaç duyan kişilere yardım etmek gibi bir hizmet, hatta internet ile ilgili bir hizmet vermediği gerçeği gözetildiğinde, markanın tanımlayıcı olduğunun da söylenemeyeceğini, zira müvekkilinin verdiği hizmetin, şirketlerin müşterileri ile olan ilişkilerinde kullandıkları çağrı merkezi için teknolojik alt yapı ve personel sağlamak olduğunu, aynı zamanda şirketlerin tüketicilere daha kolay ulaşması amacıyla izlenmesi gereken yollar ve ürünler hakkında da danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkilinin markasına yoğun faaliyetleri ve yaptığı yatırımlar neticesinde ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru konusu markada geçen “webhelp” ibaresinin tüketiciler nezdinde yaratacağı açık ve birincil algının “internet/bağlantı/ağ teknik desteği”, “internet/bağlantı/ağ yardımı” olduğu, herkes tarafından bu şekilde algılanan bir ibarenin, bir markanın esas unsuru olarak kullanılarak, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanması ve o ticari kaynağın emtialarını diğer ticari kaynakların emtialarından ayırması mümkün olmadığından, kavramsal açıdan “marka olabilme kabiliyeti”ne sahip, soyut ayırt edici niteliği haiz bir ibare olmadığı, tescil edilmek istenilen ve 09, 35, 38 ve 42. sınıflara giren tüm mal ve hizmetlerin, “müşteri destek hizmetleri, müşteri ilişkileri yönetimi, müşteri hizmetleri, müşteri ilişkilendirme ve yardım masası işlerliği alanları” ile ilişkilendirilmesiyle oluşturulan emtia listesi açısından, davacının markasını tescil ettirmek/kullanmak istediği mal ve hizmetlerin “müşterilere teknoloji vasıtasıyla, onların da kendi müşterilerine destek vermesini ve müşteri ilişkilerini yönetmesini sağlama” için kullanılacağı ve bunların “müşteri ile teknolojik yollarla bağlantı kurarak onlara yardım etme” özelliği gözetildiğinde, “webhelp” anlamına gelen bir ibarenin bu mal ve hizmetler açısından kavramsal olarak malları/hizmetleri doğrudan çağrıştırması, bu ibarenin anlamının söz konusu emtialarla doğrudan bağlantısı olması yüzünden ve bu malları/hizmetleri, aynı hizmeti veren/malı piyasaya arz eden diğer ticari kaynakların ürün ve hizmetlerinden ayırması mümkün görülmediğinden, marka olabilecek nitelikte ayırt edici bir ibare olmadığı, dolayısıyla dava konusu edilen markanın somut ayırt edici niteliğinin de bulunmadığı, davacı adına başka ülkelerde aynı marka için yapılan tescil başvurusunun kabul edilmiş olmasının, aynı markanın Türkiye’de de tescilini mevzuat açısından zorunlu kıldığının söylenemeyeceği, dava konusu ██████████ numaralı "webhelp" marka müracaatının, üzerinde kullanılacağı emtialar açısından, doğrudan bir tanımlama yaptığı ve bu ibarenin marka olarak kullanılmak üzere bir kişinin/firmanın inhisarına verilmesi mümkün olmadığı, davacının "webhelp" markasının, dosyaya sunulan internet çıktıları dikkate alındığında, ilgili olduğu emtialar bakımından “kullanım sonucu ayırt edicilik kazanılmış olması” niteliğini kazandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
    B. İstinaf Sebepleri
    Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvurunun anadili İngilizce olan ülkelerde bile tescil edilmesinde bir sakınca görülmezken, Türkiye’de tescilinin dava konusu marka başvurusunun ayırt edici niteliğinin olmadığı ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle reddedilmesinin haksız bulunduğunu, “WEBHELP” ibaresinin tek başına bir anlamının olmadığını, orjinal bir kelime olduğunu, markada geçen kelimelerin Türkçe anlamları düşünüldüğünde dahi müvekkilinin internetten yardıma ihtiyaç duyan kişilere yardım etmek gibi bir hizmet, hatta internet ile ilgili bir hizmet vermediği gerçeği gözetildiğinde, markanın tanımlayıcı olduğunun da söylenemeyeceğini, müvekkilinin markasına yoğun faaliyetleri ve yaptığı yatırımlar neticesinde ayırt edicilik kazandırdığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
    C. Gerekçe ve Sonuç
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri.
    3. Değerlendirme
    1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeple;
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!