Anahtar kelimeler: Krediye İlamda Kredi Banka Özetle Kuruluşlarına İstanbul Yoluna Özeti Hükme

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2025NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... A.Ş. tarafından kullanılan krediye ilişkin davalı banka ile 21.08.2014 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmenin kefillerinin de ... A.Ş. olduğunu, müvekkili .... A.Ş. ile davalı ... T.A.Ş. ... Şubesi arasında █████/2014 tarihinde bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin kefillerinin de .... A.Ş., ile ... ve ... olduğunu, benzer şekilde müvekkili ile davalı ... T.A.Ş. ... Şubesi arasında █████/2015 tarihinde bir Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşmenin kefillerinin de .... A.Ş. ile ... olduğunu, ancak bu sözleşmenin Genel Kredi Sözleşmesinin hemen altına vekil eden şirket temsilcisine; "█████/2014 tarihinden iş bu sözleşmenin düzenlendiği █████/2014 tarihi arasındaki dönem içerisinde kullandırılan krediler için bu sözleşme hükümlerinin geçerli olduğunu kabul beyan ve taahhüt ederiz" şeklinde el yazısı ile bir ibare de koydurulduğunu, banka nezdinde vekil eden şirketler tarafından değişik tarihlerde kullanılan ve birbirlerinin kefili oldukları kredi sözleşmelerinin, bankanın baskısı ile vadesinden önce kapattırıldığını, davalı bankanın gerek ..., gerekse ... kredilerini kapattığını müvekkiline bildirildiğini, ancak kredi kapamalarında sonra bankadan kredi kullandırıldığını, akabinde de bu kredilerin dahi kapattırıldığını, bu durumda müvekkili şirketlerin arka arkaya haksız erken kapama cezasına maruz kaldıklarını, bankanın verdiği güvene aykırı olarak arka arkaya yaptığı kredi sözleşmeleri ile haksız olarak tahsil ettiği 600.000 TL'lik erken ödeme komisyonunun fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000 TL sinin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekilinin Mahkemeye sunduğu █████/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle; alacak taleplerini 760.937,50 TL ye çıkarttıklarını belirterek ıslah harcını yatırmıştır.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; banka yönünden davanın açık ve somut olmadığını, bankadan talebinin ne olduğunun somut bir şekilde ortaya konulmadığını, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekeceğini, davacı şirketin müvekkili bankanın ... şubesi müşterisi olduğunu, müvekkili bankada imzaladığı ve hiçbir zaman içeriğine itiraz etmediği Genel Kredi Taahhütnamesi/Sözleşmesi kapsamınca uygun faiz ile ticari krediler kullandığını, bu ticari kredilerin kapattırılması sırasında kendisinden erken kapama nedeniyle erken kapama komisyonu talep edildiğini, söz konusu erken ödeme komisyonunun haksız ve fazla olarak tahsil edildiği iddiası ile ödenen tutarın müvekkili bankadan tahsili amacıyla haksız olarak bu davayı açtığını, müvekkili bankanın ... şubesince, kredili müşteri olan davacıya akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca 19.02.2016 tarihli 3.590.344,18 TL anapara tutarlı taksitli ticari kredi kullandırdığını, davacı borçlunun yukarıda bilgileri verilen ticari kredinin geri ödemesinde gecikme yaşanması sebebi ile müvekkili bankanın ... Şubesince .... Noterliğinin 25.07.2016 keşide tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarname sonrasında davacı tarafın 17.08.2016 tarihinde müvekkili bankaya başvurarak 19.02.2016 tarihli 3.590.344,18 TL anapara tutarlı taksitli ticari krediyi yapılandırdığını, ancak davacı tarafın yapılandırılan kredi taksitlerini geri ödemede tekrar geçikme yaşadığını, 01.11.2016 tarihli ... A.Ş. ... Şubesine hitaben tanzim edilmiş müvekkili bankanın yazısı ile davacıya kapama koşulları, masraf ve ücretler konusunda bilgi verildiğini ve 01.11.2016 tarihinde ise dava dışı ... A.Ş. aracılığı ile krediyi kapattığını, kredi kapatma esnasında davacı taraftan 38.000 TL kredi kapama bedeli tahsil edildiğini, her iki tarafın da yasal düzlemde tacir olup, basiretli bir şekilde davranma yükümlülükleri olduğunu, davacının kredinin sözleşmesi şartlarını inceleyerek masraf ve ücretleri bilerek kabul ettiğini ve kredi kullandırıldığını, davacının krediyi kullanıp sonradan kredi masrafına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanımı olduğunu, davacının imzalamış olduğu Genel Kredi Taahhütnamesinde yer alan “Erken Ödeme Komisyonu” adı altında düzenlenen maddesi ile davacının; erken kapama komisyonu ödemeyi ve komisyon oranını peşin olarak kabul ettiğini, söz konusu maddenin: “kredinin anaparasını, belirlenen ödeme vadesinden önce ödemek istemesi halinde; Talebinin bankaca kabul edilmesi durumunda, vadesinden önce geri ödenen anapara tutarları için, bankaca serbestçe belirlenecek erken ödeme işlem masrafı/komisyonu ve bunun vergi, fon vs. giderlerini nakden ve def’aten ödemeyi,beyan, kabul ve taahhüt etmiştir.” şeklinde olduğunu, söz konusu taahhütnamenin devamı niteliğinde olan, davacı ile müvekkili banka şubesi arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinin “Erken Ödeme” başlıklı maddesinde; “Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteri’den talep edebilir.” hükmünün yer aldığını, söz konusu erken kapatma komisyonu tutarını hiçbir ihtirazi kayıt koymaksızın ödemeyi kabul ederek kendi rızası ile ödeyerek, kredi borcunu sonlandırdığını, davacı tarafın kullandığı krediyi erken kapama gibi yükümlülüğü olmadığı gibi, müvekkili Banka tarafından da davacının iddia ettiğinin aksine herhangi bir baskı yapılmadığını, davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonu, bankacılık uygulama ve esaslarına, banka kayıtlarına, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine ve emsal Yargıtay kararlarına ve diğer bankalarla karşılaştırıldığında hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu ve bu çerçevede davacı tarafın iddialarının hiçbir yasal dayanağının mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Emsal ücret için diğer bankalara yazılan yazılara verilen cevapta; Vakıfbank tarafından erken kapamada 24 aya kadar %1, 24 aydan uzun işlemlerde %2 oranında, Halkbank tarafından erken kapmada kalan ana para üzerinden asgari %2 oranında komisyon alındığının bildirildiği, buna göre emsal %2 oranında erken kapama ücreti alınmasının hakkaniyete uygun olacağı anlaşılmış ise de; davacı vekilinin verdiği dilekçelerde davalı banka çalışanı tarafından gönderilen mailde %3 oranında erken kapama komisyonu talep edildiğinin bildirildiği ve bu orana davacı tarafından herhangi bir itiraz yapılmadığı anlaşıldığından davalı banka tarafından % 3 oranında erken kapama ücreti alınmasının hakkaniyete uygun olacağı ve buna göre davalı bankanın alması gereken erken kapama ücretinin 316.128,50 TL olduğu, davalı banka tarafından 600.000 TL alındığından davacının talep edebileceği alacağın (600.000 TL - 316.128,50) 283.871,50 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne " karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafları basiretli tacir olan ve yasanın belirlediği sınırlar içersinde yapılan bir sözleşmede davacının kendisinin krediyi erken kapattığı tespit edilmiş olmasına rağmen ve gabin ya da zor durumdan faydalanma gibi bir tespitte yapılmamışken hakkaniyet indirimiyle hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının, kendi içerisinde çelişki içermekte olup, kararın gerekçe kısmında davacının kendi özgür iradesi ile erken ödeme talebinde bulunduğunun kabul edildiğini, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 11.03.2025 tarihli yazısında, söz konusu kredinin kapama tarihinde ''Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile nüye iş yeri komisyonu hariç faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırları serbestçe belirlenir'' hükmü kapsamında "ticari müşterilere sunulan ürün ve hizmetler karşılığında bankalarca alınabilecek ücretler serbestçe belirlenmekteydi'' yönünde cevabı mevcut olup, müvekkili bankanın 2016 yılını kapsayan dönemde ticari kredilerden alınan erken ödeme komisyonuna ilişkin bildirim dosyasının da mahkemeye gönderildiğini, müvekkili bankanın, davaya konu kredi dönemi içinde Merkez Bankasının bildirdiği erken kapama komisyonunun %10 olduğunu, hal böyle iken, ilk derece mahkemesinin kamu bankalarından almış olduğu cevabi yazılara istinaden ortalama bir oran belirleyerek kısmen kabul kısmen red kararı vermesinin yerinde olmadığını, zira ... ve ... kamu yararına kurulmuş kamu bankaları olup, özel banka olan müvekkili bankanın, kullandırılacak kredileri temin etmesi, bu kredilerin maliyetleri birbirinden oldukça farklı olduğunu, finansman koşulları birbirinden farklı olan kredilerin sadece kamu bankalarından alınan cevaplara istinaden erken kapama komisyonunun hesaplanmasının hatalı olduğunu, eğer bir ortalama alınacak ise, davacının kullandığı kredinin türü ve tarihi belirtilerek, müvekkili banka ile aynı sıralarda olan özel bankalardan sorularak erken kapama oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, kaldı ki, müvekkili banka, Merkez Bankasına bildirdiği oranın çok altında bir erken kapama komisyonu aldığını, istinaf mahkemesinin █████/2024 tarihli kararında da, kredinin rotatif kredi olup olmadığına dair bir tespit yapılamaması sebebiyle kararın kaldırıldığını, dosyada alınan bilirkişi raporunda da kredinin erken ödeme komisyonuna dahil olan ve davacının tüm iddialarına rağmen bankanın erken ödeme komisyonu alabileceği kredi olduğunun tespiti yapıldığını, bu davada her iki tarafın da basiretli tacir olup, yaptıkları işlemin netice ve sonuçlarını bilmekte olduğunu, bankanın yasal sınırlar içerisinde belirlemiş olduğu erken kapama komisyonu oranında hakkaniyete göre bir indirim yapılmasının usul ve yasaya uygun olmadığını, her iki tarafın da yasal düzlemde tacir olup, basiretli bir şekilde davranma yükümlülüğü davacı taraf için de geçerli olduğunu, iddia ettiğinin aksine basiretli davranması gereken davacının, kredi sözleşmesi şartlarını inceleyerek; masraf ve ücretleri bilerek kabul ettiğini ve kredi kullandığını, davacının krediyi kullanıp sonradan kredi masrafına itiraz etmesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacının kredili borçlunun imzalamış olduğu Genel Kredi Taahhütnamesi’nde yer alan “Erken Ödeme Komisyonu” adı altında düzenlenen maddesi ile davacının erken kapama komisyonu ödemeyı ve komisyon oranını peşin olarak kabul ettiğini, aynı sözleşmenin “Bankanız Kayıt ve Defterlerinin Kesin Delil Olacağı” başlıklı maddesinde ise, “Bankanız ile aramızda çıkabilecek her türlü anlaşmazlıklarda Bankanız defter, bilgisayar kayıtları ve belgelerindeki kayıtların kesin delil olacağı ve bunlara itiraz etmeyeceğimizi kabul ederiz.” hükmü yer aldığını, davacı tarafın kredi kullanılırken imzaladığı ve hiçbir ihtirazi kayıt ve şart içermeyen kredi sözleşmelerinin ilgili hükümlerine göre yapılan bir kesinti olduğunu, bu suretle, davacı tarafın itiraz etmediği geçerli bir kredi sözleşmesine dayanılarak davacıdan talep edilen komisyon tutarı da yasa ve Anayasaya uygun olduğunu, davacı tarafın ticari kârını düşünerek, müvekkili Bankadan milyonlarca lira tutarında kredi alabilmek için sözleşmede yazılı tüm hususları hiçbir şarta bağlı olmaksızın kabul ettiğini ve böylece hiç kimseden borç alamayacağı kadar yüksek tutarda bir parayı bankadan alabildiğini, hal böyle iken, Bankadan almış olduğu krediyi erken ödemek istediğinde, sözleşmede yazılı olan ve Bankanın maruz kaldığı kâr mahrumiyeti ve zararı nedeniyle talep ettiği komisyonu haksız olarak nitelendirdiğini yani Bankanın kendine sunmuş olduğu imkanlardan yararlanırken külfetine katlanmak istemediğini, davacı tarafın ticari karını düşünerek almış olduğu krediyi kapatmak istediğinde bunun masraflarını ödemekten imtina etmesinin, davacı tarafın ne kadar iyiniyetli hareket edip etmediğini açıkça gösterdiğini, davacı tarafından hataen ödenen bir tutar söz konusu olmayıp, Borçlar Kanunu 78. madde şartları bulunmadığını, davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonu, bankacılık uygulama ve esaslarına, banka kayıtlarına, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine ve emsal Yargıtay kararlarına ve diğer Bankalarla karşılaştırıldığında hakkaniyet ilkesine uygun olduğunu ve bu çerçevede davacı tarafın iddialarının hiçbir yasal dayanağı mevcut olmadığını beyanla yerel mahkemenin 22.05.2025 tarihli kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar kesinleşene kadar icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmedeki erken ödeme başlıklı maddenin huzurdaki uyuşmazlıkla bir bağlantısı bulunmamakta olup, bankanın bu hükümden yararlanabilmesi için müvekkilin kendi iradesi ile krediyi belirlenen vadeden önce ödemesi gerektiğini, hükümde göz ardı edilen hususlardan birinin de kapama tutarlarına 10.500.000 TL tutarlı kredinin dahil edilmemesi olduğunu, davalı bankanın toplam kredi bedelleri üzerinden fahiş oranda komisyon bedeli tahsil ettiğini, rotatif kredilerden komisyon bedeli alınamayacağı gibi yalnızca uzun vadeli kredilerden olan 10.500.000 TL tutarlı krediden komisyon bedeli alınması mümkün olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları ile de sabit olduğu üzere komisyon bedelinin alınmaması gerektiğini, komisyon bedeli alınsa dahi (alınmasını kabul etmemekle birlikte) bankalardan gelen yazılar doğrultusunda %2 üzerinden hesaplanarak hüküm kurulmasının hukuka uygun olacağını, davalı tarafından erken ödeme oranı kapsamında fahiş bir oran belirleyerek müvekkili şirketten erken kapama komisyonu bedeli tahsil etmişse de davalı yan söz konusu komisyon oranını dahi bildirmediğini, kök raporda da belirtildiği üzere davalı yanın TCMB bildirme şartının gerçekleştirilmediğini beyanla davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesine itiraz ettiklerini beyanla İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü yönünde verilen karara karşılık taraflarınca yapılan haklı istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi davanın kısmen reddi yönündeki kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne; mümkün değilse, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilgili mahkemeye yeniden karar verilmek üzere gönderilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, kullandırılan ticari kredilerin kapatılması sırasında, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin istirdatı istemine ilişkindir.Dairemizin kaldırma ilamından sonra yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Dosya kapsamına alınan taraflar arasındaki 27.01.2014 tarihli 18.750.000 TL bedelli kredi sözleşmesi, dava dışı ....A.Ş. ile davalı banka arasındaki 21.08.2014 tarihli kredi sözleşmesi ile davacı ile davalı banka arasındaki 03.08.2015 tarihli kredi sözleşmesinin 2.8.1.maddesinde “müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi bankanın kabulüne bağlıdır. Bankanın kabulü olmaksızın yapılan ödeme, vadesinde tahsil edilir. Müşteri bankanın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil bankadan herhangi bir talepte bulunamaz. Erken ödemede bulunmak isteyen müşteri, erken ödeme yapmak istediği tarihten 5 iş günü önce bankaya yazılı olarak başvurur. Banka erken ödeme isteğini kabul ederse bunun şartlarını bildirir ve bundan kaynaklanan tüm masraflar ile maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriden talep edebilir. Müşteri belirlenen ödeme planı dışındaki yapacağı ödemeler için erken ödemeden kaynaklanacak tüm masraflar ile bankanın maruz kalacağı kar mahrumiyeti, zarar ve maliyetlerine karşılık gelmek üzere talep edeceği erken ödeme komisyonu ve bu komisyon üzerinden hesap edilecek vergi KKDF gibi mali yükümlülükleri ödemeyi kabul eder." düzenlemesi bulunduğu, düzenlemede herhangi bir oranın veya hesaplama yönteminin belirtilmediği görülmektedir.İlk derece mahkemesince kaldırma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonunda, dekontta yazılı tutarın 571.428,57 TL'sinin erken kapama masrafı ile 28.571,43 TL'sinin BSMV tutarı olduğu, erken ödemeye konu kredinin, rotatif kredi olmayıp, 27.01.2014 tarihli kredi sözleşmesi çerçevesinde kullandırılan 10.500.000 TL limitli esnek taksitli ticari kredi olduğu, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan ve erken kapatılan taksitli ticari krediden %5,70 oranında erken kapama ücreti tahsil edildiği belirtilmiştir.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesi mümkündür. Bankacılık Kanunu'nun 144. Maddesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların, nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir. Kural olarak imzalanan ve erken ödeme halinde erken kapatma komisyonu tahsil edilebileceği düzenlemesini içeren sözleşmede oran belirtilmiş ise bu oran üzerinden hesaplama yapılmalıdır.Herhangi bir oran belirtilmememiş ise ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken Merkez Bankası tarafından yayınlanan Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Tebliğ (Sayı: 2006/1)’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2014/6 sayılı Tebliğ’in 4. maddesine göre değiştirilen 2006/1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca ilan ve yayım yapılmışsa bankaların bu oranlar üzerinden masraf vb. alabileceğinin kabulü ile hüküm kurulması, yapılmamışsa emsal banka uygulamalarının uyuşmazlık konusu erken kapama komisyonu, kesintilerde uyguladıkları oranlar da getirtilip, diğer bankalarca uygulanan oranların araştırılması, alınan masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek karar verilmesi gerekir.(Yargıtay 11.HD’nin █████/2018 tarih ve ██████████ Esas - █████████ Karar, Yargıtay 11. HD’nin █████/2018 tarih ve ████████ Esas - █████████ Karar sayılı ilamları)Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşmede erken ödeme komisyonun hangi oranlarda alınacağı veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiş ise de davalı bankaca alınan erken ödeme ücretinin emsal banka uygulamaları araştırılmış olup, Ziraat Bankasına, Halk Bankasına ve Vakıfbank'a yazılan müzekkere cevaplarından 2016 yılı için erken ödeme oranının %2 olduğu, Merkez Bankası'na yazılan müzekkere cevabında davalı bankanın belirlediği erken ödeme oranının %10 olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı bankaca erken kapama komisyonunda uygulanan % 5,70 oranının orantılı olmayıp, taraflar arasındaki menfaati bozacak şekilde fahiş olduğu ve cari bankacılık uygulamasına göre davalı banka uygulamasının makul düzeyde olmadığının kabulü gerekir . Davalı banka çalışanı tarafından gönderilen 26.11.2015 tarihli mailde %3 oranında erken kapama komisyonu talep edildiğinin davacıya bildirilmiş olduğu gözetildiğinde mahkemenin % 3 oranında erken ödeme ücreti alınmasının makul olacağı yönündeki kabulü yerindedir. Bu nedenle mahkemece bu oranı aşan tutarda, fazladan tahsil edilen 283.871,50 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Türk Borçlar Kanunu'nun 78.maddesinde yer alan ''Borçlanmadığı edimi kendi isteği ile yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir.'' düzenlemesine dayalı olarak ödenen erken ödeme ücretinin iadesinin talep edilemeyeceğini ileri sürmüş ise de davacının, davalı bankanın uyguladığı %5,70 erken ödeme ücret oranını kabul ettiğine ilişkin bir muvafakatı bulunmadığı gözetildiğinde davacının sonradan yaptığı araştırma ile borçlu olmadığına kanaat getirerek talepte bulunmasına bir engel bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 4.847,90 TL harcın, alınması gerekli olan 19.391,26 TL harçtan mahsubu ile bakiye 14.543,36 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026