Anahtar kelimeler: Oyuna Oyu İstemli Teklifine Arttırılarak Arttırım Ret Olağanüstü Toplantısında Kurul

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: █████████ Esas
KARAR NO
: █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI
: ████████ Esas-████████ Karar
TARİH
: █████/2023
DAVA
: Genel Kurul Kararının İptali İstemli
KARAR TARİHİ
: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı karar ile şirketin mevcut olan 16.333.350 TL sermayesinin 10.000.000 TL arttırılarak 26.333.350 TL tutarına çıkarılmasına 3.070.671 ret oyuna karşılık 13.099.346 kabul oyu ile karar verildiğini, anılan sermaye arttırım teklifine müvekkili, ... tarafından ret oyu verildiğini, kararın alınmasında olumsuz oy kullanıldığını, muhalefet gerekçeleri belirtildiğini, sermaye arttırım kararı sonucunda hakları ihlal edilen imtiyazlı pay sahiplerinin özel kurulunun TTK'nın 454. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılması gerekirken yönetim kurulunun çağrıyı yapmaması üzerine TTK'nın 454. Maddesi uyarınca özel bir toplantı yapması adına kanunun 454. Maddesinin 2. Fıkrası uyarınca müvekkili tarafından dava yoluyla çağrının yapılması adına başvuruda bulunulduğunu, açılan davanın İstanbul 6. ATM nezdinde ████████ Esas numarası ile görülmekte olduğunu, henüz kanunun aradığı bir şart olarak sermaye arttırım kararı sonucunda hakları ihlal edilen pay sahiplerince sermaye artırım kararı onaylanmamışken şirket yönetim kurulu tarafından hukuka aykırı bir şekilde sermaye artırım kararı uygulandığını, ticaret siciline terkin edildiğini, bu nedenle söz konusu sermaye artırım kararının uygulanmasının ve ticaret siciline tescil edilmesinin kanuna aykırı olduğunu, sermaye artırım kararının ve uygulanma işleminin hükümsüzlüğünün tespitini talep ettiklerini, sermaye artırım kararı TTK madde 454 uyarınca sermaye artırım kararı sonucunda hakları ihlal edilen imtiyazlı pay sahiplerinin onayına tabi olup müvekkilinin de içerisinde yer aldığı azınlık konumundaki imtiyazlı pay sahiplerinin özel kurulunun onama kararının alınmasının zorunlu olduğunu, şirket pay sahipliği yapısında bir tarafta hakim ortak konumundaki ... ... yer alınken diğer tarafta azınlık pay sahipleri grubu yer aldığını, hakim ortağın kabul oyları ile alınan sermaye artırım kararı ile azınlık grubu pay sahiplerinin pay oranının şirket esas sözleşmenin 12. Maddesi uyarınca yönetim kurulunda aday bulundurmak için sahip olması gereken oran olan %15 oranından aşağı açıklanacağı üzere daha düşük bir oranda bırakılması sonucunda azınlık ortakların şirket yönetim kurulunda temsil edilme haklarının tamamen ortadan kaldırılması söz konusu olduğunu, █████/2019 tarihli şirket olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı karar uyarınca sermaye artırımı uygulandığında ise söz konusu kişilerin şirketin mevcut sermayesindeki toplam pay ve oy oranlarının %12 olduğunu, bu oranın söz konusu pay sahiplerinin şirketin mevcut esas sözleşmesinde tesis edilen yönetim kurulunda temsil edilme imtiyazlarının ortadan kalkması anlamına geldiğini, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulünü, ...'nin █████/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan "sermaye arttırımına" ilişkin 3 numaralı kararının ve sermaye artırım kararının uygulama işleminin hükümsüzlüğünün tespitini, bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde kanuna ve dürüstlüğe aykırı olarak alınan sermaye artırımına ilişkin 3 numaralı kararın iptalini, ...'nin █████/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında kanuna ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak alınan "yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimi"ne ilişkin olarak 3 numaralı kararın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu █████/2019 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 3 numaralı karara ilişkin taraflar arasında derdest bir başka dava daha bulunduğunu, bu defa davacı tarafın İstanbul 6. ATM ████████ Esas sayılı dosyası ile sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal eder nitelikte olduğu iddiası ile özel kurulun toplantıya çağrılması konusunda davacıya yetki verilmesi bu talebin reddinde ise özel kurulun toplantıya çaptırılması için gerekli işlemleri gerçekleştirmek üzere kayyım görevlendirilmesi talep edildiğini, ... Toplam 26.333.350 adet paydan oluştuğunu, davacının dava tarihinde söz konusu payların 1.023.557 adedine sahip olduğunu, davacının dava tarihindeki pay oranının yaklaşık %3,91 olduğunu, buna göre azınlık pay sahipleri konumunda bulunduğunu, şirketin yıllardır ticari olarak zarar etmekte olduğunu, esas sermayesinin üçte ikisinden fazlasının söz konusu zarar sebebiyle karşılıksız kaldığını, dolayısıyla müvekkil şirketin teknik iflasını/teknik iflas riskini bertaraf etmek amacıyla sermaye artırım önlemini alma zorunluluğu doğduğunu, █████/2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında şirketin mevcut olan sermayesinin 10.000.000 TL arttırılarak 26.333.350 TL'ye çıkarılmasına karar verildiğini, toplantı tutanağında da görüleceği üzere azınlık temsilcisi davacı vekili tarafından sembolik olarak nitelendirilen sermaye artışına azınlık tarafından katılım olmadığı gibi neden katılmadıkları sualinin cevabı dahi verilemediğini, sermaye arttırım kararının hakları ihlal eder nitelikte olmadığını, davacının tek başına imtiyazlı pay sahibi sıfatına haiz olmadığını, davacı vekilince verilen sermaye artırım kararının hakların ihlali niteliğinde olduğunun ispatı bakımından ortaya konulabilecek gerçek ve dikkate alınabilir hiçbir sebep ve gerekçe sunulmadığından ve olsa olsa eski kanun uygulamasında olduğu gibi karına olarak hakların ihlal edildiğinin kabul edildiği bir senaryo da davacının haklarının ihlal edildiği yönündeki iddiası kabul edileceğinden davacı vekiline eski kanun uygulamasını beyan ve taleplerine dayanak olarak gösterebilmiş olmasına bir nebze de olsa hak verilebileceğini, her ne kadar İstanbul 6 ATM ████████ Esas sayılı dosyası ile sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eder nitelikte olduğu iddiasıyla özel kurulun toplantıya çağrılması konusunda davacıya ,izin verilmesi bu talebin reddi halinde ise özel kurulun toplantıya çağrılması için gerekli işlemleri gerçekleştirmek üzere kayyım görevlendirmesi talep edilmişse de yönetim kurulu tarafından özel kurulun toplantıya çağrılması süresi içerisinde yani dava açma süresinden önce mezkur davayı açmış olması ve dolayısıyla hak düşürücü sürenin dolmuş olması sebebiyle davanın usulden reddedileceği hususunda herhangi bir tereddüt bulunduğundan TTK'nın 454. Maddesinin 5. Fıkrası gereği genel kurul kararı onanmış sayıldığını, sermaye artırım kararının hukuka uygun olduğunu, davacının da içinde bulunduğu azınlık grubu sermaye artırım neticesinde şirketin mevcut sermayesinin %15'in altında kaldığını, bu neticenin önlenmesi amacıyla tüm pay sahiplerine rüçhan hakkını kullanmaları için yasal süre tanındığını, azınlık tarafından rüçhan hakkı kullanılmadığını, davacı ve diğer azınlık ortakların şirket nezdinde hem mali hem idari haklarını kaybetmemek adına hiçbir gayret göstermemiş olduğunu, kendi payları nispetlerinde sembolik olarak nitelendirdikleri sermaye artışını ödemekten dahi imtina ettiklerini, bu durumda şirketin teknik iflas riskinin bertaraf edilmesi amacıyla yalnızca müvekkil şirket tarafından sermaye artışı yapılıp şirketin geleceği bir kere dava müvekkil şirkete yüklendiğini, davacının tek başına azınlık ve imtiyazlı pay sahibi sıfatına sahip olmadığını, açıklanan bu nedenlerle; █████/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3 numaralı kararın hükümsüzlüğünü, █████/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında 3 numaralı kararın iptali taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
:
İlk Derece Mahkemesi █████/2023 tarih ve ████████ Esas-████████ Karar sayılı kararında;
"Dava, genel kurul kararının hükümsüzlüğünün tespiti ve iptali istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı ... Anonim Şirketi'nin 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin "3 numaralı" kararının ve sermaye artırım kararının uygulanması işleminin hükümsüz olduğunun tespiti ve 28.03.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimine ilişkin "3 numaralı" kararın iptaline, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, şirketin yıllardır zarar ettiğini, ve sermayesinin üçte ikisinden fazlasının söz konusu zararlar sebebiyle karşılıksız kaldığını, teknik iflasın riskinin bertaraf edilmesi amacıyla sermaye artırım önlemi alma zorunluluğu doğduğunu, bu nedenle şirketin mevcut 16.333.350,00 TL sermayesinin 10.000.000,00 TL artırılarak 26.333.350,00 TL ye çıkarıldığını, sermayenin kaybı, borca batık olma durumuna ilişkin TTK md. 376 maddesi uyarınca iyileştirici önlemler alındığını, sermaye artım kararında kanuna ve iyiniyet kurallarını aykırılık bulunmadığını, davacının tek başına azınlık ve imtiyazlı pay sahibi olmadığını savunmuştur.
Davacı, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkesi ████████ Esas sayılı dosyası ile sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal eder nitelikte olduğu iddiası ile özel kurulun toplantıya çağrılması konusunda yetki verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamında;
"pay sahipliğinden doğan hakları kullanma yönünden diğer paylardan daha farklı ve üstün belirli araçlara sahip olan paylara, “imtiyazlı paylar” denilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 478.maddesinde “imtiyaz”, paya tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmeyen yeni bir pay sahipliği hakkı olarak tanımlanmıştır. Bu tanımdan çıkarılacak sonuç, anonim şirkette paylar, ya adi paya nazaran üstün haklar tanınarak, ya da kanunda yer almayan hak veya hakların tanınması ile imtiyazlı hâle getirilebilirler. Türk Ticaret Kanununun 421/3.maddesi uyarınca ilk esas sözleşme ile veya esas sözleşme değiştirilerek bazı paylara imtiyaz tanınabilir. İmtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda, paya tanınan üstün bir hak veya kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği hakkıdır. İmtiyaz, doğrudan pay sahibine değil, paya tanınan bir üstünlüktür.
Belirli bir pay grubuna, yönetim kurulunda temsil edilmek üzere, yönetim kurulu üyelerinin o pay grubundan seçilmesi ya da yönetim kuruluna o pay grubunun aday göstermesi, gibi imtiyazlar getirilebilir. Bu durumda payların imtiyazlı pay olduğu kabul edilir.
Somut olay açıklamalar doğrultusunda değerlendirildiğinde, şirket ortaklık sözleşmesinin ... ... Anonim Şirketi ile azınlık ortaklar arasında yapılmış olması, ortaklık sözleşmesinin 4.2.1 maddesi ile şirket yönetim kurulunun dört üyeden oluşmasının, üyelerin üçünün çoğunluk pay sahibi, birinin ise % 15 oranında azınlık pay sahibi ya da sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceğinin kararlaştırılmış olması birlikte değerlendirildiğinde ve ortaklık sözleşmesi bir bütün olarak göz önüne alındığında davalının dışındaki hissedarların imtiyazlı pay olduğu açıktır.
Bununla birlikte imtiyazın payın % 15'e varması ile mi kazanılacağı yoksa % 15 oranına varmayan her bir azınlık hissedarın payının imtiyazlı kabul edilip edilemeyeceğinin de tartışılması gerekmektedir. Şirket Esas Sözleşmesi'nin 4.2.1 maddesinde şirket yönetim kurulunun 3 üyesinin davalının göstereceği, 1 üyenin ise azınlık ortaklar tarafından gösterilen adaylar içerisinden şirket genel kurulu tarafından seçileceği öngörülmüş, payların en az % 15'ine sahip pay sahibi ya da sahiplerine 1 üye, geri kalan % 20 'sine 1 üye, % 30'una 1 üye, % 35'ine 1 üye aday gösterme hakkı olacağı kararlaştırılmıştır.
Düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, sözleşmenin 4.2.1 maddesinde "... Pay'ların en az % 15'ine sahip olan Pay Sahibi veya Sahipleri'nin..." ibaresine yer verilmek suretiyle, bir üye aday gösterme hakkı tek başına % 15 paya sahip olan pay sahiplerine tanındığı gibi her biri daha düşük olmakla birlikte toplamı % 15'i oluşturan pay sahiplerine de tanındığına göre tek başına % olmasa dahi toplamı % 15'i oluşturan pay sahiplerinin hepsinin imtiyazlı olduğunu kabul etmek gerekir. Aksi düşüncenin benimsenmesi halinde, somut olayda olduğu gibi, davanın sadece % 15 pay sahipleri tarafından açılabileceğinin kabul edilmesi durumunda, imtiyazlı pay sahiplerinin genel kurul kararının uygulanabilmesi için onanıp onanmayacağı yönünde karar almak üzere toplantı yapmalarını öngören TTK m.454 hükmü işlevsiz kalacaktır. Bu nedenle somut olayda, yönetim kuruluna aday göstermek için gerekli olan % 15 payı oluşturan azınlık paylarının Türk Ticaret Kanununun 454.maddesi kapsamında imtiyazlı pay olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan Türk Ticaret Kanunu'nun 454/2.maddesinin açık hükmünden anlaşılacağı üzere, maddede imtiyazlı pay sahiplerinin davayı birlikte açmaları ile ilgili bir zorunluluk öngörülmemiştir. Aksine, her imtiyazlı pay sahibi denilmek suretiyle, her imtiyazlı pay sahibinin ayrı ayrı dava açabileceği düzenlenmiştir. Hal böyle olunca da imtiyazlı pay sahibi olan davacının tek başına dava açmasında yasaya aykırı bir yön görülmemiştir."
Açıklamalarına yer verilmiştir.
TTK'nın 376. maddesine göre “Son yıllık bilançodan, sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve bu genel kurula uygun gördüğü iyileştirici önlemleri sunar."
TTK 447 maddesi uyarınca pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlar batıldır.
TTK'nın İmtiyazlı pay sahipleri özel kurulu başlıklı 454. Maddesi, "Genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine, yönetim kuruluna sermayenin arttırılması konusunda yetki verilmesine dair kararıyla yönetim kurulunun sermayenin arttırılmasına ilişkin kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte ise bu karar anılan pay sahiplerinin yapacakları özel bir toplantıda, aşağıdaki hükümler uyarıca, alacakları bir kararla onanmadıkça uygulanamaz."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi █████████ Esas ████████ Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere dürüstlük kuralına aykırı şekilde yapılan sermaye artışından imtiyazlı payları doğrudan etkilenen davacının tek başına dava açmasında yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
... Anonim Şirketi'nin 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında 3 numaralı gündem maddesi ile sermaye artırım kararı alınmıştır. Davalı şirket artışa gerekçe olarak şirketin mali durumunun bozulduğunu ve TTK md. 376 uyarınca sermaye artışının gerekliliğini savunmuştur. Yapılan bilirkişi incelemesi ile sermayenin 10.000.000,00 TL artışı ile şirketin TTK md. 376 da düzenlenen durumdan kurtulması öz kaynaktaki kaybın çok daha fazla olması nedeni ile mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Gerçek kişi ortakların sermaye artımı öncesi pay sahipliği oranı % 19,8 dir. Sermeyenin 10.000.000,00 TL artışı ile sermaye 26.333.350,00 TL ye yükselmektedir. Bu durumda davacınında aralarında bulunduğu gerçek kişi ortakların pay sahipliği oranı %12,28'e (% 15 barajının altına) düşecek ve bir adet yönetim kurulu üyesi belirlemeye ilişkim imtiyaz hakları kaybolacaktır. Dolayısıyla davacının da içinde bulunduğu gerçek kişi ortakların katılmadıkları 10.000.000,00 TL'lik sermaye artışı davalı şirketin TTK md. 376 da düzenlenen durumdan çıkmasını sağlamayacak, fakat artışa katılmayan imtiyazlı pay sahiplerinin esas sözleşmeye göre var olan YK üyesini seçme imtiyazını kaybetmelerine sebep olacaktır. Bu durum dürüstlük kuralına aykırı olmakla TTK md. 445 ve 447 uyarınca 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin "3 numaralı" kararının ve sermaye artırım kararının uygulanması işleminin hükümsüz olduğunun tespitine karar verilmiştir.
... Anonim Şirketi'nin 28.03.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında 3 numaralı gündem maddesi yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimine ilişkindir. Yukarıda açıklandığı üzere 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında 3 numaralı gündem maddesi ile alınan sermaye artırım kararının dürüstlük kuralına aykırılığı nedeniyle hükümsüzlüğe karar verilmiştir. Sermaye artışı kararı imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal etmesi nedeni ile uygulanamayacağından 28.03.2019 tarihli GK toplantısında alınan YK üyelerinin seçilmesi kararı esas sözleşmedeki imtiyaza aykırı olduğundan anılan kararın iptaline hükmedilmiştir."gerekçesi ile,
''1-Davanın kabulü ile; ... Anonim Şirketi'nin 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin "3 numaralı" kararının ve sermaye artırım kararının uygulanması işleminin hükümsüz olduğunun tespitine,
2-... Anonim Şirketi'nin 28.03.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimine ilişkin "3 numaralı" kararın iptaline,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında, davacı tarafından İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş olan ████████ Esas sayılı dosyası ile sermaye artırım kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal eder nitelikte olduğu iddiası ile özel kurulun toplantıya çağrılması konusunda yetki verilmesi talepli davanın İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesince kabul edildiği ve bu kararın istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleştiğinin belirtildiğini, yerel mahkeme bu ifadesinin devamında "ilave bir açıklamaya yer vermeksizin", İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş olan ████████ Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesini yapan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12'nci Hukuk Dairesi'nin █████████ E., ████████ K. sayılı ilamının tamamına yakın bir kısmını gerekçeli karar yapıştırarak, işbu istinaf başvurusuna konu gerekçeli kararının gerekçesini oluşturduğunu, hem İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş olan ████████ Esas sayılı davaya konu hem de huzurdaki davaya konu 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan 3 numaralı sermaye artırım kararının hukuka, kanuna, dürüstlük kuralına ve imtiyazlı pay sahiplerinin haklarına aykırı nitelikte olmadığını, davacının sermaye artırımından önceki pay oranının %6,33 olduğunu, dolayısıyla, davacının, yalnızca azınlık pay sahiplerinden biri olduğu ve tek başına esas sözleşmede yer verilen şirket sermayesinin %15’ine sahip olan azınlık pay sahibi başka bir ifadeyle “İmtiyazlı Pay Sahibi” konumunda olmadığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, dolayısıyla, davacının, kendisi ile birlikte diğer pay sahiplerinin de “İhlal Edildiğini İddia Ettiği Hakları”na dayanarak hem mezkur davayı hem de İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş olan ████████ Esas sayılı davayı ikame edebilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, davacının açtığı diğer davalarda olduğu gibi bu davayı açmaktaki yegane sebebinin davalı şirketin menfaatini ve finansal durumunu yok saymak suretiyle, sadece kendi şahsi çıkarlarını gözeterek, şirkete zarar verme niyetinden ibaret olduğunu, İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesince ve devamında istinaf ve temyiz mahkemelerince mezkur davanın “Türk Ticaret Kanunu’nun 454ncü maddesine dayanan bir dava” olduğunun tespit edildiğini ve dava TTK'nın 454'ncü maddesi kapsamında değerlendirildiğini, TTK’nın 454'ncü maddesi kapsamında İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesince ve devamında istinaf ve temyiz mahkemelerince verilebilecek yegane kararın davanın reddi yönünde olması gerekliyken, yerel mahkemece TTK’nın 454'ncü maddesini nihayetiyle zorlayan yorum ve gerekçelerle, hukuka, normlar hiyerarşisi ilkesine ve dolayısıyla kanuna aykırı şekilde davanın kabulü yönünde hüküm tesis edildiğini ve yüksek mahkemelerce de bu kararın onandığını, mezkur davada yerel mahkemece İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinin kararını onayan istinaf ve temyiz mahkemeleri kararlarına dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, her ne kadar huzurdaki dava, İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmüş olan davadan farklı taleplerle ikame edilmiş olsa da, mezkur dava bakımından yerel mahkemece, 05.02.2019 tarihli 3 numaralı karara yönelik hükümsüzlük kararının ve yine 28.03.2019 tarihli 3 numaralı karara yönelik iptal kararının, İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesin kararı ile doğrudan bağlantılı olması sebepleriyle, işbu istinaf dilekçesindeki sebep ve taleplerimize İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesi huzurunda görülmüş olan davadaki haklılığı ve davanın usul ve esas yönünden reddi gerektiği yönündeki açıklamaları ile birlikte yer verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12'nci Hukuk Dairesince, davacının tek başına imtiyazlı pay sahibi sıfatı hatalı değerlendirildiğini, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda ve yine Türk Ticaret Kanunu’nun 360'ıncı maddesi uyarınca yönetim kurulunda temsil edilme hakkının imtiyazlı pay yarattığı düşünüldüğünde şirketin bütün pay sahipleri imtiyazlı pay sahibi olarak anılması gerektiğini, davalı şirketin esas sözleşmesinin 12nci maddesi uyarınca şirket sermayesinin en az %15’ine sahip olan Pay Sahibi veya Pay Sahiplerinin yönetim kuruluna bir üye aday gösterebileceği gerçeğinden hareketle imtiyazlı pay sahibi konumunda bulunduğunu iddia ettiğini, dolayısı ile de bu ifadeyle imtiyazlı pay sahibi konumunda bulunabilmek için davacının, şirket sermayesinin en az %15’ine sahip bulunması gerekliliğinin aşikar olduğunu, davacının tek başına başına bu hisseye sahip olmadığını ve imtiyazlı pay sahibi olmadığını, İstanbul 6'ncı Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ikame edilmiş olan ████████ esas sayılı dosyasındaki davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, aksi yöndeki Mahkeme, istinaf ve temyiz kararlarının da usul ve yasaya uygun olmadığını, şirketlerin öncelikli amacının, şirket öz varlığını, malvarlığını, koruması olduğunu, şirketler özvarlığını koruyamadığı koruyamama riski olduğu ve sermaye kaybına uğradığı aşamada “Teknik İflası” önleyici başka bir ifadeyle iyileştirici tedbirler almak zorunda olduğunu, bu aşamada şirketin finansal durumu, TTK’nun 376'ıncı maddesi göz önünde tutularak değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin son yıllık bilançosundaki sermaye ve kanuni yedek akçelerin toplamı ile zararı karşılaştırıldığında, müvekkil Şirket tarafından verilen sermaye artırım kararının, TTK’nun 376'ıncı maddesinde öngörülen tedbirlere uyumlu olarak verildiğini, davalı şirketin, sermaye artırım kararının verdiği 05.02.2019 tarihinden geriye gidilerek, son yıllık bilançoları ve finansal tabloları incelendiğinde şirketin yıllardır ticari olarak zarar etmekte olduğu ve esas sermayesinin üçte ikisinden fazlasının söz konusu zararlar sebebiyle “Karşılıksız Kaldığı” anlaşıldığını, davalı şirketin, TTK’nın 376’ncı maddesinin 2'inci fıkrasında yer alan hüküm ile öngörülen “Şirketin Kendiliğinden Sona Erer” sonucunu, başka bir ifadeyle “Teknik İflasını/Teknik İflas Riskini” bertaraf etme amacıyla, sermaye artırım önlemini alma zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu nedenlerle, TTK'nun 376 maddesi uyarınca iyileştirici önlemlerin alınmasının zorunlu olduğu, bu bağlamda şirketin sermayesinin arttırılması kararında, gerek yasal mevzuat gerek ana sözleşme gerekse afaki iyi niyet kurallarına hiçbir aykırılık bulunmadığını, son yıllık bilançolara bakıldığında, davalı şirketin faaliyetlerini, çoğunluk hisse sahibi olan ... ... A.Ş.’den sağladığı finansal destek ile sürdürebildiğinin görüldüğünü, 2018 yılı sonu itibariyle çoğunluk hisse sahibi olan ... ... A.Ş.’ye olan finansal borç, yaklaşık 294 milyon Türk Lirası tutarında olduğunu, ... ... A.Ş. müvekkil şirketin çoğunluk hisse sahibi olsa da, azımsanamayacak tutarda finansal destek sağlama yükümlülüğünün bulunmadığı hususunda herhangi bir tereddüt bulunmadığını, bu durumun davalı şirketin, çoğunluk hisse sahibi ... ... A.Ş.’ye borçlu olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, davalı şirketin finansal verileri incelendiğinde, uzun yıllardır ticari olarak zarar etmekte olduğunu ve TTK’nun 376'ıncı hükmü ile öngörüldüğü şekliyle, esas sermayesinin üçte ikisinden fazla kısmının, söz konusu zararlar sebebiyle karşılıksız kaldığı görüleceğini, bu sebeplerle, 31.12.2018 tarihinde alınan Yönetim Kurulu kararı dosyaya mübrez ile ana hissedara ait söz konusu borçlar, muhasebe kayıtlarındaki sermaye yedekleri hesabında dikkate alındığını ve bu sayede şirketin 2018 yılı sonu bilançosuna göre, şirketin, teknik iflas pozisyonundan çıkartılmaya çalışıldığını, bu borçların tamamının tescilli sermayeye dönüşememesinin yegane sebebi, Ortaklık Sözleşmesinde sermaye artırımına ilişkin, genel kurul nisap sınırlamalarının mevcut olması olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin, ortaklık sözleşmesinde yer alan sınırlamaya uygun olarak, tescilli sermayesini sadece 10.000.000 TL tutarında artırabildiğini, sermaye artırım kararının yasal mevzuat ve sözleşmelere uygun ölçüde yapıldığı ve bu durumda, herhangi bir hak ihlaline sebebiyet vermesinin düşünülemeyeceğini, müvekkil şirketin aldığı sermaye artırım kararı, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 376'ıncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”in 7'inci maddesinde bu hususa ilişkin olarak; “(1) Sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması halinde, toplantıya çağrılan genel kurul; a) Sermayenin üçte biri ile yetinilmesine ve Kanunun 473 ilâ 475 inci maddelerine göre sermaye azaltımı yapılmasına, b) Sermayenin tamamlanmasına, c) Sermayenin artırılmasına, karar verebilir.” denilerek, şirketlerin, sermaye ile kanuni yedek akçelerinin toplamının en az üçte ikisinin zarar sebebiyle karşılıksız kalması durumunda, alması gereken önlemler sınırlı bir biçimde sayıldığını, müvekkil şirketin, TTK, Tebliğ, sözleşmeler ve toplantı karar nisabına uygun olarak, sermaye artırım kararı aldığını, davacı tarafından rüçhan hakkının da kullanılmadığını, yerel mahkemenin, davalı şirketin 05.02.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı'nda alınan sermaye artırımına ilişkin 3 numaralı kararının ve sermaye artırım kararının uygulanması işleminin hükümsüz olduğunun tespitine ve yine müvekkil şirketin 28.03.2019 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimine ilişkin 3 numaralı kararının iptaline yönelik kararının gerekçesinde yargılama safhasında yazılı beyanlarında yer alan bir çok hususa yer verilmediğini ve dava konusu karara ilişkin hukuki ve dolayısıyla gerekli ve yeterli gerekçe, inceleme, değerlendirme, tespitte bulunulmadığını, davanın gerek usulden gerekse esastan reddi yönünde karar tesis edilmesi gerekirken, yerel mahkeme tarafından yeterli gerekçeler gösterilmeden hükümsüzlük" ve iptal eş deyişle davanın kabulü yönünde karar verilebilmesinin hukuka aykırı olduğu konusunda tereddüt bulunmamakta olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davalı şirketin █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinde alınan sermaye arttırımı kararının hükümsüz olduğunu tespitine/iptaline, █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimi kararının iptaline karar verilmesi talebine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili tarafından İstanbul 6. ATM ████████ esas ve ███████ karar sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine açılan TTK'nın 454/2 maddesine göre özel kurulu toplantıya çağrı için izin ve yetki verilmesine ilişkin davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı ve davacının oy oranına göre tek başına imtiyazlı pay sahibi olmaması sebebiyle adı geçen davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, söz konusu istinaf sebeplerinin somut davanın konusu olmadığı, bu hususların adı geçen davada tartışılıp karara bağlanması gerektiği ve nitekim söz konusu savunmaların bu davada davalı tarafından yargılama, istinaf ve temyiz aşamalarında ileri sürüldüğü ve reddine karar verildiği, davacının davalı şirketin pay sahibi olması sebebiyle TTK'nın 445 ve 447 maddeleri uyarınca açılan somut davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, genel kurul kararının butlanı ve iptali davası açabilmek için imtiyazlı pay sahibi olunmasının zorunlu olmadığı gibi TTK'nın 454 maddesi uyarınca açıkça onanmadığından kararın onanmış sayılması halinde dahi davacının iş bu davayı açmayı engelleyen bir kanun hükmünün bulunmadığı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih, ████████ esas ve ██████████ karar sayılı ilamı) anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
Somut uyuşmazlıkta davalı şirketin ortaklarının ... ... A.Ş., davacı, dava dışı ..., ...olduğu, ... ... A.Ş.'nin çoğunluk pay sahibi, diğer ortakların azınlık grubu pay sahipleri oldukları, şirket ana sözleşmesi ve ortaklık sözleşmesine göre azınlık grubu pay sahiplerinin sermaye artış kararından önce hisse oranlarının % 15'i geçmesi sebebiyle yönetim kurulundaki bir üyenin azınlık pay sahibi ya da sahiplerinin göstereceği adaylar arasından seçileceğinin kararlaştırıldığı ve böylelikle paylarının imtiyazlı pay olduğu açık olup, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı vekili, davalı şirketin █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinde alınan sermaye arttırımı kararının imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte olmasına rağmen TTK'nın 454 maddesi uyarınca imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun toplantıya çağrılmadığını, bunun üzerine kendisinin İstanbul 6. ATM ████████ esas ve ███████ karar sayılı dosyasında özel kurulun toplantıya çağrılması için izin ve yetki talebinde bulunulduğunu, sermaye arttırımı kararı özel kurul tarafından onaylanmadıkça uygulanamayacağını, bu sebeple ve kararın ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle hükümsüzlüğünün tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilmesini, kararın bu gerekçeler ile hükümsüz olması sebebiyle bu karara dayalı olarak yeni pay oranına █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimi kararının da ana sözleşmeye, kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından iş bu davada sermaye arttırımına ilişkin kararın imtiyazlı pay sahiplerinin paylarına ilişkin imtiyazı kaldırma amacı ile yapıldığı ve haklarının ihlal edildiği iddiasıyla hem TTK'nın 454 maddesinde izlenecek prosedür izlenmeden tescil ve ilan edildiği, hem de kanuna, ana sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen raporda, davalı şirketin öz varlığının tamamını kaybettiği, şirketin sürekli zarara uğradığı, TTK'nın 376 maddesi kapsamında sermaye artışı ile ilgili alınan kararlarla arttırılan miktarın davalı şirketin kurtuluşu için yeterli olmadığı, davalı şirketin hakim ortağa yüksek miktarda borcu olduğu ve sermaye artışının bu borcun sermayeye dönüşmesi ile gerçekleştiği tespit edilmiştir. Davalının mali durumuna ilişkin yapılan tespitler gözetildiğinde sermaye artışının davalı şirketi iflastan kurtarmaya yönelik yapılmadığı gibi sonuca bir etkisinin bulunmadığı, bu artışın imtiyazlı pay sahiplerinin paylarını azaltarak payların imtiyaz haklarını kaybetmesine ve dolayısıyla yönetime katılma haklarının kaybına sebebiyet verdiği, bu haliyle kanuna, ana sözleşmeye, ortaklık sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve butlan ile batıl olduğunun açık olup, ayrıca davalının TTK'nın 454 maddesi uyarınca özel kurulun onayını almadan veya prosedürü izlemeden kararın tescili ve ilanı da kanuna aykırıdır. Sermaye arttırımı kararı hükümsüz olduğundan buna dayalı olarak yeni pay oranlarına göre yapılan ve imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim kurulu üyeliği için aday gösteremediği █████/2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 numaralı gündem maddesinde alınan yönetim kurulu üye sayısının tespiti ve seçimi kararı da kanuna, ana sözleşmeye, ortaklık sözleşmesine ve dürüstlük kuralına aykırı olup, iptaline karar verilmesi isabetlidir.
Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!