Anahtar kelimeler: Nizami Sularında Esaskarar Fiilden Park Aracını Sürücüsü Ankara Saat Karara

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARYAZILMA TARİHİ
: █████/2026İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARIDavacı vekili dava dilekçesinde; █████/2023 günü davacının aracını nizami bir şekilde park ettiğini, saat 00.30 sularında davalı ...’ün sürücüsü olduğu, davalı ... adına kayıtlı ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan aracın park halinde bulunan davacının aracına çarptığını, davacının aracının da çarpmanın etkisiyle önünde park halinde duran araca çarptığını, davacının aracında yaklaşık 165.000,00 TL hasar, yaklaşık 50.000,00 TL de değer kaybı oluştuğunu, ayrıca tamir süresince aracından mahrum kaldığını, kazadan sonra tamir için aracını servise götürdüğünü kusurlu aracın trafik sigortası olan ... Sigorta AŞ tarafından █████/2023 tarihinde davacının hesabına hasar ödemesi olarak 85.000,00 TL yatırıldığını, ancak davacının aracı kazada ağır hasar gördüğü için 85.000,00 TL ile arabanın yalnızca bir kısmının tamirinin yapıldığını, sigorta şirketinin ödemesinin yetersiz olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 100,00 TL hasar bedeli, 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL araç mahrumiyeti zararının davalılardan tahsilini istemiş, ıslah dilekçesiyle; araç mahrumiyeti zararını 30.000,00 TL olarak, bakiye hasar bedelini 74.175,43 TL, araç ikame bedelini 6.650,00 TL olarak belirleyerek davalılardan tahsilini istemiş, açıklama dilekçesi ile de, 30.000,00 TL araç değer kaybını davalı ... Sigorta’dan, 74.175,43 TL bakiye hasar bedelinin 3.000,00 TL’sinin ... Sigorta AŞ’den, 71.175,43 TL’sinin ... ve ...’ten, 6.650,00 TL araç mahrumiyetinin ise davalılar ... ve ...’ten talep ettiklerini belirtmiş, █████/2024 tarihli duruşmada, sigorta şirketinden talep edilen bakiye hasar bedelinin sehven 3.000,00 TL olduğunu belirterek, 5.000,00 TL olarak tahsilini istemiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olarak 120.000,00 TL olup; yapılan ödemelerle birlikte kaza tarihi itibariyle araç hasarına yönelik yapılan ödemelerin tenzili ile bakiye teminat limitinin 35.000,00-TL olduğunu, yapılan ekspertiz incelemesinde araçta meydana gelen hasarın 85.000,00-TL olarak tespit edildiğini, buna göre █████/2023 tarihinde davacı tarafa 85.000,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, kesinlikle davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının aracında meydana gelen kaza ile illiyetli gerçek hasar miktarının bilirkişi incelemesi yapılarak tespit edilmesinin gerektiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle huzurdaki davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmayacağını, ıslah yoluyla arttırılmasına da muvafakat etmediklerini, davalı ...'ün dava konusu kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olmadığını, kazaya sebebiyet veren asli durumun davacı araç sürücüsünün aracını taşıt yolu üzerinde park ederken gerekli tedbirleri almaması olduğunu, mahkemece belirlenecek olan kusur bilirkişisi ile bu durum tespitinin yapılması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde kazanın meydana geliş şekline ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafından talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, kaza tarihinde müvekkiline ait aracın zorunlu trafik sigortasının teminat limitinin 120.000,00 TL olduğunu, davacı tarafın öncelikle aracında oluştuğunu iddia ettiği gerçek zararın teminat limitleri dahilinde zorunlu trafik sigortasından karşılanması gerektiğini, davacı 5 aylık araç mahrumiyet zararı olduğunu iddia etmişse de, bu talebin haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu ve süre yönünden oldukça fahiş olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemece, davanın, trafik kazası nedeniyle davacı aracında meydana gelen değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyet zararının davalılardan sorumlulukları kapsamında tazmini talebine ilişkin olduğu, alınan kusur raporunda, park halinde bulunan davacıya ait araca çarpan davalının %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, hasara ilişkin olarak ise; 2005 model ... markalı araç için hasar tespitine göre yetkili servis ve piyasa şartlarınca temin edilebilir yedek parça bedeli (A) (Yedek parça bedeli üzerinde %15 oranında hakkaniyet indirimi sonrası) 111.835,43 TL + 47.340,00 TL İşçilik bedeli (B) müşterek toplamda olay tarihi itibariyle iş bu aracın KDV dahil 159.175,43 TL (A+B) gerçek hasar onarım bedelinin olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından █████/2023 tarihinde davacı taraf olan ... adına ödenen 85.000,00 TL hasar tazminatının tespit edilen 159.175,43 TL (A+B) hasar onarım bedeline mahsup edilmesi durumunda 159.175,43 TL – 85.000,00 TL =74.175,43 TL arta kalan hasar tazminatının olduğu, dava konusu ... plakalı 2005 model ... markalı aracın kaza tarihi itibariyle hasarsız mevcut durumu itibariyle ikinci el piyasa değerinin yalnızca KDV dahil 330.000,00 TL, hasar onarımı tamamlanmış haliyle ikinci el piyasa değeri KDV dahil 300.000,00 TL olacağı ve buna göre reel olarak 30.000,00 TL değer kaybının olabileceği, aracın serbest piyasa üzerinden yapılan araştırmalar sonucu aracın hasar onarımının19 gün sürebileceği, aracın 19 gün onarım süresi dikkate alınarak günlük 350,00 TL kiralama bedeli üzerinden yapılan hesaplama sonucu 350,00 TL x 19 Gün=6.650,00 TL araç mahrumiyeti bedelinin olabileceğinin mütala edildiği, raporun karar vermeye elverili olduğu, davacının hesaplanan zararını sürücü ve işletenden talep edebileceği, davalı sigorta şirketini ise 35.000,00 TL bakiye limiti olup, araç mahrumiyet zararları sigorta şirketinden talep edilemeyeceğinden, sigorta şirketinin araç değer kaybı ve bakiye hasar bedelinden sigorta limiti ile sınırlı sorumluluğuna karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davanın Kabulüne, 30.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı ... Sigorta AŞ'den █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, 74.175,43 TL hasar bedelinin █████/2023 tarihinden (davalı sigorta yönünden 5.000,00 TL ve █████/2023 tarihiyle sınırlı olmak üzere) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6.650,00 TL araç mahrumiyet zararının tazminatının davalılar ... ve Yusufcan Şentürk'ten █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş hüküm davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kusuru kabul etmediklerini, davacının aracını hatalı park ettiği için davalının direksiyon hakimiyetini kaybettiğini, sonrasında kalabalık bir grup kendisini darp edince olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığını, olay yeri kamera görüntüleri ile de bu durum sabit olduğunu, nitekim kazadan bir gün sonra da şikayetçi olduğunu, araç değer kaybının fahiş olduğunu aracın geçmiş hasar kayıtları dikkate alınmadan hesaplama yapıldığını, davacının fahiş tazminat alabilmek için davalının alkollü olduğunu ileri sürmüş ise de, bilirkişi raporu ile davalının alkollü olmadığının ispat ediliğini, araç mahrumiyet süresinin de uygun olmadığını kötü niyetle tazminat talep edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyeti istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesine yönelik açıklama dilekçesinde sigorta şirketi ile diğer davalıların sorumluluğu açısından sigorta limiti içerisinde kalan zarar açısından müteselsilen zararın tazmininde bulunmaksızın, sigorta şirketi limiti içerisinde kalan zararları sigorta şirketinden, sigorta limitini aşan zararları ise sürücü ve işletenden talep etmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat davasında; davacı kaza tarihi itibariyle meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğundan, haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın, kaza tarihine göre denetime elverişli, gerekçeli olarak alınacak rapor ile tespit edilmesi gerekir. Dava konusu kaza nedeniyle, hasara uğraması yanı sıra araçta değer kaybı meydana geldiği iddia edilmiş ise, bu kapsamdaki bir zarar meydana gelip gelmediği, kaza tarihi esas alınarak belirlenmelidir. Hasara yönelik tazminat talebine ilişkin alınacak raporda; meydana gelen kaza nedeniyle, aracın hasar gördüğünden bahisle hasar miktarının ve bedelinin tespiti, davacının aracının markası, modeli, yaşı ve kaza ile uyumlu hasar durumu birlikte irdelenmek suretiyle araçtaki hasarlanan parçaların tek tek belirtilmek ve kaza ile uyumlu olduğu da teyit edilmek sureti ile kaza tarihindeki değerlerinin aracın yaşına ve değişecek parçalara göre hurda, amortisman ve kıymet kazanma tenzili de değerlendirilerek hasarlı parçaların bedeli + işçilik bedeli + KDV değerlerinin gösterilmesi, aracın tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti; tamiri ekonomik değilse (araç pert ise) aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç değeri ile hurda değeri arasındaki farkın hasar bedeli olarak tespit edilmesi gerekmektedir.Araç değer kaybına yönelik talepler açsından ise; değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli, davaya konu kazadan önceki aracının değerinin tespiti açısından önceki hasar kayıtları ve davaya konu kazada hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 17. HD'nın █████/2016 tarih ve ██████████ E.- █████████ K.) Burada esas alınacak değer kaybı da kaza tarihine göre belirlenecek olup, kaza tarihi itibariyle, aracın rayiç değeri ve onarım bedeli nazara alındığında, aracın tamirinin ekonomik olmadığının tespiti halinde, davacının sorumlu olacağı zarar aracın kaza tarihindeki piyasa rayici ile sınırlı olduğundan, davacı tamiri ekonomik olmayan bir aracı, tamir ettirerek zararın artmasına neden olmuş ise, ancak aracın sovtaj değeri ile kaza tarihindeki rayiç bedeli arasındaki farkı talep edebileceği göz ardı edilmemeli, tamiri ekonomik olmayan bir aracın tamir edilmesi yoluna gidilmesi durumunda ayrıca değer kaybı talep edilemeyeceği de nazara alınmalıdır.Somut olayda; █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacı 2005 model olan ve kaza tarihi itibariyle 18 yıllık olan aracının hasarlandığını ve aracında değer kaybı meydana geldiğini iddia etmiş, mahkemece hükme esas alınan raporda, davacının meydana gelen kaza neticesinde onarım bedelinin işçilik ve yedek parça olmak üzere 159.175,43 TL olduğu tespit edilmiş, ayrıca kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın rayiç değerinin 330.000,00 TL olduğu ve kaza neticesinde davacı aracında değer kaybı oluşacağını belirtmiştir. Kaza tarihinde 18 yaşında olan aracın önceki hasar kayıtları getirtilmeksizin, araçta değer kaybı oluşacağı denetlenebilir olmadığı gibi, kaza tarihinde kasko değer listesinde değeri 225.000 TL olan aracın, serbest piyasa koşullarında rayiç değerinin yaklaşık %50 daha fazla yani 330.000,00 TL olacağı raporda değerlendirilmiş, kasko değeri ile rayiç değer arasında bu denli farkın sebepleri gösterilmemiştir. Ayrıca aracın tamirinin ekonomik olup olmayacağı da değerlendirilmiştir. Bunun yanı sıra, kaza sonrasında sigorta ekspertiz raporunda kaza ile illiyeti olan onarım gerektiren 31 kalem yedek parçadan bahsedilmiş iken, bilirkişi raporunda ne şekilde tespit edildiği ve tamamın kazayla illiyeti olduğu anlaşılamayan ve denetlenemeycek şekilde 71 kalem yedek parçadan bahsedilerek hasar hesaplanmıştır. Yine söz konusu ekpertiz raporunda aracın rayiç değerinin serbest piyasa koşullarında mahkemece hükme esas alınan raporun aksine 240.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle hükme esas alınan rapor zararın belirlenmesi açısından Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından benimsenen ilke ve yöntemlere uygun tanzim edilmediğinden karar vermeye elverişli olmadığı gibi, aracın rayiç değerinin tespit açısından kasko değer listesinde araç rayiç değerinden bu denli yüksek gösterilmiş olması, ayrıca ekspertiz raporu ile gerek hasarlanan parçalar gerekse araç rayiç değeri açısından çelişki barındırdığından ve ne şekilde belirlendiği anlaşılmayan hasarlı parçaların kazayla illiyeti değerlendirmediğinden karar vermeye elverişli değildir.Bu durumda, öncelikle kaza tarihinde 18 yıllık olan davacıya ait aracın kaza tarihindeki plaka ve şase bilgileri bildirilmek suretiyle Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinden kaza tarihinden önceki hasar bilgisi sorulmak suretiyle, geçmiş hasar kayıtları dosyaya kazandırılarak, bundan sonra dosyanın makine mühendislerinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile, sigorta ekspertizi tarafından tespit edilen hasar kayıtları, davacıya ait aracın fotoğrafları da değerlendirilmek suretiyle, kaza neticesinde davacının aracında meydana gelen hasar bedeli, yukarıda açıklanan ilke ve yöntemlere göre tespit edildiği, davacının kazaya bağlı olduğunu iddia ettiği onarımların kazayla illiyetinin değerlendirildiği, bu şekilde araç onarım bedeli belirlenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın km, önceki hasar kayıtları, kullanılmışlık düzeyi, modeli ve sair özellikleri değerlendirildiğinde kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında rayiç değerinin tespit edildiği, buna göre belirlenen onarım bedeline göre tamirinin ekonomik olup olmayacağının tespit edildiği, tamirinin ekonomik olmadığı durumda araç sovtaj değeri ile aracın rayiç değeri arasındaki farka göre zararın belirlendiği, bu durumda ayrıca araç değer kaybının olmayacağının gözetildiği, aracın tamirinin ekonomik olması durumda ise arcın onarılması nedeniyle aracın yaşı nazara alındığında, kıymet kazanma ve amortisman tenzili veya hurda bedeli indirilmesi gerekip gerekmediğinin değerlendirildiği, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler sonrasında bakiye hasar bedelinin belirlendiği, ayrıca araç değer kaybı yönünden, aracın tamirinin ekonomik olduğu her durumda değer kaybı oluşmayabileceğinden belirtilen ilke ve yöntemler çerçevesinde davacının kaza nedeniyle aracında değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespit ediliği denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, karar vermeye elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekili'nin istinaf başvurusunun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, öncelikle davacıya ait aracın plaka ve şasi no'su da bildirilmek suretiyle █████/2023 tarihinden önceki hasar kayıtları Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinden sorularak varsa hasar kayıtları dosyaya kazandırılmak suretiyle, dosya makine mühendislerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, yukarıda açıklanan hususları karşılar şekilde, bilirkişi heyetinden denetime elverişli, mevcut hasarların kazayla illiyetinin değerlendirildiği ve davacının aracının tamirinin ekonomik olması ve araçta değer kaybı oluşacağının tespit edilmesi halinde araç değer kaybının belirlendiği rapor alınarak, kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle ilk derce mahkemesi kararında kesinleşen yönler ve usuli kazanılmış haklar korunarak, dava dilekçesi ve sonrasında açıklama dilekçesindeki talep çerçevesinde davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalıların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,2-Kararın kaldırılma sebebine göre davalılar ... ve ... vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,3-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalılara iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.Başkan-ÜyeÜyeKatip* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.