Anahtar kelimeler: Yazim Eser Usulden Ankara Hmk Yılında Karara Yoluna Özeti Aşamasında

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No
: ████████ - Karar No:████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31. HUKUK DAİRESİ
(İnceleme Aşamasında Kararın Kaldırılarak Dosyanın Mahkemesine Gönderilmesi HMK 353/1-a.6 md)
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ████████ E-███████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
:█████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin 2016 yılında başladığını, 2017 ve 2018 yıllarında devam ettiğini, davacının bu yıllarda davalıya malzemeli işçilik hizmeti verdiğini, buna karşılık hakediş faturaları kesildiğini, davalının bu faturaların bir kısmını ödediğini, bir kısmını ödemediğini, alacağın tahsili için Ankara 10. İcra Dairesi Müdürlüğünün █████████ Esas nolu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas nolu dosyası ile açılan itiraz iptali davasında dava konusu faturaya karşılık ödeme yapıldığı yönündeki bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini, işbu davadaki alacağın cari hesap alacağı olduğunu, davacı tarafından davalıya kesilen bütün faturalar ve davalı tarafından yapılan bütün ödemeler düşüldükten sonra kalan bakiye alacağa ilişkin olduğunu ileri sürerek ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesap alacağı olan 193.335,74 TL'nin █████/2019 temerrüt tarihinden itibaren ferileri ve avans faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, taraf arasında aynı alacağa ilişkin yapılan yargılama sonunda Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ karar nolu kararı ile davanın reddine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kararın kesin hüküm oluşturduğunu ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece;" Dava, taraflar arasındaki malzemeli işçilik sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen cari hesaba dayalı olarak açılan alacak davasıdır.
Davacı, davalı ile arasında malzemeli işçilik sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeden doğan edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlere karşılık doğan para alacağı için düzenlediği faturaların tutarlarının bir kısmını davalının ödemediği, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas nolu dosyasına konu alacağın faturaya dayalı olduğu, dava konusu alacağın ise cari hesap alacağı olduğu vakıalarını ileri sürmüş ve cari hesap alacağı 193.335,74 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise zamanaşımı defi ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar nolu kararının kesin hüküm oluşturduğunu ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının işbu davadan önce Ankara 6. Genel İcra Dairesi Müdürlüğünün ██████████ Esas nolu dosyası ile davalı hakkında █████/2019 tarihli, █████/2017 tarihli 002136 numaralı 256.650,00 TL tutarlı faturanın bakiyesi 193.335,74 TL asıl alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlattığı, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğu, davacının Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas nolu dosyası ile açtığı itirazın iptali davasının yargılaması sonunda █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar nolu karar ile davanın reddine karar verildiği, kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin █████/2023 tarih ████████ Esas █████████ Karar nolu kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilmesi ile kesinleştiği, davaya konu alacak ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar nolu kararına konu alacağın aynı olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacı ve davalının ticari defter ve kayıtları ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar nolu dosyasının incelenmesi sonucunda hazırlanan mali müşavir bilirkişi ...'nun █████/2024 tarihli raporunda davaya konu alacak ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar nolu kararına konu alacağın aynı olduğunu bildirmesi, dava dilekçesinde dava konu alacağı doğuran hukuki ilişki ile Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar nolu kararına konu alacağı doğuran hukuki ilişkinin aynı olduğunun belirtilmesi, dava dilekçesinde dava konusu alacağın cari hesaptan doğduğu ileri sürülmesine karşın Türk Ticaret Kanununun 89. maddesinin 2. fıkrasına yazılı şekilde yapılması gereken cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun ve yazılı şekilde yapıldığının iddia ve ispat edilmemesi, dava ile █████/2023 tarihinde kesinleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2021 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar nolu kararının konusunun, taraflarının ve sebebinin aynı olup Hukuk Muhakemeleri Kanununun 303. maddesinin 1. fıkrasına göre kesin hüküm oluşturması, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının i bendine göre aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olması nedenleri ile davanın Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının i bendi ve 115. maddesinin 2. fıkrasının 1. cümlesi gereğince aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine, davacının veya davacı vekilinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 329. maddesinin 2. fıkrası gereğince disiplin para cezası ile cezalandırılmasına yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davanın dava şartı noksanlığından dolayı usulden reddine karar verilmesi nedeni ile davalının zamanaşımı defi hakkında değerlendirme yapılmamış, aşağıdaki karar verilmiştir. " şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; HMK'nın 303 maddesi gereğince kesin hüküm oluşması için tarafların, konunun ve dava sebebinin aynı olması gerektiğini, mahkemece bu incelemenin yüzeysel yapıldığını, hukuki ilişkinin yani cari hesap-fatura alacağı farkının gözetilmediğini, bilirkişi raporunda teknik inceleme yerine hukuki nitelendirme yapıldığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını, tanık delillerinin toplanmadığını, davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olup, müvekkilinin ticari kayıtlarında olmayan ve ödenmediği belirtilen iki adet çekin araştırılmadığını, kim tarafından ne şekilde tahsil edildiğinin belirlenmediğini, █████/2017 tarihli 256.650,00 TL tutarlı faturanın 193.335,74 TL sinin davalının ödemediğini, bu sebeple takip başlatıldığını, itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını, kesinleşen davanın taraflar arasındaki fatura alacağına ilişkin olduğunu, eldeki davanın ise cari hesaba dayalı olup, konularının aynı olmadığını, talep türü, sebebi ve hukuki ilişkinin aynı olmadığını, eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE
:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kesin hüküm, 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesinde "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir....." hükmü bulunmaktadır. Bu hükme göre kesin hükümden bahsedebilmek için; a)davanın taraflarının aynı olması b) dava sebeplerinin aynı olması c) dava konusunun aynı olması gerekir.
Tarafların aynı olmasından anlaşılması gereken; her iki davada da tarafların aynı kişiler olması anlamına gelir. Hükmün davanın tarafları dışında üçüncü kişilere kural olarak herhangi bir etkisi yoktur. Zaten davada taraf olmayan bir kişiyi kararın bağladığının kabulü hukuki dinlenilme hakkına da aykırılık teşkil eder. İkinci unsur olarak dava sebeplerinin aynı olmasından anlaşılması gereken ise; davacının talep sonucunu dayandırdığı vakıaların aynı olması anlamına gelir. Aynı vakıalara dayanılarak dava açılması halinde kesin hükmün varlığından söz edilir. Üçüncü ve son unsur ise; dava konusunun aynı olmasıdır. Dava konusunun aynı olup olmadığının anlaşılması için yapılacak şey, her iki davanın netice-i talep kısmının aynı olup olmadığına bakmaktır. Her iki davanın talep sonucu kısmı aynı ise kesin hükmün varlığından bahsedilebilir. Öte yandan kesin hükmün varlığı HMK'nın 114.maddesinin (i) bendinde olumsuz dava şartı olarak düzenlenmiştir (Yargıtay 15 HD █████████ E █████████ K; █████████ E ████████ K; █████████E █████████ K).
Tüm bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davacı taraf eldeki davada, taraflar arasında 2016 yılından itibaren devam eden ticari ilişki sonucu oluşan cari hesap nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek bu alacağın tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise, dava konusu alacak yönünden kesin hüküm bulunduğunu ve 260.000,00 TL miktarlı çeklerle ödeme yaptığını belirtmiştir.
Mahkemece kesin hükme dayanak yapılan Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ esas sayılı itirazın iptali istemli dava dosyasında ise, takip ve dava konusu olarak █████/2017 tarihli 256.650,00 TL miktarlı bir adet faturanın gösterildiği, yargılamanın sadece bu fatura üzerinden devam ettirildiği, alınan bilirkişi raporunda dahi taraf defterlerinin sadece bu fatura ve bu faturaya yönelik yapılan ödemeler yönünden ve █████/2017 tarihine kadar kayıtların incelendiği, mahkeme kararında anılan bu fatura için hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Oysa eldeki davada, yazılı sözleşme olmasa dahi teamül haline gelen cari hesaba dayalı olarak dava açıldığı, dava konusu olarak diğer dosyadaki fatura dahil olmak üzere taraflar arasındaki tüm ticari ve hukuki ilişkinin gösterildiği, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, tarafların alacak -borç durumlarının █████/2018 tarihine kadar incelendiği, bu durumda her iki davanın konusunun ve sebebinin farklı olduğu, ilk davadaki hükmün eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davanın sebebi olarak cari hesaba dayanıldığı ve davaya konu edilen hususun taraflar arasındaki dava tarihine kadar olan ticari-hukuki ilişki olduğu dikkate alınarak işin esasına girilip, gerekirse konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi heyetinden rapor da alınmak suretiyle, gerekli inceleme ve değerlendirme yapılarak, bu sırada davalı tarafın kayıtlarında bulunan iki adet çek yönünden davacı tarafın itirazları da incelenip değerlendirilerek taraflar arasındaki alacak-borç hesabının yaptırılıp sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 gün ve ████████ Esas ███████ sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
5-Davacı tarafından ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa ilgili icra dairesince iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan Üye Üye Katip
¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!