Anahtar kelimeler: Franchise Üstlendiğini Ödemeyi Standartlarını Lisans Markanın Bırakmayı Yerlerin Markasının Marka

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA/Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 27.12.2022 tarihinde bir franchise sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile "..." markasının Türkiye’de tek lisans sahibi davalının, markanın kullanımını sözleşme şartları çerçevesinde müvekkiline bırakmayı üstlendiğini, müvekkilinin de sözleşme bedelini ödemeyi üstlendiğini, müvekkilinin sözleşme bedelini ödediğini, sözleşme ile marka standartlarını sağlayacak yerlerin araştırıldığını, bulunan yerlerin davalı tarafından uygun görülmediğini, müvekkilinin marka kullanımına başlayamadığını, buna göre 27.03.2023 tarihine kadar dükkan bulunamaz ise en geç 11.04.2023 tarihinde müvekkili tarafından ödenen sözleşme bedelinin davalı tarafından iade edilmesinin gerekeceğini ancak davalının sözleşme bedelini iade etmediğini beyan ederek davalı aleyhine girişilen icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak kaydı ile hesaplanacak inkar tazminatı ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA/Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafından marka kullanımına başlanamaması, müvekkili şirketin kusurundan kaynaklanmadığını, sözleşmenin feshi ve bedelin iadesine ilişkin şartların gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın sürecin tamamlanması için gerekli girişimleri yapmadan ödeme iadesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle, haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER VE GEREKÇE/Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen Franchise sözleşmesi ve ek protokol sözleşmesi kapsamında davacı tarafça ödenen sözleşme bedelinin protokol şartlarının yerine getirilmediği iddiasına dayalı olarak davalıdan iadesi istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.█████/2022 tarihli Franchise Sözleşmesi, Ek Protokol Sözleşmesi, ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtları celp edilmiş, dosya arasına konulmuştur.Celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine █████/2023 tarihinde ... 9. İcra Dairesi'nin...Esas sayılı dosyasında █████/2022 tarihli Franchise Sözleşmesi Ek Protokolü uyarınca sözleşme bedeli ve işlemiş faiz alacağına dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe yasal süresi içinde itiraz edildiği ve itiraz üzerine ilgili icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek Borçlar hukuku kürsüsünden sözleşmeler konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında taraflar arasında akdedilen franchise sözleşmesi ve ek protokol sözleşmesinin de incelenerek tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, davacı tarafça ödendiği iddia olunan sözleşme bedelinin davalıdan iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'ya tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda özetle; "Davacı ile davalı arasında franchise sözleşmesi akdedildiği, Sözleşmenin 3.2.1 maddesine göre 400.000,00 TL + KDV ödeme yapıldığı, Ek protokole güle 90 gün içinde dükkan bulunmazsa 15 gün içinde para iadesi yapılacağı, taraflarca bozucu şartın öngörüldüğü ve somut uyuşmazlıkta belirlenen bozucu şartın gerçekleştiği, Davacının toplam 472.000,00 TL'yi talep edebileceği, Mahkemenizce 11.04.2023 tarihinde ihtara gerek kalmadan temerrüdün oluştuğu kanısında olunursa 21.766,96 TL avans faiz hesap edildiği, davacının 21.488,00 TL faiz talep ettiği," yönünde görüş bildirildiği görülmüştür.Mahkememizin █████/2026 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Davalı vekilinin itirazları doğrultusunda dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile itirazların değerlendirilmesine, özellikle taraflar arasında akdedilen franchisse sözleşmesi ve ek protokol sözleşmesine ilişkin hükümler değerlendirilerek sözleşmede ücret iadesi yapılabilmesinin şarta bağlanıp bağlanmadığı, davacının bu meyanda yükümlülüklerinin bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2026 tarihli ek raporda özetle; " Sözleşmenin 3.2.1.1. maddesinde isim hakkı kullanım bedelinin iade edilmeyeceği düzenlenmiş ise de, ek protokol ile bu kurala istisna getirilerek 90 gün içinde dükkan bulunamaması halinde 15 gün içinde bedelin iade edileceğinin kararlaştırıldığı, Ek protokoldeki koşul incelendiğinde; protokolün lafzında dükkan bulma sürecinde taraflardan hangisinin ne ölçüde çaba göstermesi gerektiğine, hangi prosedürlerin izlenmesi gerektiğine veya taraflardan birinin özen yükümlülüğüne dair herhangi bir düzenlemenin yer almadığı, koşulun salt "dükkan bulunmazsa" şeklinde objektif bir olguya bağlandığı, Davalı — vekilinin, davacının dürüstlük kurallarına aykırı olarak koşulun gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddiasının (TBK Md. 175), dosyadaki mevcut deliller çerçevesinde ispat edilemediği,Davalı tarafından davacıya lokasyon önerildiğine, davacının bu önerileri haksız yere reddettiğine veya tamamen pasif kaldığına dair herhangi bir somut delilin bulunmadığı Franchise sözleşmesinin 2.7. maddesi uyarınca satış noktasının franchise verenin onayladığı yer olması gerektiği dikkate alındığında, dükkan bulma sürecinin yalnızca franchise alanın sorumluluğuna bırakılamayacağının, franchise verenin de bu süreçte aktif katılım ve destek yükümlülüğünün bulunduğunun değerlendirildiği, Kök rapordaki değerlendirmelerin dosyadaki mevcut deliller çerçevesinde korunduğu, Faiz başlangıç tarihi yönünden kök rapordaki değerlendirme aynen muhafaza edildiği, Mahkemenizce 11.04.2023 tarihinde ihtara gerek kalmadan temerrüdün oluştuğu kanısında olunursa 21.766,96 TL avans faiz hesap edildiği, davacının 21.488,00 TL faiz talep ettiği hususları kök raporda ayrıntılı olarak açıklandığı, " yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.Dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde, taraflar arasında █████/2022 tarihli Franchise Sözleşmesinin ve bila tarihli Ek Protokolün akdedildiği ve sözleşmeye konu işin yerine getirilmesi, sözleşmenin uygulanmaya başlaması için tarafların üzerine düşen yükümlülükleri tamamlaması ile sözleşmenin uygulanması, sözleşmenin uygulanamaması nedeniyle taraflara düşen sorumlulukların tespit edilmesi gerekeceği anlaşılmaktadır.Franchise sözleşmesi, Türk hukukunda kanunla düzenlenmemiş (isimsiz/atipik) karma nitelikli bir sözleşme ür. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, franchise sözleşmesini bir ürün veya hizmetin imtiyaz hakkına sahip tarafın belirli şartlar dahilinde işin yönetim ve organizasyonuna ilişkin bilgi ve destek sağlamak suretiyle ikinci tarafa verdiği imtiyazdan doğan uzun dönemli ve sürekli bir iş ilişkileri bütünü olarak tanımlamıştır (Yargıtay 19. HD., 25.06.2001, ...E.). Franchise sözleşmesi, tam iki tarafa borç yükleyen, sürekli borç ilişkisi doğuran ve çerçeve niteliğinde bir sözleşmedir (Altıntaş, Ayşe Tuğba, Franchise Sözleşmesinde Tarafların Borçları, Ankara, 2019, s. 37 vd.).Franchise sözleşmesinde franchise verenin başlıca borçları arasında fikri ve sınai unsurları kullandırma, franchise alanı aydınlatma, koruma ve destekleme yükümlülükleri yer alırken; franchise alanın borçları arasında sürümü kendi nam ve hesabına yapma, ücret ödeme, franchise verenin talimatlarına uyma ve menfaatlerini koruma yükümlülükleri bulunmaktadır.Franchise sözleşmelerinde franchise alan tarafından franchise verene sözleşme başlangıcında bir defaya mahsus ödenen giriş bedeli (entry fee / isim hakkı kullanım bedeli), franchise verenin markasını, know-how'ını ve sistemini kullanma hakkı karşılığında alınan bir bedeldir. Bu bedelin iade edilip edilmeyeceği, taraflarca sözleşme ile kararlaştırılabilir. Nitekim doktrinde ve Yargıtay uygulamasında, sözleşme serbestisi çerçevesinde giriş bedelinin iadesine ilişkin düzenlemelerin geçerli olduğu kabul edilmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. sayılı kararında, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin dikkate alınması gerektiği, sözleşmede bedelin iade edilmeyeceğine ilişkin hükmün bağlayıcılığı vurgulanmıştır (Okyay-Evren, "Franchise Sözleşmelerinin Feshine Bağlı Sonuçlar", 2022).Türk Borçlar Kanunu'nun 170-175. maddeleri arasında koşullar düzenlenmiştir. Koşul, bir hukuki işlemin hüküm ve sonuçlarının, gelecekte gerçekleşip gerçekleşmeyeceği bilinmeyen bir olguya bağlanmasıdır. Koşullar, geciktirici koşul ve bozucu koşul olmak üzere ikiye ayrılır. Geciktirici koşulda sözleşme koşul gerçekleşene kadar askıda kalırken, bozucu koşulda sözleşme hüküm ifade etmekte olup koşulun gerçekleşmesi ile sözleşme kendiliğinden hükümden düşer (Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 25. Bası, Ankara, 2020, s. 1130 vd.; Oğuzman, M. Kemal/Öz, M. Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1, 18. Bası, İstanbul, 2020, s. 888 vd.).Somut olaya dönüldüğünde, dava konusu sözleşme ve uyuşmazlık konusu incelendiğinde; taraflar arasında 27.12.2022 tarihinde Franchise Sözleşmesinin akdedildiği, akabinde bila tarihli ek protokol ile franchise sözleşmesine konu dükkanın bulunmasına dair anlaşma imzalandığı, 27.12.2022 tarihli sözleşme incelendiğinde, 3.2.1 maddesine göre davacı franchise alanın, davalıya 400.000,00 TL (+KDV) ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, Sözleşme maddesine göre bu bedelin iade edilmeyecek bir bedel olduğu, taraflara iadesinin mümkün olmadığı belirlenmiş, akabinde taraflarca akdedilen bila tarihli Ek Protokolde ise sözleşme akdinden itibaren 90 gün içerisinde dükkan bulunmaz ise paranın iade edileceği kararlaştırılmıştır. İlgili ek protokolde hangi paranın iade edileceği özel olarak belirtilmemiş olsa da tarafların beyanları, sözleşme hükümleri ve ek protokol kül halinde değerlendirildiğinde işbu paranın sözleşme kurulurken davacı franchise alan tarafından ödenen isim hakkı kullanım bedeli olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafından bu bedelin ödendiği de tarafların kabulündedir.Franchise Sözleşmesi incelendiğinde, dükkan bulunmasına dair özen maddelerine yer verilmediği, Ek Protokol incelendiğinde ise “Sözleşmenin imza altına alındığı tarihten itibaren 90 gün içinde dükkan bulunmazsa 15 gün içinde para iade edilecektir.” denilmekle taraflarca imza altına alınan ek protokolde salt dükkan bulunmamasının bozucu yenilik doğuran şart olarak belirlenmiş olduğu görülmektedir. Bu hükme göre, taraflardan birinin açık ve ağır ihlali durumu haricinde, salt dükkanın bulunmamış olmasının sözleşmenin sonlanması anlamına geleceği kanaatine varılmıştır.TBK'nın 175. maddesi, taraflardan birinin koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olması halinde koşulun gerçekleşmiş sayılacağını düzenlemektedir. Maddenin mefhum-u muhalifinden hareketle, taraflardan birinin koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı bir şekilde sağlaması halinde de koşulun gerçekleşmemiş sayılacağı doktrinde kabul edilmektedir (Oğuzman/Öz, C.I, s. 892; Eren, s. 1132). Nitekim TBK Md. 175'in başlığı "Dürüstlük kurallarına aykırı engelleme" şeklinde olsa da bu hükmün koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı olarak sağlama haline de kıyasen uygulanacağı kabul edilmektedir.Bu çerçevede, bozucu koşulun gerçekleşmesine taraflardan birinin dürüstlük kurallarına aykırı davranışı ile sebebiyet verilmesi halinde, bu durumun TBK Md.175 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.TTK'nın 18/2. maddesi uyarınca her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir. Basiretli iş adamı kavramı, tacirin öngörülü, tedbirli ve makul kararlar alarak ticari faaliyetlerini yürütmesini ifade eder. Bu yükümlülük, sözleşme kapsamında franchise alanın da dükkan bulma sürecinde aktif ve özenli davranmasını gerektirmektedir.Bozucu koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinde, koşulun hangi tarafın faaliyet alanına girdiği ve tarafların bu koşulun gerçekleşmemesi için üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarının da değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı vekili itirazında, davacının 90 günlük süre içinde uygun dükkan bulmak için gerekli özeni göstermediği, pasif kalarak sürenin dolmasına sebebiyet verdiği iddiasında bulunmakla, bu itirazın, TBK Md. 175 ve TMK Md. 2 çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Franchise sözleşmesi ve ek protokol hükümleri bir bütün olarak incelendiğinde, dükkan bulma yükümlülüğünün münhasıran hangi tarafa ait olduğuna dair açık bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir. Franchise sözleşmesinin 3.1.2. maddesine göre franchise veren, mağaza dizaynı, aletlerin seçimi, ürün gamı, yeni ürünler, personel eğitimi, acil durumlarda geçici yetişmiş personel desteği, teknik destek, bütçe yapma, fiyat belirleme, mimari proje ve kontrolörlük gibi konsept uygulamalarına katkıda bulunacaktır. Sözleşmenin 2.7. maddesine göre ise satış noktası, BM'nin onayladığı bina, cadde veya alışveriş merkezlerindeki satış yerleridir. Bu hükümlerden anlaşıldığı üzere, franchise alanın (davacının) bir satış noktası bulması gerekirken, bulunan yerin franchise verenin (davalının) onayına tabi olduğu açıktır. Dolayısıyla dükkan bulma süreci, her iki tarafın da aktif katılımını gerektiren bir süreçtir. Davalı vekili, davacının dükkan arama sürecinde gerekli özeni göstermediğini, pasif kaldığını ve sunulan lokasyonları reddettiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili, cevap dilekçesinde "müvekkil şirketin önerdiği lokasyonları da değerlendirmediğini" beyan etmiş ancak bu yönde somut bir belge, yazışma veya lokasyon önerisi dosyaya ibraz edilmemiştir.HMK Md. 190 uyarınca, TBK Md. 175 kapsamında davacının koşulun gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı biçimde sebebiyet verdiğini iddia eden davalının bu iddiasını ispat etmesi gerekmektedir. Davalı, davacıya lokasyon önerdiğini, davacının bu önerileri makul bir gerekçe olmaksızın reddettiğini, ya da davacının dükkan arama sürecinde tamamen pasif kaldığını gösteren herhangi bir belge sunamamıştır. Buna karşın, davacı tarafından da dükkan aradığına, emlakçılarla görüştüğüne veya yer baktığına dair bir delil sunulmadığı tespit edilmiştir. Ancak burada önemli olan husus, ispat yükünün kime ait olduğudur. Ek protokoldeki hüküm, salt "dükkan bulunmazsa" ifadesini içermekte olup taraflardan birinin özen göstermesini, belirli çabaları sarf etmesini veya belirli prosedürleri takip etmesini koşulun gerçekleşmesi veya gerçekleşmemesi bakımından şart olarak öngörmemektedir.Sözleşme hukukunda yorum, tarafların ortak iradelerinin araştırılması suretiyle yapılır (TBK Md. 19). Ek protokolün lafzı açık olup, "dükkan bulunmazsa" ibaresi, dükkanın hangi tarafın çabasıyla bulunacağına veya hangi tarafın kusuru ile bulunamadığına atıf yapmaksızın, salt dükkanın bulunup bulunmadığı olgusunu esas almaktadır. Davalı vekilinin itirazında ileri sürdüğü "davacının ticari karar değişikliği ile vazgeçmiş ve 90 günlük süreyi bahane olarak doldurmuş olabileceği" iddiası, bir ihtimalden ibaret olup bu yönde somut delil sunulmamıştır. Buna karşın, TBK Md. 175'in mefhum-u muhalifinden hareketle, taraflardan birinin koşulun gerçekleşmesini dürüstlük kurallarına aykırı olarak sağlaması halinde koşulun gerçekleşmemiş sayılacağı doktrinde kabul edilmektedir (Oğuzman/Öz, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. I, 18. Bası, s. 892). Ancak somut olayda, davacının böyle bir davranışta bulunduğunu ortaya koyan bir delil mevcut değildir. Ayrıca, franchise sözleşmesi kapsamında satış noktasının BM'nin (davalının) onayladığı yer olması gerektiği düzenlenmiştir (Md. 2.7). Bu hükme göre, davacının bulduğu bir yerin de davalının onayına sunulması ve onaylanması gerekmekte olup davalının bu yöndeki itirazlarına itibar edilmemiş,Alacak iddiasının tespiti bakımından ise, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin imza tarihi olan 27.12.2022'den itibaren geçen 90 günlük süre içerisinde dükkanın bulunması bozucu şart olup, 90'ıncı gün ise 27.03.2023'tür. Ek protokole göre bu tarihe kadar dükkan bulunmaz ise 15 gün içinde para iade edilecek olup bu tarih de (27.03.2023 + 15 gün) 11.04.2023 olup davacı tarafından yapılan KDV dahil 472.000,00 TL ödemenin ek protokol hükümleri kapsamında davalıdan iade koşullarının oluştuğu, ek protokol uyarınca 15'inci günün sonunda davalı tarafın temerrüde düşmüş kabul edileceği bu suretle █████/2023 ila takip tarihi olan █████/2023 tarihleri arası için yapılan faiz hesaplamasında 3095 sayılı Kanun'un 2/2 maddesi uyarınca avans faizi üzerinden yapılan hesaplamaya göre █████/2023/-█████/2023 tarihleri arasındaki işlemiş faiz 74 gün için yıllık %10,75 faiz oranı üzerinden ve █████/2023-█████/2023 arasındaki 53 gün için yıllık %16,75 faiz oranı üzerinden toplam 21.766,96 TL tutarında davacının, davalıdan faiz alacağı talebinde bulunabileceği, davacının 21.488,00 TL faiz alacağı talebinde bulunmuş olduğu görülmekle talebe bağlı kalınarak işbu miktar yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davalı vekili tarafından temerrüt ve faiz başlangıcına ilişkin itirazda bulunulduğu, sözleşmede veya protokolde "bu sürenin sonunda derhal temerrüt faizi işler" şeklinde bir hüküm bulunmadığı, davacının davalıya usulüne uygun bir ihtarname ile temerrüte düşürmesi gerektiğini, dosyada böyle bir ihtarnamenin mevcut olmadığı gerekçesi ile işlemiş faiz tutarına itiraz ettiği görülmektedir.Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçlarına ilişkin olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) 1530. maddede; temerrüt tarihi, temerrüt faizi başlangıcı ve faiz oranı yönünden daha özel nitelikte bir düzenleme bulunmaktadır.Bu hükme göre; ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer (TTK 1530/2). Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır (TTK 1530/3).Gecikme faizi ödenmeyeceğini veya ağır derecede haksız sayılabilecek kadar az faiz ödeneceğini, alacaklının geç ödeme dolayısıyla uğrayacağı zarardan borçlunun sorumlu olmayacağını veya sınırlı bir şekilde sorumlu tutulabileceğini öngören sözleşme hükümleri geçerizdir. Geçersizlik durumunda yedinci fıkra uygulanır (TTK 1530/6).Bu madde hükümleri uyarınca alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hâllerde uygulanacak faiz oranını ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası her yıl ocak ayında ilan eder. Faiz oranı, 4/███████ tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda öngörülen ticari işlere uygulanacak gecikme faizi oranından en az yüzde sekiz fazla olmalıdır (TTK 1530/7).Açıklanan ilkeler çerçevesinde, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ... K sayılı emsal ilamı, Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin ...Esas ... K sayılı ilamı uyarınca; davacının TTK. 1530. maddesi uyarınca ek protokol ile paranın iade edileceği süre açıkça belirlenmiş olup, 90 günlük sürenin dolmasına takiben 15 gün içinde paranın iade edileceğinin kararlaştırıldığı, bu düzenlemenin, borcun ifa edileceği günü taraflarca birlikte belirleyen bir düzenleme niteliğinde olduğu dolayısı ile 90'ıncı günün (█████/2023) akabinde 15 günlük sürenin bitimi olan █████/2023 tarihinden itibaren avans faizini talep hakkının bulunduğu gerekçesi ile davalının itirazları yerinde görülmemiş, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 94.400,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 9. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 94.400,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 33.710,17-TL harçtan peşin yatırılan 5.960,11-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.750,06-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 78.958,08-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,5-)Davacı tarafından yatırılan 8.137,50-TL yargılama gideri ile 5.960,11-TL peşin harç, 269,85-TL başvurma harcı toplamı 14.367,46-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-)Davalı tarafından yapılan 2.500,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,8-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır