Anahtar kelimeler: Atmnin Bam Esaskarar Eser Yazim Birleşen Ankara Hmk Aşamasında Adliye

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
31.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
(İnceleme aşamasında / Duruşmasız)
(Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi
HMK 353/1-a-4 ve a-6)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ Esas-████████ Karar (Birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar Sayılı ve Birleşen Ankara 3 Atm'nin ████████ Esas █████████ Karar Sayılı Dosyaları)
ASIL DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN DAVALARIN
KONUSU
: Alacak ve Tapu İptali ve Tescil (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında asıl ve birleşen dosyalarda görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, alacak ve tapu iptali ve tescil davalarının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece asıl ve birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; Birleşen Ankara 3 Atm'nin ████████ Esas █████████ Karar Sayılı dosyasında davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
ASIL DAVADA İSTEM;
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında 11.01.2020 tarihinde “Betonarme Yapı-Dubleks Konut Yapım İşleri sözleşmesi” imzalandığını, sözleşme ile müvekkilinin ... nolu parseller ile 210077 ada 1-2-3 parsellerdeki arsalar üzerinde villa tipi ve metrekaresine uygun olarak toplam 11 adet Betonarme Dubleks Yapıyı anahtar teslimi yaparak davalıya teslim edeceğinin belirlendiğini, sözleşmenin, sözleşme bedeli ve ödeme şartları” başlıklı 10. Maddesine göre barter usulü teslimi yapılacak 1 adet villa hariç, ödemlerin hakkediş usulüne göre nakit ödeneceği, müvekkilin talebi doğrultusunda her 30 günde metraj keşfi doğrultusunda imalat ve ihzarat hakedişi yapılacağı, aynı maddede “proje anahtar teslimi olarak tamamlandığında yükleniciye yapılan metraj ölçümü neticesinde ortaya çıkan tutarın tam ve eksiksiz olarak ödeneceğinin düzenlendiği, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini tam ve eksiksiz olarak ifa eden müvekkilinin, fazla metraj ve imalatlar hariç olmak üzere, davalıyla müşterek olarak hakediş icmalinin imza altına aldığını, müvekkilinin toplam hakedişinin 3.280.000,00 TL, alınan hak edişin 2.400.000,00 TL ve kalan hak ediş meblağının 880.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin işini tamamlaması üzerine 31.08 2021 tarihinde iş sahibi davalı ... Grup tarafından Elmadağ Sosyal Güvenlik Merkezine başvuru yapılarak ... Grubun işinin sona erdiği, bu nedenle alt yüklenici dosya kapanışının yapılmasının talep edildiği, müvekkilinin kalan haklı iş alacağı yönünden daha önce hak edişi icmaliyle de tespit olunan 880.000,00 TL bedelli GİB 202 nolu ve 8.9.2021 tarihli faturayı tanzim ettiği, faturanın aynı tarihte davalı ... Gruba elden teslim edildiği, müvekkili firmanın aldığı çekler ve ödemeler sonrasında davalının 4 nolu hakediş alacağı yönünden fatura ve hak ediş icmali ile sabit bakiye alacağın 750.000,00 TL olduğunu, sözleşme kapsamıyla karşılıklı imza altına alınan hakediş icmali ile SGK'ya yapılan başvuruyla sabit olduğu üzere müvekkilinin işi tamamlamış olmakla alacağının muaccel olduğunu, davalı borçlunun borcunu ödemekte imtina etmekle mütemerrit duruma düştüğünü, fatura alacağına ilişkin olarak davalı şirket aleyhine, Elmadağ İcra Müdürlüğünün █████████ E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin hakediş icmalinde kabulü bulunmasına rağmen haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, sözleşme hükmü gereği, ayrıca metraj ölçümü yapılacağını, çıkan sonuca göre hesaplanacak tutarın tam ve eksiksiz olarak müvekkiline ödeneceğini, müvekkilinin fazladan yapılan metraj farkı ve imalat bedelleri için Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırdığını, Bilirkişi Kurulu Raporunda; ... parseller ile 210077 adam 1-2-3 no'lu parseller üzerinde yapılan betonarme 11 adet villa inşaatında taraflar arasında sözleşme ve ek protokoller ışığında fazladan yapılan metraj farkı ve imalat bedellerinin toplamda 2.276.448,75 TL olarak tespit edildiğini, iş bu bedel yönünden de muhatap firmanın hükümle sözleşme hükümleri gereği müvekkiline ödeme yapması gerekmekle 10. madde uyarınca alacağın muaccel olduğunu, müvekkili yönünden ayrıca sözleşmenin 14. maddesinde cezai şart tahsili koşulu vuku bulduğundan müvekkiline cezai şart ödenmesinin gerektiğini, gelinen noktada müvekkilinin, mevcut alacağını borçludan tahsil edemediğini, ayrıca borçlunun sözleşme kapsamındaki adreste bulunmadığını, kendisiyle iletişim kurulamadığını ve müvekkilinin alacağına kavuşmasının engellendiğini belirterek, davalının ... Mahallesindeki parsellerde yer alan arsalar ve davalının menkul ve gayrimenkullerini 3 kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise ise teminat karşılığı ihtiyati haciz, mümkün olmadığı takdirde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla hakediş alacağı için 250.000,00 TL nin hak ediş tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, fazladan yapılan metraj farkıyla imalat bedelleri için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00 TL'nin işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesini, sözleşme kapsamındaki cezai şart için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00 TL'sinin ihlal tarihinden ödenmesini ve yargılama giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA YANIT
:
Davalı ... Grup LTD. ŞTİ. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacının ... parsellerde ayrıca 210077 Ada 1, 2 ve 3 parsellerde 1 adet müstakil 10 adet ikiz betonarme villanın projeye ve metrajlarına uygun olarak anahtar teslimi için 11.01.2021 tarihinde sözleşme yaptığını, yapılan sözleşmede 1.240,00 m2 proje toplam metrajı olup, verandalar için de 160 m2 olmak üzere toplam 1400 m2 inşaat öngörülerek KDV dâhil 3.280.000,00 TL bedel belirlendiğini, bu rakamın projeye ve sözleşmeye uygun olarak, işlerin tamamı eksiksiz yapıldığı takdirde ödenecek tutar olduğunu, ancak müvekkilinin davacıya çekmiş olduğu ihtarla da bildirdiği üzere, yaklaşık 30 maddeden oluşan işlerin tamamlanmadığını, müvekkiline herhangi bir teslimat ya da bildirim dahi yapılmadan davacı tarafından inşaatlar tamamlanmadan terk edildiğini, yapılan eksik işlere rağmen müvekkili şirket tarafından davacı taşeron firmaya bizzat ve davacı adına ödeme yapıldığını, bu işlerin sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun bir biçimde tamamlanması için harcanması gereken tutarın yaklaşık 1.000.000,00 TL olduğunu, davacının ediminin bu denli kusurlu ve eksik olmasına karşılık müvekkilinin şu ana dek davacıya 3.134.245,00 TL ödemiş bulunduğunu, davacı taşeron firmanın, bütün bu eksik ve kusurlu ifaya rağmen işin bittiğini, eksiksiz olduğunu gerçeğe aykırı bir şekilde beyan ettiğini, sözleşme konusu binaların daha temellerinin dahi tamamlanmadığını, nitekim bu hususun müvekkilinin yapmış olduğu ödemelerin düzenlendiği ödeme listesinden de anlaşılabildiğini, müvekkilinin, davacıyla içerisinde bulundukları güven ilişkisine güvenerek henüz yapılmayan işlerin ve bu işler için gereken malzemelerin ücretini de önceden ödediğini, tarafların imza ettikleri onaylı inşaat projesinde tarafların edimlerinin açıkça belli olduğunu, davacı tarafın, taahhüt ettiği edimlerin bir çoğunu hiç yapmadığını, davacı tarafından başlatılan icra takibine taraflarınca itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğunu, davacının icra takibine konu ettiği fatura ve fatura miktarı, delil tespitini istediği dosyadaki talepleri, dava dilekçesinin sonuç kısmındaki taleplerinin tamamen birbirinden farklı olduğunu, davacı icra takibinde 750.000,00 TL talep ederken dava dilekçesinde sözleşmeye göre ödenmesi gereken tutar olarak 250.000,00 TL, fazladan yapılan imalatlar için 150.000,00 TL, cezai şarta mahsuben 100.000,00 TL talep ettiğini, öncelikle davacının taleplerindeki bu çelişkinin giderilmesi ve eksik harcın tamamlanması maksadıyla davacının ihtar edilmesini talep ettiğini, yine cezai şart hususunda; cezai şartın bölünmesinin ve ıslahının mümkün olmadığını, sözleşme ile kararlaştırılan tutarın belli olduğunu, davacının davasını cezai şart yönünden kısmi olarak açması ve ıslah etme olanağı bulunmadığını, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin tarihinin 18.11.2021 olduğunu, en geç edimin ifasına kadar kümülatif cezai şartı talep etme imkanı var iken aradan yaklaşık 1 ay geçtikten sonra ifaya eklenen cezai şartı talep etmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki zaten böyle bir talepte bulunmasının da mümkün olmadığını, davacı tarafından arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulmadığını, davacı tarafından %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de davacı dahi alacağının ne olduğu konusunda tam olarak emin değilken, böylesine likit olmayan bir alacak iddiasına bağlı olarak icra inkar tazminatı talep edilmesinin makul bir dayanağı bulunmadığını, davacının neye dayanarak müvekkilinin mal kaçırma iddiasında olduğuna da anlam veremediğini, gayrimenkullerin davacı sayesinde henüz tamamlanamadığından tanıtım kataloglarındakinden farklı bir villanın satışının da mümkün olmayacağını, bu durumda tüketicinin müvekkilinin şirkete dava açması halinde tüketici kanunundan kaynaklanan haklarını talep etmesinin gayet doğal olacağını, anılan sebeplerle davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiğini belirtilerek, davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; aralarında hukuki irtibat bulunması sebebiyle dosyanın öncelikle Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, mahkeme tarafından öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında davalı hakkında 500.000,00 TL tutarında menkul ve gayrimenkulleri hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesine, taşınmazlardaki eksik ya da uygun imal edilmemiş kısımlarının düzeltilebilmesi için gereken toplam tutara mahsuben fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin 01.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline; fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL cezai şartın avans faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL gecikme tazminatının 01.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri, arabuluculuk taraf ve ilam vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
BİRLEŞEN ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yüklenicinin yükleniminde olan işi, 31.08.2021 tarihinde tamamlayarak teslim ettiğini, aynı tarihte, iş sahibi ... Grup Ltd. Şti. yetkilisi tarafından, işin 31.08.2021 tarihinde sona erdiği belirtilerek dosya kapanışı yapılması için SGK Elmadağ Müdürlüğüne dilekçe verildiğini, son hakediş icmalinde yapılan işlerin, bu işlerin bedelleri, iş sahibinin ödemesi ve bakiye müvekkilinin yüklenici alacağının açıkça belirlendiğini, iki tarafın bu hakediş icmalini onayladığını, bakiye alacak için düzenlenen, 880.000,00 TL faturanın 08.09.2021 tarihinde iş sahibi şirket yetkilisi ...'e elden teslim edildiğini, fazla yapılan imalatların ve sözleşme kapsamında tamamlanan işlerin bedelinin ödenmemesi nedeniyle, 05.11.2021 tarihinde Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesinden yerinde tespit isteminde bulunulduğunu ve mahkeme tarafından ███████ D. İş numaralı dosyada tespit yapıldığını, bilirkişi tespit raporuna göre müvekkili şirketin, iş sahibinden 2.276.448,75 TL alacaklı olduğunu, işin tamamlandığı konusundaki bildirimin 31.08.2021 tarihinde yapıldığını, iş sahibinin 1 ay 10 gün sonra 10.11.2021 tarihinde eksik ve ayıplı iş bildiriminde bulunduğunu, eksik ve ayıplı işlerin varlığını kabul etmemekle birlikte, makul ihbar süresinin geçtiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİRLEŞEN 3 ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA İSTEM:
Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında █████/2020 tarihli "Betonarme Yapı-Dubleks Konut Yapım İşleri Sözleşmesi" imzalandığını, davacı vekilinin yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğunu, inşaatın anahtar teslim, götürü bedel ile yapımı üstlenildiğini, sözleşme bedelinin tahminen 3.280.000,00 TL olarak belirlendiğini, inşaat bitiminde yapılacak ölçüm neticesinde net metraj ve toplam bedelin tespit edileceğinin kabul edildiğini, ödeme şekli başlığı altında sözleşmenin imzalanması ile birlikte 400.000,00 TL'nin peşin ödeneceği, inşaat bitiminde barter usulü 1 adet dubleks villayı, toplam inşaat bedelinden 480.000,00 TL düşmek koşulu ile 10 adet ikiz villalardan 1 tanesinin kura usulüyle belirlenerek tapusunun verileceğini, alınan bu villa tapusunun nakit ödeme yerine geçeceğini, yine yüklenicinin talebi doğrultusunda ikinci bir villayı 480.000,00 TL karşılığında alma hakkının olduğunu, diğer ödemelerin hakediş usulüne göre nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmeye ek protokollerin imzalandığını, davalı tarafından işin tamamlandığına/sona erdiğine dair, █████/2021 tarihinde Elmadağ SGK merkezine yazılı bildirimde bulunulduğunu ve SGK kaydının kapatılmasının istenildiğini, sözleşme kapsamındaki işler için davalı ile müştereken hakediş icmalinin çıkarıldığını, taraflarca imzalandığını, buna göre hakediş alacağının 3.280.000,00 TL, yapılan nakit ödeme olan 2.400.000,00 TL'nin indirilmesinden sonra kalan alacağın 880.000,00 TL olarak belirlendiğini, kesilen █████/2021 tarihli faturanın davalı tarafa teslim edildiğini, davalı tarafın imalat bedelini ve sözleşme dışı fazla yapılan imalatın bedelini ödememesi nedeniyle taraflarından Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıkları davanın ████████ Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini, son hakediş faturasının davalıya teslim edildiğini, Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ D.İş numaralı dosyalarında yaptırdıkları tespit raporuna göre fazladan yapılan imalat bedeli olarak 2.276.448,75 TL alacaklı olduklarının tespit edildiğini belirterek ileride telafisi güç durumların meydana gelmemesi için dava konusu ... parseller üzerine yapılan 11 adet villanın üçüncü şahıslara devrinin önlenmesi ve borçlandırıcı işlem tesis edilmemesini teminen, teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, tapu sicil müdürlüğüne bildirim yapılmasına, davalının mal varlığı ve banka hesapları üzerine İİK m.257 vd. maddelerine göre ihtiyati haciz kararı verilmesine, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası ile bu dosyanın birleştirilmesini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile birleştirilen dava sonucunda kabul edilen 960.000,00 TL alacaklarına mahsuben mahkeme tarafından tespiti yapılacak herhangi iki adet villanın (bağımsız bölüm) tapu kaydının iptali ve davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN 3 ATM'NİN ████████ ESAS SAYILI DOSYASINDA YANIT:
Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; taraflar aralarında davacı yüklenici ve müvekkilinin iş sahibi olacak şekilde 11.01.2021 tarihinde eser sözleşmesi imzalandığını, ancak davacının iddia ettiğinin aksine inşaatın müvekkilinin sözleşme ve ek protokollerde talep ettiği şekilde yapılmadığını, yarım bırakıldığını, inşaatın tamamlanmadığını, müvekkilinin yükleniciden talep ettiği tüm hususların asıl sözleşmeyi revize eden ek protokollerle tek tek kaleme alındığını, işin sona erdiğini belirten SGK bildirimi yapılan işin kabulü anlamına gelmeyeceğini, yükleniciye hak etmiş olduğu bütün ödemelerin yapıldığını, faturaların mahkemeye sunulduğunu, müvekkilinin davacıya yapması gereken bir ödeme bulunmadığını belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı kararında özetle; Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan hakediş alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali, metraj farkı ile imalat bedeli ve cezai şart alacağının tahsili, Birleşen ████████ esas sayılı davada tapu iptali ve tescil, Birleşen ████████ esas sayılı davada davanın iş sahibi tarafından açılan alacak istemine ilişkindir.
Davacı birleşen davada davalı yüklenici ile davalı birleşen davada davacı iş sahibi arasında 11.10.1021 tarihli Betonarme Yapı - Dubleks Konut Yapım İşleri Sözleşmesi başlıklı eser sözleşmesinin ve yapılan değişiklik ve revizelere ilişkin 2 adet ek protokolün imzalandığı anlaşılmıştır.
Sözleşmenin konusu, 5. Maddede
"5.1 Yatırımcı tarafından ... mahallesi ... parseller ve 210077 ada 1,2,3 parsellerdeki arsaların yatırımcı kendisine ait olduğunu beyan
etmiştir. Bunun üzerine ben arsalar üzerine projedeki villa tiplerine ve metrekaresine uygun
olarak toplamda 11 adet betonarme dubleks yapı yüklenici tarafından sözleşmedeki anlaşılan
şartlar dahilinde de anahtar teslim olarak yapılacaktır." sözleşme bedeli ve şartları, 10. Maddede "11 adet dubleks betonarme yapı anahtar teslimi sözleşme bedeli tahminen 3.280.000,00 TL dir. İnşaat
bitiminde yapılacak ölçüm neticesinde net metraj ve toplam bedel tespit edilecektir. Yapılacak olan işin toplam metrekaresi yaklaşık 1400 metrekare olarak öngörülmektedir,
metrekare birim fiyatı 2.340,00 TL olarak belirlenmiştir balkon veya veranda da belirtilen
metrekare birim fiyatına tabidir.
Metrekare birim fiyatı bedeline 2.340,00 TL ye KDV ve çalışanların ücretleri, fazla mesai kıdem
tazminatı, ihbar ödemeleri ve benzer ve SGK prim ödemeleri dahildir.
Ödeme şekli
: sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşme tarihinde 400.000,00 TL nakit olarak
yatırımcı tarafından yükleniciye ödenecektir.
Yatırımcı inşaat bitiminde yükleniciye barter usulü bir adet dubleks villayı toplam inşaat
bedelinden 480.000,00 TL düşmek koşuluyla 10 adet ikiz villalardan bir tanesini kura usulü ile
belirlenecek tapusunu verecektir. Alınan bu villa tapusu nakdi ödeme yerine geçecektir. Yine
yüklenicinin talebi doğrultusunda 2. bir villayı 480.000,00 TL bedel ile alma hakkı vardır. Diğer
kalan ödemeler ise hak ediş usulüne göre nakit olarak ödenecektir. Şöyle ki; yüklenici alımını
yapmış olduğu malzemelerin ve şantiyedeki yapmış olduğu imalat ve işlere göre yatırımcı
tarafından yükleniciye hakediş şeklinde ödeme yapılacaktır Yüklenici talebi doğrultusunda her 30
günde bir metraj keşfi doğrultusunda yapılan imalat ve yüklenicinin almış olduğu malzemelere
göre ödeme yapılacaktır. Taraflar bu durumu kabul beyan ve taahhüt ederler.
Proje anahtar teslim olarak tamamlandığında yüklenici yapılan metraj ölçümü neticesinde
ortaya çıkan tutar ve tam ve eksiksiz olarak ödenmiş olacaktır." gecikme cezaları, 13. Maddede "Sözleşme konusu yapım işinin mücbir sebepler haricinde belirtilen tarihten geç yapılması
halinde yüklenici geciken her bir takvim günü üzerinden yatırımcıya günlük 1.000,00 TL tutarında
gecikme cezası ödemekle yükümlüdür (Madde 9 proje süresi bir de belirtilen şekilde)." fesih ve cezai şartlar, 14. Maddede "Tarafların işbu sözleşme hükümlerine aykırı davranışları olması durumunda aykırılık yaratan
sözleşmeye uymayan taraf diğer tarafa uğradığı maddi zarar haricinde 500.000,00 TL tazminat
ödemeyi kabul ve beyan ve taahhüt eder. " şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı tarafça sunulan belgelere göre davalının SGK Elmadağ Sosyal Güvenlik Merkezine sunulan yazıda yüklenici şirketin 31.08.2021 tarihinde işinin sona erdiği belirtilmiştir.
Yine iş sahibi şirket imzalı Hakediş İcmali başlıklı belgeye göre toplam hakediş miktarı 3.280.000,00 TL olup yüklenicinin bakiye alacağı 880.000,00 TL'dir.
Elmadağ Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ███████ Değişik iş sayılı dosyasında yapılan tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda, taraflar arası sözleşme ve ek protokoller ışığında fazladan yapılan metraj farkı ve imalat bedelleri toplam 2.276.448,75 TL olarak hesaplanmıştır.
Elmadağ İcra Dairesi'nin █████████ Esas sayılı dosyasında yüklenici tarafından iş sahibi aleyhine █████/2021 tarihli faturadan kalan bakiye 750.000,00 TL'lik alacağın tahsili için icra takibi başlatılmış, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasında akdedilen █████/2021 tarihli eser sözleşmesi gereği davacı yüklenicinin edimlerini sözleşmeye uygun şekilde, eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği, bu suretle davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tutarı; birleşen ████████ esas sayılı davada, davanın taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli sözleşmede iş bedeli olarak kararlaştırılan 2 villa için 2 villanın tapusunun iptali ve davacı adına tescil için açıldığı, talebine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, taraflar arasında imzalanan █████/2021 tarihli sözleşme gereğince, yüklenici tarafından işin eksiksiz ve ayıpsız olarak yapılıp yapılmadığı, yapılan işe göre ödenmeyen iş bedelinin olup olmadığı, davacının fazla imalatının bulunup bulunmadığı, sözleşmede iş bedelinin ödenmesine ilişkin hüküm kapsamında davacının talep konusu taşınmazların tapu iptal ve tescil talebinde haklı olup olmadığı; Birleşen ████████ esas sayılı dosyada davanın iş sahibi tarafından açılan alacak talebine ilişkin olduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamında eksik ya da uygun imal edilmemiş kısımların düzeltilmesi için gereken tutar, cezai şart ve gecikme tazminatı kalemleri için toplam 300,00 TL alacağın tahsili için dava açıldığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, yüklenici tarafından işin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı, iş sahibinin eksik/ ayıplı işler cezai şart, gecikme cezasından kaynaklanan alacağının olup olmadığı, varsa alacağın miktarı konusundan kaynaklanmaktadır.
Asıl davaya konu uyuşmazlık konusunda rapor düzenlenmesi için mahallinde keşif yapılmış ve bilirkişi kurulundan █████/2022 tarihli kök rapor alınmıştır.
Bilirkişi kurulu uyuşmazlık konularında değerlendirme yapılabilmesi için raporda belirtilen eksikliklerin tamamlanması gerektiğini bildirmiştir.
Asıl dosyada daha önce verilen görev kapsamında birleşen dosyalarda da yukarıda tespit edilen uyuşmazlık konularında tarafların ticari defterleri de incelenmek sureti ile, rapor düzenlenmesi için dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, bilirkişilerce █████/2023 tarihli rapor sunulmuştur.
Raporda; davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı olarak fazla yapılan işler ile eksik ve ayıplı
imalatlar dahil hakediş alacağının 1.041.365,10 TL olarak hesaplandığı, davacı yüklenicinin sözleşme harici protokol ile yapılan değişiklikler nedeniyle ilave
imalat bedeli 403.799,50 TL ve metraj farkı artışından kaynaklı 253.515,60 TL olmak üzere 657.315,10 TL fazla imalat alacağı olduğu, bu tutarın önceki maddede yer alan
1.041.365,10.-TL hakediş alacağına dahil olduğu,
mahkememizce cezai şarta hükmedilmesi halinde bu alacak miktarının
500.000,00 TL olacağı,
birleşen Ankara 3. Ticaret Mahkemesi ████████ esas sayılı dosya kapsamında; sözleşmede iş bedelinin ödenmesine ilişkin hüküm kapsamında davacının talep
konusu taşınmazların tapu iptal ve tescil talebinde haklı olup olmadığı hususunda; barter
usulü ile hakediş alacağına karşılık villanın tapusunun devri inşaat bitimi şartına bağlandığı,
inşaatın eksiksiz ve tam olarak bitmediği ve iş sahibine usulüne uygun teslim edilmediği,
sözleşme hükümlerinin hukuki yorumu ve takdiri Sayın Mahkemeye ait olup bu konudaki
nihai takdir ve değerlendirme mahkememize ait olacağı, birleşen mahkememizin ████████ esas sayılı dosya kapsamında;
yüklenicinin edimlerini eksik ve ayıplı olarak yerine getirdiği, eksik imalat bedelinin
63.250,00 TL, açık ayıplı iş bedelinin 196.500,00 TL ve gizli ayıplı iş bedelinin 2.200,00 TL olarak hesaplandığı, bu sebeple davacı iş sahibinin yüklenici tarafından yapılan ayıplı ve
eksik imalatlar nedeniyle 261.950,00 TL talep edebileceğinin hesaplandığı,
5 villa için işin teslim süresi olan 30.06.2021 tarihi itibariyle teslim edilmediğinden
davacının sözleşmeye göre 76.363,64 TL gecikme cezası talep edebileceğinin hesaplandığı,
mahkememizce cezai şarta hükmedilmesi halinde tazminat tutarının sözleşmede
yer aldığı şekilde 500.000.00 TL olacağı şeklinde görüş bildirilmiştir.
Davalı karşı davacı vekilinin █████/2023 tarihli dilekçenin 4-5-6-7 nolu bentlerinde belirtilen itirazları konusunda alınan █████/2023 tarihli ek raporda önceki sunulu ek raporlarındaki görüşlerinin aynen
korunduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi kurulundan █████/2023 tarihli ara kararda belirtilen hususlar dışında ayrıca taraf defterlerinin incelenerek her iki taraf yönünden hesaplanan cezai şartın şirketlerin mahvına sebep olup olmayacağı konusunda da rapor düzenlenmesinin istenmesine ilişkin █████/2023 tarihli ara karar gereğince bilirkişi kurulu tarafından sunulan █████/2024 tarihli ek raporda; "Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin imza tarihi olan 11.01.2020 tarihi itibariyle;
Davacı Karşı Davalı şirketin borca batık durumda olduğu, Davalı Karşı Davacı şirketin
300.000,00 TL kaydi sermayesi bulunmakla birlikte özkaynaklarının 285.531,36 TL olduğu,
her iki şirketin de net zararının bulunduğu, her iki şirketin de bir borç ödeme gücünün
olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
bu duruma göre; takdiri mahkememize ait olmak üzere taraflarca istenecek cezai şartın
her iki tarafında ekonomik yıkımına neden olabileceği,
dava tarihi olan 15.12.2021 tarihi itibariyle; davacı karşı davalı şirketin 2.000.000,00 TL kaydi sermayesi bulunmakla birlikte
öz kaynaklarının 1.965.213,90 TL olduğu, özkaynak ağırlığının stoklardan ve taşıtlardan
oluştuğu, kolayca paraya çevrilebilir nitelikte bulunmadığı, dönem net karının istenilen cezai
şartın yarısından daha az olduğu, bir miktar cezai şart ödeyebilecek kapasitede bulunduğu,
davalı karşı davacı şirketin 2021 yılı sonu itibariyle zararda olduğu, bir borç ödeme gücünün
olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
bu duruma göre; takdiri sayın mahkemenize ait olmak üzere davacı karşı davalı şirketin bir
miktar cezai şart ödeyebilecek kapasitede bulunduğu, davalı karşı davacı şirketin borç
ödeme gücünün olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
son bilanço tarihi olan 31.12.2022 tarihi itibariyle; bu şekilde; davacı karşı davalı şirketin 2.000.000,00 TL kaydi sermayesi bulunmakla
birlikte özkaynaklarının 1.968.235,92 TL olduğu, özkaynak ağırlığının stoklardan oluştuğu,
kolayca paraya çevrilebilir nitelikte bulunmadığı, dönem net karının istenilen cezai şartın çok
altında olduğu, davalı karşı davacı şirketin 2022 yılı sonu itibariyle zararda olduğu, her iki
şirketin de bir borç ödeme gücünün olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
bu duruma göre; takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere taraflarca istenecek cezai şartın
her iki tarafında ekonomik yıkımına neden olabileceği" şekilinde görüş bildirilmiştir.
Davalı birleşen dosyada davacı iş sahibi vekili tarafından birleşen ████████ esas sayılı dosya yönünden █████/2023 tarihinde ıslah dilekçesi sunularak, talebini eksik ve uygun imal edilmemiş kısımlar yönünden 261.950,00 TL'ye, gecikme cezası yönünden 76.363,64 TL'ye, cezai şart yönünden 500.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Davacı birleşen dosyada davalı yüklenici vekili de █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl davadaki 250.000,00 TL'lik itirazın iptali talebini 400.000,00 TL'ye, tapu iptal ve tescil davası yönünden 960.000,00 TL'ye ve kalan alacak miktarını 1.320.000,00 TL'ye, cezai şart talebini de 500.000,00 TL'ye çıkarmıştır.
Asıl dava
:
Dava konusu yüklenici ve iş sahibinin alacak kalemleriyle ilgili bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen █████/2023 tarihli 2. Ek rapor dosya kapsamına uygun ve denetime el verişli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Söz konusu raporda; yüklenicinin toplam imalat tutarı 3.906.878,28 TL olarak hesaplanmış, 2.630.000,00 TL'lik ödemelerin ve açık ve gizli ayıplar ve eksik imalatın giderim bedelinin mahsubu sonucu yüklenici alacağı 1.009.928,28 TL olarak hesaplanmıştır. 253.515,60 TL'lik metraj farkı imalat bedeli bu tutarın içindedir. Fazla imalat bedeli ise 377.362,68 TL'dir. Bu durumda asıl davada itirazın iptali davasına konu hak ediş alacağı 379.050,00 TL olmaktadır.
Buna göre, taraflar arasında yapılan eser sözleşmesi ve ek protokollere göre, davacı tarafından yapılan imalat nedeniyle davacının metraj farkı nedeniyle 253.515,60 TL, fazla imalat nedeniyle 377.362,68 TL alacağının bulunduğu, bu miktarların bakiye 1.009.928,28 TL'den mahsubu sonucu davacının itirazın iptali davasına konu hak ediş alacağının 379.050,00 TL kaldığı, bu alacağın ödenmesinden iş sahibinin sözleşme ve protokoller gereğince sorumlu olduğu belirtilerek, asıl davadaki itirazın iptali davasının 379.050,00 TL, fazla imalat ve metraj farkından kaynaklanan alacak davasının 630.878,28 TL (253.515,60+377.362,68) miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı iş sahibi tarafından davacının hak ediş alacağını sözleşmede ön görüldüğü şekilde ödenmemesi nedeniyle, sözleşmenin 14. Maddesinde yer alan "Tarafların işbu sözleşme hükümlerine aykırı davranışları olması durumunda aykırılık yaratan
sözleşmeye uymayan taraf diğer tarafa uğradığı maddi zarar haricinde 500.000,00 TL tazminat
ödemeyi kabul ve beyan ve taahhüt eder." şeklindeki düzenleme gereğince iş sahibi tarafından hak ediş ödemelerinin yapılmaması nedeniyle davacı yüklenicinin cezai şart talep edebileceği kanaatine varılmakla, bilirkişi raporunda davalı iş sahibinin sözleşme tarihi itibariyle cezai şartın her iki tarafın ekonomik yıkımına neden olabileceğine ilişkin görüş bildirilmiş ise de TAKBİS sisteminden tespit edilen davalı iş sahibi adına kayıtlı taşınmazların miktarı dikkate alınarak talep edilen 500.000,00 TL cezai şartın davalının ekonomik yıkımına sebep olmayacağı belirtilerek hakkaniyet indirimi yapılmaksızın cezai şart talebinin 500.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
Davacı yüklenici tarafından hak ediş ve cezai şart alacağının ödenmesi için davalıya █████/2021 tarihli ihtarname gönderildiği, ihtarnamenin tebliğ şerhinin dosyada bulunmadığı, █████/2021 tarihli cevabi ihtarname tebliğ tarihi kabul edildiğinde ve 1 günlük ödeme süresi eklendiğinde davalı iş sahibinin █████/2021 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren alacak miktarlarına avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Birleşen ████████ Esas Sayılı Dava:
Her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10 . maddesinde "
Yatırımcı inşaat bitiminde yükleniciye barter usulü bir adet dubleks villayı toplam inşaat
bedelinden 480.000,00 TL düşmek koşuluyla 10 adet ikiz villalardan bir tanesini kura usulü ile
belirlenecek tapusu verecektir. Alınan bu villa tapusu nakdi ödeme yerine geçecektir. Yine
yüklenicinin talebi doğrultusunda 2. bir villayı 480.000,00 TL bedel ile alma hakkına vardır. " hüküm bulunmakta ise de, imalat karşılığında yükleniciye verilecek bağımsız bölümün belirli olmadığı, ana gayrimenkulde inşa edilecek villa olarak belirleme yapıldığı, bu şekilde sözleşme gereğince yükleniciye taşınmaz tahsisinin mümkün olmadığı belirtilerek, tapu iptal ve tescil davasının reddine karar verilmiştir.
Birleşen ████████ Esas Sayılı Dava:
Davada, iş sahibi tarafından eksik ve ayıplı imalat bedeli, cezai şart ve gecikme cezasının tahsili için dava açılmıştır.
Bilirkişi 2. ek raporunda; eksik ve ayıplı imalat alacağı 266.950,00 TL (196.500,00 TL açık ayıp+2.200,00 TL gizli ayıp+68.250,00 TL eksik imalat olmak üzere), gecikme cezası 46.363,00 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiştir.
İşin teslim tarihinin iş sahibi tarafından SGK'ya sunulan █████/2021 tarihi ve ayıp ihbarının █████/2021 tarihli ihtarname ile yapıldığı esas alındığında, TBK'nın 474. maddesinde ön görülen uygun bir süre içerisinde ayıp ihbarının yapılmadığı, bu nedenle eserin açık ayıplarla birlikte kabul edildiği ve açık ayıp bedelinin istenemeyeceği, gizli ayıpların ise süresinde ihbar edildiği, bu nedenle iş sahibinin gizli ayıptan kaynaklanan 2.200,00 TL alacağı talep edebileceği, eksik imalattan kaynaklanan alacak miktarının ise yüklenicinin hak edişinden düşüldüğünden iş sahibinin de bu miktarı talep edemeyeceği dikkate alınarak 2.200,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşmenin 13. maddesinde ön görülen gecikme cezasının ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, iş sahibinin eseri ihtirazi kayıtsız teslim aldığı, bu nedenle gecikme cezası talep edemeyeceği dikkate alınarak buna ilişkin talebi reddedilmiştir.
Sözleşmenin 14. maddesinden kaynaklanan cezai şart yönünden yapılan değerlendirme sonucunda, sözleşmenin 14. maddesinde yer alan "Tarafların işbu sözleşme hükümlerine aykırı davranışları olması durumunda aykırılık yaratan
sözleşmeye uymayan taraf diğer tarafa uğradığı maddi zarar haricinde 500.000,00 TL tazminat
ödemeyi kabul ve beyan ve taahhüt eder." şeklindeki düzenleme gereğince eserin tam ve eksiksiz olarak teslim edilmemesi nedeniyle davacı iş sahibinin cezai şart talep edebileceği belirtilerek bilirkişi raporunda davalı iş sahibinin sözleşme tarihi itibariyle cezai şartın her iki tarafın ekonomik yıkımına neden olabileceğine ilişkin görüş bildirilmesi nedeniyle cezai şart miktarında takdiren 3/4 oranında indirim yapılarak 125.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair karar verildiği görülmüştür.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Asıl ve Birleşen Ankara 3 Atm'nin ████████ Esas █████████ Karar Sayılı Dosyasında Davacı/birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar Sayılı Dosyasında Davalı ... Grup LTD. ŞTİ. vekili tarafından verilen █████/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; Karşılıklı mutabakat ile hazırlanan hakediş icmali ve yapılan işler listesi bulunmasına rağmen bu işlerin kısmen yapılmadığına dair yetersiz rapora itibar edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, alacağın likit olduğunu, müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi kurulunun raporlarında, belgeye dayanan itirazlarının karşılanmadığını, itirazlarına karşı hukuki ve teknik temelleri bulunmayan soyut, afaki açıklamalar yapıldığını, önceki mahkeme tespiti ve özel rapordaki tespitlere karşı somut açıklama ve tespitler yapılmadığını, mahkeme tarafından bu rapora itibar edildiğini, bilirkişi raporu ile uzman görüşü arasında ciddi çelişki bulunduğunu, mahkemenin itirazlarını dikkate almayarak yeni bilirkişi kurulundan rapor almadığını, mahkemenin, uzman görüşü ile sulh hukuk mahkemesi tespit raporu ile çelişkinin giderilmesi için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor almadan, hükme esas alınamayacak nitelikte bir bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen asıl ve ek raporlara dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, sözleşmenin 11. maddesinde yüklenici alacağının ödenmesinin barter usulüne göre villa tapusu / mal karşılığı karşılığı yapılacağına dair bir düzenleme olduğuna ilişkin hüküm yer aldığını, mahkemenin, sözleşmenin bu hükmünün geçerliliğini kabul ettiğini, ancak hukuka aykırı ve anlaşılmaz bir gerekçe ile taleplerini reddettiğini, ayrı bir dava ve talep olarak değerlendirerek, tüm talep miktarları dışında müvekkili aleyhine, mükerrer olarak 135.600,00 TL vekalet ücretine hükmettiğini, bu davada asıl dava ve ıslah edilen dava değeri içerisinde, nakit ödemeye hükmettiğini, barter ödemesine karar verilmesinin istenildiğini, 4 numaralı hakediş ve bilirkişi tespitlerine göre yüklenicinin bu iki adet villa tapusunu hakettiğini, davalı tarafın da cevap dilekçelerinde, bir adet villa tapusunun davacıya devredilmiş gibi gösterilerek, ödemelerine 480.000,00 TL eklendiğini, yani villa tapusunun verileceğinin ve hak kazandıklarının, davalı tarafından da kabul edildiğini, sözleşmede bir villa tapusunun verileceği, istek halinde ikinci villa tapusunun da verileceğinin açıklandığını, mahkemeye hakediş alacakları için iki adet villa tapusunu istediklerini bildirdiklerini, sözleşmede kura şartı getirildiğini, mahkemenin tercih haklarını bildirmelerini istemesi üzerine ... Parsel numaralı taşınmazlarda bulunan iki adet villanın, 960.000,00 TL alacaklarına mahsuben tapularının müvekkili şirket adına devrine karar verilmesinin istenildiğini, sözleşme hükmünün yerine getirilmesinde ifa imkansızlığı bulunduğunu, 6 adet parsel üzerine yapılacak 11 adet villa yerinin sözleşmede belirlendiğini, bu tespitin inşaat ruhsatında da gösterildiğini, kura ile belirleme şartı getirildiğini, sözleşmenin geçerli olduğunu ve müvekkili yüklenicinin iki adet villa tapusunu hak ettiğini kabul eden mahkemenin, öncelikle taşınmaz aynına ilişkin bu davada, tapu kaydı üzerine devir yasağı ile ilgili ihtiyati tedbir kararı vererek, villa parselleri belirli olduğundan taraflara kura çekimi için süre vermesi ya da mahkemede kura ile yer belirleyerek villanın bulunduğu taşınmazların tapusunun davacı adına tesciline karar vermesi gerektiğini, mahkemenin ısrarla ihtiyati tedbir kararı vermeden ve taraflara villa parselini belirleme imkanı ve tapuda işlem yapmalarına imkan vermeden yasal olmayan bir gerekçe ile taleplerini reddetmesinin müvekkili şirketin telafisi güç zararlarına yol açtığını, müvekkili yüklenicinin, asıl sözleşme ve bu sözleşmeyi revize eden iki adet ek protokole göre, iş sahibinin talimatlarına uygun, fazla ve sözleşme dışı faydalı imalat yaparak teslim ettiğini, iş sahibi ... Grup Ltd. Şti. yetkilisi tarafından, "işin 31.08.2021 tarihinde sona erdiği" belirtilerek dosya kapanışı yapılması için SGK Elmadağ Müdürlüğüne dilekçe verildiğini, eksik ve ayıplı iş bulunmadığını, 1 yıldan fazla zaman sonra yapılan keşif sırasında da görüldüğü gibi bazı imalatların sahibinin inşaatı korumaması ve kasten zarar vermesi, bozup, kırması nedeniyle sonradan zarar oluşturulduğunu, mahkemeye sundukları görüntülerde, inşaatın tamamlanmış temiz bir şekilde bırakıldığı, daha sonra iş sahibi tarafından, kartonpiyer, kapı eşiği, merdiven basamak ve süpürgelikleri, boya, lamba, piriz ve anahtarların vs. imalatların kırıldığı, söküldüğünün anlaşıldığını, iş sahibi tarafından zarar verilerek yüklenicinin eksik ve ayıplı iş bıraktığının iddia edildiğini, iş sahibinin imalat bedellerini ödemekten kaçındığını, 31.08.2021 tarihinde işin tamamlandığına dair SGK'ya bildirim yapıldıktan sonra inşaat mahallinde fiili çalışma yapılmadığını, aksi halde kaçak işçi çalıştırmanın söz konusu olacağını, buna rağmen müvekkilinin, inşaatı korumak amacıyla sahada bir süre bekçi bulundurduğunu, elektrik lamba ve duylarının eksik olduğu, bina iç duvarlarının yapılmadığı, kalorifer tesisatına kolektörler ve musluklarının takılmadığı, batarya ve armatürlerin kalitesiz olduğu, vs. eksik iş tespitlerinin de doğru olmadığını, sundukları kamera kayıtlarında bunların mevcut olduğunu, hakediş bedelinin ödenmemesinin, sözleşmenin 5/5-6, 7/2 ve 10. maddelerinin iş sahibi tarafından ihlali olduğunu, maddi zararlarının, imalat alacaklarına ilave olarak, 500.000,00 TL ceza alacaklarının gerçekleştiğini, teslim alınan hakediş faturasını ödemeyen iş sahibinin tam kusurlu olduğunu, buna rağmen müvekkili yüklenicinin işi ve ek işleri, sözleşme dışı işleri tamamlayıp teslim ettiğini, hakedişleri ödenmeyen yüklenicinin işi tamamlamasının beklenemeyeceğini, müvekkiline kusur yüklenemeyeceğinden aleyhine cezai şarta karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, iş sahibinin, sözleşmenin 5/5-6, 7/2 ve 10. Maddeleri uyarınca, taraflar arasındaki yazılı hak edişlere ve ek protokollerdeki kabullere göre yükleniciye ödeme yapması gerektiğini, belgelere farklı anlam yükleyerek borcunu ödemekten kaçınmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, borcunu ödemediği gibi yapılan imalatlara zarar vererek müvekkili yüklenici alacağını ödememek için davayı uzatmak amacıyla karşı dava açtığını belirterek istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl ve birleşen davalarının kabulüne, birleşen karşı davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve Birleşen Ankara 3 Atm'nin ████████ Esas █████████ Karar Sayılı Dosyasında Davalı/birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar Sayılı Dosyasında Davacı ... Grup LTD. ŞTİ. vekili tarafından verilen █████/2024 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle;bilirkişi heyeti tarafından bakiye hak ediş iddiasına ilişkin yapılan incelemeyle, veranda dahil toplam 1508.34 m2 kapalı alan için hak ediş tutarının 3.529.515,60 TL olarak hesaplandığını, kapalı alanların içine verandaların dahil olduğunu, proje alanının sözleşmede 1400 m2 öngörülmüş olup bunun 160 m2'sinin verandalar için projede var olan alan olduğunu, 2. Ek Protokol'de sadece veranda yönlerinde bir değişiklik kararlaştırılmış olup veranda alanlarının artırılması yönünde bir mutabakat bulunmadığını, yüklenici firmanın, veranda alanlarını şişirerek kötü niyetli bir şekilde fazla hak ediş hakkı elde etmek niyetinde olduğunu, veranda alanlarına müvekkilinin kesinlikle onayı yahut kabulünün söz konusu olmadığını, yüklenici firmanın iş alanında kötü niyetli bir işçilik oyunu yapmasının hakkaniyete ve ticaret ahlâkına sığmayacağını, projeye ve sözleşmeye aykırı, müvekkili tarafından da onaylanmayan bu işlem için bir hak ediş ve maliyet hesabı yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, verandaların altına yapılması gereken 9 adet barbeküyü de eklemeden, bu bölümleri ilişkin hesaplamaları da tamamlamaksızın işi ortada bıraktığını, müvekkili firmanın onayına sunup anahtar teslimini yapmadığını, hülâsa sözleşmeye konu esaslı edimini ifa etmemişken son hak ediş tutarına da hak kazanamayacağının ortada olduğunu, bugün itibariyle müvekkilin, inşaattaki eksiklik ve ayıpları kendisi gidererek tamamlamak durumunda olduğunu, bu anlamda ekonomik zorluğa düşmüş olması sebebiyle de villaları tamamlayıp satışa hazır hale getiremediğini, bu anlamda 379.050,00 TL tutarındaki bakiye hak ediş için takibin devamına karar verilmesinin hukuka aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, eksik ve ayıpların giderim bedellerinin rayicinin bugün itibariyle 3.000.000,00 TL'nin üzerinde olduğunu, hak edişleri ödemesine rağmen yüklenici firmanın eksik ve ayıplı imalat ile işi terk etmesi sebebiyle müvekkilinin ekonomik olarak işi tamamlayamayacak duruma düştüğünü, villaların satışının hali hazırda gerçekleştirilemediğini, yine 29.08.2023 tarihli 2. ek raporun 16. sayfasında "Sözleşmenin feshine ilişkin bir bilgi ve belgeyle dosya kapsamında rastlanılmadığına göre dava tarihi itibarıyla dahi sözleşmenin ayakta olduğunun kabulü gereklidir." denildiğini, açık ayıplara ilişkin; dava tarihi itibariyle teslimin gerçekleşmediğini, sözleşmenin ayakta olduğu, bu yönde bilirkişi heyetinin de tespitinin varlığı nazara alınarak, açık ayıplara ilişkin 10.11.2021 tarihinde yapılan ihbarın TBK 474 md.'ye göre süresinde yapıldığının ortada olduğunu, eksik imalat bedellerine ilişkin herhangi bir gerekçe olmaksızın red kararı verildiğini belirterek asıl davanın reddine, birleşen dava açısından yeniden yargılama yapılarak kararın kaldırılmasını, davanın talepleri gibi kabulüne karar verilmesini, yine birleşen dava yönünden her ne kadar cezai şart alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmişse de 500.000,00 TL'lik tutar üzerinden taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, zira bu tutarın davalı yüklenicinin ticari mahvına sebebiyet vermeyeceği gibi sözleşme bedeli üzerindeki nispeti açısından da bir haksızlığın bulunmadığını, sözleşmedeki edimlerini ifa etmeyenin davacı yüklenici firma iken bu denli oransız iki ayrı cezaya hükmedilmesinin kabul edilebilir olmadığını, kaldı ki cezai şartın ticari işlerde indirilmesinin de söz konusu olmadığını, bu sebeplerle birleşen ████████ Esas sayılı dosyaları yönünden de davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;
Dava ve asıl ve birleşen davalar taraflar arasındaki █████/2021 tarihli, konusu davalı iş sahibi ... Grup'un yüklenicisi olduğu, ... Mah. 'de bulunan 210073 ada 1-2-3 nolu parseller ile 210077 ada 1-2-3 nolu parseller üzerine davacı taşeron tarafından betonarme dubleks villa tipi toplam 11 adet konutun anahtar teslimi yapımı olan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye hakediş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine, itirazın iptali, yine asıl davada fazla iş bedeli alacağının tahsili ile metraj farkı bedeli alacağının tahsili, birleşen davacı taşeronun açtığı dava, iş bedeli karşılığı olarak verilmesi kararlaştırılan 2 adet villanın tapusunun iptali ile davacı taşeron adına tapuya tescili ve yine birleşen davacı iş sahibi- yüklenici tarafından açılan dava ise eksik ve ayıplı işlerin giderim bedeli ile sözleşmeye göre ödenmesi gereken cezai şart ile gecikme cezası alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda mahallinde yapılan keşif ve keşif sonrası bilirkişi kurulundan alınan kök ve ek raporlar sonrasında davacının sözleşme kapsamında yaptığı ve bedeli ödenmeyen bakiye hakediş alacağının, 379.050,00 TL olduğu, metraj farkından kaynaklı alacak tutarının 253.515,00 TL olduğu, fazla imalat bedeli alacağının ise 377.362,68 TL olduğu, bu nedenle asıl davada davacının itirazın iptalini talep edebileceği alacağının 379.050,00 TL olduğu, fazla imalat ve metraj farkından dolayı talep edebileceği toplam alacak tutarının 630.878,28 TL olduğu gerekçesi ile asıl davanın bu tutarlar üzerinden kısmen kabulüne, inkar tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından reddine, hakediş ödemelerinin düzenli yapılmamış olduğu anlaşıldığından davacının sözleşmeye göre cezai şart alacağı talebine hak kazandığı kabul edilerek 500.000,00 TL cezai şart alacağının da davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında davacı taşeronun tapu iptal ve tescil isteminin ise, iş bedeli karşılığı taşerona verilecek bağımsız bölümlerin sözleşmeye göre belirli olmaması sebebiyle reddine, yine birleşen ████████ Esas sayılı dosyada ise davacı iş sahibi yüklenicinin, açık ayıplardan dolayı talep edebileceği alacağın 196.500,00 TL, gizli ayıplı imalat tutarının 2.200,00 TL, eksik imalat tutarının ise 68.250,00 TL olduğu, gecikme cezası için talep edilebilecek alacak tutarının 46.360,00 TL olduğu, işin teslim tarihinin SGK'ya sunulan iş bitim belgesine göre █████/2021 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, davacı iş sahibinin ise ayıp ihbarını █████/2021 tarihli ihtarname ile yaptığı dikkate alındığında açık ayıplar için ihbarın süresinde yapılmadığı, bu nedenle davacının açık ayıplardan dolayı işi açık ayıpları ile birlikte kabul etmiş sayılması gerektiğinden bu kalem alacak talebinin reddi gerektiği, ancak 2.200,00 TL'lik gizli ayıplı imalat bedelini talep edebileceği, tespit edilen 68.250,00 TL'lik eksik imalat bedelinin ise asıl davada yüklenici alacağından düşülmüş olması sebebiyle birleşen davada talep edilemeyeceği, davacı iş sahibinin, işin taşeron tarafından süresinde ve eksiksiz teslim edilmemiş olması sebebiyle cezai şart alacağına hak kazandığı, ancak sözleşmedeki 500.000,00 TL'lik cezai şart alacağının, davalı taşeronun iktisadi anlamda mahvına neden olacağı anlaşıldığından bu cezai şart alacağından tenkisin yapılması gerektiği kabul edilerek takdiren 3/4 oranında yapılan tenkis sonucunda davacı yüklenicinin 500.000,00 TL'lik cezai şart alacağı talebinden 125.000,00 TL'lik kısmının kabulüne karar verilmesi gerektiği, gerekçeleriyle birleşen davanın da kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuşlardır.
1-Davacı vekili tarafından asıl dava dilekçesinde icra takibine konu ettikleri alacak talepleri yönünden 750.000,00 TL'lik alacakları için icra takibi yapıldığı, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğu belirtilerek eldeki itirazın iptali davasında sözleşme kapsamında ödenmeyen bakiye hakediş alacağı için 250.000,00 TL'ye karşı yapılan itiraz yönünden itirazın iptali davası açıldığı belirtilmiş, mahkemece yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinden sonra davacı yan, itirazın iptali davasına konu olan alacaklarını ise 379.050,00 TL'ye ıslah ettiğini belirterek ıslah dilekçesi sunmuş, mahkemece de asıl davada davacının, itirazın iptali isteminin ıslah edilmiş şekliyle kısmen kabulüne karar verilerek davalı tarafından takibin 379.050,00 TL'lik asıl alacak kısmına yaptığı itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına karar verildiği görülmüştür.
İtirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardandır. İtirazın iptali davasının konusu, davacı tarafından takibe konu edilip de davalı tarafından itiraz edilen alacak kaleminden ibarettir. Buna göre, itirazın iptali davasının en geniş hali, icra takibine bütünüyle itiraz edilmesi halinde söz konusu olur ki, bu halde takip talebinde alacağa konu edilen miktarın tamamı bir eda davası olan itirazın iptali davasının konusu haline gelir. Bu halde, itirazın iptali davasının konusunun bölünmesi mümkün olmadığından kısmi dava şeklinde itirazın iptali davası açılması da mümkün değildir. Başka bir anlatımla, itirazın iptali davalarında mahkeme, takip talebindeki taleple bağlı olup, ıslahın ancak mevcut bir usul işlemine ilişkin olabileceği gözetilerek, ıslah yoluyla ancak itirazın iptali davasına konu edilen alacağın, alacak davası olarak görülmesinin talep edilebileceği kabul edilerek sonuca ulaşılmalıdır. Bu nedenle icra takibine konu edilen bir talep olmadan itirazın iptali istemine ilaveten ıslah yoluyla alacak istenmesi mümkün değildir.
Yine, itirazın iptali davaları, bir yıllık hak düşürücü süreye tabi olup, dava dilekçesinde itirazın iptali talebi yönünden 250.000,00 TL'lik alacak istemi davaya konu edilmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin asıl davadaki █████/2024 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda ıslah talebinin kısmen kabulü ile itirazın iptali davası yönünden davanın ıslah edilmiş hali ile 379.050,00 TL'lik alacak yönünden yapılan itirazın iptaline, karar verilmiş ve ıslahın bu sebeple bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Bu sebeple mahkemece asıl dava yönünden itirazın iptali davası olarak açılan alacak kalemi yönünden yapılan ıslahın itirazın iptali davası kurumunun yukarıda belirtildiği şekilde kendine özgü olan hususları gözetilerek karar verilmesi gerekirken bu hususlar değerlendirilmeden itirazın iptali davası yönünden kısmen kabul kararı verilmiş olması doğru olmamıştır.
2- Davacı taşeronun birleşen dava olarak açtığı ve taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında iş bedeli karşılığı olarak verilmesi kararlaştırılan dairelerin tapu iptali ve tescil istemi yönünden mahkemece yapılan yargılama sonucunda, sözleşmede davacı taşerona verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerin belirli olmadığı kabul edilerek davacının tapu iptal ve tescil istemine karar verilmişse de; dava eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi , eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Bedel, nakdi olarak belirlenebileceği gibi nakit yerine geçecek şekilde altın ya da taşınmaz olarak da kararlaştırılabilir. Uyuşmazlık konusu taraflar arasındaki █████/2021 tarihli sözleşmede 6098 sayılı Türk Borçlar kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen bedeli nakit ve nakit karşılığı daire şeklinde kararlaştırılan eser sözleşmesi niteliğinde olup, geçerli bir sözleşmedir. Bu durumda taşeronun açtığı ve geçerli sözleşmeden kaynaklanan iş bedeli alacağa karşılık talep edilen tapu iptal ve tescil istemi yönünden davacı taşeronun sözleşme kapsamında edimini usulüne uygun şekilde yerine getirip getirmediği, işi davalı iş sahibi yükleniciye teslim edip etmediği, sözleşme gereğince edimin yerine getirilmesinde eksik ve ayıplı işlerin bulunması yine geç teslimden kaynaklı olarak davalı iş sahibinin talep edebileceği gecikme cezası alacağının bulunması halinde ise mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak davalı iş sahibinin talep edebileceği eksik ve ayıplı işler bedeli ile geç teslimden kaynaklanan cezai şart alacaklarının belirlenmesi, yine sözleşme hükümlerine göre davacı taşeronun işi teslim edilmesi gerektiği tarih tespit edilip hangi tarihte teslim edildiğinin de araştırılıp tespit edildikten sonra davalının ihtirazi kayıtsız işi teslim alıp almadığı da göz önünden bulundurulmak suretiyle davalının gecikme cezası istemekte haklı olup olmadığı ve bunun miktarı konusunda da gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak değerlendirilip, sonucuna uygun şekilde belirlenen bu alacağın, davalı iş sahibi adına mahkeme veznesine depo etmek üzere davacı taşerona süre vermek ve birlikte ifa kuralı suretiyle sözleşme kapsamında davalı yüklenici adına tapuda tescili olan bağımsız bölümlerden davacı taşerona verilebilecek bir dairenin belirlenmesi suretiyle nakit karşılığı eser sözleşmesi kapsamında uyuşmazlığı çözerek davacının tapu iptal ve tescil istemi hakkında karar vermek olmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden, bağımsız bölümün tapusunun belirli olmadığından bahisle talebin reddine karar verilmiş olması da kabul şekli itibariyle doğru olmamıştır. (Yargıtay kapatılan 15. Hukuk Dairesi 'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)
3- Yine sözleşmede kararlaştırılan 500.000,00 TL'lik cezai şarta ilişkin maddenin de değerlendirilmesinin yapılması gerekmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde sözleşmenin 14.maddesinde; tarafların iş bu sözleşme hükümlerine aykırı davranışları olması durumunda aykırılık yaratan, sözleşmeye uymayan tarafın diğer tarafa uğradığı maddi zarar haricinde 500.000,00 TL tazminat ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt edeceği yönünde düzenleme getirilmiş olup, sözleşmenin bu maddesinin başlığının, " fesih ve cezai şartlar" başlıklı olduğu anlaşılmakta olup, bu maddedeki cezai şartın fesih halinde ödenmesi kararlaştırılan bir ceza tutarı niteliğinde olduğu ve madde içeriğinden sözleşmenin hükümlerine aykırı davranılmış olması sebebiyle sözleşmenin feshine neden olan tarafın diğer tarafa uğradığı maddi zararları haricinde 500.000,00 TL tutarında tazminat ödemeyi de taahhüt ettiği anlaşılmakla bu cezanın dönme cezası niteliğinde olduğu sonucuna varılması gerekmektedir. Cayma cezasında, borçlunun sözleşmeyi ihlali aranmaksızın, kararlaştırılan cezayı ödemek suretiyle sözleşmeden dönme veya feshetme hakkı mevcuttur. Sözleşmeden dönenin haklı olması halinde karşı taraftan cayma cezasının talep etmesi mümkün değildir. Borçlu sözleşmeden dönme hususunda haklı bir neden göstermemişse cayma cezasını ödemek zorundadır. Cayma cezasında, dönmenin açıkça haksızlığı ve cezanın hangi taraf lehine takdir edilmesi gerektiği hususları da her somut olaya göre belirlenmelidir. Yine bu nedenle Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre tarafların dönme cezasının ancak sözleşmeden dönülmesi yani fesih halinde istenilmesi mümkün olup, sözleşmeden dönme halinde tarafların tüm zararlarını bu ceza ile karşılayacaklarını peşinen kabul ettiklerinden dolayı, dönme cezası dışında cezayı aşan zararlarını talep edemeyecekleri gibi yine bu nedenle cayma cezasının fahiş olduğu ileri sürülerek indirilmesini de talep edemeyeceklerinin kabulü gerekir. Bu sebeplerle mahkemece asıl ve birleşen davada taraflarca talep edilen 500.000,00 TL'lik ceza tutarının bu hükümlere göre değerlendirilmesinin yapılması gerekirken bu hususlar gözetilmeden asıl davada davacı taşeronun 500.000,00 TL'lik cezai şart alacağının tamamının kabulüne, birleşen davada ise davacı iş sahibinin 500.000,00 TL'lik cezai şart alacağı isteminde takdiri indirim yapılarak 125.000,00 TL'lik cezai şart alacağına hükmedilmiş olması doğru olmadığından taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf başvurularının da kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.4, ve 1-a.6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak ve gerekirse yeni bir bilirkişi kurulundan tarafların önceki bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların da hükümden düşürülmesi ve dairemiz kaldırma kararı gerekleri doğrultusunda hüküm vermeye elverişli rapor alındıktan sonra asıl ve birleşen davaların sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı KABULÜNE,
2-ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin █████/2024 tarihli ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a.4 ve 1-a.6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak esasa ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının talep halinde yatırana iadesine,
5-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa İADESİNE,
7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!