Anahtar kelimeler: Organsız Vefatı Kayyımı Talepli Atanması Sunulduğu Kayyım Yönetici Tedbir İhtiyati

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: 24.03.2026NUMARASI
: ████████ EsasTALEP
: Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 21.05.2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP
: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Mahkememize 18.03.2025 tarihinde yönetici kayyımı atanması talepli dava dilekçesi sunulduğu, davalı şirketin tek yetkilisi olan ...’ın vefatı nedeniyle şirketin organsız kaldığının tespit edildiği ve taraflarına temsil kayyımı atanması için süre verildiğini, verilen süre içerisinde İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ E. sayılı dosyası üzerinden temsil kayyımı atanması talebiyle dava açıldığını, anılan mahkeme tarafından şirketi temsilen ...’ın temsil kayyımı olarak atanmasına karar verildiğini, bu dosyada Temsil kayyımı ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; davalı şirketin mali tablolarının incelenmesi neticesinde 31.12.2025 tarihi itibariyle dönem net zararının 78.735,60 TL olduğu, şirket öz kaynaklarının negatif durumda bulunduğu ve şirketin kaydi ve rayiç değerler itibariyle borca batık durumda olduğu, şirketin muhasebe sözleşmesinin feshedilmiş olduğu ve sözleşmeli muhasebecisinin bulunmadığı, bu nedenle şirketin muhasebe işlemlerinin ve yasal yükümlülüklerinin yerine getirilmesinin güçleştiği, dönen varlıklarda artış ve stok hareketleri gözlemlenmesine rağmen kasa bakiyesinin azaldığı ve borçların arttığı, bu durumun şirketin mali sürdürülebilirliğinin bulunmadığını ortaya koyduğu, tüm bu tespitler doğrultusunda şirketin 2025 yılı itibariyle ticari faaliyetlerinin fiilen durduğu ve aktif olarak ticari faaliyet yürütmediği, hususlarının tespit edildiğini, ancak söz konusu raporda şirketin ticari faaliyetlerinin durduğu yönünde değerlendirme yapılması akabinde dava konusu fırına gidildiği e aynı adreste ticari faaliyetlerin farklı bir şirket üzerinden devam ettirildiğini, kayyım atanması talep edilen ... Limited Şirketi’ne ait ticari faaliyetlerin aynı iş yerinde ve aynı faaliyet kolunda faaliyet gösteren ...Limited Şirketi üzerinden yürütüldüğünü, 26.02.2026 tarihinde söz konusu adrese gidilerek yerinde inceleme yapıldığı, işletmenin dış cephesinde halen “.... Şti.” tabelasının bulunduğunu, ancak işletmeden ürün satın alınarak alınan fiş incelendiğinde, düzenlenen fişin “...Limited Şirketi” adına kesildiğini, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi kayıtlarının incelenmesi neticesinde, ...Limited Şirketi’nin adresinin 01.12.2025 tarihli ... sayılı ilan ile ...Mahallesi ... Caddesi No:..... / İstanbul adresinden ...Mahallesi ...Caddesi No:...... / İstanbul adresine taşındığı ticaret sicili kayıtlarından anlaşıldığını, belirtilen bu adresin, müvekkilin pay sahibi olduğu ve işbu davanın konusunu oluşturan ... Limited Şirketi’ne ait adres olduğunu, bu durumun ticari faaliyetlerin fiilen aynı adreste sürdürüldüğünü gösterdiğini, 18.03.2025 tarihli dava dilekçesi ekinde dava dışı ...'e ait senetler sunulduğunu, muris ...’ın sağlık durumunun kötüleşmesi üzerine muris tarafından şirkette sahip olduğu kalan %25 hisseyi ...’e devretmeye yönelik girişimde bulunulduğu ve bu kapsamda noter huzurunda bir hisse devir sözleşmesi düzenlendiği ancak devir işleminin geçerlilik şartı olan Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan işlemi gerçekleştirilmeden muris ... vefat ettiğinin detaylı olarak anlatıldığını, ...Limited Şirketi'ne ait 02.03.2021 tarihli ve ... Sayılı ilan incelendiğinde, şirketin tek ortaklı limited şirket olduğu, bu ortağın İstanbul/ ... adresinde ikamet eden Türkiye Uyruklu ..... Kimlik numaralı ... olduğu ve münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, dolayısıyla, tabelası ve ticari faaliyet kolu aynı olmakla, ticari faaliyetlerin fiilen ...’e ait olan ...Limited Şirketi üzerinden yürütüldüğünün anlaşıldığını, bu nedenlerle teminatsız şekilde verilecek tedbir kararına istinaden; işbu davanın tedbir talepli dava niteliği de dikkate alınarak, muhasebesel bildirimlerin gününde yapılması ve daha büyük cezalara yol açmasının engellenmesi, envanter tespiti yapılması, aktif azaltıcı işlemlerin kayyım onayına sunulması, fiili kullanım ve yönetim hususlarında önlem alınması, şirket öz varlığının korunması ve ticari faaliyetlerinin usule uygun devamının temliki için kayyım talep edilen ... Limited Şirketi için şuandan itibaren dava neticeleninceye değin geçici, dava neticesinde ise esastan yönetim kayyımı atanmasına, atanacak kayyıma; şirketin mali kayıtları, ticari faaliyetleri, gelir-gider durumu, şubeleri, mal varlığı ve üçüncü kişilerle olan ticari ilişkilerinin incelenmesi hususunda gerekli inceleme ve denetim yetkilerinin verilmesine, yapılan inceleme neticesinde tespit edilen; şirket faaliyetlerinin aynı adreste farklı bir şirket (...Limited Şirketi) üzerinden yürütüldüğüne ilişkin hususlar ile birlikte bu durumla bağlantılı tüm fiili ve hukuki ilişkilerin kayyım tarafından yerinde incelenerek tespit edilmesine ve raporlanmasına, şirket faaliyetlerinin ve şirket mal varlığının korunması amacıyla ihtiyati tedbirin uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davalı şirketin limited şirketi olması nedeniyle TTK'nın 617/3 maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken 410/2. maddesine göre yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunamaması veya mevcut olmaması durumlarında mahkemenin izni ile tek bir pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabileceği, davalı şirkete ait ticaret sicil dosya sureti, UYAP entegrasyon ekranından alınan nüfus kayıt örnekleri ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında; davalı şirketin hem müdürü hem de pay sahibi olan ... T.C.K.N. 'lı ...'ın 04.09.2024 tarihinde vefat ettiği, şirketin yönetimsiz kaldığı, TTK'nun 617/3. maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken 410/2. Maddesi uyarınca tek bir pay sahibinin de genel kurulun toplantıya çağırarak yönetim organının oluşmasını sağlayabileceği anlaşıldığından, davacının davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin reddine...," karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; daha önceden diğer mirasçılar tarafından da genel kurulu toplantıya çağrılması için girişimde bulunulduğunu ancak mirasçılar arası devam eden hukuki uyuşmazlıklar, davalar ve diğer husumetler sebebiyle genel kurulun toplanamadığını,14 Mayıs 2025 tarihli ...Sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde "Şirket Yetkilisi Atanması" gündemiyle toplantı yapılmaya çalışıldığını ancak yine de genel kurul toplanılamaması sebebiyle gerçekleştirilemediğini, gerçekleştirilseydi dahi husumet sebebiyle yönetimin bir kardeşe devrinin de diğer kardeşlerce onayı mümkün olmayacak ve davanın asıl sebebini oluşturacağını, şirketin devrinin gerçekleştirilememesi üzerine de bir başka şirketin oraya taşıttırılması ve ticaretinin bu şirket üzerinden devamı sağlanmaya çalışıldığını ve işbu halde de kardeşlerin hak kaybına uğradığını, diğer mirasçılardan Kerem Kolivar tarafından genel kurul yapılmadığının beyan edildiğini, bu dosyada 16.06.2026 tarihli "Müdürler Kurulu Kararı" ile kendisini şirket müdürü olarak atasa da bu atama Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tescil ve ilan edilemediğini ve dolayısıyla da şirket müdürü de bulunmadığını, yönetim kayyımı atanması istenen .... Şti.'nin adresinde farklı bir şirket üzerinden ticari faaliyetlerin görüldüğünü ve bu durumda yönetim kayyımı atanmasının elzem olduğunu, kayyım atanması talep edilen ... Limited Şirketi’ne ait ticari faaliyetler aynı iş yerinde ve aynı faaliyet kolunda faaliyet gösteren ...Limited Şirketi üzerinden yürütüldüğünü, işletmenin dış cephesinde halen “.... Şti.” tabelasının bulunduğunu, ancak işletmeden ürün satın alınarak alınan fiş incelendiğinde, düzenlenen fişin “...Limited Şirketi” adına kesildiğini, ...Limited Şirketi’nin adresinin 01.12.2025 tarihli ... sayılı ilan ile ...Mahallesi ... Caddesi No:..... / İstanbul adresinden ...Mahallesi ...Caddesi No:...... / İstanbul adresine taşındığının ticaret sicili kayıtlarından anlaşıldığını, belirtilen bu adres, müvekkilin pay sahibi olduğu ve işbu davanın konusunu oluşturan ... Limited Şirketi’ne ait adres olduğunu ve bu durum ticari faaliyetlerin fiilen aynı adreste sürdürüldüğünün ispatı olduğunu, muris ... tarafından ... Limited Şirketi’ndeki %25 hissesinin ...'e devredileceğine ilişkin noterde devir sözleşmesi yapıldığını, bu devir, ...'DE ilan edilmeden ...'ın vefat ettiğini, ...Limited Şirketi'nin tek yetkilisinin de ... olduğunu, ..., ... Limited Şirketi’ni devralamayınca kendi şirketi olan ...Limited Şirketi üzerinden burayı işletmeye başladığını, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
: Talep, şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin derdest davada, ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemidir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, bu karara ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbirin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 09.09.2025 tarihli, ████████ E., █████████ K. Sayılı kararı ile, YMM ...'ın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...... Limited Şirketine İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyası işlemleri ile sınırlı olmak üzere temsil kayyımı olarak atanmasına karar verilmiş, karar kesinleşmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 630/2. Maddesinde, her ortağın haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceği düzenlenmiştir. Ancak anılan maddede bu halde alınacak önlemlere ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, limited şirket kayyım talebi hakkında ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, limited şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen müdürler tarafından idare olunması esastır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir.Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi, mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin █████/2018 Tarih ve █████████ E-█████████ K. sayılı kararı) Bu hususlardan birinin bulunduğuna ilişkin dosyada yaklaşık ispat bulunmadığından Mahkemece davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebinin reddine karar vermesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.KARAR
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati haciz talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati haciz talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026