Anahtar kelimeler: Masadı Biten Dükkanların Düşüldüğünü Kurma Esaskarar Kayseri Katıldığını Başkan Şerhi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.KAYSERİ2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████BAŞKAN
:ÜYE
:ÜYE
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
: Av.DAVALI
:VEKİLİ
: Av.DAVA
: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, iptali istenen █████/2025 tarihli genel kurul toplantısına katıldığını ve muhalefet şerhi düşüldüğünü, kooperatifin işyeri kurma masadı ile kurulduğunu ve üyelerin tamamına henüz işyeri tahsis edilemediğini, inşaatı biten dükkanların maliyet hesaplarının yapıldığını ifade ederek inşaatı biten dükkan sahiplerinin kendilerine düşen maliyet borçlarının ödendiği takdirde kooperatif ortaklığından düşürülmesini ve bu konuda işlemleri yönetmek için yetki verilmesinin 5 red oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiğini, ilgili maddeye müvekkili tarafından muhalefet şerhi düşüldüğünü, bakanlık temsilcisinin de madde görüşmesinde söz alarak inşaatların tamamının bitmeden kesin maliyet hesabı çıkartılmasının kooperatifin geleceğini riske atacağı yönünde muhalefet ettiğini, davalı kooperatifin bir etap kooperatifi olmadığını, tüm aidatların tek bir hesapta tutulduğunu, yüksek artış gösteren inşaat maliyetleri de dikkate alındığında oylanan bu karar neticesinde kooperatif bir seviyeden sonra işlevini yitireceğini ve dükkanları alamayan üyelerin mağdur olacağını, 2023 yılı yüksek mahkemenin vermiş olduğu ilke doğrultusunda inşaatlar tamamlanmadan kesin maliyet hesabı çıkartılmayacağını bunun eşitlik ilkesine ve kooperatifin varlık sebebine aykırı olduğunu işbu gerekçeleri ile maliyet hesaplarından kaynaklı alacak davalarının reddine karar verilmesi yönünde hüküm kurulduğunu, davalı kooperatifin inşaatlarının devam ettiğini belirterek davalı kooperatifin █████/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 12. Maddesinin tedbir yolu ile uygulanmasının durdurulmasını ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin ortakların konut ve işyeri ihtiyacını en az maliyetle karşılamak amacıyla kurulmuş hukuki bir teşekkül olduğunu █████/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan 12. Madde kararının alınmasının altında yatan nedenin kooperatifin karşı karşıya kaldığı zorunlu ekonomik dinamikler olduğunu kooperatifin finansal olarak zora girmemek projenin kilitlenmesini önlemek için ve tüm kooperatif üyelerinin menfaatini korumak için alındığını, kararın eşitlik ilkesini ihlal etmediğini kooperatifin sürdürülebilirliğini sağlamak amacı olduğunu, kararın amacının üyelikten çıkarmak da olmadığını üyeliğin doğal seyrinde sonlanması amacı olduğunu belirterek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER
:Davalı kooperatife müzekkere yazılarak davacıların üyelik dosya örnekleri, ödeme belgeleri, kooperatif ana sözleşmesi, genel kurul kararları ve hazirun cetvelinin birer örneği dosyaya celbedilmiştir.Davacı tarafça dava dilekçesinde genel kurul kararının yürütülmesinin tedbiren durdurulması talep edilmiş olup, mahkememizce █████/2025 tarihli müteferrik karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı vekilince tedbire itiraz edilmesi üzerine mahkememizce duruşmalı olarak itiraz değerlendirilmiş olup, itirazın reddine karar verilmiştir.Davacının davalı kooperatif üyesi olup olmadığı, █████/2025 tarihli genel kurul toplantısında toplantı ve karar yeter sayısının sağlanıp sağlanmadığı, alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı, 12 nolu genel kurul kararının iptali şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında mali müşavir bilirkişi ile kooperatif alanında nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden rapor aldırılmıştır.Bilirkişiler Azzem Özkan ile Neşe Bölükbaşı'nın █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda; █████/2025 tarihli genel kurulun 12. gündem maddesinin inşaatlar devam ederken çıkarılan kesin maliyetin hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyeceği, ana sözleşmeye bu yönde hüküm konulması halinde de Kooperatif ana ilkesi olan eşitlik ilkesine aykırı olacağı yönündeki Yargıtay'ın güncel içtihatlarına uygun olmadığı belirlenmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, davalı kooperatifçe yapılmış █████/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti, olmazsa genel kurulda alınmış kararların iptali istemine ilişkindir.Davacının dava açma hakkı olup olmadığı, davalı kooperatifin █████/2025 tarihinde yaptığı genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olup olmadığı, genel kurul toplantısında alınan ve davaya konu edilen 12 nolu kararın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.Somut olayda davacı taraf, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, iptali istenen █████/2025 tarihli genel kurul toplantısının 12 nolu kararı ile inşaatı biten dükkan sahiplerinin kendilerine düşen maliyet borçlarının ödendiği takdirde kooperatif ortaklığından düşürülmesini ve bu konuda işlemleri yönetmek için yetki verilmesine karar verildiğini, alınan karara muhalefet şerhi düşüldüğünü, davalı kooperatifin bir etap kooperatifi olmadığını, tüm aidatların tek bir hesapta tutulduğunu, yüksek artış gösteren inşaat maliyetleri de dikkate alındığında oylanan bu karar neticesinde kooperatif bir seviyeden sonra işlevini yitireceğini ve dükkanları alamayan üyelerin mağdur olacağını, bunun eşitlik ilkesine ve kooperatifin varlık sebebine aykırı olduğunu belirterek davalı kooperatifin █████/2025 tarihli Genel Kurul Toplantısının 12. Maddesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Emredici nitelikte olan bu yasal düzenlemenin, davalı kooperatif anasözleşmesinin 36. maddesinde de de aynen tekrarlandığı görülmektedir.Dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiriyi getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gereklidir. Ret oyu kullanılmasına rağmen, üyenin muhalefet şerhini oylama sonrasında yazdırmaması halinde, HMK.'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve anasözleşmenin 36. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK.'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekeceği de tartışmasızdır (Yargıtay 23. H.D. █████████ Esas, █████████ Karar).Yine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin █████/2014 T., E:█████████, K:█████████ sayılı kararında da da belirtildiği üzere; oylama öncesi yapılan görüşme sırasında sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımamaktadır. Muhalefetin, görüşülen öneriye değil, alınan karara karşı yapılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, dava açma koşulu olarak aranan muhalefetin, oylama öncesinde gündem ve görüşmelere yönelik düşünce açıklamak ve eleştiri getirmek suretiyle değil, oylama sonrasında ve oylama sonucuna yönelik olarak yapılması gerekmektedir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. Bir üyenin iptal davasının bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açılması, katılıp da genel kurulda yapılan oylamada red oyu vermemesi, muhalefet şerhini yazdırmaması halinde, HMK'nun 114/2. madde hükmü yollaması ile 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. ve davalı kooperatifin anasözleşmesinin 68. madde hükmünde aranan dava şartlarının gerçekleşmediği gözetilerek, HMK'nun 114/2. ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 59. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Yasa'nın 53. maddesinde çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini butlan olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır.Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır.Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın batıl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/2. maddesi, "Genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4' ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun'un 51/1. maddesi ise "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmünü; anasözleşmenin 60. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ''Toplantının gerçekleştirildiği tarihten 3 ay evvel kooperatife kaydolmuş olan ortakların 1/4'ü, ortak sayısı 5.000’in üzerinde olan kooperatiflerde ortakların 1/50’sinin bulunduğu anlaşılınca başkanlık divanı seçimine geçilir.'' hükmünü; 62. maddenin ilk fıkrası ''Kararlar hazır bulunan ortakların çoğunluğu ile alınır. Oyların eşitliği halinde tekrar oylama yapılır. Vekaleten oy kullanılmaz. Ancak birliklere girme veya birlikten ayrılma, anasözleşme değişikliği, dağılma, birleşme ve ayrılma hakkındaki kararlarda hazirun listesini imzalayan ortakların 2/3 nisabı aranır.'' hükmünü; 2. fıkrasının ilk cümlesi ''Ortakların şahsi sorumluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümlükleri hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4’ünün rızası gereklidir.'' hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, batıl olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir.Bu ilke ve olgular doğrultusunda dosyanın değerlendirilmesi sonucunda; somut olayda dosya kapsamından; █████/2025 tarihli genel kurul toplantısının hazirunda kayıtlı 134 ortağın bulunduğu ve 34 ortağın asaleten hazirun cetvelinde imzalarının bulunduğu vekaleten katılım olmadığı bu durumda toplantı yeter sayısının sağlandığı anlaşılmaktadır. Genel kurulun 12. Maddesi ile 2025 yılında kesin hesabı yapılıp ödemesini tamamlayanların üyelikten çıkışlarının görüşülmesi başlıklı maddede kooperatif ana sözleşme ve ilgili mevzuatlara uygun olmak kaydıyla inşaatı biten dükkanların maliyet hesaplarının yapıldığı ifade edilerek inşaatı biten dükkan sahiplerinin kendilerine düşen maaliyet borçlarının ödendiği taktirde kooperatif ortaklığından düşürülmesini ve bu konuda işlemleri yürütmek üzere yönetim kuruluna yetki verilmesinin teklif edildiği , davacının söz alarak tüm ortakların dükkan sahibi olmadan kesin hesap yapılması ve bu şekilde ortaklıktan ayrılmasına dair karara muhalefet etiği ve şerh düştüğünü, bakanlık temsilcisi tarafından da kooperatifin inşaatlarının tamamının %95 seviyesine gelmeden maliyet hesaplarının yapılamayacağına dair yargıtay kararları bulunduğunu bu sebeple kooperatifin geleceğine dair risk unsuru oluşacağının göz önüne alınarak gündemin bu şekilde oylanmasının uygun olmayacağına dair görüş bildirerek şerh düştükleri, 12. maddenin 5 red oyuna karşılık oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmakla karar yeter sayısının sağlandığı belirlenmiştir.Kooperatifler Kanunu 23. maddesine göre “kooperatif ortakları bu yasanın kabul ettiği ilkeler ışığında hak ve yükümlülüklerde eşittirler.Kooperatiflerin ana sözleşmesi kooperatif ortaklarının birbiri ve ortaklarla kooperatif tüzel kişiliği arasında özel hukuk sözleşmesidir.Ana sözleşmeye Kooperatifler Kanunu’na aykırı olmamak koşulu ile sözleşme serbestisi çerçevesinde istenilen hükümler konulabilir.Kooperatif ana sözleşmesi incelenmesinde 61. Madde ile işyeri bedellerinin tespitinin düzenlendiği buna göre işyerlerinin aşama aşama yapılıp teslim edileceği ve kesin maliyetlerin de aşama aşama çıkarılacağına dair bir düzenleme olmadığı görülmektedir. Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir. Kooperatif, inşaatlar bitmeden bağımsız bölümü teslim alıp istifa eden üyelerden bağımsız bölümü geri alma hakkına sahiptir. İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin ████████ E. █████████ K. Sayılı kararı bu yöndedir) Netice itibariyle inşaatı biten dükkan sahiplerinin kendilerine düşen maliyet borçlarının ödendiği takdirde kooperatif ortaklığından düşürülmesini ve bu konuda işlemleri yönetmek için yetki verilmesinin ana sözleşmeye uygun olmadığı, ayrıca bu yönde ana sözleşmeye hüküm konulması halinde kooperatif ortaklarının son bağımsız bölüm bitene kadar kooperatif ortağı olmaya devam edeceği ve inşaatlar devam ederken çıkarılan kesin maliyetin hiçbir zaman kesin maliyet sonucunu vermeyeceği, ana sözleşmeye bu yönde hüküm konulması halinde de Kooperatif ana ilkesi olan eşitlik ilkesine aykırı olacağı gözetilerek █████/2025 tarihli genel kurulda alınan 12 nolu kararın iptaline karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davanın KABULÜ ile, davalı kooperatifin █████/2025 tarihli genel kurulunda alınan 12 nolu kararın İPTALİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvurma harcı ile 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 1.015,00-TL tebligat ve posta gideri, 14.000,00-TL bilirkişi ücretleri ile 1.013,90-TL tedbir talebi harcı olmak üzere toplam 16.028,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7- HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine,Dair davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2026Başkan¸E-imzalıdırÜye¸E-imzalıdırÜye¸E-imzalıdırKatip¸E-imzalıdır