Anahtar kelimeler: Kanaatte Ünvan Sonuna Limited Tedbir İhtiyati Durdurulmasını Ara Alınmaksızınaksi Derdest

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2026 (Ara Karar)NUMARASI
: ███████ Esas (Derdest)TALEP
: İhtiyati TedbirİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİTALEP
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ... (Eski Ünvan: ... Limited Şirketi) aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibinin yargılama sonuna kadar teminat alınmaksızın/aksi kanaatte teminat alınarak ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasını, yapılacak yargılama sonunda ise davanın kabulü ile müvekkili şirketin .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibinde borçlu olmadığını beyanla ileride telafisi imkansız durumların yaşanmaması için davacı ... (Eski Ünvan: ... Limited Şirketi) aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibinin yargılama sonuna kadar teminat alınmaksızın/aksi kanaatte teminatlı ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Talep 2004 sayılı İİK.nun 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." denilmektedir. İşbu menfi tespit davasının davacı borçlu aleyhine icra takibi yapılmasından sonra açıldığı gözetilerek koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurdaki dava da sahtelik iddiasına dayalı olarak açıldığından, HMK m. 209’un işbu davada da uygulanması gerektiğini, mahkeme dışı ikrar olduğunu, savcılıkta, haciz sırasında ya da polis önünde yapılan ikrar, mahkeme dışı ikrar olup; bir belge ile ispat edilebilirse, kesin delil hükmünde olacağı ve ikrarda bulunanı bağlayacağı üzere, davacı şirketin kereste ticareti işinde olmadığı davacı Şirketin kereste ticareti işinde olmadığı ...’ün, gerekse ...’in Savcılık ifadelerinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı şirkete verilmiş bir borç para bulunmadığını, borç paranın ... ile İlhan Şahin’e verildiği iddiası olduğunu, davalıların Savcılıktaki anlatımlarına göre, paranın davacı Şirkete verilmemesi nedeniyle davacı Şirket adına senetlerin düzenlenmemesi gerekirken, davacı Şirket adına ... tarafından şirket ortaklığından ayrılmasından sonra, eski tarihli olarak düzenlendiğinin anlaşıldığını, davalılardan ... ile ...’in Savcılıktaki beyanı mahkeme dışı ikrar mahiyetinde olup, davalıların icra takibine dayanak olan bonolar kapsamında davacı şirketten alacağının bulunmadığı sabit olduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davaya konu senetler davacı şirketin defter ve kayıtlarında yer almadığı gibi, davacı Şirket’in davalılardan ...’e ve/veya diğer davalılara herhangi bir borcu da olmadığını, davalılardan ...’in şirket ortağı ve yetkilisi olduğu dönemde davacı Şirket hesabından kendi hesabına durmadan para çıkışları yaptığı cari hesap ekstresinde görüldüğü gibi, aldığı paralardan dolayı, davacı Şirkete toplam 6.024.409,52 TL borcu olduğunu, Davacı Şirketin mal varlığı ve ticari ilişkisi nazara alındığında, şirketin kendi ortağından böyle bir miktarda borç almasına gerek olmaması, yapılan senetlerin düzmece olduğunun en büyük göstergesi olup, böyle bir miktar paranın da davacının hiçbir hesabına aktarılmadığı veya bu meblağda hiçbir işlem yapmadığı banka hesaplarından da anlaşılacağını, Şirket payının devrine ilişkin noterlik işleminde de davalılardan ...’in alacaklı olduğu iddia edilmediğine göre, ...’in davacı Şirketten alacağının olmadığı izahtan vareste olup Yerleşik Yargıtay ilamları gereğince, davacının, Şirket’in eski yetkilisi/ ortağı ...’den borç para almış olması hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, yapılacak yargılama sırasında da görüleceği üzere, davacı Şirketin ...’e borcu olmadığı gibi, diğer davalılar ile hiçbir ticari ilişkisi de olmadığını, davacı şirketin takip alacaklısına ve/veya diğer davalılara hiçbir borcu olmadığını, davacının, organize bir oluşumun işlediği ve icra takibi yapılarak işlemeye devam ettiği suçlardan ve açılan takipten dolayı oldukça mağdur durumda olduğunu, davacı adına kayıtlı araçlara/alacaklı olduğu icra dosyalarına/banka hesaplarına haciz/bloke konulmuş olması sebebiyle, dava dışı kişilerle davacının yapmış olduğu ticari ilişki gereğince sorunlar yaşandığını, davacının dava dışı kişilere tazminat ödeme yükümlülüğü ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davacı ... aleyhine açılan .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra takibinin yargılama sonuna kadar teminat alınmaksızın/aksi kanaatte teminat alınarak ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE
: Talep, kambiyo senedi(bono) nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacı şirket adına, █████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.500.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.500.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 1.000.000,00 TL bedelli,█████/2023 tanzim tarihli █████/2024 ödeme tarihli 750.000,00 TL bedelli bonolar davalı ... Lehine keşide edilmiş ve sırasıyla lehtar, davalı ... ve ... tarafından ciro edilmiştir.Davalı takip alacaklısı ... tarafından, davacı ve diğer takip borçluları ... ile ... Nolu, hakkında, .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasında, "senet" sebebine dayalı olarak 8.750.000,00 TL asıl alacağın, 7.500,00 TL vekalet ücreti 5.069.823,64 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle █████/2025 tarihli takip talebi ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, takibe konu senetlerin önceki yetkili tarafından düzenlendiği ve şirketin borcu olmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında HMK'nın 209. Maddesi uyarınca icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkin olarak talepte bulunmuştur.HMK'nın 209/1. Maddesine göre; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.2004 sayılı İİK'nın 72/3. maddesi ise; İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği, ancak, borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceği düzenlenmiştir.İcra ve iflas hukuku, icra ve iflas takiplerinin usul hukuku niteliğindedir. İcra iflas hukukunun en önemli kaynağı İcra ve İflas Kanunu olup, bu Kanun, icra ve iflas takibinden, tahsile kadar uygulanması gereken usul hükümlerini düzenlemektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, İcra ve İflas Kanunu'nda bir hüküm olmayan hallerde, ancak İcra ve İflas Kanunu'nda açıkça gönderme olması (İİK 50, 68/a-4 gibi) veya bu kanunun özel veya genel hükümlerine aykırı olmaması (zorunlu dava arkadaşlığı) hallerinde uygulanabilir. Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan takipte, takibe konu kambiyo senedi altındaki imzaya itiraz, İİK'nun 170. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden, imza inkarı nedenine dayalı sahtelik iddiası hakkında, sonraki genel kanun olan HUMK'nun 209. maddesi uygulanamaz. Borçlunun imzaya itiraz dışındaki diğer nedenlerden dolayı ödeme emrine itirazı borca itiraz niteliğindedir. Borçlu, borca itirazını ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirerek icra mahkemesinden itirazının kabul edilmesine karar verilmesini isteyebilir.( İİK. m. 168/5; m. 169) Borcun mevcut olmadığı, ödendiği, ertelendiği, zamanaşımına uğradığı, takas, faiz oranına itiraz, yetki itirazı, takibin mükerrer olduğu gibi itirazlar borca itiraz niteliğindedir( Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, 2013, sayfa 783). Borçlunun borcu olmadığına ilişkin itirazı, takip konusu kambiyo senedinin karşılıksız olduğu, hatır senedi olduğu, anlaşmaya aykırı doldurulduğu, kambiyo senedinde tahrifat yapıldığı, borçlunun senedin düzenlendiği tarihte ayırt etme gücüne sahip olmadığı, mirası reddetmiş olduğu, mirasın hükmen reddedildiği gibi sebeplere dayanabilir.( Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, 2013, sayfa 787-789). Borçlunun imza inkarı dışında, takibe konu senetteki yazının sahteliğini ileri sürmesi, borcu itiraz niteliğinde olup, bu konu da yukarıda belirtildiği gibi İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle yazıda sahtelik iddiasıyla ilgili olarak HMK'nun 209. maddesinin uygulanma olanağı bulunmamaktadır(Yargıtay HGK'nın 08.06.2016 Tarih ve ███████-1128 E. - ████████ K. Sayılı kararı).Somut olayda, davadan önce icra takibine girişilmiş olması nedeniyle takip hukukuna ilişkin kurallar uygulanmaya başladığından özel nitelikteki İİK'nın 72/3. Maddesindeki "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği" şeklindeki özel nitelikteki emredici düzenlemeye rağmen genel kanun olan HMK'nın 209/1. maddesine göre takip hukukuna ilişkin sonuç doğuracak şekilde ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi mümkün değildir. HMK'nın 209/1. maddesi mahkemelerdeki yargılamalara ilişkin olarak adi senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını ve delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup takip hukuku bakımından uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince icra takibinin davadan önce başlatıldığı da nazara alındığında davacı tarafın icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.KARAR
: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026