Anahtar kelimeler: Zeval Ştindeki Özetlemüteveffa Küçükçekmece İstemli Hisselerini Ara Hastalığı Hem Tedbir

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: KÜÇÜKÇEKMECE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: 06.04.2026
NUMARASI
: ████████ Esas (Derdest)
DAVA
: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;müteveffa ...'in, .... Şti'ndeki, dava konusu hisselerini hastalığı sırasında kendisinden alınan vekaletnameler ile mirasçıları olan davacıların haklarına zeval getirmek, hem dava konusu hem de dava dışı şirketin kontrolünü elde etmek ve bu şekilde şirket yapısını kendi lehine menfaat devşirmek adına değiştirmek ve sair amaçlarla haksız ve hukuka aykırı olarak kendi uhdesine geçiren davalının, bu işlemlerin iptaline, .... Şti'nin █████/2025 tarih ve 2025/1 sayılı genel kurul kararının ve yine aynı şirketin █████/2025 tarih 2025/2 sayılı genel kurul kararının iptaline, yapılmış hisse devir işlemlerinin iptaline, söz konusu hisselerin müvekkilleri adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, aynı zamanda .... Şti'nin yönetimine kayyım atanmasına, şirketin her türlü devir, temlik ve tasarruf işlemlerinin durdurulmasına, ortaklık yapılmasında değişiklik yapılmasının önlenmesine, sermaye artışı yapılmasının önlenmesine, şirket yönetimine ilişkin alınan kararların sınırlandırılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "...dava konusu hisselerin yargılamanın devamı sırasında devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği gibi yeni ihtilafların da meydana gelebileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ihtimal dahilindedir. Açıklanan sebeplerle tedbir talebinin kısmen kabulü ile, davalı tarafa devredilen dava dışı .... Şti'ne ait %34'lük hisselerin işbu dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine karar vermek gerektiği anlaşılmış, buna karşılık adı geçen şirket yönetimine kayyım atanmasına talebin şirketin organsız kaldığı yönünde bir iddia ve delilin dosya kapsamında mevcut olmaması ve dava konusu edilen hisseler dışındaki talepler yönünden ihtiyati tedbir şartlarının ve yaklaşık ispat koşullarının bulunmaması sebebiyle reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle , vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle, ağır hastalık sürecinde bulunan müteveffaya ait .... Şti. hisselerinin sistematik şekilde davalı üzerine geçirilmesi suretiyle şirket kontrolünün tamamen ele geçirilmesine ilişkin son derece ağır hukuka aykırılıklar içerdiğini, müteveffanın glioblastoma gibi son derece ağır ve ilerleyici bir hastalık süreci içerisinde bulunduğunu, bu süreçte fiziksel ve zihinsel olarak ciddi şekilde zayıfladığı, üçüncü kişilerin bakımına muhtaç hale geldiğini ve bu durumdan davalı tarafından açıkça istifade edildiği hususlarının sabit olduğunu, davalının müteveffa üzerinde fiili hakimiyet kurduğu, banka hesaplarına erişim sağladığınğ, yüksek tutarlı para transferleri gerçekleştirdiği ve nihayetinde vekaletnameleri kötüye kullanmak suretiyle müteveffaya ait hisseleri önce üçüncü kişiler üzerinden dolaştırarak akabinde tamamen kendi üzerine yoğunlaştırdığını ve şirket üzerinde tamamen hakimiyet kurduğunu, davanın, şirket ortaklık yapısını doğrudan etkileyen, şirket yönetimi ve malvarlığı üzerinde belirleyici sonuçlar doğuran bir uyuşmazlığa ilişkin olduğunu, davalının şirket üzerinde tam ve münhasır fiili ve hukuki hakimiyet kurduğunu, bu hakimiyetin devam ettiği süre boyunca şirket malvarlığı, yönetim kararları ve üçüncü kişilerle kurulacak hukuki ilişkiler üzerinde sınırsız tasarruf imkânına sahip olduğunu, bu durumun yargılama süreci boyunca mevcut durumun korunmaması halinde davanın sonucunu tamamen etkisiz hale getirebilecek nitelikte ciddi ve telafisi güç zararların doğmasına elverişli olduğunu, somut olayda Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli şartların tamamının fazlasıyla mevcut olduğunu, dava konusu hisselerin halihazırda davalının kontrolünde bulunmasının, davalıya şirket üzerinde tam bir tasarruf serbestisi sağladığını, davalının, bu yetkiyi kullanarak şirket malvarlığını azaltıcı işlemler gerçekleştirebileceğini, şirket aktiflerini üçüncü kişilere devredebileceğini, şirketi borçlandırabileceğini, yeni ortaklık yapıları oluşturabileceğini, şirket kayıtlarını değiştirebileceğini veya erişimi kısıtlayabileceğini, bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesi halinde, dava sonunda verilecek bir iptal kararının fiilen uygulanabilirliği ciddi şekilde zedelenecek, hatta bazı durumlarda tamamen imkânsız hale geleceğini, Mahkemenin kayyum atanmasına ilişkin talebi, yalnızca şirketin organsız kalmadığı gerekçesiyle reddetmesinin hukuken yerinde d olmadığını, somut olayda, dava konusu işlemleri gerçekleştiren kişilerin aynı zamanda şirketi yönetiyor olmasının yönetimin tarafsızlığını ortadan kaldırmakta ve kayyum atanmasını zorunlu kıldığını, talep edilen tedbirlerin davalıların mülkiyet hakkını ortadan kaldırmaya yönelik olmayıp, yalnızca dava süresince mevcut durumun korunmasını amaçladığını, bu yönüyle tedbirlerin ölçülü ve orantılı olduğunu, buna karşılık tedbir verilmemesi halinde müvekkillerin uğrayacağı zarar telafisi imkânsız nitelikte olacağını beyanla Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.04.2026 tarihli ara kararının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, şirketin ortaklık yapısının değiştirilmesinin ve sermaye artırımlarının önlenmesine, şirket yönetimine ilişkin kararların sınırlandırılmasına, .... Şti.’ne kayyum atanmasına kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
: Talep, hisse devrinin iptali istemine ilişkin derdest davada .... Şti'nin yönetimine kayyım atanması, şirketin her türlü devir, temlik ve tasarruf işlemlerinin durdurulması, ortaklık yapılmasında değişiklik yapılmasının önlenmesi, sermaye artışı yapılmasının önlenmesi, şirket yönetimine ilişkin alınan kararların sınırlandırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince hisse devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiş, verilen ret kararına karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur
Davacı tarafça .... Şti'nin ortağı olan davalı tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle, ağır hastalık sürecinde bulunan ...'e ait şirket hisselerinin sistematik şekilde kendi üzerine geçirildiği iddia edilerek şirkete yönetim kayyımı atanması, şirketin her türlü devir, temlik ve tasarruf işlemlerinin durdurulması, ortaklık yapılmasında değişiklik yapılmasının önlenmesi, sermaye artışı yapılmasının önlenmesi, şirket yönetimine ilişkin alınan kararların sınırlandırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.
HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise '' Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir.
Tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından, şirket ana sözleşmesi ve ticari hayatın gereklerine göre yönetilmesidir. Dava dosyasına sunulan ticari sicil kaydına göre davalının, ...'ni münferiden temsile yetkili olduğu gözetildiğinde şirkette herhangi bir organ boşluğu bulunmadığı gibi tüzel kişinin malvarlığının davalı tarafından azaltıldığına, yöneticinin şirkete zarar verici eylemlerde bulunduğuna ilişkin davacı iddialarının, mahkemece talebin değerlendirildiği tarih itibariyle yaklaşık ispat ölçüsünde ispatlandığından söz edilemez. Bu nedenle mahkemece, davacının, şirketin her türlü devir, temlik ve tasarruf işlemlerinin durdurulması, ortaklık yapısında değişiklik yapılmasının önlenmesi, sermaye artışı yapılmasının önlenmesi, şirket yönetimine ilişkin alınan kararların sınırlandırılması yönündeki ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıların adli yardım talebi kabul edilmekle, bu aşamada harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!