Anahtar kelimeler: Çöküntü Zmm Koltuğunda Cismani Annesinin Reeskont Maruz Arka Annesi Yolcu

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ
: █████/2016KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sevk ve idaresindeki diğer davalı ...'e ait davalılardan ... sigorta A.Ş. tarafından ZMM poliçesi ile sigortalı aracın tek taraflı maruz kaldığı kaza sonucu aracın arka koltuğunda yolcu olarak bulunan müvekkilinin annesi ...'ın vefat ettiğini, müvekkilinin annesinin desteğinden yoksun kaldığını, ayrıca ruhende çöküntü içine girdiğini beyanla, destekten yoksun kalma tazminatının tespitini ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 70.000 TL manevi tazminatın da yine dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte ... vefat etmiş olmakla,adı geçenin murislerinden tahsilini talep ve dava etmiştir.Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında davacı vekili █████/2017 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; 1.000 TL tutarındaki maddi tazminat talebini 62.275,68 TL olarak ıslah etmiştir.CEVAP
:Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; aleyhine açılan davayı kabul etmediğini, kazaya karışan ... plakalı aracın kendisine ait olduğunu, ancak aile dostu ... tarafından kullanıldığını, aracı kaza anında kullanan ve kazada vefat eden ... ile yine kazada vefat eden ... tanımadığını, aracın ruhsatının kendisine ait olmasının kazada sorumluluk taşıdığı anlamına gelmediğini beyanla, husumet yönünden davanın reddini talep etmiştir.CEVAP
:Davalı ... Sigorta AŞ cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu ... plakalı aracın müvekkil şirkete ZMM poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat bedelinin kişi başı 310.000 TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca 6704 sayılı yasa ile 2918 sayılı yasanın 97.maddesindeki vaki değişiklik nedeniyle davacı tarafın müvekkiline başvurmadığını, bu yöndeki dava şartının gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.DELİLLER
:Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli deliller de celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır.Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında dosya üzerinde iddia ve savunma doğrultusunda aktüerya uzmanı bilirkişi ... ile kusur uzmanı ... marifetiyle inceleme icra edilerek konuya ilişkin █████/2017 tarihli rapor teminle dosyamız arasına katılmıştır.Mahkememizce görevlendirilen bilirkişiler anılı raporunda özetle;"Olaya ait Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre kaza yerinde yol genişliği S şeklinde viraj olup üç şeritlidir. Yolun bir şeridi kazaya karışan aracın seyrettiği yöndeki rampa inen trafiğe, iki şeridi ise birisi tırmanma şeridi olmak üzere karşı yönden gelip rampa çıkan trafiğe tahsis edilmiştir. Genişliği 10,50 m olan yolun sağında 4,0 m genişlikte, solunda 1,50 m genişlikte banket olup zemini asfalt, kaza sırasında kuru, vakit gecedir. Kaza yeri yerleşim bölgesi dışıdır.Davalı sürücü ...’in yönetimindeki otomobil sağa viraj çıkışında önce sağ kenardaki bankete girmiş, takiben sola yönelerek yol üzerinde bıraktığı 46,40 m uzunluktaki lastik izinden sonra bu taraftan yol dışına çıkarak devrilip takla atarak 40,0 m ileride kalmıştır. Kaza yerinde yolun her iki tarafında viraj uyarı işaretleri vardır.Trafik Kazası Tespit Tutanağında aracın sürücüsü ...’in 0,73 promil oranında alkollü ve kaza kusurlu olduğu belirtilmiştir.Kazanın meydana geldiği yerde yol üç şeritli olup zemini asfalt ve kurudur. Yolun virajda olduğu işaretlerle belirtilmiştir. Kazanın meydana gelmesinde etkili olabilecek bir başka araç ,ayrıca araçta meydana geliş teknik arıza bulunmamaktadır. Buna karşılık aracın sağındaki bankete girdikten sonra sola yönelip yol üzerinde 46,40 m gittiği halde kontrol altına alınamayıp bu taraftan yol dışına çıkarak devrilip takla atarak 40,0 m ileride kalması hızının çok yüksek olduğunu göstermektedir.Sıralanan hususlar karşısında, kazanın alkolü olduğu tespit edilen davalı sürücüsü ...’in far ışığı altında seyri sırasında iniş eğimli virajda görüş imkanına ve yolun virajda oluşuna göre çok süratli seyretmesi sonucu meydana geldiği görüşüne varılmıştır. Davalı sürücü yol ve görüş şartlarının gerektirdiği dikkat, tedbir ve hız ile araç sevk etmeyerek Trafik Kanununun 52/b maddesini ihlal etmiş olup kazada etkili her hangi bir harici etken olmadığından tam (%100) kusurlu bulunmaktadır.Kazada vefat eden ..., araçta yolcu olup kazanın meydana gelmesinde her hangi bir rolü olmadığından kusursuz bulunmaktadır. Kusur tespiti bölümünde belirlendiği üzere; işbu raporda davalıların müştereken ve müteselsilen %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre zarar hesabı yapılacaktır.04.01.1989 doğumlu olan müteveffa ..., 19.02.2016 ölüm tarihinde (27)yıl, (1)ay, (15)günlük olup, (27)yaşında kabul edilerek P.M.F. tablosuna göre bakiye ömrü (40) yıl ve muhtemelen (67) yaşına kadar yaşayacaktır.Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarıyla kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edilmekte olup, müteveffanın aktif çalışma hayatının (60) yaşına kadar süreceğinin kabulü ile bakiye ömründe zarar gördüğü aktif hayat süresi (33) yıl ve pasif devresi (7) yıldır.HAK SAHİPLERİ VE DESTEK SÜRELERİHer ne kadar işbu davada müteveffanın annesi davacı değil ise de; dava dışı Anne ...’in de fiilen destek görmesi mümkün bulunduğundan, destek süresi belirlenerek paylaştırmada dikkate alınacaktır. Müteveffanın babası ise bu kazadan önce vefat etmiştir. Bu durumda;Davacı kızı ... bakımından Yargıtay’ca muhtaçlık yaş sınırı olarak kabul edilen 22 yaşına kadar, dava dışı anne bakımından kendi bakiye ömür süresi ile sınırlı olarak müteveffanın desteğinden yoksun kaldıkları süreler; Kızı ... için 13 yıl, anne ... için 18 yıldır.Çocuğun bakım ihtiyacının(yaşının küçük olması eğitim göreceği gibi hususlar nedeniyle) annenin bakım ihtiyacından fazla olması nedeniyle, dava dışı anneye çocuğun yarısı kadar destek payı verilecektir.Dava dosyasında müteveffanın yaptığı iş ile elde ettiği ücret ve kazançları gösterir yazılı bir belge bulunmadığından zorunlu olarak hesaplama yasal asgari ücretlere göre yapılacaktır Buna göre;Müteveffanın 19.02.2016-19.02.2017 arası geçen (1)yıllık işlemiş aktif devre net kazançları toplam 15.780,23 TL.'dir.Müteveffanın işlemiş ve bilinen devredeki net kazançları yukarıdaki esaslara göre belirlenmiş olup, herhangi bir artış ve iskontoya tabi tutulmaksızın aynen esas alınacaktır. Ancak;İşleyecek ve bilinmeyen bakiye devre sonuna kadar geçecek süre içinde Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar nazara alınarak her yıl için ayrı ayrı %10 artış ve %10 iskontolama esasına göre hesaplama yapılacaktır. Bu duruma göre,Müteveffanın işleyecek devre başındaki bir yıllık geliri;1.404,06 x 12 Ay = 16.848,72 TL. olup, anılan tutar işleyecek aktif devre maddi zarar hesabına esas alınacaktır. Buna göre;Kızı ... bakımından 12 yıllık işleyecek iskontolu aktif devre net kazanç kaybı peşin değer toplamı 202.184,64 TL.'dir.MADDİ TAZMİNATIN HESAPLANMASI
:Kızı ...’nun maddi zararı toplam 62.275,68 TL.'dir.Davalı sigorta şirketinin sorumluluk kapsamı ve temerrüt tarihi; Kaza tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre davalı sigorta şirketinin sorumluluk üst limiti 310.000,00 TL.dır. Davacının maddi zararı poliçe limitini aşmadığından sigorta şirketi belirlenen zarar tutarının tamamı ile sorumlu olacaktır.Dava dosyasında Karayolları Trafik Kanunun 99.maddesine göre dava tarihinden önce yapılmış bir başvuru belgesi bulunmadığından davalı sigorta şirketinin 09.05.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiştir.Sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından ise her hangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın temerrüt 19.02.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacaktır. Sigortalı araç hususi nitelikte olduğundan olaya yasal faiz oranlarının uygulanması gerekecektir.01.06.2015 Tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarına ilişkin tespit ve değerlendirme; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartları ile dava açmadan önce ilgili sigorta şirketine başvuru yapılması, hesaplamalarda TRH 2010 ölüm tablosu ile iskonto oranında 1,8 teknik faizin dikkate alınması gibi düzenlemeler yapılmıştır. Henüz bu konuda oluşmuş Yargıtay kararı bulunmamaktadır. Ancak; Hazine müsteşarlığı tarafından önceki yıllarda da hesaplamaların CSO yaşam tablosu ve %3 teknik faiz oranları dikkate alınarak yapılması gerektiği yönünde genelge çıkartılmış ise de; Yargıtay tarafından bu genelgelere göre hesaplama yapılamayacağı yönünde çok sayıda istikrarlı kararlar verilmiş ve bu genelgeler kabul görmemiştir. Aynı şekilde poliçe genel şartlarındaki değişikliğinde, Hazine Müsteşarlığı tarafından açıklanan genelgelerden bir farkı bulunmadığından ve Yargı açısından bağlayıcılığı söz konusu olmadığından Yargıtay kararlarına aykırı olan bu değişikliğin 01.06.2015 tarihinden itibaren uygulanma imkanı bulunmamaktadır. Ancak; Karayolları Trafik Kanunun ilgili maddelerinde 14.04.2016 tarihinde yapılan ve 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren bir kısım değişiklikler ile poliçe genel şartlarının bir kısım hükümlerine uyulması yasal zorunluluk haline getirilmiştir. Bu durumda; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartlarının Hazine Müsteşarlığının genelgesinden öte bir hukuki değerinin bulunmaması, bu değişikliğin en fazla sigorta sözleşmesindeki taraflar için bağlayıcılığından söze edilebileceği, somut olaydaki gibi 3. kişi konumunda olanlar açısından bir bağlayıcılığından bahsedilemeyeceği, poliçe genel şartlarının yasal mevzuat ile Yargıtay kararlarının önüne geçemeyeceği ve Yargı açısından bağlayıcılığının söz konusu olamayacağı ve buna göre de poliçe genel şartlarının ancak Karayolları Trafik Kanununda yapılan ve 26.04.2016 tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenlemeden sonra 3. kişiler açısında bir bağlayıcılık ifade edeceği ve buna göre de 26.04.2016 tarihinden sonraki kazalara uygulanma imkanının bulunacağı kanaatine varılmakla; nihai takdir ve değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, işbu kaza yasal düzenlemeden önce meydana geldiğinden 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren poliçe genel şartları dikkate alınmamıştır." şeklinde mütaalada bulundukları görülmüştür.Mahkememizce █████/2018 tarihli celsede dinlenen davacı tanığı ... beyanında özetle;"Mütevveffayı ve eşini önceden tanıyorum, muhasebeci olarak görev yapmaktayım, hatırladığım kadarıyla velafet babaya verilmişti, ancak ...'ya annesi bakıyordu, ... bey sürekli yurt dışına çıkıyordu, yurt dışında olmadığı zamanlarda da ...'ya annesi bakıyordu, hatta zaman zaman anne işte olduğunda anneanne de gelip bakıyordu, benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde, davacı tanığı ... ise beyanında özetle"Ben ...'nun amcası olurum, ... boşandıklarından itibaren sürekli annesinde kalmaktadır, bakımını rahmetli annesi bilfiil yapmıştır, benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulundukları görülmüştür.Bilirkişiler Trafik kusur uzmanı ..., aktüerya uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; 19.02.2016 tarihinde meydana trafik kazasında; Davalı sürücü davalı ...''in 96100 oranında kusurlu olduğu, Müteveffa ...'ın kusursuz olduğu, Davalıların 96100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; ...'ın vefatı nedeniyle geride kalan hak sahiplerinden; Davacı Kızı ... ...'in destekten yoksun kalma sebebiyle maddi zararının sulh ve ibra kapsamında BAM kararı doğrultusunda yapılan ödeme ile karşılanmış olması nedeniyle talep edilebilir maddi tazminatının kalmadığı, Manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında olmaması nedeniyle Sayın Mahkemece takdir edilecek manevi tazminat tutarından araç sürücüsü ve işletenin sorumlu olacağı, Davalı sigorta Şşirketinin 09.05.2016 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, sigorta şirketi dışındaki davalılar bakımından temerrüdün 19.02.2016 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağı, Kazaya karışan aracın hususi nitelikte olduğu," yönünde mütalaada bulunulduğu gürülmüştür.Murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve son yerleşim yeri adresine bağlı Tapu Müdürlüklerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile aktif ve pasif tapu kaydının istenilmesine, murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve son yerleşim yeri adresine bağlı Tarım İlçe Müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile aktif ve pasif alacak kayıtlarının istenilmesine, murisin son yerleşim yeri Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile üyeliğinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, murisin son yerleşim yeri Ticaret ve Sanayi Odasına müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile üyeliğinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve son yerleşim yeri adresine bağlı belediyeye ayrı ayrı müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile alacak ve borç kaydının istenilmesine, SGKya müzekkere yazılarak; murisin mirasçılarına murisin vefat etmesinden sonra ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa buna ilişkin belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, vergi Dairesine müzekkere yazılarak; murisin vefatından sonraki döneme ait vergi beyannameleri ve borçların kapatılıp kapatılmadığını gösteren kayıtların mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, veraset ve Harçlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; muris adına kayıtlı taşınmazlarda murisin vefat ettiği █████/2016 tarihinden sonraki vergi kayıtlarının intikallerini gösteren belgelerin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, bankalara müzekkere yazılarak; murisin vefat ettiği █████/2016 tarihinden sonra banka hesap hareketlerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, murisin aktif ve pasif araç kaydının ve murisin pasif araç kaydının sonraki hak sahiplerinin UYAP sisteminden çıkarılarak dosyamız arasına alınmasına karar verilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava; trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma maddi tazminat talebi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizin kaldırma kararından önce verilen █████/2018 tarihli, ... sayılı kararında; davanın kabulü ile;1-Davacı ... ...'in maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile, 62.275,68 TL'nin █████/2016 kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,2-Davacı Davacı ... ...'in davalılar ...'e yönelttiği manevi tazminata ilişkin davasını kısmen kabulü ile, takdiren 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ...'den █████/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, " yönünde karar verildiği; davalıların itirazı üzerine,İstanbul BAM 40. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih ve █████████ Esas █████████ sayılı kararı ile;Davalı ... mirasçılarına/vekiline dava dilekçesi ve devam eden aşamalardaki usuli işlemlerle ilgili belgelerin usulüne uygun tebliğinden sonra davacının adı geçenlere karşı maddi ve manevi tazminat taleplerinin devam edip etmediği ve tüm davalılara karşı talepleri belirlenmeli, oluşacak hukuki duruma göre davacının maddi tazminat bakımından sulh ve ibrası ile diğer davalıların davalı sigorta şirketinin poliçe ile sorumlu olduğu tutar kadar borçtan (maddi tazminat) kurtuldukları da gözetilerek, buna göre karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle davalı ... mirasçılarının ve davalı ... sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Kararın kaldırılması nedenine göre davalı ... sigorta AŞ vekilinin istinaf itirazları bu aşamada incelenmediği,Davalı ... Sigorta AŞ vekili ile davalılar ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, dava şartlarına aykırılık nedeniyle HMK'nin 353/1-a/4-6'ncı maddesi gereğince kaldırılmasına," gerekçeye istinaden kaldırılarak mahkememize tevzi olmuş, mahkememizin ... Esasına kaydedilerek yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.Kaldırma ilamı sonrası ... Esas sayılı dosyada yapılan yargılmada;"1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında tarafların sulh olması ve davacıya ödeme yapılması nedeniyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına,2-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile;70.000 TL manevi tazminatın taleple bağlılık ilkesi gereği dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar mütevaffa ... mrasçılarından müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" dair karar verilmiş olup olup mahkememizce █████/2023 tarihli kararına karşı davalılar ... mirasçıları vekili tarafından istinaf dilekçesi sunulduğu, bu kapsamda dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkamesi 40. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkamesi 40. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı █████/2025 tarihli ilamıyla kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yeniden mahkememizin ████████ Esas sayılı dosyasına kaydedildiği anlaşılmıştır.İstanbul Bölge Adliye Mahkamesi 40. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ████████ Karar sayılı █████/2025 tarihli ilamında " Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 641'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca mirasçıların, tereke borçlarından müteselsilen, aynı Kanun'un, 681'inci maddesinin 1'inci fırkasına göre de, mirasçıların, bölünmesine veya nakline alacaklı tarafından açık veya örtülü olarak rıza gösterilmemiş olan tereke borçlarından dolayı, paylaşmadan sonra da bütün malvarlıklarıyla müteselsilen sorumlu olmaları; 19/2/2016 günü meydana gelen trafik kazasından kaynaklanan eldeki davanın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası aracılığıyla somut olaya uygulanması gereken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85'inci maddesinin 2'nci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre tabi olduğu aynı Kanun'un 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının, "d" bendinde öngörülen 15 yıllık zamanaşımı içinde açıldığının anlaşılması karşısında, ... mirasçıları olan davalılar vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Ancak, davaya konu trafik kazası nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı kazaya karışan... plakalı otomobil sürücüsünün ... olduğunun belirtilmesine karşın, kaza sırasında sürücünün dava dışı ... olduğu iddiasıyla açılan ceza davasında, ... 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinin 19/7/2019 gün ve ... (E) - 2019/... (K) sayılı kararıyla adı geçenin beraatine hükmolunmuş; ... Bölge Adliye Mahkemesinin 11'inci Ceza Mahkemesinin 17/1/2020 gün ve █████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararıyla katılanlar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılan incelemede ise, ... 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinin 19/7/2019 gün ve ... (E) - 2019/... (K) sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesinin 11'inci Ceza Mahkemesinin 17/1/2020 gün ve █████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararının henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.Bu itibarla, kazaya karışan... plakalı otomobil sürücüsü olduğu ileri sürülen dava dışı ...'un beraatine ilişkin ... 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinin 19/7/2019 gün ve ... (E) - 2019/... (K) sayılı hükmünün kesinleşmesi beklenerek, ileri sürülen kanıtlar değerlendirilip oluşacak sonuca göre nihai karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.Kabul ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, ... mirasçıları davalılar ... vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 28/9/2021 gün ve █████████ (E) - █████████ (K) sayılı kararıyla kaldırılan 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ...'den 19/2/2016 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline ilişkin ilk derece mahkemesinin 6/3/2018 gün ve ████████ (E) - ████████ (K) sayılı hükmüne karşı davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurmadığı, böylece manevi tazminatın miktarı bakımından adları geçen davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunun anlaşılması karşısında, davalılar aleyhine 70.000 TL manevi tazminata hükmolunması suretiyle usuli kazanılmış hakka aykırı davranılması; Dairemizin anılan kararından sonra sürdürülen yargılamada sunduğu cevap dilekçesinde terekenin borç ödemekten aciz içinde olması nedeniyle mirası hükmen reddettiklerini savunan ... mirasçıları davalılar ... vekilinin, █████/2020 günü sunduğu dilekçeyle yinelediği mirasın hükmen reddine ilişkin savunmasının araştırılmasını talep etmesine karşın bu konuda herhangi bir inceleme yapılmadan nihai karar verilmesinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır." şeklinde belirtilmiştir.Kaldırma ilamı sonrası ████████ Esas sayılı dosyada yapılan yargılmada; dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup mahkememizce kaldırma ilamında belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere tahkikata devam edilmiştir.İlgili kaldırma ilamında bahsedildiği üzere davaya konu trafik kazası nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen trafik kazası tespit tutanağı kazaya karışan... plakalı otomobil sürücüsünün ... olduğunun belirtilmesine karşın, kaza sırasında sürücünün dava dışı ... olduğu iddiasıyla açılan ceza davasında, ... 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinin 19/7/2019 gün ve ... (E) - 2019/... (K) sayılı kararıyla adı geçenin beraatine hükmolunmuş; ... Bölge Adliye Mahkemesinin 11'inci Ceza Mahkemesinin 17/1/2020 gün ve █████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararıyla katılanlar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi vasıtasıyla yapılan incelemede ise, ... 1'inci Ağır Ceza Mahkemesinin 19/7/2019 gün ve ... (E) - 2019/... (K) sayılı kararına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin ... Bölge Adliye Mahkemesinin 11'inci Ceza Mahkemesinin 17/1/2020 gün ve █████████ (E) - ████████ (K) sayılı kararının kesinleşmesine ilişkin mahkememizce müzekkere yazılmış olup müzekkere cevabı gereği söz konusu ceza dosyasının Yargıtay incelemesinden geçerek ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan yapılan yargılamada verilen beraat kararının █████/2026 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. O halde davaya konu kazanın davalıların iddia ettiği üzere dava dışı ... tarafından işlenmediği sabit hale gelmiş olup davalı mirasçıları yönünden yargılamaya devam olunmuştur.Davalı ... mirasçıları ilk kaldırma kararından sonra sürdürülen yargılamada sunduğu cevap dilekçesinde terekenin borç ödemekten aciz içinde olması nedeniyle mirası hükmen reddettiklerini ileri sürmüş olup mahkememizce █████/2025 tarihli celsede davalı mirasçıların def'i iddiasının araştırılması için ; murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve son yerleşim yeri adresine bağlı Tapu Müdürlüklerine ayrı ayrı müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile aktif ve pasif tapu kaydının istenilmesine, murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve son yerleşim yeri adresine bağlı Tarım İlçe Müdürlüğüne ayrı ayrı müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile aktif ve pasif alacak kayıtlarının istenilmesine, murisin son yerleşim yeri Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile üyeliğinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, murisin son yerleşim yeri Ticaret ve Sanayi Odasına müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile üyeliğinin bulunup bulunmadığının sorulmasına, murisin nüfusa kayıtlı olduğu ve son yerleşim yeri adresine bağlı belediyeye ayrı ayrı müzekkere yazılarak; vefat ettiği █████/2016 tarihi itibari ile alacak ve borç kaydının istenilmesine, SGK'ya müzekkere yazılarak; murisin mirasçılarına murisin vefat etmesinden sonra ödeme yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa buna ilişkin belgelerin gönderilmesinin istenilmesine, vergi Dairesine müzekkere yazılarak; murisin vefatından sonraki döneme ait vergi beyannameleri ve borçların kapatılıp kapatılmadığını gösteren kayıtların mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, veraset ve Harçlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak; muris adına kayıtlı taşınmazlarda murisin vefat ettiği █████/2016 tarihinden sonraki vergi kayıtlarının intikallerini gösteren belgelerin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, bankalara müzekkere yazılarak; murisin vefat ettiği █████/2016 tarihinden sonra banka hesap hareketlerinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, murisin aktif ve pasif araç kaydının ve murisin pasif araç kaydının sonraki hak sahiplerinin UYAP sisteminden çıkarılarak dosyamız arasına alınmasına karar verilmiş olup ilgili müzekkere cevapları dosyamıza kazandırılmıştır.Müzekkere cevaplarının incelenmesinden murisin mirasının, borca batık olmadığı ve mirasa ilişkin işbu dava davalıları mirasçılara intikal yapıldığı ve mirasçıların intikal vergisi ödediği görülmekle mirasçıların muris ... mirasını kabul iradelerinin var olduğu tespit edilmiş olup davada ileri sürülen mirasın hükmen reddine ilişkin TMK 605/2. maddesi koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.Yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar sonrası maddi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davanın destekten yoksun kalma tazminatı olduğu, kaldırma ilamı öncesi gerekçede belirtildiği üzere davacının destek olarak tazminata hak kazandığı ancak davacının, davalı sigorta şirket ile █████/2021 tarihinde ibraname imzaladığı ve 87.169,76 TL ödeme aldığı sabittir. Davacı vekilince de beyan edildiği üzere davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı ortadadır. TBK 168. Maddesi geriği davalılar arasındaki ilişkinin müteselsil borçtan kaynaklanmakla davalı sigorta şirketinin borçtan kurtulduğu oranda diğer davalılarda borçtan kurtulmaktadır. Mahkememizce her ne kadar hesaplamaya yönelik ek bilirkişi raporu alınmış olsa da maddi tazminat yönünden dava, davacının aldığı ödeme ile konusuz kalmış olmakla rapora itibar edilmemiş ve konusuz kalan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalıların mirasın reddine ilişkin itirazları yönünden yukarıda açıklandığı üzere kapsamlı inceleme yapılmış olup mirası kabul iradesi göz önüne alınarak işbu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davalının ceza mahkemesi dosyasına ilişkin itirazları incelendiğinde yukarıda belirtildiği üzere yaşanan kazadaki kusur oranına ilişkin mahkememizde yapılan tespitten farklı bir tespit yapılamadığı, müteveffa Reşat yaşasaydı beraat edecekti şeklindeki savunmanın kesinleşen ceza mahkemesi kararı karşısında soyut ve dayanaktan yoksun olduğu görülmekle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Yukarıda yapılan tüm bu açıklamalar sonrası manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında davacının desteği annesinin vefatı sonrası manevi zarara uğradığı ve davalı gerçek şahısların yasal düzenlemeler gereğince davacının manevi zararını gidermekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında anılı düzenleme ile kaldırma ilamında belirtildiği üzere usuli müktesep haklar da gözetilerek değerlendirme yapılmış olup ilk taktiren 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmiştir.Açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında tarafların sulh olması ve davacıya ödeme yapılması nedeniyle davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000 TL manevi tazminatın █████/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında tarafların sulh olması ve davacıya ödeme yapılması nedeniyle davanın konusu kalmadığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,2-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasının KABULÜ İLE;50.000 TL manevi tazminatın █████/2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,A-MADDİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;3- Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 4.254,05-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 242,51-TL harç ile 1.050,00-TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 2.961,54-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,5-Taraflar arasındaki ibraname gereği taraflar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri taktirine yer olmadığına,B-MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;6-Harçlar kanunu gereğince alınması gerekli 683,10-TL karar ve ilam harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazineye irat kaydına,7-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 29,20-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 3.566,00-TL olmak üzere toplam 3.595,20-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.567,69-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,9-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...E-İMZAHakim ...E-İMZA