Anahtar kelimeler: Davaihtiyati Has Süregelen Gram Altın Satımdan Emtia Hacze Satışı Usd

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ
: █████/2026
NUMARASI
: ███████ Esas (Derdest)
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
:İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkil ... A.Ş. ile davalı ... (...) arasında süregelen ticari ilişki kapsamında, 17.11.2025 tarihli ... numaralı fatura ile 1.550 gram (yaklaşık 2 kg / 250.000 USD bedelli) has altın satışı gerçekleştirilmiş söz konusu emtia (altın), uluslararası güvenlik standartlarına haiz... Hizmetleri A.Ş. aracılığıyla davalının ...’deki iş adresine sevk edilmiş ve bizzat davalı tarafından imza karşılığında eksiksiz teslim alınmış, toplam 8.788.500,00 TL tutarındaki fatura bedeline karşılık davalı tarafça 4.500.000,00 TL tutarında bir çek ciro edilerek kısmi ödeme yapılmış ancak bakiye kalan 4.288.500,00 TL tutarındaki borç tüm şifahi ve yazılı uyarılara rağmen ödenmediğini, Davalı borçlunun, alacağın tahsilini engellemek amacıyla malvarlığını elden çıkarma ihtimalinin bulunması nedeniyle, İİK m.257 ve devamı hükümleri uyarınca İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ████████ D. İş sayılı dosyası üzerinden 4.288.500,00 TL tutar için ihtiyati haciz kararı alındığını, anılan ihtiyati haciz kararının infazı amacıyla .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, borca itirazın tebliği sonrasında 7 günlük süre içerisinde itirazın iptali davası açılmamış olmasından bahisle davalının ihtiyati haczin düştüğü bu nedenle dosyaya yatırılan teminatın iadesini talep etmesi nedeniyle hak kaybı yaşamamak ve davalı borçlunun açık mal kaçırma eylemleri, dükkanını devretmesi, üzerindeki malvarlığını devretmesi nedenleriyle işbu davamız ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas dosyasına ödemiş olduğu teminat üzerine tedbir konulmasını, yine varsa mevcut malvarlığı üzerine tedbir konulmasını talep etmek gerektiğini, davalı borçlunun alacaklıdan mal kaçırma saikiyle işlemlerde bulunduğu, Ümraniye'de bulunan taşınmazın üzerinden ihtiyati haczin kaldırılması ile bunu devretmiş olması, müvekkil alacağının fatura ve altın teslimine ilişkin irsaliyelerle ispatlandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ivedilikle tedbiren ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, davalı ...'ın .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyada bulunan nakdi bedeli/ teminatı, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının (banka hesapları, doğmuş ve doğacak alacakları dahil) borca yeter miktarda (4.288.500,00 TL ve ferileri) yargılama süresince ihtiyaten haczine ihtiyati haciz talebimiz yerinde görülmez ise ihtiyati tedbir kararı ile davalı ...'ın .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyada bulunan nakdi bedeli/ teminatı, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının (banka hesapları, doğmuş ve doğacak alacakları dahil) borca yeter miktarda (4.288.500,00 TL ve ferileri) yargılama süresince ihtiyaten tedbir konulmasına,davalının .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline ve takibin asıl alacak, faiz ve tüm ferileriyle birlikte devamına,
alacağın likit ve belirlenebilir olması, davalının ise borcu bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetle takibi durdurmuş olması nedeniyle, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:
İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı taraf kanunda belirtilen emredici sürelere riayet etmediğinden İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ değişik iş sayılı dosyasıyla verilen ihtiyati haciz kararı hükümsüz kaldığını, hal böyleyken İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ değişik iş sayılı dosyasına yapılan itirazın █████/2026 tarihli celsesinde hükümsüzlük nedeniyle itiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerekirken itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya mahkemenize gönderildiğini, mükerrer ihtiyati haciz kararının .... İcra Müdürlüğünün talimat dosyası olan ... İcra Müdürlüğü ... talimat dosyasına depo edilen icra dosya borcunun ve ödenen fark miktarının teminat kabul edilerek borçlunun bu teminat dışındaki tüm varlıkları üzerindeki hacizlerin ivedilikle kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Davalı vekilinin, müvekkilinin malvarlığının dava konusu alacağı karşılamaya yeterli olduğuna ilişkin beyanları, ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmez. Zira ihtiyati haczin amacı, mevcut malvarlığının korunması ve borçlunun bu malları elden çıkarmasının önlenmesidir. Malvarlığının yeterli olması, ancak bu malvarlığının muhafaza edileceğinin güvencesi olmadığı sürece, ihtiyati haciz talebinin reddini gerektirmez. Ayrıca İİK m. 257/1 Kapsamında Değerlendirme vadesi gelmiş borç gereğince de ihtiyati haciz koşulları oluşmuştur. Dava konusu alacak, has altın satışından kaynaklanan 4.288.500,00 TL tutarında para borcudur. 17.11.2025 tarihli fatura düzenlenmiş ve fatura bedeli muaccel hale gelmiştir. Dosya kapsamında alacağın herhangi bir rehinle temin edildiğine dair belge veya beyan bulunmamaktadır. Alacağın varlığının yaklaşık olarak ispatlanması: 17.11.2025 tarihli 8.788.500,00 TL bedelli e-fatura, ... A.Ş. tarafından düzenlenen B serili ... sıra numaralı teslim fişi değerlendirildiğinde, alacağın varlığı ve miktarı yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konmuştur. Davalı vekili, faturanın 17.11.2025 tarihinde kesildiğini, malların teslim tarihinin ise 30.09.2025 olduğunu, VUK m. 231/5 uyarınca faturanın malın tesliminden itibaren 7 gün içinde düzenlenmesi gerektiğini, bu süre aşıldığından faturanın hiç düzenlenmemiş sayılacağını ve bu faturaya dayanılarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürmüştür. Davalı vekilinin ileri sürdüğü fatura ile teslim tarihi arasındaki uyumsuzluk, VUK kapsamında vergisel sonuçlar doğurabilecek bir husus olmakla birlikte, bu durum özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispatı ortadan kaldıracak nitelikte değildir. İstanbul 18 Asliye Ticaret Mahkemesi D.iş kararı ile verilen ihtiyat haciz kararı kendiliğinden kalkmış olmakla söz konusu ihtiyati haciz kararına itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına, mahkememiz dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına itirazın ise reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hakkında ihtiyati haciz kararı verilen aynı alacak için ikinci defa mahkemeden aynı yönde ihtiyati haciz kararı verildiğini, ilk karar hükümsüz olsa da henüz dosyada bir hükümsüzlük kararı verilmeden derdest olarak yeni bir karar verildiğini, dosya borcunun tamamı depo edilmesine rağmen davalının tüm malvarlığına yeniden haciz konulduğunu ve dosya borcunun tamamının depo edildiği bilindiği halde yalnızca davalıyı baskı altına almak ve ticari itibarının zedelenmesi tehdidiyle işyerine fiili haciz talebinde bulunulduğunu, bu tehdidin icra dosyasına borcun tamamı depo edilerek teminat karşılığında bertaraf edilebildiğini, davacı tarafın mal kaçırma iddiasının soyut olduğuna ilişkin itirazların mahkemece "Malvarlığının yeterli olması, ancak bu malvarlığının muhafaza edileceğinin güvencesi olmadığı sürece, ihtiyati haciz talebinin reddini gerektirmez" gerekçesiyle reddedildiğini, mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının fatura alacağına dayanılarak verildiğini, söz konusu faturanın kesim tarihinin 17.11.2025 olduğunu, faturanın kesildiği malların teslim tarihinin ise 30.09.2025 olduğunu, Vergi usul Kanununda faturanın malın teslimi ve hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceğinin, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağına dair hükmü bulunduğunu, sözde teslim tarihinden 42 gün sonra kesilen faturanın hiç düzenlenmemiş sayılmakta olduğunu, buradan anlaşılması gerekenin; davacı tarafça ileri sürülecek bir fatura olmadığı halde olmayan bir faturaya dayanılarak ihtiyati haciz kararı alınmış olması olduğunu, bir faturanın kesilmesi de bir faturaya itiraz edilmesinin de vergisel sonuç doğuran işlemler olduğunu, ancak mahkemece bu durumun özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan alacağın varlığına ilişkin yaklaşık ispatı ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle itirazlarının reddedildiğini, verilen ihtiyati haciz kararında yaklaşık ispatın faturadan kaynaklandığı ve davacı tarafında talebini buna dayandırdığı açıkken yaklaşık ispatın neye göre sağlandığının izaha muhtaç olduğunu, taraflar arasında süregelen ticari ilişki sebebiyle sürekli olarak bir mal teslimi veya iadesi söz konusu olduğunu, taraflar arasında cari hesaptan kaynaklanan ve davalının alacaklı olduğu bir uyuşmazlık bulunduğunu, bu durumun da yine yargılamaya muhtaç olduğunu, davacının sözde alacağını yaklaşık olarak dahi ispat edemiyorken bu aşamada verilen ihtiyati haciz kararının amacına aykırı olduğunu, itirazları neticesinde kaldırılması gerektiğini, itirazın reddine kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
:
Talep; satım sözleşmesinden kaynaklı mal bedelinin tahsili amacıyla başlattığı icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir.
İlk derece Mahkemesince █████/2026 tarihinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin itirazı üzerine █████/2026 tarihli duruşmada davalı vekilinin itirazının reddine ve İstanbul 18. ATM ████████ d.iş dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkmış olduğundan söz konusu ihtiyati haciz kararına itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalı vekilince yukarıda yazılı gerekçe ile █████/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin karar yönünden istinaf talebinde bulunmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin █████/2019 Tarih, █████████ E-█████████ K).
Davacı tarafça sunulan belgeler, davalı tarafça inkar edilmeyen davacı faturası, malların davalıya teslimine ilişkin... A.Ş. Tarafından düzenlenen teslim fişi ile alacağın varlığı ve muacceliyeti yaklaşık olarak ispatlanmış durumdadır.
İstanbul 18. ATM ████████ D.iş dosyası ile verilen ve İİK 264 maddesindeki tamamlayıcı merasimin yapılmamış olması nedeniyle kendiliğinden kalkmış olan ihtiyati haciz kararı, şartları bulunması halinde yeni ihtiyati haciz kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebine yönelik itirazın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!