Anahtar kelimeler: Temelden Ekstresine Satımdan Geciktirmek Davalıborçlu Davalıborçlunun Durduğunu Ödemediğini Cari Almakta

T.C.
İSTANBUL20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:TALEP
: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu şirketin .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almakta olduğunu, müvekkili şirket, davalıdan alacaklı olduğunu, ancak davalı-borçlu, cari hesap ekstresine göre takibe konu 473.668,51-TL tutarındaki borcunu ödemediğini, davalı/borçlunun borçları işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz ettiğini ve takip durduğunu, davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımakta olduğunu, bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiğini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, tüm bu sebeplerle; davalı/borçlunun .... İcra Müd. 2025/... Esas numaralı dosyasında gerçekleştirdiği haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalıya çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalıya davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.DELİLLER
: .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları, faturalar, cari hesap ekstresi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, davacı tarafça davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün █████████ Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu, ticari ilişki kapsamında düzenlenen faturaların davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı tarafa çıkarılan tebligatın davalıya usul ve yasaya uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak HMK 128. maddesi gereğince davacının iddialarının tamamını inkar etmiş sayılmıştır.Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan █████/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.İstanbul18. İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 473.668,51-TL borcun ödenmesi amacıyla █████/2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin █████/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından █████/2026 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Huzurdaki davada ihtilaf konusu; davacı tarafından cari hesap ve faturalara dayalı olarak başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takibine davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın yerinde olup olmadığı, bu kapsamda 473.668,51 TL tutarındaki alacağın mevcut ve muaccel bulunup bulunmadığı, takibin devam koşullarının oluşup oluşmadığı ve davalının haksız itirazı nedeniyle icra inkâr tazminatı şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarından ibaret olduğu, Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2025 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2025 yılında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, 120 Alıcılar hesabı altında yer alan ... Sanayi A.Ş. ile olan ticari ilişki kapsamında, 18.02.2025 tarihli ... numaralı 121.762,55 TL tutarlı, 19.02.2025 tarihli ... numaralı 250.719,02 TL tutarlı ve 17.03.2025 tarihli ... numaralı 101.186,94 TL tutarlı olmak üzere toplam üç adet mal satış faturasının kaydedildiği, söz konusu faturalar nedeniyle toplam 473.668,51 TL tutarında alacak bakiyesi oluştuğu, anılan tutarın 01.07.2025 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyasına konu edilerek“şüpheli alacak” olarak muhasebeleştirildiği ve bu kayıt neticesinde ilgili cari hesap bakiyesinin kapatılmakla bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi (02.06.2025) itibariyle davalıdan 473.668,51 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu,Davalı yan █████/2026 günü saat 14:00'te Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmemiş ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği,Davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının faturalardan kaynaklı olarak takip tarihi (24.06.2025) itibariyle davacıya 121.414,03 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu,Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, İncelenen e-faturalarda mal/hizmet açıklamasının “Muhtelif Çaplarda ... Yalıtım Ceketi” olduğu, faturalarda miktar, birim fiyat, KDV oranı ve toplam tutar bilgilerinin açık şekilde yer aldığı; buna paralel olarak düzenlenen e-irsaliyelerde de aynı malın sevk edildiğine ilişkin kayıtların bulunduğu, sevk tarihi, sevk saati ve irsaliye numaralarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle e-faturalar ile e-irsaliyelerin içerik itibarıyla birbiriyle uyumlu olduğu görülmektedir. Yapılan incelemede, söz konusu e-faturaların davacı şirketin yasal ticari defter ve muhasebe kayıtlarına işlendiği tespit edilmiştir. Ancak davalı şirket ticari defter ve kayıtları dosyaya sunulmadığından, faturaların davalı kayıtlarına işlenip işlenmediği hususunda inceleme ve karşılaştırma yapılamamıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca, bir mal teslimine veya hizmet ifasına ilişkin düzenlenen faturaya, tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamında, söz konusu e-faturalara karşı yasal süresi içerisinde yapılmış yazılı bir itiraz, iade e-faturası, e-irsaliye iptali ya da noter ihtarnamesine rastlanmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin delil niteliği de dikkate alındığında; dosyaya sunulu e-fatura ve e-irsaliye belgeleri ile davacı ticari defter kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından düzenlenen ve “Muhtelif Çaplarda ... Yalıtım Ceketi” açıklamasını içeren faturaların muhasebe kayıtlarına yansıtıldığı, davalı tarafından süresi içerisinde yazılı bir itiraz yapıldığına dair dosyada belge bulunmadığı anlaşıldığı, Neticeten; dosya kapsamındaki e-fatura, e-irsaliye ve davacı ticari defter kayıtları birlikte incelendiğinde, davacının 120 Alıcılar hesabında ... Sanayi A.Ş. adına 18.02.2025 tarihli ve ... numaralı 121.762,55 TL tutarlı, 19.02.2025 tarihli ve ... numaralı 250.719,02 TL tutarlı ve 17.03.2025 tarihli ve ... numaralı 101.186,94 TL tutarlı olmak üzere toplam üç adet e-faturayı kaydettiği, söz konusu faturaların mal/hizmet açıklamasının “Muhtelif Çaplarda ... Yalıtım Ceketi” olduğu, miktar, birim fiyat ve %20 KDV oranı üzerinden düzenlenerek vergiler dahil toplam 473.668,51 TL bedel oluşturduğu, faturaların ilgili e-irsaliyeler ile miktar ve mal cinsi bakımından uyumlu olduğu ve elektronik belge mevzuatına uygun şekilde düzenlendiği, anılan tutarın icra takibine konu edilerek muhasebe kayıtlarında şüpheli alacak olarak izlendiği, davalı tarafça ticari defter ve kayıtların dosyaya sunulmadığı ve dosyada fatura ve içeriklerine üresinde yazılı itiraza ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmakla, davacının takip tarihi (02.06.2025) itibarıyla 473.668,51 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu," şeklinde rapor düzenlenmiştir."...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı).Tüm dosya kapsamı birlikte düşünüldüğünde; Taraflar arasında alım satımdan kaynaklı ticari ilişkinin kurulduğu, davacı tarafın davalıya satılan malların bedelinin ödenmemesinden dolayı davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalı tarafın takibe itiraz etmesi sonucu mahkememiz dosyasının açıldığı, davacı tarafın incelenen ticari defter kayıtlarına göre davalı ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafça davalı taraf lehine dava konusu faturaların düzenlendiği ve icra takibine konu edildiği, davacının alacağına dayanak olan faturanın e-fatura niteliğinde olduğu, davacının ticari defterlerinde yer alan faturanın, taraflar arasında mevcut ticari ilişkiye dayanarak düzenlendiği ve bu faturaların tamamının mal satışı açıklamasıyla oluşturulduğu, davalı yanın takipten önce yasal süre içerisinde ilgili faturalara yönelik somut bir itirazının görülmediği, tüm bu hususlar bir arada, faturalara itiraz olmadığı ve yine davalı tarafından düzenlenen faturalara karşılık herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanının olmadığı, faturanın içeriğinin ticari ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği, davalı taraf defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmektedir. Davalı şirket, davacı şirkete borçlarının bulunmadığı yönünde icra takibinde itirazda bulunmuş ise de davalı tarafça borcu bulunmadığı hususunda ispata yarar delil ibraz edememiştir. Bu haliyle davacı taraf takip konusu faturalardan dolayı 473.668,51-TL davalı şirketten alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya göre aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı tarafça davalılar aleyhine açılan DAVANIN KABULÜ ile;a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyasında 473.668,51-TL asıl alacak olmak üzere toplam alacağa yönelik borçlu davalılar tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen bedeller üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si (94.733,70-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 32.356,30-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.720,74-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 26.635,56-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 75.787,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 5.720,74-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 91,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.427,14-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.