Anahtar kelimeler: Binayı Gecekondunun İskan Yıllarda Yapıp Binanın Parselde Vergilerini Engel Başladığını
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu binayı 1980'li yıllarda yapıp kullanmaya başladığını, binanın belediye ve vergi kayıtlarının yaptırıldığını, davacıya ait gecekondunun vergilerini ödediğini ve Vergi Dairesi Müdürlüğünce iskân belgesi verilmesine engel bulunmadığının .. Belediye Başkanlığına bildirildiğini, binanın 311 91... parselde kaldığını ve davacının bu parselde 60 metrekare arsa payının bulunduğunu, davalı yüklenicinin diğer arsa sahipleri ile anlaştığını ve burada inşaat yapmaya başladığını ancak davacı ile anlaşmadığını, davacının rızası alınmadan gecekondusunun yıkıldığını, binayı bitiren yüklenicinin davacıya herhangi bir daire vermediğini, bedel ödemediğini, davacının yapılan binada 60 metrekare arsasının bulunduğunu ileri sürerek; bu arsa payına düşecek bir dairenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, olmazsa rayiç bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "davaya konu taşınmazda davacı adına tapuya kayıtlı bir pay bulunmadığı, mülkiyet iddiasının ancak tapu kaydı ile ispat edilebileceği, .. Belediye Başkanlığından ibraz edilen belgeler ile davacının kurumlara tek taraflı başvuruları sonucu edindiği belgelerin davacının taşınmazda malik olduğunu ispata elverişli olmadığı, davacının 20.05.20 15... .03.2016 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde de taraf olmadığı" gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "tapu kaydı açıklamalarından anlaşıldığı üzere davacının dava konusu taşınmazda hiç pay sahibi olmadığı, davacının yıkıldı dediği gecekondunun riskli yapı olması nedeniyle dava konusu inşaatın taşınmazda payı olan ki bunlardan üçü kendi eşi ve iki çocuğu olmak üzere tüm arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılmasından sonra, kat irtifakı kurulduktan sonra Belediyece 11.12.2017 tarihinde yıkıldığı, davacının kendisinin de bilgisi olduğu, davacının davayı sahip olduğu bir hakka dayanarak açması gerektiğinden davacının dava konusu taşınmazda hak sahibi olmadığı" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bildirdiği belgelerde hak sahibi olduğunu, gecekondunun izni olmadan yıkıldığını, yeni bina yapıldığını, kararın yanlış olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı yüklenici tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaat yapılan 311 91... parsel sayılı taşınmazda davacı adına kayıtlı 60 metrekarelik hisse bulunmasına rağmen davalı yüklenicinin kendisi ile anlaşma yapmadığından bahisle yapılan binada arsa payına düşen bir dairenin tapu kaydının iptali ile adına tescili, bu mümkün olmazsa rayiç bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!