Anahtar kelimeler: Stoplar Kemerleri Tampon Kapağı Bagaj Kusuruyla Aksamının Serviste Arkadan Servisinde

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: 27.02.2024
KARAR TARİHİ
: 12.05.2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ---- plakalı ----- Model ----marka aracın, 13.04.2023 tarihinde davalı ---- maliki olduğu---- plakalı aracın arkadan çarpması sonucu hasarlandığını, kazanın davalı sürücünün tam kusuruyla meydana geldiğini, aracın kaza sonrası ----- yetkili servisinde uzun süren onarım işlemlerine tabi tutulduğunu, bu süreçte aracın arka tampon, bagaj kapağı, stoplar, emniyet kemerleri ve elektrik aksamının değiştiğini, onarım faturasının 1.568.525,84-TL olarak ------ yansıtıldığını, araçta 1.426.682,00-TL tutarında hasar kaydı oluştuğunu, aracın değer kaybına uğradığını ayrıca aracın serviste kaldığı yaklaşık altı aylık süre boyunca müvekkilin araçtan mahrum kaldığını, daha önce---Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasında tamir süresini aşan kısım için dava açıldığını ancak azami tamir süresi içerisindeki mahrumiyetin de tazmin edilmesi gerektiğini, Yargıtay ---Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- sayılı kararları uyarınca araç kiralama belgesi olmasa dahi bilirkişi marifetiyle makul tamir süresi ve ikame araç bedelinin hesaplanabileceğini, tüm bu nedenlerle; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, 1.000,00-TL araç mahrumiyet bedelinin ise 21.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava Değeri Artırım Dilekçesi
: Davacı vekili 22.04.2026 tarihli dilekçesi ile HMK.nun M.107 uyarınca, dava değerinin artırımı yoluna gidilerek dava dilekçesinde 10.000,00-TL olarak talep edilen araç değer kaybını 140.000,00-TL artırarak 150.000,00-TL'ye çıkardıklarını, araç değer kaybı tazminatının kaza tarihi olan 13.04.2023’ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen, davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere, 1.000,00-TL olarak talep edilen araç mahrumiyet bedelini 105.554,00-TL arttırarak 106.554,00-TL'ye çıkardıklarını, araç mahrumiyet bedelinin 21.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte yalnızca davalı .----. ve ---- müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
:
Davalı ------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden gelen Kasko Ekspertiz Raporuna göre kazanın 19.11.2022 tarihinde gerçekleştiğinin anlaşıldığını, müvekkil şirketin aracının söz konusu tarihte herhangi bir kazaya karışmadığını, bu nedenle kaza tarihini ve olayı kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkil şirkete ait ----- plakalı aracın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davacının aracındaki hasarın dava dilekçesinde iddia edilen 13.04.2023 tarihli kazaya değil 19.11.2022 tarihli kazaya ait olduğunu, kaza resimlerinde 25.11.2022 tarihinin yer aldığını ve eksper raporundaki kaza tarihiyle uyumlu şekilde aracın kilometresinin 1736 olduğunu, bu nedenle müvekkil şirket ile hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen 13.04.2023 tarihli kazanın gerçekleştiği kabul edilse dahi müvekkil şirketin kusursuz olduğunu, davacının tacir olması ve alacak miktarının belirlenebilir olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, dava konusu alacağın KTK.nun 109/1-a Maddesi uyarınca iki yıllık zaman aşımına uğradığını, davacının aracın altı ay tamirde kaldığına yönelik iddiasının 15.12.2023 tarihli ve ------ numaralı eksper raporundaki yedi iş günlük onarım süresiyle çeliştiğini ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaza tespit tutanağının tarafına tebliğ edilmediğini, talep edilen maddi hasar ve değer kaybı tutarlarının fahiş olduğunu, sigortalı aracın poliçe başlangıç tarihi olan 01.06.2015 tarihi dikkate alınarak ZMMS Genel Şartları uyarınca uzman bilirkişi tarafından hesaplama yapılması gerektiğini, aracın yaşı ve kilometresi gibi unsurların değer kaybı hesabında gözetilmesi gerektiğini, eksper raporunda belirtilen yüksek akü değişim bedelinin aracın değerini düşürmediğini aksine ömrünü uzattığını, kaza resimleri incelendiğinde basit bir sürtme neticesinde airbaglerin patlaması ve akü sisteminin devre dışı kalmasının araçta fabrika hatası bulunduğunu gösterdiğini, sürücüye ait alkol raporunun dosyada bulunmadığını ve araştırılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;13.04.2023 tarihinde ---plakalı aracın ---- sevk ve idaresinde iken davacıya ait ------ plakalı araçla karıştığı kazada müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kusurunun bulunmadığını belirttiğini, dava dilekçesindeki aleyhe hususların kabul edilmediğini ifade ettiğini, ---- plakalı aracın ------ numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu bildirdiğini, Mahkemece sorumluluğa kanaat getirilmesi halinde sorumluluğun teminat limiti ile sınırlı olduğunu vurguladığını, araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kayıpları gibi yansıma zararların ZMMS Genel Şartları uyarınca teminat dışı kaldığını savunduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını iddia ettiğini, KTK.nun 109/1-a Maddesi gereğince iki yıllık sürenin dolduğunu ileri sürdüğünü, davacı tarafından sunulan delillerin ve kaza tespit tutanağının tarafına tebliğ edilmediğini belirttiğini, bu belgelerin tebliğini talep ederek karşı delil sunma hakkını saklı tuttuğunu ifade ettiğini, davacı tarafından müvekkil şirkete dava şartı olan zorunlu başvurunun yapılmadığını bildirdiğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini savunduğunu, maddi hasar ve değer kaybı tutarlarının uzman bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini belirttiğini, poliçe başlangıç tarihinin 01.06.2015 olması sebebiyle hesaplamada ZMMS Genel Şartları'ndaki kriterlerin esas alınması gerektiğini ifade ettiğini, değer kaybı hesaplamasında aracın yaşı, kilometresi ve geçmiş kaza kayıtlarının dikkate alınması gerektiğini belirttiğini, sigortalı aracın kazada kusursuz olduğunu yinelediğini, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ------ plakalı araca ait kasko poliçesinin ve geçmiş kaza kayıtlarının sorulmasını talep ettiğini, kasko poliçesi mevcutsa ilgili şirkete ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmasını istediğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ve tensip tutanağının 25.03.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkil aleyhine açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, olay tarihinde müvekkilin çekici tipi aracıyla kurallara uygun seyir halindeyken dava dışı ---- yönetimindeki ------ plakalı aracın trafik kurallarını ihlal ederek müvekkili taciz ettiğini, davacı sürücünün aniden direksiyon kırıp frene basması sonucu kazanın meydana geldiğini, kaza sonrası davacı sürücü ve yanındaki şahısların müvekkili darp ettiğini, Jandarma ekiplerinin müdahalesiyle olay yerinden ayrılan müvekkilin ---- Prof. Dr. ----- Hastanesi'nden darp raporu aldığını, bu nedenle kaza tutanağı düzenleme imkanının bulunmadığını, dosyaya sunulan kaza tespit tutanağında müvekkilin imzasının olmadığını, kazada davacının tam kusurlu olduğunu, müvekkilin kusuru bulunmadığından değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinden sorumlu tutulamayacağını, altı aylık tamir süresi iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın kasko şirketinden ödeme alıp almadığının araştırılmasını, 1.426.682,00-TL tutarındaki hasarın fahiş olduğunu ve yetkili servis işlemlerinin bilirkişi tarafından incelenmesini, tüm bu nedenlerle; haksız davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise kusur oranlarının tespiti ile bilirkişi raporu alınmasını ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; davacıya ait araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ZMM kapsamında sigortalanan, davalı gerçek kişilerin maliki ve sürücüsü olduğu araç arasında meydana gelen kaza sebebiyle davacıya ait araçta meydana geldiği iddia edilen değer kaybının ZMM sigortacısından, araç malikinden ve sürücüsünden, araç mahrumiyet bedelinin ise davalı araç malikinden ve sürücüsünden tahsili talebine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır.Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” hükmünü içermektedir. Bu sebeple araç maliki işleten sıfatıyla zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacı taraf, talebini zarara sebep olan araç sürücüsüne, araç malikine ya da her ikisine karşı ileri sürebilir. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir.
13.04.2023 tarihinde saat 18
:00 sıralarında ---- ili, ---- ilçesi, ---- Caddesinde’nden ----- istikametinde ilerlerken, davalı ----sürücüsü olduğu ---- plakalı araç, sürücü ---- yönetimindeki ------ plakalı araca arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı kaza meydana gelmiştir.
----plakalı araç davacıya,--- plakalı araç davalı---- ait olup ---- plakalı aracın sürücüsü davalı ---- plakalı araç, ------ poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 04.04.2023 tarihi ile 04.04.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. Kaza tarihi itibariyle poliçede araç başına maddi 120.000,00 TL, kaza başına maddi toplam 240.000,00 TL teminat bulunmaktadır.Dava konusu kazadaki kusur durumunun ve davacıya ait araçtaki değer kaybı, aracın makul onarım süresi ve araç mahrumiyet bedelinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsünün yüzde elli oranında, davalı sürücüsünün yüzde elli oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta 300.000,00 TL değer kaybı oluştuğu, aracın makul onarım süresinin 35 gün olduğu, davacıya 7 günlük ikame araç sağlandığı, buna göre davacının 28 günlük ikame araç bedelini talep edebileceği, araç mahrumiyet bedelinin 213.108,00 TL olduğu belirtilmiştir. Kusuru konusunda yapılan itirazların değerlendirilmesi ve kusur oranının tespiti için dosya ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmiş, olayın kasten yaralama şeklinde meydana geldiği, trafik kazası olmadığı ve bu haliyle rapor tanzim edilemeyeceği belirtilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce dosya ----- makine fakültesinden üçlü öğretim üyesi bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, hazırlanan raporda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün yüzde elli oranında, davalı sürücüsünün yüzde elli oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Kusur konusunda hazırlanan bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait araç sürücüsünün yüzde elli oranında, davalı sürücüsünün yüzde elli oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli konusunda alınan bilirkişi raporuna, maddi zarar hesaplaması yönünden itibar edilmiş ve dava konusu kaza sebebiyle davalı tarafın kusuruna isabet eden 150.000,00 TL değer kaybı ve 106.554,00 TL araç mahrumiyet bedeli talebinden haklı olduğu sonucuna varılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde; “...Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içerisinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dilekçesi ekinde sunulan e-mail yazısından anlaşılacağı üzere davacı tarafından davalı sigorta şirketine 15.12.2023 tarihinde başvuru yapıldığı, sekiz iş günü sonu olan 28.12.2023 tarihinde temerrütün gerçekleştiği anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden 28.12.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi gereğince, haksız fiilden kaynaklı alacaklarda davalının haksız fiil tarihinde temerrüte düşmesi sebebiyle davalılar araç maliki ve sürücüsü yönünden haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde, sigorta şirketi tarafından kendilerine 7 günlük ikame araç sağlandığını belirterek kaza tarihinden (13.04.2023) yedi gün sonrası olan 21.04.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanmasını talep etmiş olup talebin haklı olduğu anlaşılarak araç mahrumiyet bedeli talebi yönünden 21.04.2023 tarihinden itibaren faiz uygulanmıştır. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kabulüne;
A) 150.000,00 TL değer kaybı bedelinin, davalı ---- Şirketi yönünden 28.12.2023 tarihinden itibaren, davalılar -------Şirketi yönünden 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı------ Şirketi'nin poliçe limiti (120.000,00 TL) ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasına,
B) 106.554,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 21.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar ------ Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 17.525,20-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan ve 4.194,00-TL tamamlama harcından mahsubu ile bakiye 12.903,60-TL'nin davanın kabul oranları ve poliçe limiti dikkate alınarak; 6.035,50-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 6.868,10-TL'sinin davalılar-----müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan toplam 4.621,60-TL peşin ve tamamlama harcın davanın kabul oranları ve poliçe limiti dikkate alınarak; 2.161,70-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 2.459,90-TL'sinin davalılar ------Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 427,60-TL başvurma harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 18.500,00-TL bilirkişi ücreti, 682,00-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 19.670,40-TL yargılama giderinin davanın kabul oranları ve poliçe limiti dikkate alınarak; 9.200,59-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 10.469,81-TL'sinin davalılar -----müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davanın kabul oranları ve poliçe limiti dikkate alınarak; 21.048,20-TL'sinin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, 23.951,80-TL'sinin davalılar ------müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul oranları ve poliçe limiti dikkate alınarak; 1.777,40-TL'sinin davalılar-----Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen, 2.022,60-TL'sinin davalı ------Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin, davalı ---- vekilinin ve davalı----- vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle ---- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!