Anahtar kelimeler: Vesayılı Serik Meclisi Ölçekli Alanda Altinci Altıncı Büyükşehir Planı Onaylanan
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR)
: 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av....
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI)
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN ÖZETİ
: Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı ve ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen ve ... tarih ve...sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla değiştirilerek onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı bozma kararına uyularak kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY(X)
:
Dava, Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... sayılı ve ... ada, ... sayılı parseli kapsayan alanda ... tarih ve ... sayılı belediye meclisi kararıyla kabul edilen ve ...tarih ve ... sayılı büyükşehir belediye meclisi kararıyla değiştirilerek onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine ilişkin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararın Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2023 tarih ve E:█████████, K:█████████ sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında gösterilen 10 metrelik imar yollarının dayanağı nazım imar planında gösterilmemesinin plan kademelenmesine aykırı olduğu, dava konusu işlemin bu yönden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında uyuşmazlık konusu taşınmazın üzerinden geçecek şekilde planlanan 10 metre enkesitli yolun 1/5000 ölçekli nazım imar planında yer almadığı görülmüştür.
14 Haziran 2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri" başlıklı 6. maddesinde; "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. ..." hükmüne,
"Gösterim (lejand) teknikleri" başlıklı 10. maddesinde;
"(1) Her türlü mekânsal plan, kendi kademesinin ve yapılış amacının gerektirdiği çizim ve gösterim tekniğine göre hazırlanır.
(2) Planlar, Bakanlıkça belirlenen ve EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1a Ortak Gösterimler, EK-1b Mekânsal Strateji Planları Gösterimleri, EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri, EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri, EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri ve EK-1e Detay Kataloğuna uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yer verilen normun incelenmesinden, her ölçekteki planların bu Yönetmeliğin Ek-1. maddesinde yer alan lejant ve plan çizim normlarına göre hazırlanacağı anlaşılmaktadır.
EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1ç Nazım İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı, EK-1e Detay Kataloğundan incelendiğinde ise, 10 metre enkesitli yolun, bu lejant gösterimlerinin geometrik ve sınır tip tipi şekillendirmesini kapsamadığı görülmüştür.
Öte yandan, aynı EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1d Uygulama İmar Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu (Otoyol), bölünmüş taşıt yolu ve taşıt yolu olarak adlandırılan üç adet lejant gösteriminin yer aldığı yine bunlarla beraber yaya yolu ve bisiklet yolu gibi en alt düzey yolların düzenlendiği görülmüş olup, böylelikle uygulama imar planında en küçük düzeyde dahi taşıt yollarının ve diğer yolların tamamının gösterileceği anlaşılmaktadır. Esasen tüm yollar ve birbirleriyle olan bağlantılarını içeren hususların ulaşım ana planında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yine, EK-1 Gösterimler başlığı altında yer alan EK-1c Çevre Düzeni Planı Gösterimleri altında düzenlenen lejant gösterimleri incelendiğinde; erişme kontrolü karayolu, birinci derece yol, ikinci derece yol ve üçüncü derece yol olarak adlandırılan dört adet lejant gösteriminin yer aldığı, böylelikle yol ağlarının gösterilmesi bakımından nazım imar planından daha ayrıntılı bir düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Nazım imar planı" başlığını taşıyan 23. maddesinde; nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirleneceği belirtilmiş ve maddenin devamında nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde ana ulaşım sistemi (Karayolu, demiryolu, denizyolu, havayolu, terminal, gar, liman ve havalimanı)' nin analiz, etüt ve araştırmaların yapılacağı hususu düzenlenmiştir.
Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yukarıda sözü edilen yol tanımları yapılmamıştır.
Ölçeği gereği genel kullanım kararları ile başlıca bölge tiplerini belirleyen nazım imar planının, uygulama imar planıyla düzenlenmesi gereken imar adaları oluşturulmadan belirtilen nitelikteki yol kullanımını ihdas etmesinin planlama ilkeleri bakımından mümkün olmadığı, nitekim dava konusu uygulama imar planının dayanağı olan nazım imar planı paftasının incelenmesinden uyuşmazlığa konu "yol" un geçtiği bölgede nazım imar planında ada bazında bir düzenleme yapılmadığı hususu gözetildiğinde, özellikle yapı adalarını ve bu bağlamda da farklı kullanım kararlarına konu alanları birbirinden ayıran ve bunlar arasındaki ulaşım ihtiyacının karşılanması amacına hizmet eden yolların uygulama imar planı kararları ile getirilmesi mümkündür.
Dolayısıyla 1/5000 ölçekli nazım imar planında düzenlenmeyen 10 metrelik yol fonksiyonunun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında düzenlenmesinin tek başına plan hiyerarşisine aykırılık oluşturmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, dava konusu uygulama imar planı ile getirilen yol fonksiyonunun üst nazım imar planının ulaşım sistemi bakımından ana kararlarını ve sürekliliğini bozup bozmadığı, uygulama imar planı kapsamında şehircilik ilkeleri ve planlama easaları ile imar mevuatına uygun bulunup bulunmadığı hususları yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken belirtilen şekilde bir inceleme yapılmaksızın, dava konusu uygulama imar planının iptali yolunda verilen İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmadığından, temyiz isteminin kabul edilerek, temyize konu kararın açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Dairemiz kararına katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!