Anahtar kelimeler: Bam İlişkiyi Başkan Yazim Akdi Katip Bursa Borcu Etmediğini Borçlunun

T.C. BURSA BAM .....HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
...... HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: .....
KARAR NO
: .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
ÜYE
: ... (...)
KATİP
: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ..... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2020
NUMARASI
: .....
DAVACI
: G.....
VEKİLİ
: Av. ... - .....
DAVALI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -.....
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ
: █████/2020
KARAR TARİHİ
: █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2024
..... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2020 tarih, ..... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı borçlunun akdi ilişkiyi inkar etmediğini, davanın sözleşmeden doğan alacağın tahsiline ilişkin olduğunu, taraflar arasında satış ilişkisi bulunduğunu, para ödeme borcu olan karşı taraf bakımından sözleşmenin ifa yerinin ..... olduğunu, müvekkilinin icra takibine konu alacağının para alacağı olması sebebiyle bu bakımdan da yetkili yerin Bursa İcra Müdürlüğü olduğunu, bu nedenle karşı tarafın yetki itirazının yerinde olmadığını, taraflar arasında satış ilişkisi kurulduğunu, faturada yer alan malların satılıp teslim edildiğini, teslim sonrasında müvekkiline herhangi bir ayıp ihbarında da bulunulmadığını, davalının peşinat olarak verdiği █████/2018 tarihli 20.000 TL bedelli çek dışında başkaca bir ödeme yapmadığını belirterek ..... 19. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali ile davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafın takip tutarından fazla bir değeri harca esas değer olarak gösteremeyeceğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı tarafın faturaya konu malzemenin davalı tarafa teslim edildiğini ispat yükümlülüğü altında olduğunu, cari hesap ilişkisine dayalı ticari ilişki de alacağın likit olmadığını, TTK nun 21. maddesinin bir ispat kuralı olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin herhangi bir hak kaybına yol açmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
Mahkemece, dosya kapsamı taraf ticari defter ve kayıtlarına yönelik alınan bilirkişi raporları uyarınca; takibe dayanak faturaların ve bu faturalara konu ödeme sonrası bakiye borç miktarının taraf ticari defterlerinde uyumluluk arz ettiği, davalı firmanın bağlı olduğu vergi dairesine davacı taraf ile ilgili beyan ettiği alış faturası adet ve tutar toplamının davacı taraf iddiaları ile uyuştuğu, her ne kadar takip 19.937,06 TL üzerinden yapılmasına rağmen dava 23.292,75 TL üzerinden harçlandırılmış olsa da davacı vekili bu tutarın ana para ve feriler toplamı olduğunu ifade etttiği takiple sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gereğince takip tutarından fazlasına hükmedilemeyeceğinden davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın esas amacı takip alacağının tahsiline ilişkin olduğundan davacı aleyhine reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmeyerek ve alacağın muayyen olduğu takdir edilerek davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının faturaya konu malların teslim edildiğini ispatla yükümlü olduğunu, cari hesap ilişkisine dayalı alacağın likit nitelikte olmadığını, temerrüt oluşmadan faiz talep edilemeyeceğini, yerel mahkemece kısmen kabul kararı sebebiyle lehlerine vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa karşı cevap dilekçesi ile; faturalar ve alacağın her iki taraf ticari defterleri ve Ba-Bs formları ile ispat edildiğini, alacağın likit olduğunu belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, satım sözleşmesine dayalı açık hesap alacağın tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Kabul edilen miktara yönelik istinaf sebepleri yönünden yapılan inceleme de ;
1-Somut olayda; ..... 19. İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden davacı tarafından cari hesap alacağına istinaden 19.937,06 TL üzerinden yapılan takibe davalının süresi içerisindeki itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı, uyuşmazlığın takibe konu edilen miktarda bakiye borcun bulunup bulunmadığı üzerine olduğu anlaşılmıştır.
Bu kapsamda, satış sözleşmesinde satıcı malın teslim edildiğini, alıcı da teslim edilen ürünün bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi ile 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca, herkes iddiasını ispatla yükümlüdür.
6100 sayılı "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı HMK'nın 222. maddesindeki koşulların varlığı halinde ticari defterler kesin delil mahiyetinde olup taraf iddia ve savunmasının ticari defterler ile de ispatı mümkündür. Bu itibarla, her iki taraf kayıtlarının birbiri ile uyum arz etmesi karşısında davalının takibe konu edilen miktarda borçlu bulunduğu, davalı defterlerindeki kayıt dava konusu faturalar kapsamındaki malların teslim edildiğine karine teşkil etmesi karşısında yerel mahkemece davalının takibe konu edilen miktarda borçlu olduğu yönündeki belirleme doğru olmuştur. Alacak faturalara dayalı açık hesap ilişkisine dayalı olduğundan likit nitelikli alacak sebebiyle takibe itirazında haksız olan davalı aleyhine İİK'nın 67/2 maddesine göre icra inkar tazminatına karar verilmesinde de isabetsizlik görülmediğinden davalının kabul edilen miktara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Reddedilen miktara yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede
Davalı redddedilen miktar nedeniyle lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi sebebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı HMK'nın 341-(2) maddesinde; "miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesi 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca; Maliye Bakanlığı'nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların On Türk Lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2020 yılı için HMK'nın 341-(2) maddesindeki kesinlik sınırı 5.390,00 TL olmuştur.
Mahkemece; reddedilen ve istinaf incelemesine konu edilen miktar 3.355,69-TL olup bu miktar ve bu miktara bağlı feri hüküm (vekalet ücreti) karar tarihi itibarı ile HMK'nın 341-(2) maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının altındadır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince hükmün reddedilen kısmı kesin niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle; karar tarihi itibariyle miktar olarak kesin olan mahkeme kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, davalı vekilinin reddedilen miktara yönelik istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davalı vekilinin kabul edilen miktara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı vekilinin reddedilen miktara yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/2, 352. maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.361,90 TL istinaf karar harcından peşin alınan 340,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.021,40 TL harcın istinaf eden taraftan alınarak hazineye gelir kaydına (harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine),
4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının talebi halinde istinaf eden tarafa iadesine,
5-Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca oy birliği ile kesin olarak karar verildi.
...
Başkan
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Üye
...
e-imza
...
Katip
...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!