Anahtar kelimeler: Hisseden Bağışlanması Düşecek Çıkacak Aşye Görüşmeler Bursa Kesinlik Şartı Eksiklikleri
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında yapılan görüşmeler sonucunda taraflara ait bir kısım taşınmazlarda İmar Kanunu 18. madde uyarınca işlem yapılması için .. Belediyesine başvurulması, 61 parsel sayılı taşınmazın davacının bağlı şirketi .. A.Ş. tarafından belediyeye bağışlanması, imar uygulamasından sonra ortaya çıkacak ve davalı ... A.Ş.'ye düşecek hisseden 1.000 m² kısmının davacı .. A.Ş.'ye devredilmesinin kararlaştırıldığını, 61 sayılı parselin .. Belediyesine bağışlandığını, belediye tarafından imar uygulaması yapıldığını, davacının üzerine düşen edimlerin tamamını ifa ettiğini ancak yeni oluşan taşınmazdaki 1.000 m²'lik hissenin davalı ... A.Ş. tarafından davacı .. A.Ş.'ye verilmediğini beyanla; davalının .. ili, .. ilçesi, .. Mah. 23 09... parseldeki hissesinden 1.000 m²'lik kısmının tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda taşınmazın 1.000 m²'lik kısmının rayiç değerinin davacıya ödenmesine, bunun da mümkün olmaması durumunda belediyeye bağışlanan 23 09... parselde kayıtlı 3.933 m² taşınmazın rayiç değerinin davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının pasif husumet ehliyeti olmadığını, taraflar arasında iddia edildiği gibi bir anlaşma olmadığını, davanın niteliği itibariyle tanık dinletme ve isticvap taleplerine muvafakat etmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının iddia ettiği akdi ilişkinin davalı şirketin temsile yetkili organları ile yapılması gerektiği, davacı şirketin yetkilisi olan ...'ın duruşmadaki beyanlarından yalnızca ...'yla görüşüldüğünü beyan ettiği, ...'nun böyle bir işlem yapma yetkisi olmadığı ve davalı şirketin temsile yetkili organları tarafından geçerli bir başvuru yapıldığı da iddia edilmediğine göre yalnızca ... tarafından yapıldığı iddia edilen başvurunun iddia edilen hususun ispatını sağlamayacağı, davacı tarafın yemin teklifi sonucunda davalı şirket yetkilisinin akdi ilişkiyi inkar ettiği, akdi ilişki ve bağışlama işleminin temeline yönelik sözleşme ilişkisinin ortaya konulamadığı ve ileri sürülen edimlere ilişkin iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Tarafların maliki oldukları taşınmazın imar kapsamına alınması için davacının bağlı şirketine ait 61 parsel sayılı taşınmazın ilgili belediyeye bağışlandığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu,
2. Davacı şirket adına ..., davalı şirket adına ... tarafından imzalanan ortak dilekçe ile belediyeye başvurularak 61 sayılı parselin bila bedel belediyeye devri karşılığında imar uygulaması yapılmasının talep edildiğini, ...’nun bu hususu 12. celsede “davacı şirket ile davalı şirketin yetkilileri her üç taşınmaza ruhsat alınabilmesi için birlikte dilekçe ile belediyeye müracaat ettiler” şeklinde beyan ettiği, yapılan imar işlemi ile davalı şirketin büyük menfaat elde ettiğini,
3. Her ne kadar davalı şirket yetkilisi tarafından akdi ilişki inkar edilmiş olsa da, temyiz dilekçeleri ekinde bulunan ve davalı şirkete ait mail yazışmalarında geçen ifadelerden, şirket yetkilisinin yazışmalardan haberdar olduğunu, yazışmaların 2019 yılında yapıldığını ancak dava karara çıktıktan sonra yazışmalara ulaştıklarını bu nedenle yargılama aşamasında sunamadıklarını, yazışmaların delil başlangıcı hatta delil olarak kabul edilmesi ve tanıklarının dinlenmesi gerektiğini,
4. Bu yazışmaların zamanında ileri sürülememiş olmasının kendi kusurlarından kaynaklanmadığını, sonradan sundukları delillerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 145. madde kapsamında değerlendirilerek kabul edilmesi gerektiğini,
5. Sonuç olarak; davalı şirket yetkilisi ...’nun beyanları ve temyiz dilekçesi ekindeki mail yazışmalarının dikkate alınarak HMK'nın 145. maddesinin değerlendirilmesini, bu hususların delil başlangıcı niteliğinde olduğunun kabulü ile bu beyanlar doğrultusunda tanık dinlenilmesine imkan verilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu iptali ve tescil terditli olarak alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!