Anahtar kelimeler: Binayı Topladıklarını Caddesi İnşa Ölen Kiraya Kardeşi Murisin Mahallesi Kesinlik
7. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ
: İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ
: 18.11.2019
SAYISI
: ███████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 29.09.1997 tarihinde ölen .......... yasal mirasçısı olduklarını, adı geçen murisin 1994 yılında ... Mahallesi, .... Caddesi, No: 40... ’de bulunan binayı inşa ettiğini, murisin kardeşi olan davalıların taşınmazı kiraya vermek suretiyle kira bedellerini topladıklarını ve kira bedellerini müvekkillerine vermediklerini ileri sürerek taşınmaza yönelik elatmanın önlenmesine mümkün olmadığı takdirde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla geriye dönük 5 yıllık kiralamadan kaynaklı şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.07.2019 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, men'i müdahale davasının kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... ..... Mahallesi, 1 22... parsel sayılı taşınmaza davalıların müdahalesinin önlenmesine; ecrimisil davası ile ıslah talebinin kabulü ile dava konusu taşınmaz için 01.01.2009 - 25.09.2014 tarihleri arasında oluşan 88.697,00 TL'nin dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2019 tarihli ek kararıyla başvurunun süreden reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 15.04.2021 tarihli ve ███████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararındaki "...İlk Derece Mahkemesi kararının davalı ...'a 17.09.2019 tarihinde tebliğ edildiği, dosyaya ibraz edilen T.C. İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Hudut Kapıları Daire Başkanlığının 2019 - ............ 94... FC4 sayılı yazısına göre adı geçen davalının 05.07.2019'da yurt dışına çıkış yaptığı görülmekle birlikte davalı ...'ın yurda ne zaman geri dönüş yaptığının anlaşılamadığı, bu durumda mahkemece adı geçen davalının 05.07.2019 tarihindeki yurt dışına çıkışından sonra Türkiye'ye giriş tarihi tespit edilerek 17.09.2019 tarihli gerekçeli karar tebliğinin tebligat mevzuatına uygun olup olmadığının tespiti ile istinaf dilekçesinin yasal süre içinde verilip verilmediği belirlenmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 15.04.2025 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararıyla "...dinlenen tanıklar ve dosyadaki diğer delillerle birlikte davalıların haksız elatanlar olduğunun kabulünün gerektiği..." gerekçesiyle davanın kabulü ile men'i müdahale davasının kabulü ile dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi, 1 22... parsel sayılı taşınmaza davalıların müdahalesinin önlenmesine; ecrimisil davasının ıslah talebinin kabulü ile dava konusu taşınmaz için 01.01.2009 - 25.09.2014 tarihleri arasında oluşan 88.697,00 TL'nin dönem sonlarından itibaren işleyecek kademeli yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Takdiri delil olan tanık beyanlarının esas alınmamasının gerektiğini,
2. Tanık beyanlarının çelişkili olduğunu,
3. Taşınmazın yerinin tam olarak belirlenemediğini,
4. İstenilen belgelerin getirtilmediğini,
5. İncelemenin eksik bir şekilde yapıldığını,
6. Davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını,
7. Müvekkillerinin taşınmaz üzerinde mülkiyet haklarının bulunduğunu,
8. Davacı tarafın ıslah talebi olmamasına rağmen 88.697,00 TL üzerinden ecrimisile karar verilmesinin mümkün olamayacağını,
9. Kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 353/1-b hükmü gereğince Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı açısından Dairemiz bozma kararının yerindeliği kabul edildikten sonra yapılması gereken, 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 hükmü doğrultusunda Mahkemece kararın usul ve kanuna uygun olduğunun benimsenmesi hâlinde başvurunun esastan reddine karar vermek ya da bu hüküm gereğince yargılamada eksiklik bulunmazsa hükmün olaya uygulanmasında hata edilip de yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmuyorsa veya karar gerekçesinde hata edilmişse bu hususlar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi gibi karar vermek olmalıdır.
6100 sayılı Kanun'un 353/1-(a) hükmünde belirtilen durumlarda kararın kaldırılması ile davanın yeniden görülmesi için Bölge Adliye Mahkemesince dosyanın mahkemesine gönderilmesine yönelik karar verilmesinde herhangi bir şüphe bulunmamaktadır.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince yukarıdaki kanun hükümleri gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesinin, davanın esası hakkında vermiş olduğu kararı benimsenerek İlk Derece Mahkemesi gibi esas hakkında hüküm kurulması doğru olmayıp istinaf başvurusunun süresinde yapıldığı gözetilerek 6100 sayılı Kanun'un 353. maddesi gereğince karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!